HDP’nin «Mizansen Kongre»si…


HDP’nin sorunu sadece örgütsel değildir; bunun benzeri programında da vardır. Strateji ve taktiklerinde de vardır. HDP’nin programı da demokratik değildir. Demokratik bir ulusu savunmamaktadır. Programı da tıpkı yine bizzat kendi yapısı gibi, her dilin, dinin, etninin vs. temsilini esas alan bir anlayışa dayanmaktadır. Yapılması gereken; HDP’yi Reorganize Etmektir…

***

Continue reading

Council of Europe calls Turkey to urgently restore judicial independence!


The Commissioner once again stresses the essential role civil society and human rights defenders play in a democratic society in preventing human rights violations, drawing the public’s attention to them when they occur, obtaining remedies and redress for victims and promoting human rights in general. They are also natural partners of the Commissioner’s Office, a healthy civil society allowing her to fulfil her mandate more effectively.

***

Continue reading

Human Right Day: In the «Ruthless Leaders» World for who?!


It is the authorities’ obligation to safeguard the right of all persons to express their views freely in the context of public assemblies, and also to protect assemblies against those who want to deny others the right to demonstrate and to make their views heard.

***

Continue reading

Men Dakka Dukka: Çalma başkasının kapısını, senin de çalarlar bir gün gelir kapını…


Recep Tayyip Erdoğan’ın kalkıp ta; ”Yaaa…Demokrasinin beşiğiyim diyen Fransaya bakın… Polis ne biçim işlem yapıyor. Biz de böyle midir ?” de, sonra kalk, koca savcının “Parasız Eğitim İstiyoruz” pankartını açan iki genç öğrenci hakkında “Örgüt Üyesi” suçlamasının bu eyleme girmediği yönündeki mütalaasından dolayı adamı anasından doğduğuna pişman ediver…

***

Continue reading

68 «Başkaldırısı»ndan Sarı Yelekler Hareketi «Direnişi»ne: 50 yılda değişen ne?


Birlikten Kuvvet Doğar -L’union fait la force- Belçika dahil çok sayıda ülkede özlü söz hatta ulusal arma simgesidir. 68’de, Türkiye’deki «İşçi-Gençlik Elele»cilere göre de; Birlik = Güç Kaynağıidi. Türkiye 68’inin belirgin özelliği açıkça anti-emperyalist ve anti-kapitalist bir isyan olması, sol düşünceye ve örgütlenmelere yeni bir ivme kazandırmasıydı. Halklar bugün yine öfkeli, kızgın demir gibi. Düzen siyasetçileri ise «Birlik» sağlanmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Yarın, Brüksel’deki Avrupa Birliği Kurumları’nın etrafı «Sararacak». Yüzler «Kızarmadığı» ve halkların refahları için adımlar atılmadığı sürece 50 yılda değiştirilemeyenler, şimdi mi dönüşüm geçirecek?

***

Continue reading

«Kutuplar Diyarı»nın iki kızı…


Biri al yazmalı, diğerinin fuları kırmızı!

© photocredit

***

Continue reading

Türkiye’de Türk (Türkiyeli) olmak…


Dışarıda Türk (Türkiyeli) olmak!

***

Continue reading

%d bloggers like this: