Hello Datça…


My name is Seed; The Seed ancestor descendant!

datcha

***

Continue reading

ALMANYA MADIMAK SANIKLARINI VERMEDİ


Schande über dich Deutschland!

madimak

***

Continue reading

«İnsan» görünümlü «İblisler…»


 

… ve Kim kime, dum duma Türkiye’si…

iblis

Ne kadar çok kişi benimle aynı fikirdeyse, o kadar çok yanıldığımı düşünürüm – Beden üzerinde zorbalık uygulayan despotluk vardır; ruh üzerinde zorbalık uygulayan despotluk vardır; hem beden hem de ruh üzerinde zorbalık uygulayan despotluk vardır. Birincisine hükümdar denir, ikincisine papa denir, üçüncüsüne halk denir – Hırs başarısızlığın son sığınağıdır – İnsanların senin hakkında konuşmasından daha kötü bir tek şey vardır: insanların senin hakkında konuşmaması – Gerçek dost önden bıçaklar – Hepimiz aynı çöplüğün içindeyiz, ama bazılarımız yıldızlara bakar – Oscar Wilde.

Güvensiz kalplerimizi karaktersiz insanlara borçluyuz – Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her çoşku şeytanla pazarlıktır – Ben de küçük şeylerden mutlu olabilirim ama bu kadar pisliğin arasında o küçük şeyleri çıkarmaya üşeniyorum – Etik değerlere sahip olmayanlar genelde kendilerini daha özgür hissederler ama genelde sevme ve hissetme yetisinden yoksundurlar – İnsan; geçmişi özleyen, geleceği düşleyip umutlanan, içinde bulunduğu koşullardn ise sürekli şikâyet eden bir mahlûktur – Sırtından hançerleyene kızma, güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşanlara da sakın darılma, onları adam yerine koyan da yine sensin – Charles Bukowski.

***

Continue reading

Karargâh «Rahatsız»mış; CB çok daha fazla!


 

Yersen…

2017-02-28-sc

‘Evet oyu vermeyen teröristtir!’ tutmadı… ‘Evet oyu vermeyen fetö+kandil (nedense İmralı dahil değil) +HDP’lidir!’ yemedi… ‘Herkesi, HDP’lisini bile «konsolidasyon»a davet ediyorum, ‘Hayır’ diyenler; Devlet’in temellerini sağlamlaştırmak değil, altını oymak isteyenlerdir! Yetmiyor… ‘Referandum’da Evet demek Allah’ın, Peygamerin emridir, 16 Nisan Hadisi bile var! Mütedeyyin insanlar, İslâm’ı özümsemişler ne derler acaba?
‘Olmuyor beyler PR orkestra şefimiz 15 Temmuz’da «şehit» düştüğünden bu yana yerini dolduramadığınız gibi, bizleri güç durumlara düşürüyorsunuz!’

Anlaşıldı iş başa kaldı, «karşı darbe»deki gibi «bizim üçlü»ye düştü yine… Gel buraya istihbarat servisi şefim, sen de gel başkomutan vekilim, bakın aklıma ne hinlik geldi yine. 15 Temmuz gecesi sayesinde milleti sokağa döktüğümüz hanım kızımızın o mülâkatı var ya. He vaaarrr… Atılan başlık ta var ya… he vaaarrr… «Yeni Çıkış Nokta»mız burasıdır kampanyamızı etkili kılmamızda! Bu da Yenikapı Ruhu gibi mortayı çekmesin aman…

Askeri ile sivili ve iktidar ve yavru muhalefeti ile sizlerin şu an yaptıkları tamamen Referandum Kampanyası’nın bir parçasıdır! Algı operayonudur! Genel Seçimler öncesinde seçmenleri ««istikrar ve terörü durdurma» vaadleriyle aldattıkları gibi…

Şimdi de diyecekler ki; bunların hepsi «asker düşmanı»dır. Evet demeyen «ordu düşmanı»dır. Suriye’de «memleketi savunanlar»a boral bozucu darbe indirenlerdir!

Etkili olur mu?
Bilemem, «müneccim b.ku» yemişliğim yoktur, tek bilen sandık başına gidecek olan sizlersiniz!

© photocredit

***

Continue reading

Düşük karbonlu ekonomide son durum…


 

Çözüm, ‘fosil yakıtsız bir gelecek’ bekliyor!

fosil_yakitsiz_bir_gelecek

Trump Dönemi’nde Washington’un Paris Anlaşması’nın uygulanmasındaki takınacağı tavır endişe yaratırken; AB’nin küresel rolü hayatî önem taşıyor. Bu noktada AB’nin, ulusal ETS kurma hedefini sürdüren Çin ile olan yakınlaşmasının mercek altına alınması gerekiyor.

AB’nin politika alanlarını değerlendirirken, AB’ye üye olan veya Türkiye gibi aday ülkelerin Birlik’e uyum sağlamaları için yapılan her çalışma, bir bütünün parçası olma hedef ve özelliğini koruyor.

Ulusal boyutta Türkiye’deki en önemli sorunlardan biri emisyonlardaki artış hızı. Bu hız tüm sektörlerde görülüyor. Nitekim, Türkiye’ye ait veriler artık uluslararası raporlardaki yerini daha sık almaya başlamış bulunuyor.

Türkiye’nin 2023 hedeflerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının en az yüzde 30’a yükseltilmesi ve tüm kömür rezervlerinin kullanıma açılması aynı hedef tablosunda yer alıyor. Türkiye’de fosil yakıta olan bağımlı bir üretim modeli, yeni küresel politikaların belirlendiği dönemde ve sonrasında gerçekçi olmayacak. Ulusal boyutta atılacak her adım Türkiye’nin BM nezdindeki taleplerinin karşılanmasında etkili olacaktır. Türkiye’ye ait resmi verilerin az rastlanır olduğunu da hatırlatmak gerekiyor. Bu noktada şeffaflık ilkesinin de yeni sistemin önemli kurallarından biri olduğu unutulmamalı.

Peki bu alana ilişkin bir «Durum Muhasebesi» yapmak gerekirse neler söylenebilir?

***

Continue reading

Melek mi; Kızıl Şeytan mı; Ulu Hakan mı? – III


 

Yıldız İstihbarat Teşkilâtı

Yıldız İstihbarat Teşkilâtı – Mührü Hümayun (Dr.Zeynel Abidin Erdem ve Mehmet Nezih Erdem kardeşler tarafından bir müzayedede satın alınıp Topkapı Sarayı bağışlanan Sultan Vahdettin’in mührü) Tuğra ve Osmanlı Arması.

Yıldız İstihbarat Teşkilâtı – Mührü Hümayun (Dr.Zeynel Abidin Erdem ve Mehmet Nezih Erdem kardeşler tarafından bir müzayedede satın alınıp Topkapı Sarayı bağışlanan Sultan Vahdettin’in mührü) Tuğra ve Osmanlı Arması.

Gelişen iç ve dış olaylar, Abdülhamid’i, doğrudan kendisine bağlı bir istihbarat teşkilatı kurmaya sevk etti. Veziri dahi başkalarının adına ve devlete karşı çalışır olmuştu. Bunun sonucu olarak Yıldız İstihbarat Teşkilatı kuruldu. Teşkilat, emsallerinden farklı olarak devlete değil tek bir kişiye, Abdülhamid’e hizmet veriyordu. Teşkilat daha sonra, Abdülhamid lehine çalışanlar ve aleyhine çalışanlar olmak üzere ikiye ayrıldı. Ülke içerisinde özellikle Ermeni komitacılara karşı istihbarat faaliyetlerinde bulunuyordu.

Çok kısa sürede geniş bir coğrafyaya yayılan hafiyeleri sayesinde saraya, ayda 3000’den fazla jurnal gelmeye başladı. Teşkilat, 1908 yılında Abdülhamid’in tahttan indirilişine kadar faaliyetlerine devam etti.

II Abdülhamid Dönemi’nde, teşkilatın icraatları için jurnalcilik ya da ispiyonculuk tanımlamaları kullanılıyordu.

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Çal Be Ozan…


 

Çal ki; avurdumda şişen özgürlüğün, inlesin cümle âleme türküsü!

ozan

© photocredit

çal tutuklu dillerin prangalarını gevşetecek
ve içinizdeki suskun notaları emzirecek
öz/gür türkülerim var sözüm var ışıltılı çağa söyleyecek neslimi sabun köpüğü algıların tiryakisi kılan cilveli zamana
akılları dalayan uygarlıkların potasında duyuları eritip yavan hisler peydahlayan
ve tuzaklı avuçlarına hileler katıp hırslarını üzerimde alkışlayanlara
terimi yadırgayan rahatlıklara sözüm var
emeği horlayan doygunluklara
ve tenimdeki sıcaklığı doyumsuz dürtülerinin uçurumlarındaki ayazlarla sağanlara
çal ozan içimde ipildeyen ateş ufuklarımdan çalınan güneş sancısı sözüm var
kuluncumdaki yaraların faili karanlıklara ve aydınlıklarda gözüm var
çal ki dilim sızlayan kemiklerin başına çınar olup dikilsin çal doğmamış çocuklara verilmiş yeminli sözlerim var coşkuyla çal bu türkü tutuklu duyuların dayatılan hazlara başkaldırışı

kadim bir yarayım cümle alem dilinde vur tele
dağdan dağa işmar eder özgürlük
vur çıngılansın söz zifir gecelere çakmaktaşı olayım öfkeliyim dilim duldalardan boşansın
sözümün yamacında feriştahlar üşüsün
vur ozan ovalardan yükseklere uzun hava yürüsün firariyim dökülsün heybemdeki ateş buzulların üstüne canı telef edip yarenimin alnına akik taşı olayım
çal ozan avurdumda şişti özgürlüğün türküsü

***

Continue reading

%d bloggers like this: