US Message to NATO members in Brussels: Pamuk Eller Ceplere…


 

American people expect our allies to keep their word and do more in our common defense.
VP Mike Pence

America will continue to do our part but Europe’s defense requires Europe’s commitment as much as it does ours. Because a stronger NATO means a safer world.

As PresidentTrump has said: for too long, too many in NATO haven’t done their part to fairly pay the cost of our common defense.

The world needs NATO’s strength and leadership now more than ever before. Immediate and steady progress needs in defense spending among member countries. NATO has set a goal that nations should spend the equivalent of 2 percent of their GDP on defense, but many don’t.

The United States is expressing strong support for NATO even as we challenge NATO and challenge our allies to evolve to the new and widening challenges and further meet their responsibilities.

© photocredit

***

Continue reading

Trump’ın «Yeni» ABD’si ile Muhafazakârların İran’ı arasında…


Türkiye!

Suudi Arabistan arka planda, Türkiye “cephede” bir Şii-Sünni çatışma tablosunu zihnizde oluşturabiliyor musunuz? Türkiye için çok ciddi olumsuz sonuçları olabilecek bir tablo. turkey Bölgedeki ABD destekli Kürt hareketi bugün Türkiye’nin ülke ulus bütünlüğünü ciddi şekilde tehdit ediyor. Şii-Sünni temelli yeni bir çatışma, bu kez dinsel temelli yeni bir bölücü/parçalayıcı tehdidi ortaya çıkarmaz mı? Türkiye’nin böyle bir tehdidin altında kalkması hiç kolay değildir! Körfez Savaşı’nda “bir koyup üç alacağız” söylemi ile ikna edilen Türkiye’nin, “üçü” alamadığı gibi, verdiği “birden” de vazgeçmek zorunda kaldığını da hatırlayalım. Suriye krizinde ise, Türkiye, Batı tarafından ortada bırakılmıştır. Türkiye, İran ile komşudur; mezhep farklılığı olsa da aralarında ciddi ortak bağlar vardır. Ayrıca İran’ı karşısına almasının, mevcut iç ve dış koşullarda, Türkiye’yi eş zamanlı olarak birden fazla cephe ile uğraşmak durumunda bırakacağına hiç kuşku yok…

***

Continue reading

Trump-Putin yakınlaşması…


Medeniyetler Çatışması’na Doğru (mu?)!

 

Türkiye; hatalı politikaları ile Orta Doğu’daki sarsıntılı değişimin baş aktörlerinden biri olduğu gibi, bölgeyi çağrıştıran olumsuzluklar ile birlikte anılan bir ülke haline gelmiş bulunuyor. Türkiye’nin ayrıca, Batı tarafından ortada ve yalnız bırakıldığı da bir sır değil. Bunun sonucu olarak; bölgesel kriz yön değiştirip Türkiye’yi hedef alan bir mecraya sürüklenmiş görünüyor. Trump-Putin yakınlaşmasının somutlaşması hâlinde, bu ikilinin bölgedeki Türkiye engelini aşmalarına yardımcı olma ihtimalini de yok değil. Washington ve Moskova’nın aşırı ve cihatçı İslami gruplara bakışları örtüşüyor. Yakınlaşma, stratejik bir mahiyet kazanırsa ikiliyi İslam Dünyası ile karşı karşıya bırakacak, örtülü şekilde İslâm içi çatışmayı teşvik ve tahrik etmek suretiyle de İslam ülkelerinin birbirlerine düşmelerine bile yol açacaktır. Türkiye, İran, Suudi Arabistan ve Çin’i hedef alan bir tablo ortaya çıkaracaktır. Bu tabloda, Türkiye’nin içerideki ve dış ilişkilerindeki mevcut durumun hem kendisi hem İslam Dünyası hem de Ortadoğu’nun geleceği açısından kritik bir eşiğe gelmesi rizikosu da yüksektir. Peki bu tabloda küresel güç olma yolunda ilerleyen Çin’in konumu ve izleyeceği muhtemel politika ne olabilir?

 

© photocredit

***

Continue reading

Global Militarization…


 

…and H U N G E R!

militarization_hunger1

Funds that are invested in the military might be lacking elsewhere, such as in health and education, or in investments in more productive economic sectors. Conversely, however, a low level of militarization does not necessarily mean a peaceful society. On the contrary, it may be indica¬tive of a weak security sector and a correspondingly insecure environment in which domestic armed conflicts, civil wars and rebellions take place. Also the connection between hunger in a country and its militarization is far from clear. The level of hunger in developing countries has fallen by a total of 29 per cent since 2000. Neverthe¬less, the hunger levels are still serious in many coun¬tries. hunger is often explained by political developments, in particular by instability and violent conflicts, which are usually accompanied by massive refugee movements. So, a low level of militarization can also be an indication of fundamental shortcomings in the security appa¬ratus, in which case the safe environment necessary for economic and social development is absent. But still there is a danger that too much investment is tied up in military resources, and therefore not available to fight against hunger or to invest in the health system.

 

***

Continue reading

ABD, NATO, KİLİSE, Silâh Üreticileri ve Şürekası…


Yüzün Kara Seninki Benden Kara!

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durumda; NATO, ABD ve AB ile olan ilişkileri ortada, gerilmiş ve gerilemiş gözüküyor; turkey Batı ile sorunlar yaşayan Türkiye ve Rusya yakınlaşmakta; Kürtler ve sığınmacılar, Türkiye’nin Batı ile karşı karşıya geldiği iki önemli konu; İçeride, yaşanmış bir “15 Temmuz Olayı” var; 15 yıla yakın bir süredir ülkeyi yöneten ve son dönemde birçok konuda aldatıldığını söylemesine rağmen siyasal gücünü koruyan bir siyasal iktidar başta; kutuplaşma eğiliminin güçlenmiş olduğu bir toplum karşımızda. Konusu Türkiye olabilecek art niyetli senaryoları ve içinde bulunduğumuz duruma nasıl geldiğini anlamak mı istiyorsunuz? Buyrun okuyun!

***

Continue reading

Trump Dönemi…


president_trump

”Semer” Sabit, “Semer Vuranlar”ın değişmesi mi?!

© photocredit

Başarı, sabra bağlıdır; Sabırsız çiftçi harman, sabırsız öğrenci irfan sahibi olamaz; Sabırsız asker, zaferi; sabırsız çırak, hüneri elde edemez; Hakiki sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde de eksilmeyen sevgidir; Ne fark eder ki, bir kör için elmas da bir, cam da. Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma; Halk için en büyük felaket, düşünce ve bilim adamlarının düşük ahlaklı kimseler oluşudur; Gönül kazanmak istiyorsan, sevgi tohumu ek…

***

Continue reading

Seks, kirli politika ve kamuoyu üzerindeki «manipülasyonlar!»


Yalancılar tarafından yönetilen bir dünya…

Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, Irak’ı ziyaret etmiş; Bağdat’ta Irak Başbakanı Haydar el-Abadi ile bir araya geldiği ziyarette tarafların bir anlaşmaya vardığı ileri sürülmüşse de; liarssonraki günlerde, bir anlaşmanın olmadığı, tarafların Başika konusunu sadece görüştükleri ve Irak’ın Başika konusundaki tutumunda bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır. Türkiye Başbakanı’nın Irak ziyaretinin uluslararası medyada kendisine fazla yer bulmaması dikkati çekmiştir ki; bu durumun, Türkiye açısından dış politikadaki “yalnızlığı” ile; Irak açısından da, Irak’ın egemenliğinin Irak Kürtleri, İran ve ABD arasında adeta “pay edilmiş” olması ile, açıklanabileceği düşünülmektedir. İlginç geleni, uluslararası medya için dikkat çekici bulunan hususun, Türk medyası için de geçerli olduğunun düşünülmesidir. Acaba bunu nasıl açıklamak uygun olacaktır?

***

Continue reading

%d bloggers like this: