Devlet ve millet bekası için güç birliği yapmanın zamanıdır bugün…


Yalanla gerçeğin iç içe geçtiği, iyi ile kötünün birbirine karıştığı uğursuz bir dönemden geçiyoruz.. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bugüne kadar hiç bu kadar karanlık ve tehlikelerle dolu bir dönemden geçmedi.İhanet hiç bu kadar başıboş bırakılmadı ve vatan hiç bu kadar sahipsiz kalmadı.Cumhuriyeti yıkmaya, milletimizi parçalamaya ve geleceğimizi karartmaya hazır olan mihraklar emel ve eylem birliği içinde zehir saçmaktadır.Karşımızda bin yıllık kardeşliğimizin zedelenmek istendiği ve Türkiye’nin hızla itibar ve güç kaybettiği, aziz millet fertlerinin problemlerinin her geçen gün ağırlaştığı ve umutlarının kaybolduğu hazin bir ülke manzarası vardır.
ABD ve AB’ye tam teslimiyet içinde, küresel cinayet projelerinin eşbaşkanlığını ve taşeronluğunu yapmaktan ar etmemişlerdir.Ve bunun da üstünü ‘itibarımız arttı, sözümüz dinlendi, medeniyetler buluştu’, hezeyanlarıyla örtmeye çalışmışlardır.Bedeli ne olursa olsun sürdürmekte kararlı oldukları yıkım projesinin; İhale sahibi Okyanus ötesidir. Devletimiz ABD ve AB güdümüne sokulmuştur.
Demokratik parlamenter rejimlerde siyasi iktidarların ülkeyi yönetme görevine gelmesinin ve buradan uzaklaştırılmasının yegâne meşru yolu ve yöntemi seçim sandığı ve burada ifadesini bulacak milli iradedir. Egemenliğin tek ve mutlak sahibi millet, ülkesinin geleceği hakkında karar verecek biricik güç ve varlıktır. Krizlerin anaforunda sürekli hırpalanan, ciddi düzeyde tehlike ve tehditler altında kör bir karanlığa sürüklenen Türk milleti; tarihi bir yol ayrımına, ülke ve millet olarak kaderini belirleyecek bir kavşağa gelmiştir. Sandık başında vicdanıyla baş başa kalacak milletimizin her bir ferdi; Türkiye’nin karşı karşıya bırakıldığı badireler, önüne çıkarılan tehditler, tuzaklar ve tehlikeler hakkında değerlendirme yapacak ve hür vicdanıyla bir karar verecektir. 2011–2015 yıllarını kapsayan birinci MHP dönemi, “onarım ve toparlanma” dönemi olacaktır. İktidara talip olduğumuz 2015–2019 yılları da “Yeniden inşa ve Ayağa Kalkma” dönemi olacaktır. Continue reading

Kimseyi ayırt etmeksizin sevelim. Çünkü bizim, birliğe, beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var…


Türkiye’de benim halkımın ulaşamadığı, halkıma ulaşılamayan yer kalmayacak. Ulaşılamayan köy, ulaşılamayan belde kalmıyor, kalmayacak.

”Cumhuriyeti böyle dar kalıplar içerisine sığdırmak suretiyle, bir metrekarelik başörtüsüne takıp sallamak suretiyle Cumhuriyetçilik olmaz. Bilimde sanatta bunu yapacaksın. Aklı bilimi eğer bu yolda kullanıyorsan, gerçek cumhuriyetçi sensin, eğer kullanmıyorsan kusura bakma. Sadece o zaman vitrine oynarsın. Biz vitrine oynayanlardan olmayacağız. Biz bu millete oynayanlardan olacağız. Bu ülkeye oynayanlardan olacağız, derdimiz bu” Continue reading

Pekin nireeee…Rotterdam nireeee!


Pekin’den Rotterdam’a…

Dr.M.Halit UMAR

Çağrışımlardan yola çıkarak uzak bir ülkeden bakın nerelere geldim. Sizi dilerseniz önce uçakla 10 saatlik bir yolculuktan sonra Çin´in başkenti Beijing´e (eski ismi ile Pekin) götüreyim. Ana caddeleri, geniş ve görkemli meydanları, yüksek ve modern binaları bir an görmezlikten gelin. Tırmandığınız, o akıl almaz yapıt, Çin Seddi´nin yorgunluğunu, şehrin değişime uğramamış, aslında Çin´in hâlâ gerçek yüzü olan arka sokaklarına giderek Continue reading

“What would the neighbors think?”


Voices Unveiled: Turkish Women Who Dare

 

Turkey differs vastly from other Middle Eastern countries concerning gender equality. Bordering Iran, Iraq and Europe at the same time, Turkey is a country curiously positioned Continue reading

Tabii yalnız kadınlar için. Yalnız kadınları kapatıp hayat gerçeklerini göremez hâle getirerek, ezici erkek egemenliğini pekiştirmek için…


Giyinmek Ya Da Örtünmek

Bir taraftan da, kimlerin çıkarına olduğu belli dinsel aldatmacalar yön vermeğe başladı giyinmeğe. Amacı, zaten adalece daha güçlü yaratılmış erkeklere kadınları köle etmeği kolaylaştırmak olan bu dinsel aldatmaca, özellikle fanatik dinci toplumlarda, “giyinme” özgürlüğünü, yeniden, hem de saçının tek telini bile göstermeyecek şekilde örtünme ilkelliğine dönüştürdü. Tabii Continue reading

Henüz çok genç ve tecrübesizsin. Bu yüzden de bazı noktaları anlamayabilirsin…


Zafer’den bu ‘Pazar’lık :

© Zafer Karadağ

Bir Babanın Kızına Mektubu

Bir ülkede dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün sağladığı çıkardan daha verimli olursa o ülke batar.” + MONTESQUIEU

Henüz çok genç ve tecrübesizsin. Bu yüzden de bazı noktaları anlamayabilirsin. Mektubumu yırtıp atma, aksine elinin altında istediğin an bulabileceğin bir yere sakla, kararsızlık içinde bocaladığın zamanlar açıp okur ve doğru yolu seçersin böylece. Erkekler genel olarak dekolte kadınlardan hoşlanırlar. Continue reading

Bir bileniniz var mı?


Dünden bugüne : Yıl 2004, aylardan Şubat…

Benim kuşağımın kabahatidir bugünler…

– İlâç şişelerinin kapaklarında  çocuklar için emniyet sistemi de yoktu, ilâçların konulduğu dolapların üzerinde,  kilit de.
Sobaya yaklaşılmazdı !
– Cız denildiği için…
İkinci sefer tekrarlanmaya gerek yoktu ! Continue reading

%d bloggers like this: