Şimdi Soğanın Cücüğünü Ekmeğinize Katık Yapıp Yeme Zamanı!


Fi Tarihinde yoksul bir vatandaşımıza zengin olsan ne yapardın? demişler. Düşünmüş taşınmış bir türlü cevap verememiş. Biraz daha ısrar etmişler…Bak bu oda dolusu paran olsa ne yapardın”? Yoksul vatandaş bu kez; “Vallaha o kadar param olsa, soğanın cücüğünü ekmeğime katık yapar yerdim”demiş.

***

Continue reading

Koronavirüsünü hesaba katmayanların, “Ne oldum delisi ego”larının ölümü…


Ülkemizin %95’i müslümandır. Elhamdulillah… Ama İslamiyet sadece “Bismilaaaah, Allahuekber’den” mi İBARETTİR?.. İslamiyet Hidayet ve Dalaletin sadece ve sadece Yüce Allah’ın tekelinde olduğunu, peygamberin ise sadece tebliğ etmeyle sınırlı bir misyonu bulunduğunu bir çok surede olduğu gibi, Kehf suresinde açıkça belirtmiyor mu? Atatürk’e düşman olmak, ona nefret beslemek; Yüce Allah’ın “RAHİM” ismini hiçe saymaktır. Açar, okur öğrenirsin REİS!!!

***

Continue reading

«Fişi»nin çekilmesini bekleyen T.C.


Kanun Hükmünde Kararname yetkisi, Havuz Medyası, İletişim özgürlüğüne müdahale yanında hele bir de 12.Madde var ki, Savaşa bile OHAL ilan ederek karar verme yetkisi, Parlamenter Sistemin ılgası gibi daha sayılacak 50 madde ile Devlet ele geçirilmiştir. Sonuç olarak; Türkiye Cumhuriyeti Devleti yapılan son değişikliklerle, bitkisel hayata maruz bırakılmıştır.

***

Continue reading

Eşyanın kanunu…


Siyasetin bir yazı bir kışı vardır Her yolun bir başı bir de sonu vardır Her devrin sonunda kimi için gözyaşı vardır Damla damla aksa da, akıtanı boğar gider, Hazret yoktur bu yolun dönüşü Beklesen de gelmez giden o günler Buna eşyanın kanunu derler Yenisini yazmaya da kalkma sakın Adama gülerler!

***

Continue reading

Münir Kebir Deprem Bölgesi’nden Anlatıyor: Gerçekleri Bilin..


Erdoğan da, düşmüş yardım derdine!… Kimse yardım yapmasın demeye getiriyor. Halbuki bunun aksini, yani Devletimiz Sosyal Devlettir, hiç bir vatandaşımızı Devletimiz mağdur etmeyecektir. Vatandaşlarımızın yapacakları yardım için de, hükümetimiz ve ben buna peşinen teşekkür ederiz. demesi gerekmez miydi?.. Bölgeye teşrif ettiler herhalde diye düşünüyorum. Aaaa… bir de ne göreyim İmamoğlu ve eşleri Elazığ’da. Depremden 6 saat sonra. Reis’in gelmesi 16 saati buluyor. TV’lerde tek satır var mı?

***

Continue reading

Ölüm Şarhoşluğu!


Vatandaş, iktidar yanlısı olmanın; toplumda imtiyazlı konuma yükselteceğini sanıyor. Böylece; korunma ihtiyaçlarının karşılanacağını ve bu sayede oluşan geçici, iki yüzlü sosyo-politik bir aidiyet illüzyonuyla adeta büyüleniyor. Bu da bireyi; Türkiye ve kayıtsız, şartsız sahibi olduğu milli iradeyi mevcut iktidar partisinin emrine sunan sonuçlara teslim etmek zorunda ve katlanmak durumuna sürükleniyor. Nihaî Sonuç ne olur sizce?

***

Continue reading

Yine şahlanıyor yandım aman Reis’in yağız atı…


Allah sana Cebrail sıfatlarını verirse kuş gibi uçar, havalarda yol ararsın. Gözün, havayı gözler durur. Yeryüzüne yabancı kesilir, gök yüzüne aşık olursun. Fakat sana eşşek huyu verirse, yüzlerce kanadın olsa uçar, ahıra konarsın

***

Continue reading

Eeee… ‘Başka ne var bohçanda?’ Bilmiyorsunuz değil mi !!


Şimdi 19 uncu yılına geldiğimiz Reis dönemindeyiz.Kot pantolonlu, yarım kol gömlekli ama başı boneli ve sarmalı bacılarımız var şimdi…. Hem de hepsi son model arabalı… sol şeritte yavaş giden,arkasındaki arabayı yok sayan bu bayanlar; FETÖ’cü mü yoksa REİS’çi mi ? FETÖ,yandaşlarına; “başınızı hatta kıçınızı açın” talimatı verdiği için, başı-kıçı ya da sadece başı açık bacılarımızdan da fifty-fifty şüpheliyiz ve korkuyoruz. Gelelim Ülkenin kaderine. Anlat, anlat, keyifli oluyor. Daha başka?

***

Continue reading

Alın sizlere bir «Ahlâksız» döneklik formülü…


‘Biz canımızı Reise adamışız zaten kardeşim!… Reis bize karını boşa bana nikahla dese valla boşar götürür ona nikâhlarız yahu…Bu onaylı oy pusulası bize yakışmaz hemşerim, bizden şüphe mi ediyorsun. Bunu hakaret kabul ederiz götür o oy pusulasını geriye… Peki kime diyeceksiniz bütün bunları?

***

Continue reading

Bu Liderlerle, 2019’a fatiha okutturacak bir yıl mı olacak, 2020?!


İster iç işlerimiz olsun, ister dış ilişkilerimiz, her ikisinde de geçerli olan hüküm; politikada genel kabul görmüş temel kural olarak; “Sonunu getiremeyeceğin işlere girmeyeceksin. Gereğini yapamayacağın işleri açığa vurmayacaksın. Ya da arkasında duramayacağın sözleri söylemeyeceksin. Bunun aksi bir davranış ülkenin gücüne ve ciddiyetine halel getirir” Bu da….

***

Continue reading

Mesele; Recep Tayyip Erdoğan’ın çekip gitmesinde düğümleniyor. Sonrasında, dut gibi dökülecekleri toplamak yeter…


Türkiye’nin geldiği durum şudur; Halk, biraz akıllıca düşünmeye başladı mı, bu sefer de gün yoktur ki, gündem değişikliği yapılmasın, halkın kafası yeni bir umuda yönlendirilmesin. Gelinen noktada, kendi yandaşları arasında bile sağduyulu olanların mutabık kaldıkları nokta şudur: Ülkenin geleceği yaptığını bilmeyen izlenimi yaratan, belirsizler karşısında sürekli gündem değiştiren, Recep Tayyip Erdoğan’ın kişiliğine yönelik bir meseleye dönüşmüştür!!

***

Continue reading

Türkiye’de yaşayanlar, «Cukkacı» mıdır; yoksa «Kucakçı» mı?


Cukkahaksız edinilerek cebe atılan şey, anlamına gelir… Ünlü düşünür, Fransız Diderot der ki; yalanın faydası bir kez, gerçeğin ki ise sonsuz ve ölümsüzdür.. Sırtınızı sıvazlayarak söyledikleri yalanı özümsediğiniz andan itibaren, ileride gerçek “kan dökmeye” başlayınca, damla damla da yutsanız, hiçbir faydası yoktur. Hayatınızın ¾ ünü üstesinden gelemeyeceğiniz lüzumsuz işlere değil, yapabileceklerinize harcayın!

***

Continue reading

Umulmadık İşler…


Adaletsizlik eden, adaletsizliğe uğrayandan daha mutsuzdur. İki yüzlü çıkarcı insanlardan uzak durmak çok zordur. Onlar yapmacık sevgilerini gösterip içlerinde kötülüğü saklarlar. Onları hoşnut tuttuğun sürece sana sevgi duyarlar ve sen bir şeyler verdikçe mutlu olurlar. İyiliği gizlemek, kötülüğü gizlemekten daha üstündür. Niyeti kötü olanın attığı ok elbet kendine döner. Eğri ok, doğru yol almaz. Ölüm, bazen bir ceza bazen bir armağan, çoğu zaman da bir lütuftur.

Continue reading

«Millet»i sürekli uyutmanın yöntemi: Sıkça gündem değiştirmek…


Çocuklarınıza, işsiz gençlerimize ve torunlarınıza nasıl bir gelecek bırakıyorum düşüncesinde oy sandığına gitmenizi tavsiye ediyorum. Yalanlar, dolanlar, hırsızlıklar, yerli ve yabancılara peşkeş çekmeler, özelleştirme soygunları ve şimdilerdeki Libya uyutmaları ile bugünlere geldin ve sürünüyorsun ey ahali… Aklından çıkartma sakın!

***

Continue reading

Türkiye ve Dünya’yı batıracak üç belâ; «Zina, Rüşvet, Terazinin Kefesi…»


Türkiye, şu sıralar asla ihmale gelmeyecek çok ciddi bir durumda. Bu işin partili olup ol-ma-makla ilişkisi kesinlikle yoktur. Kim hangi partiye oy veriyorsa versin ama, aklı ve öngörüyü (feraseti) sakın elden bırakmasın. Hüsran; geriye dönülüp düzeltilmesi asla mümkün olmayan pişmanlık demektir. Bunu da sakın ama sakın unutmayalım…

***

Continue reading

%d bloggers like this: