Türkiye’nin «Mühendisleri!»


 

Kalmadı Millete «Çektirdikleri!»

☪ ♚ (…) Zor şartlar altında gerçekleştirdiğimiz anayasa değişikliğiyle 94 yıllık yönetim geleneğimizde köklü bir değişikliğe gidilmiştir. Parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş olarak adlandırabileceğimiz bu değişiklik ülkemizin gelecek yıllarını istikrar ve güven bakımından teminat altına alacaktır. Yeni sistem üniter yapıyı daha da tahkim etmiş, sürekli iktidar, kalıcı istikrarı garanti altına almıştır. Bu değişik ülkemizin bulunduğu zor coğrafyada karşılaşabileceği kritik iç ve dış gelişmelere karşı koyabilmek için çok önemli bir imkan sağlamıştır. Hedefimiz Gazi Mustafa Kemal’in işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesinin daha da ilerisidir. (…)

☪ ♚ Beni hayrete düşüren ifade; ”..(..).. sürekli iktidar, kalıcı istikrarı garanti altına almıştır… (..)..” ifadesi olmuştur. İktidar nasıl sürekli olur? Eğer iktidar sürekli olursa o zaman, Cumhurun Demokratik tercihleri, Milli irade ne iş görüyor? İktidarın sürekliliği mümkündür. Ama Demokratik Cumhuriyetle yönetilen ülkelerde bu mümkün değil. İktidarın sürekliliği, ancak ve ancak Mutlak Monarşi yani Padişahlıkla yönetilen ülkeler için söz konusu olabilir. Demek 16 Nisan 2017 referandumu ile ortaya çıkan Anayasa değişikliği bu sonucu doğurmuş. Öyle mi?!

© photocredit

***

Continue reading

Adalet mi?


Nasreddin Hoca’dan ders al yeter de artar bile!

Nasreddin Hoca; Molla Nasreddin; Koja Nasreddin; Nasreddin Efendi; Afandi…

***

Continue reading

Aranan (!) Slogan ve Simgesi…


Hangisi!?

***

Continue reading

KATAR…İHVANLA YATAR-KALKAR.


***

Continue reading

Cumhurbaşkanı ve Başbakan bariz suç işliyor…


 

Cumhuriyet’i koruma yemini etmiş Anayasa Mahkemesi ve Savcılar ise SUSKUN, suçu görmezden geliyorlar!

Anayasa Mahkemesi Kararları kesin hüküm içerir temyiz edilemez. Bu hüküm karşısında verilen kararlara -Hukukun üstünlüğü nedeniyle- herkesin kabulü emredicidir.

Cumhurbaşkanı; “Benim dönemimde eyalet sistemi asla ve kat’a olmaz” dedi.

Hükümetler; Devletin yönetimi için, millet tarafından uygun görülmüş yasal bir parti örgütüdür.

Hükümetler, Devlet yönetimini anayasa başta olmak üzere, Hukuk kurallarına bağlı kalarak yürütmek mecburiyetindedirler. Hukukun üstünlüğü, hükümetlerin sorumluluk alanını belirler.

Devletin varlığında devamlılık esastır. Hükümetler ise geçicidir.

Bu durumda, Cumhurbaşkanının beyanının doğurduğu suç unsurları şunlardır:

☠Türkiye’de görünürde hükümet; Adalet ve Kalkınma Partisidir. Ama Cumhurbaşkanı beyanatında kendini kast etmektedir. Bu durumda hükümet, Siyasi Partiler Yasasına karşın Kanuna karşı hile yapmış olmaktadır.

☠ Hukuk kurallarına göre, şu anda mer’i anayasa hükmü gereği tarafsız olması gerekirken yapılan hile sonucu Partisi adına Referandum seçimine taraf olmaktadır.

☠ Cumhurbaşkanı, kendinden sonra gelecek kişinin ne tür bir yetki kullanacağını belirsiz kılmakta ve bununla referandumdan şahsi bir beklenti içine girmektedir. Bu beklentinin ne olup olmadığı ise Ülkemizde Cumhuriyet Savcılarının uhdesine düşen bir KOVUŞTURMA görevidir.

***

Continue reading

Hayır Oyu’nun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?


 

DIVIDE & RULE!

Türkiye’nin üniter yapısını ayakta tutmak için HAYIR…

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tamamını Kürdistan Özerk Bölgesi ilan etmeye HAYIR…

Kerkük’ü Kürt eyaleti yapmaya HAYIR…

İsrail, ABD ve AB güdümünde bir Kürt Piyon Devleti kurma plânına HAYIR…

Siyonizmin “ARZ-I MEV’UD” Plânına HAYIR…

Yunanistan’ın ve Kıbrıslı Rumların Μεγάλη Ιδέα – Megalo idea’sına HAYIR…

Ermeni Soykırımı ve daha bir çok konuda, sorunda AKP hükümetinin çaresizliğini, Kasımpaşa kabadayılığıyla, marifete dönüştürmesine HAYIR…

Zira, Evet’le ortaya çıkacak pişmanlık, sıradan pişmanlık değil, geriye dönmeyi imkansız hale getiren hüsrandır…

***

Continue reading

«Tuzak Anayasa» Referandumuna çeyrek kala…


 

Yakın geçmişin en kötü Anayasalarını bile düşleyeceksiniz!

Erdoğan, milletin zekâsını sınıyor, aklî yapısı ile âdeta oynayarak Referanduma götürüyor onu… Çünkü biliyor ki; tıpkı muhalefetin HAYIR Çadırı’ndaki «acemi çaylaklar» gibi tek bir seçmen dahi oturup değişiklik teklifini okumayacak; satır aralarını irdelemeyecek; irdeleyen, bilimsel açıdan analize tabi tutanlar da iktidar tarafından «Vatan haini, terörist, fetöcü, pkkli» sıfatlarına sahil edildildiğinden bu kişilere ne güven duyacak, ne de zaten oturup yazılanları dikkate alacak. Ortaya fırlayıp AKP’lilere gereken soruları sorma kapasitesine erişemeyecek. Katakulliye getirildiğini belki ileride – o da menfaatleri darbe yemeye başladı zaman – dişini göstermeye kalkacak, ama işi raylarına oturtanları karşısında bulacak, en hafifinden kafası kırılacak.

Erdoğan tek, sadece tek bir amacı vardır: Kendisini ve kendisinin temsil ettiği düzeni muktedir kılmak, diktatör veya masumane tabiri ile Tek Adam olarak yaşamı boyunca yönetimde kalmak!

İddia edildiği gibi getirilmek istenen sistem de Başkanlık değildir… Çünkü Başkanlık Sistemi, sert bir kuvvetler ayrılığınının temelleri üzerinde oturur. Bu sistemde yasama ve yürütme organları birbirinden kesin çizgilerle ayrıdır. Bunlar birbirilerinin görevlerine son veremezler. Bu yüzden Erdoğan ve şürekasının yerleştirmek istediği Kuvvetler Birliği Sistemi’dir. Bu sistemde Yargı Erki de Beştepe sakininin mutlak kontrolü altına girecektir. Adalet ve Yargının mevcut anayasada bağımsız olmasına karşın siyasî müdahalelerden kendisini kurtaramadığı günümüz mazi olacak, Cumhurbaşkanı muhaliflerine tabiri caizse terör estirecektir. Tıpkı son GS kongresinde olduğu gibi…

Manisalı III.Murad ne diyor?

uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
azrail’in kastı canadır inan
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

bu dünya fanidir sakın aldanma
mağrur olup tac-u tahta dayanma
yedi iklim benim deyu güvenme
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

Uyan da tavladan, futboldan, diziden, okeyden, piştiden, seksten biraz vakit ayırıp, tarafsız hukukçular ne diyorlar biraz oku. Şunun şurasında iki haftalık ömrün kaldı – (nö)

***

Continue reading

%d bloggers like this: