“Gizli Ajanda” var mı, yok mu ?



“Diğer (üyeliğe aday)ülkelere ne uygulandıysa Türkiye’ye de bunun uygulanmasını istiyoruz…”


** “Nous attendons de l’Europe qu’elle ne suive pas des politiques populistes mais une perspective de long terme” à propos d’une adhesion”


** La visite du Premier ministre turc à Bruxelles reportée


** NATO intervention in Libya was unacceptable for Turkey.


** Mistakes made by governments should not be paid by people


** Cypriot Leaders Hold Un-Sponsored Talks On Reunification; Meet Again On Friday


** PM: economic order in Turkish Cyprus


”AB sürecine yönelik biz özellikle AB müktesebatına uyulmasından öte bir şey istemiyoruz. Bizim istediğimiz çok bir şey yok fakat diğer ülkelere ne uygulandıysa Türkiye’ye de bunun uygulanmasını istiyoruz. Vefa denilen bir şey var, ahde vefaya kendilerini davet ediyorum -ki bu AB sürecinin en önemli ilkesidir-. Eğer Türkiye’ye karşı bir olumsuzlukları varsa, Türkiye’yi arzu etmiyorlarsa, istemiyorlarsa, burada da kalkıp çok açık net şunu söyleyebilirler; ‘biz Türkiye’yi istemiyoruz’ derler. Diyoruz ki ‘bunu da söyleyin’. Şimdi Sayın Merkel’e de aynı şekilde yine diyorum. İstemiyorsanız bunu söylersiniz. Biz de işimize bakalım, siz de rahat olun, sizi de rahatsız etmeyelim. Biz bu noktada Türkiye olarak inanıyorum ki bizim AB’ye katacağımız çok şey var ama AB’nin de bize katacağı çok şey var.”

* * * * *

Continue reading

US Library and Museum for Friendship and Peace – ABD Dostluk ve Barış Kütüphane ve Müzesi…


New York’ta Amerika Türk Dostluk ve Barış Kütüphane ve Müzesi (TKM) Kuruluş Çalışma Raporu – 26 Subat 2011, Cumartesi – Ankara


Gönderen : Yüksel Oktay


 
Giriş

1.   Organizasyon
2.   Program
3.   Kurumun Amacı

4.   Müze, Kütüphane ve Universite Yetkilileri ile Görüşmeler Continue reading

“Çocukluğunuzu dolu dolu yaşamayı ihmâl etmeyin. Ama, sizlerle aynı imkânlara sahip olamayanları da unutmayın !



“Çocuk, hayat ağacının bir meyvesidir, yaşamın anlamıdır, neşesidir”


”Anne-babaları tarafından geçmişte ve bugün okula gönderilmeyen, okuma-yazma bilmeyen 350 bin kız çocuğumuzu, onların annelerini okullarla buluşturduk, okuma-yazma öğrettik. Önceki hafta Milli Eğitim Bakanımız da açıkladı, babası-annesi okula göndermeyen her çocuk 444 83 83 numaralı telefonu arasın, ‘beni okula göndermiyorlar’ desin. Hemen onlara yardım elimizi uzatacağız”


”Öncelikle belirtmeliyim ki bizim nazarımızda, çocukluk masumiyettir, saflıktır, temizliktir, sevecenliktir. Çocuk, hayat ağacının bir meyvesidir, yaşamın anlamıdır, neşesidir. Çocukların baktıkları yerden dünyaya bakmak, çocuk nazarıyla gelişmeleri izlemek bir eksiklik değil, bir zenginliktir. Hemen her çocuk, istediklerini yapmak konusunda zaman zaman büyükleri tarafından engellenir ve sınırlandırılır. Bir çok çocuğun ‘cızz’ ifadesini ‘yapma, etme dokunma ve hayır’ ifadelerini, çokça duyduklarını, zaman zaman da buna isyan ettiklerini biliyorum..Anlamak ve anlayışla karşılamak tek taraflı değil, çift taraflı olmalıdır. İleride büyüdüğünüzde, sorumluluk yüklendiğinizde eminim sizler büyüklerinizi daha iyi anlayacaksınız”

* * * * *

Continue reading

Mehmet Köksal: Nouveau vice-président de l’Association des Journalistes Professionnels…


Légende : Marc Chamut (à droite) a passé le témoin de la présidence de l’AJP à François Ryckmans (à gauche)  Mehmet Köksal (à sa gauche )-PhotoCredit : Marc Simon

Continue reading

“İslamfobi, Antisemitizm Gibi İnsanlık Suçudur”



“Toprağının, vatanının hasretini çeken sanatçı ve yazarlarımızı, Türkiye’nin değişimine Türkiye’de katkı vermeye çağırıyorum….”


”Sirkeci’den tren gider vagon gider, derdim gider, gurbet elde bir başıma varım yoğum alır gider. Sirkeci’den tren gider bir yaldızlı Kur’an gider, Erzurumlu Duran, Ankaralı Burhan gider. Sirkeci’den tren gider, göz yaşımı döker gider… 50 yıldır sizin sevinciniz, sevincimiz oldu; neşeniz, neşemiz oldu; sizin düğününüz bizim düğünümüz oldu. Siz burada ne kadar mutlu, ne kadar huzurluysanız, biz Türkiye’de o kadar mutlu, o kadar huzurlu olduk. Siz ne zaman dertlendiyseniz, biz o kadar dertlendik. Sizin kaygınızı kaygımız, sizin endişenizi endişemiz, sizin coşkunuzu coşkumuz olarak yüreğimizin ta derinlerinde hissettik.”


“Birileri çıkıp sizlere gurbetçi diyebilir. Birileri çıkıp sizlere yabancı diyebilir. Birileri sizlere Alamancı diyebilir. Sizler, emeğinizi, sizler alın terinizi ekmeğinize katık ettiniz. Sizler, en meşakkatli yollardan 50 yıl öne yürüdünüz, en zor şartlarda çalıştınız ve bugünlere geldiniz. Şundan emin olunuz ki sizler, kazandıklarınızı ananızın ak sütü gibi kendinize, ailelerinize, çoluk çocuğunuza helal ettiniz. Size kim ne derse desin, siz benim vatandaşlarımsınız, siz benim arkadaşlarımsınız, siz benim öz be öz kardeşlerimsiniz.”


“Sizler, büyük bir ülkenin, büyük bir devletin, Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı altındasınız. Şunu bilesiniz ki, Melbörn’den Monreal’e; Pekin’den New York’a; Astana’dan Saraybosna’ya; Kabil’den Kerkük’ten, Musul’dan Londra’ya; Düseldorf’tan, Berlin’den, Münih’ten Kahire’ye, Trablus’a, Bingazi’ye kadar, nerede bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı varsa, işte biz, bütün imkanlarımızla oradayız, onların yanı başındayız.”

* * * * *

Continue reading

12 Haziran Genel Seçimler’i ve “Millet Egemenliği”nin kaderi…



‘Egemenlik Kayıtsız ve Şartsız Milletin’dir ilkesinin vardığı nokta…



©Münir Kebir

Dünya,1989 yılında iki kutuplu iken ,soğuk savaş dönemini geride bırakıp, tek kutuplu dünya olarak yeni bir statü ile insanlığı içinde barındırmaya başlarken, hiç kimse Continue reading

Modèle turc : Différences de taille entre La Turquie et les pays Arabes…


Le modèle démocratique turc, produit marketing d’Erdogan ?

** Rehin alınan Türkler kurtarılarak Türkiye’ye getirildi !

** Dışişleri Bakanlığı Libya Kriz Merkezi Duyuruları !


« Etat laïc dirigé par un islamiste modéré, la Turquie sert d’exemple après la révolution en Egypte, malgré un contexte politique différent.»

« Leur discours a sensiblement évolué à partir du moment où ils ont été représentés au niveau municipal, dans les années 90. « C’est l’absence de revendication religieuse qui a permis à l’AKP d’arriver au pouvoir. « L’AKP a été formé par des anciens membres de Refah, parti islamiste beaucoup plus conservateur. Ils n’avaient pas une idéologie très différente des Frères musulmans. »

« En Turquie, la citoyenneté est avant tout reliée à la nationalité. Un Turc se dit avant tout turc. La société est musulmane, mais les gens ne conçoivent pas un système dirigé par la religion. »

* * * * *

Continue reading

%d bloggers like this: