Başkanlık sayesinde her şey «Millî» olacak!


İktidar «Milli» mi, [*] yoksa Millet için değil çok uluslu şirketler için mi politikalar üretiyor?

 

yerel_tohum

Tarım Bakanlığı yaptığı destekleri sertifikalı tohum kullanma şartına bağlayan bir politika değişikliğine doğru gidecek gibi görünüyor. Sertifikalı tohum kullanımının verimliliği arttıracağı gerekçesi ileri sürülüyor. Yerel tohuma dayalı ürünleri ve üretim bölgelerini saptamak oldukça güç. Sınırlama getirilmesi yerel tohumların yayılmasının önünde ciddi engel oluşturacak. Bakanlığın bilmediği birçok yerel tohum var. Çiftçiler hangi kıstasa göre istisnadan yararlanmaya geçebilecekler. Mirza Gökgöl ve arkadaşları, 1930’lu yıllarda Türkiye’de 18 bin buğday çeşit ve tipi olduğunu belirlemişti. . Bugün de birçok yörede şirketlerin üretemediği, daha verimli, lezzetli, dayanıklı yerel tohumlar mevcut. Bunlar, ayrıntıda nasıl belirlenecek? Bakanlık daha rasyonel bir kararla yerel tohum yetiştiren çiftçiyi desteklerden nasıl yasaklayacak? Bu çeşitlerin başarısız olduğunu hangi otorite hangi yetki ile belirleyebilecek? Tarım Bakanlığı yaptığı destekleri sertifikalı tohum kullanma şartına bağlayan bir politika değişikliğine doğru gidecek gibi görünüyor. Sertifikalı tohum kullanımının verimliliği arttıracağı gerekçesi ileri sürülüyor. Yerel tohuma dayalı ürünleri ve üretim bölgelerini saptamak oldukça güç. Sınırlama getirilmesi yerel tohumların yayılmasının önünde ciddi engel oluşturacak. Bakanlığın bilmediği birçok yerel tohum var. Çiftçiler hangi kıstasa göre istisnadan yararlanmaya geçebilecekler. Mirza Gökgöl ve arkadaşları, 1930’lu yıllarda Türkiye’de 18 bin buğday çeşit ve tipi olduğunu belirlemişti. . Bugün de birçok yörede şirketlerin üretemediği, daha verimli, lezzetli, dayanıklı yerel tohumlar mevcut. Bunlar, ayrıntıda nasıl belirlenecek? Bu çeşitlerin başarısız olduğunu hangi otorite hangi yetki ile belirleyebilecek?Bakanlık daha rasyonel bir kararla yerel tohum yetiştiren çiftçiyi desteklerden nasıl yasaklayacak? Bu politika daha çok yine uluslararası tohum şirketlerine yarayacağı gibi yerel tohumun yayılmasının önüne de set çekme amacı güdüyor! [*]

 

***

Continue reading

Bir Zamanlar Akhisar…


Ah çocukluğum, vah çocukluğum!

Çocukluk dönemi anıları nedense en iyi hatırlananlardır. Bu gerçeği hemen herkes bir şekilde deneyimlerine dayanarak bilir çünkü çok eskileri dünden daha iyi hatırladığına tanık olur. akhisarNeden bu iş böyledir diye sorarsanız buna bilimsel temellere dayanarak cevap verebileni kolayca bulamazsınız. Bulduğunuz bilgeler de size bazı varsayımları anlatmaktan öteye gidemez çünkü bu işin sırrı sanırım henüz tümüyle çözülememiştir. O çok eskilerde kalmış olaylar ve kişiler anımsanır zaman zaman. Hiç beklenmedik bir söz, bir yazı, bir fotoğraf, bir müzik parçası, ilk bakışta alakasız gibi görünen herhangi bir şey, anılarda çok gerilere gidilmesi için yeterli olur. Anamızın ağzından çıkan bir sözcük bile, sanki insanın yanıbaşında söylüyormışçasına işitiliverir… Acaba anılarda ne kadar geriye gidebilir, neleri anımsayabiliriz? Bir bileniniz var mı?

© photocredit

***

Continue reading

Sözüm First Lady’yedir!


Siirtli «hemşehri»miz olduğundan dolayı…

İktidar sahipleri ikrah ettiren konuşmaya, yazmaya tahammül göstermiyorsa, gazeteciyi, akademisyenleri, memleketin hayrına olur niyetiyle erdogan_ciftiyazanları, sözle yetinmeyip ardından da bir de fiili olarak tutuklama cihetine giderse, bu İKRAH olur. Yüce dinimiz Meşvereti (Meseleleri naklederek Karşılıklı konuşmayı/tek başına karar ver-me-meyi) emretmiştir. Bugünkü sosyal medya işte bu görevi yerine getirmektedir. Kalem suresi ise, meşverette; hakkı savunmayı ve haktan ayrıl-ma-mayı, ayrılındığı takdirde, son günlerde herkesin diline doladığı “Kurunun yanında yaş ta yanar” sözünün haklılığına Siirt’ten bir örnekle misal verir. İşte bu yüzden Emine Erdoğan Hanımefendiye sesleniyorum. Kendisinin değerli aile büyükleri mutlaka gerçek vakalara örnek teşkil eden dini bilgilerle onu yetiştirmişlerdir.

© photocredit

***

Continue reading

Geçen bir yılın düşündürdükleri: Meselenin temeli mi?


İnsanın, insanlık ilke, kural ve değerleri dışına çıkmasıdır!

 

humanity1

Benzememek güzeldir, benzememek özel olmanızı sağlar. Ama toplumsal bir yaratık olan insan, toplumda ortak değerler (asgari müşterekler) bulmadan, yaratmadan, olmadan yaşayamaz… Bir şekilde yönetim makamına oturan bir güruh azınlıklara, farklılıklara dayatmalarda bulunur, hükmeder. herkes başkasını kendisine benzetmek için fırsat kollar. Hoşgörü sözcük olarak kullanılır, lakin kendisi yoktur, dayatma vardır. Anlaşmak için Allah’ın bizlere bahşettiği diyalog dayatmaya dönüşür. Bu arada dostluk, barış, sağlık ve huzur, kardeşlik kelimeleri usûlen söylense de pratikte tersi yapılır. Atom parçalanır lakin önyargıları yok etmek zordur. herkes kendisini fasulye gibi nimetten sayar, kendisine önem atfeder, olanlardan kendisine vazife çıkartır ve sürekli başkalarını yargılar. Seçmediği bir aidiyet bağını yücelterek, tekelcilik taslar, fanatikleşir. Şiddete, işlenceye, teröre başvurarak Allah’ın verdiği canı almaya kalkar ve alır… Doğruluğuna inandığı eylemi gerçekleştirince cennete gideceğini sanarak! Huzur, sağlık ve para insanlarda ancak yokluğu hissedilen kavramlardır. Gerisi hamasettir, Vatan, Millet, Sakarya’dır.

 

***

Continue reading

CB sayesinde söz kültürden, eğitimden, sanattan açılmışken…


Cumhuriyet öncesi model mi; 1950’ye kadar sürdürülen Devrim Modeli mi?!

Her millet kendi geleceğini kendisi hazırlar… Milletleri millet yapan köklü güç: koy_enstituleriEğitimi, Öğretimi ve Kültürüdür… Kültürünü “Sömürge kültürü” olmaktan sakındıramayan bir milletin beyni, bedeni, kültürü sömürgeleşmeye mahkûmdur. Milli ve Bağımsız olma özelliklerini, her yönüyle yitirir. Milli olan her şey, ticaret metası haline sokulur. Giderek, paranın satın alma gücü, bütün milli değerleri sıfırlar… “Millet olmanın “olmazsa olmazı” DİLdir. Kültürümüz, eğitim ve öğretimimiz, içine düşürüldüğü bu korkunç yozlaşmadan hemen ve derhal kurtarılmayı bekliyor…

***

Continue reading

Türkiye’nin Bölgesindeki Gelişmeler – 2


Rusya – İran – Irak – Suriye ekseninde Ankara’yı bekleyen tehlikeler!

Resmen telaffuz edilemese de, Türkiye’de bir süredir “federasyon” konusunun konuşulduğu ve bu konunun, Musul’un Misak-ı Milli sınırları içinde kalması ile de ilişkilendirilerek münhasıran Irak’ın kuzeyinin Türkiye’ye katılması şeklinde ele alındığı bilinmektedir. kurdistan Rusya’nın Suriye Kürtleri için öngördüğü ifade edilen federal çözüm ve özerklik formülü ile Türkiye’de Irak Kürtleri ile ilişkilendirilerek konuşulan federasyon konusu, bize göre örtüşmektedir. Türkiye için sorun, kendisinin Kürt kökenli vatandaşlarıdır. Türkiye’nin içinde bulunduğu politik, ekonomik ve askeri koşullar, İran’dan oldukça farklıdır. Türkiye’de toplumsal bir ufalanma ve güç kaybını yaşanmaktadır. Bu, İran’dan farklı olarak, Kürt ayrılıkçı hareketini Türkiye için ülke ve ulus bütünlüğünü hedef alan çok ciddi bir tehdide dönüştürmektedir. Peki İran, Saddam’a karşı kullandığı gibi, Kürtleri Türkiye’nin üzerine sürebilir mi? Rusya, Türkiye’yi kaybetme pahasına yeni Kürt oluşumlarını destekler mi?

***

Continue reading

İran : Erdoğan’ın «gücü» Esad’ı devirmeye yetmez!


Irak : Bağımsız Kürt Devleti İlânı ve Bağdat’tan kopmaya adım adım…

Irak Kürt Özel Bölgesi Yönetimi Başkanı Mesut Barzani; Irak’ın kuzeyinin Bağdat’tan koparak bağımsızlığını kazanması ve bu suretle Kürdistan Devleti’nin kurulmasından sonra, free_kurdistan İran, Türkiye’ ve Suriye’de bulunan Kürtlere katılma çağrısı yapmayacaklarını açıkladı. Eş zamanlı diğer gelişmeler de bir yönüyle Erbil’in Bağdat’tan kopmaya oldukça yakın olduğu sinyalleri gönderiyor, Bu açıklamanın esasen; Tahran, Ankara ve Şam’ın endişelerini ve muhtemel tepkilerini tolere etme niyeti ile yapıldığı söylenebilir. Ancak Barzani’nin bu açıklamaların, şu anlamda, fazla bir değeri olmayacaktır: Barzani, bu açıklamayı yapsa da yapmasa da, siyaset psikolojisinin doğası gereği, Irak Kürtlerinin bağımsız bir devlete kavuşması, diğer bölge ülkelerindeki Kürtleri de etkileyecek ve onları ülkesinde yaşadıkları devlete karşı harekete geçirecektir. Bunun pratiğe yansıması; İran, Türkiye ve Suriye’deki Kürt ayrılıkçı hareketlerinin daha ciddi bir tehdide dönüşmesi olacak.

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: