Belediye kamusal tüzel kişiliği ve Partilerin Tasallutu


Başarılı yönetici, kendini lüzumsuzlaştıran yöneticidir. Getirdiği düzeni oturtmuş, kendisinin yokluğunda aksamadan tıkır tıkır işler hale getirdiği için, kendisini lüzumsuzlaştırmıştır. Kendini lüzumsuzlaştıran yönetici, kendini öne çıkarmaz. Kendisini lüzumsuzlaştırmayan ise gardiyandır, yönetici değil!..

***

Continue reading

Mevcut İktidar ve Muhalefete Mahkum Kılınan Türkiye !


Türkiye’nin mevcut sorunlara kalıcı çözümler bulunamaması hem dış güçlerin ve “müesses nizam”ın birlikte üzerinde mutabık kaldıkları; yetersiz, çapsız, gayesiz, menfaatçi ve gayrı milli politikacılara ülkeyi yönetme fırsatı tanımalarıdır. Muhalefetin gidişatında kasıtla yaratılan bir durum vardır. Onun adı da, başarısızlıktır. Yani muhalefet başarısızlık üzerine kurgulanmıştır.

***

Continue reading

Türkiye’de Politikayı «Uzaylılar» mı Şekillendiriyor?


Türkiye halen bir orta çağ karanlığındadır. Aşiret anlayışına dayalı feodal yapılar hüküm sürmektedir. Sosyolojik gerçeklerin ve eğitimsizliğin ortaya çıkardığı insan tipi vahim boyuttadır. Türkiye; bırakın dış güçleri, iç güçler tarafından bile bir türlü paylaşılamayan ve bu nedenle güç savaşlarının acımasızca sürdüğü bir ülkedir.

© photocredit: Getty Images

***

Continue reading

Seçimlere «Çeyrek» kala AB’nin Beklentileri…


 

Seçimler sonrasında karşımızda nasıl bir Türkiye Göreceğiz?!

Zamanlama açısından AB’nin Türkiye Raporu’nun yayınlanma günü ve saati ile örtüşen Devlet Bahçeli’nin Erken Seçim çağırısına ilişkin gelişme ile Avrupa ilişkilerini gündemin arka sıralarına itmiş oldu.

Peki erken seçimler Türkiye’nin AB ilişkileri ve AB üyelik perspektifi açısından ne anlama geliyor? Öncelikle bu seçimlerin adil ve güvenli bir şekilde yapılabilmesi, seçim öncesinde muhalif seslere de yeterince propaganda imkânı tanınması ve bu şekilde seçim sonuçlarına gölge düşürülmemesi önemli.

© photocredit

Bunun yanında, bu seçimlerin Türkiye’nin yeni bir siyasi yönetim sistemine adım attığı seçimler olacağını da unutmamak gerekiyor. AB tarafından denge ve denetleme açısından değerlendirildiğinde, yürütmeye orantısız bir güç veren, kuvvetler ayrılığı ilkesini yeterince karşılayamayan, yargı ve yasama üzerinde yürütmenin hâkimiyetini tanıyan bir sistem olmakla eleştiriliyor.

Brüksel’de de üç aşağı beş yukarı Türk Halkı’nın sorular soruluyor, beklentiler sıralanıyor. Türkiye bu yeni sisteme geçtiğinde, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel hak ve özgürlükler açısından AB kriterlerini karşılamayan bir sisteme mi geçmiş olacak? Yoksa OHAL’in bugüne kadar devam etmesine yol açan güvenlik sorunlarını yeni ve güçlendirilmiş bir yönetim ile aşarak, yeniden AB reform gündemine geri dönecek mi?

AB hedefi doğrultusunda, sistemin daha demokratik, kuvvetler ayrılığı ve denge ve denetleme ilkelerine uyumlu olması, temel hak ve özgürlükler üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması ve hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının sağlanması için adımlar atılacak mı?

Peki Brüksel ve Strasbourg’un Seçim öncesi sıraladığı ama Seçim sonrasını hedefleyen önemli diğer beklentileri neler?

***

Continue reading

SEÇİMLER E-DEVLET ORTAMINDA YAPILMALI


 

At ile ulaşımın sağlanabildiği çağlardan, günümüze!

***

Continue reading

Bu Memleket Bizim!


 

Çekin Ellerinizi Eyüp Üzerinden!

Dört nala gelip uzak Asyadan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim

Bilekler kan içinde
Dişler kenetli
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim

Kapansın el kapıları
Bir daha açılmasın
Yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim

Yaşamak bir agaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşcesine
Bu hasret bizim

Nazım Hikmet

***

Continue reading

«Yeni» Gümrük Birliği…


Türk Tarımını Nasıl Etkileyecek?

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: