NATO’ya «ihtiyaç» neden duyulur?!


 

CIA kiliseye dua etmek için gitmez.
Güney Amerika deyişi.

☠ Amerikan mevzuatına göre haklarında dava açılması oldukça zor olan, ancak serbest bırakılmaları da ABD için bir “tehlike” kabul edilen binlerce kişi, “yargısız” bir şekilde, ev sahibi ülkenin bilgisi/onayı dışında gizlice tutulurlar.

☠ ABD’nin ülkesi sınırları içinde suç sayılmasına karşılık, ülke dışında suç sayılmaması bir “Başkanlık Talimatı” na dayanır.

☠ ABD yasa dışı işlere de yöneldiğinde, özellikle uyuşturucu ticaretine ilgi duyar. Bu bağlamda, uyuşturucu karşıtı gibi gözüken programlar gerçekte tam tersi bir mecrada seyreder. ABD, işbirlikçi uyuşturucu baronlarının işlerini de kolaylaştırır.

Buyrun «tadımlık» okumaya!

***

Continue reading

Integration, integration, integration…


 

Time to think about integration policy as a priority for migrants!

⚒ The very large and sudden inflow of asylum seekers at the time when most European countries were still grappling with the impact of the Great Recession has fuelled public concerns as to whether governments can manage such large flows and whether they can effectively integrate those migrants who will stay. Public opinion often calls for more selective
and restrictive admission of future migrants, if not for the closing of borders. Past integration outcomes have indeed often left something to be desired.

⚒ The OECD-EU report, Indicators of Immigrants Integration: Settling In (2015), showed very clearly that all too often life chances of people are determined by their country of origin rather than their abilities and ambitions. The unemployment gap between native-born people and immigrants has widened in many countries since 2007 and is nowalmost 5 percentage points in Europe

⚒ The recent initiative of the European commission, “Employers Together for Integration”, is building on this positive dynamic.

⚒ Integration is not only a domestic question. There is a strong case for international co-operation in this area:

⚒ The economic, political and social costs associated with the lack of integration in one country may have negative spill-overs for others.

⚒ In a context of increasing diversity, the development of inclusive, cohesive and harmonious societies will have a positive impact on international relations.

⚒ Better integration outcomes are essential for the migration-development nexus – unless migrants’ skills are well used in their host countries, they will not be able to contribute to the development of their origin countries.

⚒ At this critical juncture, it is not only time for concrete actions on supporting the integration of migrants and their children into our labour markets and societies. Now is the time to think about integration policy as a priority not just within countries, but also at global level.

© photocredit

***

Continue reading

Trump Administration; Turkey’s friend or foe?


 

Her Yönü ile Türkiye’yi Hedef Alan bir Karar!

☛ Ankara ile Washington arasında NATO’da çok sayıda “ikili” düzenleme mevcuttur. Ayrıca; bu müttefiklik ilişkisinin yanısıra “dostluk” ve “stratejik ortaklık” bulunduğu da unutulmamalı. Bu çerçevede iki başkentin hukuksal ve siyasal sorumlulukları çok boyutlu bir ilişkiyi etkilemekte.

☛ Trump Yönetimi ile birlikte Türkiye’nin görmezden gelindiği, hedef alındığı izlenimi her geçen gün artmakta.. ABD’nin YPG/PKK ayrımı yapmasının fazla bir değeri olmadığı son karar ile görülüyor. Çünkü, ABD’nin YPG’ye vereceği ağır silahlar, eninde sonunda Türkiye’ye çevrilecek, Türkiye’yi parçalamayı amaç edinenlere güç katacak.

☛ Bunun en canlı örneği Afganistan Savaşı’nde yaşandı. Sovyetlere karşı kullanılmak üzere mücahitlere verilen Stinger Füzeleri’nin kimlerin eline geçtiği ve hangi amaçlara hizmet ettiği görüldü. ABD’nin Irak’ta bıraktığı ağır ve hafif silâhların İŞİD eline geçmesi gibi.

☛ ABD;

1) NATO Anlaşması ile BM Şartı’nın ilke ve kurallarının yanısıra, imzacı ülkelere yüklediği hukuksal ve siyasal vecibeleri görmezden geliyor;

2) Bugüne kadar verdiği güvencelerinin ve büyük olasılıkla Beyaz Saray resmî ziyareti sırasında gönül alıcı söylemler ile vereceği sözlü taahhütlerin hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayacağını açıkça göstermiş oluyor;

3) Türkiye’nin ülke ve ulus bütünlüğünün ciddi tehdit/risk altında olduğuna dair endişeleri ile uyarılarını sanki ciddiye almıyor.

☛ Bu durumda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Washington ziyaretini yeniden gözden geçirmesi ve Mayıs sonunda Brüksel’de yapılacak NATO Liderler Zirvesi’nde gündeme getirip, yayımlanacak Ortak Bildiri’ye bir kınama maddesi olarak ekletme girişiminde bulunması gerekmiyor mu?

© photocredit

***

Continue reading

«Kaos’un Mimar ve Mühendisleri…»


 

…«tuğla piyonları» ve «taşeronları!»

ABD’yi, bölgesel politikaları, uluslararası ilişkilerde örgütsel davranışları anlayarak, Türkiye için ciddi dersler çıkarabilmek.

Hangi hareket noktasından yola çıkarak?

ABD’nin dışişleri, güvenlik ve istihbarat birimlerindeki görüş ayrılıkları… Pakistan ve Suudi Arabistan istihbaratlarının ABD nezdindeki bağlantıları ve nüfuzları…
Afganistan gerçeklerinin nasıl görmezden gelindiği…
ABD’nin Afganistan’da “yolunu” nasıl kaybettiği ve ne yapacağını bilemez bir duruma düştüğü…
Afganistan sorununun çözümü zor bir mecraya nasıl kayarak bölgesel bir soruna dönüştüğü…
Pakistan’ın Taliban ile ilişkileri ve bu ilişkiler üzerinden nasıl giderek adeta “Talibanlaştığı…”
Pakistan-Taliban ilişkilerinin şekillenmesinde İslamabad’ın Afganistan’ı kontrol etmek ve İslami direnişçileri Keşmir sorunu üzerinden Hindistan’a karşı kullanmak düşüncesinin etkili olması…
Hindistan’ın Afganistan’da dolaylı olarak var olması…
ABD’nin sorumluluklarını nasıl yerine getirdiği, getiremediği, kimi vakit kararsızlık içine düşerek yapamadıkları…

Gücün uluslararası ilişkilerde önemli olduğu biliniyor. Doğru yerde kullanıldığı ve adil olduğu takdirde… Elbette, yetersiz bile olsa uluslararası hukuk, evrensel değerler,çağdaş uluslararası ilişkiler anlayışının gerekleri yerine getiriliyorsa. ABD’nin bütün bunlara sadık kalmaması sonucudur bugün içinde bulunulan durum…

Barış ve İstikrar bozulmuştur; silahlanma yarışı yeniden başlamıştır; demokrasiler geriye gitmektedir;temel hak ve özgürlükler çiğnenmektedir; vahşet sıradanlaşırken, kendilerine bulaşmadığı sürece küresel kamuoyu kanıksama sürecine girmiştir.

Peki bu süreçte, AKP iktidarının, Erdoğan’ın Afganistan ve çevresindeki dini liderlerle ilişkilerinin, Türkiye’nin bugün içine düştüğü veya düşürüldüğü ortamın, milli istihbarat örgütünün rolleri nedir veya olmuş mudur?! (nö)

***

Continue reading

EU Foreign Affairs Council and Syria Conference…


 

…and NATO Foreign Ministers’ Meetings

Foreign Affairs Council: EU for Syria, the situation in Libya, the situation in Yemen, EU and the League of Arab States, conclusions on the promotion and protection of the rights of the child, EU and the League of Arab States, The new partnership agreement is expected to be adopted at the London Somalia Conference on 11 May 2017.

Syria Conference: Bringing together ministerial representatives from 70 delegations, including from the EU and the region but also the wider international community, the United Nations, major donors and civil society, humanitarian and development organisations, the conference will address the situation in Syria and the impact of the crisis in the region.

NATO: First, fair burden-sharing to keep the transatlantic bond strong. The Alliance have started to increase defence spending, but needs to keep up the momentum and meet the pledge the allies have all made.
The second major topic will be stepping up NATO’s efforts to project stability and fight terrorism.

***

Continue reading

Trump’ın «Yeni» ABD’si ile Muhafazakârların İran’ı arasında…


Türkiye!

Suudi Arabistan arka planda, Türkiye “cephede” bir Şii-Sünni çatışma tablosunu zihnizde oluşturabiliyor musunuz? Türkiye için çok ciddi olumsuz sonuçları olabilecek bir tablo. turkey Bölgedeki ABD destekli Kürt hareketi bugün Türkiye’nin ülke ulus bütünlüğünü ciddi şekilde tehdit ediyor. Şii-Sünni temelli yeni bir çatışma, bu kez dinsel temelli yeni bir bölücü/parçalayıcı tehdidi ortaya çıkarmaz mı? Türkiye’nin böyle bir tehdidin altında kalkması hiç kolay değildir! Körfez Savaşı’nda “bir koyup üç alacağız” söylemi ile ikna edilen Türkiye’nin, “üçü” alamadığı gibi, verdiği “birden” de vazgeçmek zorunda kaldığını da hatırlayalım. Suriye krizinde ise, Türkiye, Batı tarafından ortada bırakılmıştır. Türkiye, İran ile komşudur; mezhep farklılığı olsa da aralarında ciddi ortak bağlar vardır. Ayrıca İran’ı karşısına almasının, mevcut iç ve dış koşullarda, Türkiye’yi eş zamanlı olarak birden fazla cephe ile uğraşmak durumunda bırakacağına hiç kuşku yok…

***

Continue reading

Astana ve Türkiye: Men dakka dukka…


Erdoğan’ın «İP»i bu kez Esad’ın elinde! …

23 Ocak 2017 tarihinde gerçekleşeceği ifade edilen Suriye krizi ile ilgili toplantı, hâlihazırda, toplantının yapılıp yapılmayacağı da dâhil, ipbazı belirsizlikleri içermekte olsa da, Astana toplantısı, Suriye politikasındaki değişimin çok somut bir işareti niteliğinde… Batının yalnız bırakması sonucu Rusya’ya yanaşan Türkiye, bugün kendisini çok boyutlu «endişeler»le dolu ortamdan kurtarma çabası veriyor. Dün dündür, bugün bugün kaidesi ise devreye girmiyor! Numan Kurtulmuş’tan gelen “tek başına gücümüz yetmedi” açıklaması da, bir itiraf ve teyit niteliğinde… Gelinen noktada sorular: Suriye krizine ilişkin bazı gerçeklerin daha net olarak görülmesine Ankara açısından hizmet ediyor mu? Suriye konusunda yapılan onca hatadan sonra, yoğurdu üfleyerek yiyecek, günü yaşamak yerine görünür geleceği dikkate alan bir yaklaşım sergileyebilecek mi? Şu an için bir tahinde bulunmak son derece güç!

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: