Çin, Üniversiteler Üzerinden Karıştırılmak mı İsteniyor ?!


Pekin, kendi koşullarını ve küresel koşulların bugününü ve görünür geleceğini görmüş, ihtiyaç duyduğu adımları atıyor. Bunlar ışığında, “Çin’de hoşnutsuzluk” temalı haber ve yorumlar; gerçekçi değil, maksatlı görülmelidir. Her nasılsa; “Kendinde olanı” görmeyen Batı medyası, “Çinli komünistlerde” olanı görüyor!..

***

Continue reading

ABD «Çökerse» : Boşluğu Kim Dolduracak?


Sovyetlerin 1991’deki çöküşü ile ortaya çıkan boşluğun yeni bir Dünya düzeni ile doldurulamadığı ve boşluğun Dünyada düzensizliğe yol açtığı bugün artık çok belli ve ABD’deki güç kaybının bir “çöküşe” dönüşme ihtimali yok varsayılamaz.

© photocredit

***

Continue reading

Türkiye için «felaketlerden» «felaket» beğenmek!!


ABD’nin Türkiye’ye yaptırım kararını açıklamak uygun nasıl olabilir? Kasım’daki Kongre ara seçimleri, bir “ara hedeftir”, bütüncül bakıldığında da bir “bahanedir.” Peki, Türkiye, kendisini açıkça karşısına almış ABD’ye ne yapıyor, bugüne kadar ABD için caydırıcı olabilecek hangi adımı atmıştır? ABD, Türkiye’nin milli ve coğrafi bütünlüğünü hedef alan tehdidin ve karşı karşıya bulunduğu “beka sorununun” arkasına değil mi? ABD’nin Türkiye’ye bu yaptığı, uluslararası hukuka açıkça aykırı değil mi? “Müttefiklik” ilişkisi ve “stratejik ortak” söylemi hatırlandığında, ABD’nin Türkiye’ye yaptığı siyaseten yanlış olmuyor mu? Şu ana kadar, ABD konusunda “caydırıcı” olabilecek, sözün ötesine geçmeyen somut bir adım atılmış mı? Yanılıyor muyuz yoksa?!

***

Continue reading

ABD ve İRAN «Örtülü bir İlişki» İçinde mi?


ABD’nin İran ile başı belada gözükürken, Türkiye’nin de hem ABD ile başı belada, hem de İran ile ciddi sıkıntıları var. İran’daki ve Irak’taki eş zamanlı protestolar ve halk hareketlerinin Türkiye’ye sıçraması için ortam müsait. Ekonomi kötüye gidiyor. Kış yaklaşıyor ve sürekli zamlar halkı bezdiriyor. Bu da hedefte Türkiye’nin olabileceğini düşündürüyor.

***

Continue reading

Türkiye’nin Dibe Vuran Yalnızlığı ve Kürtler…


SURİYE KRİZİ TÜRKİYE’YE “KAYIYOR” OLABİLİR Mİ?

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

I. Suriye krizine ilişkin son gelişmeler, Türkiye açısından dikkat çekici ve soru işaretlerine yol açıyor.

Türkiye’nin ve Türkiye ile birlikte hareket eden “muhaliflerin” Afrin’i YPG’den temizlemesi sonrasında, bugünlerde hem Suriye Kürtlerinin çeşitli “yollarla” yeniden Afrin’e yöneldiği ve Afrin’de Türkiye karşıtı “sivil” bir hareketi başlatma peşinde olduğu konuşuluyor, hem de Afrin’de yaşananları dikkate alan Suriye Kürtlerinin Türkiye’den ve Türkiye’nin desteklediği muhaliflerden korktuğu ve bu korkunun onları Şam Yönetimi ile görüşmeye ittiği ileri sürülüyor. Afrin’e bakan ve Başkan Trump’ın Suriye’nin kuzeydoğusundaki Amerikan askerlerini çekmeyi düşündüğünü (!) dikkate alan [SDF agrees to work with the regime] Suriye Kürtlerinin, Suriye’nin kuzeyindeki mevcut pozisyonlarını henüz kaybetmemiş iken, bu pozisyonun kendilerine sağladığı güç ile, Şam Yönetimi ile temasa geçtiklerine işaret ediliyor.

***

Continue reading

Türkiye – ABD : No Return Point (?!)


ÇİN’İN RUSYA’DAN ALDIĞI S-400’LERİN TÜRKİYE ÇAĞRIŞIMI!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Çin’in Rusya’dan satın aldığı S-400’lerin geçtiğimiz hafta içinde teslim edildiği, S-400 füze savunma sistemini kullanacak Çinli personelin daha önce Ruslardan eğitim aldığı ve Çin’in Rusya’dan aldığı S-400 füze savunma sistemini önümüzdeki günlerde test edilebileceği ifade ediliyor. Haberde, [China could test fire new Russian missile defence system] S-400’lerin, ABD’nin beşinci nesil F-35 “stealth” savaş uçakları da dâhil taktik, stratejik ve hipersonik (hızları, ses hızlarının en çok üzerinde olan) savaş uçaklar ile balistik füzelere karşı etkili olduğu belirtiliyor. S-400’lere ilişkin haberde gündeme getirilmiş F-35’ler ile ilgili bu bilginin yol açtığı çağrışımlar, işbu yazının konusunu teşkil eder. Bu çağrışımları, birkaç nedenle önemli buluyorum.

***

Continue reading

İYİ Parti Tartışmaları…


Siyasal partiler için önemli olan, başarının kalıcılığıdır!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Doğru, İyi Parti [İP]yeni bir parti olmasına rağmen, kısa sürede Meclis’e girdi ve grup kurdu. Bu, daha yeni kurulmuş bir parti için başarıdır. Ancak özellikle siyasal partiler için önemli olan, başarının kalıcı olmasıdır. Toplumda, bu tür küçük başarıların daha büyük başarıların habercisi olduğu yönünde güçlü bir algının oluşmasıdır. Eğer bu tür küçük başarılar, bir partinin kendi kadrolarına umut aşılayamıyor ise, topluma, seçmene hiç aşılayamaz. İP’te bunu görüyorum. Son olaylar, daha İP kurulurken sahip olduğum bu yöndeki kanaati [Meral Akşener Hareketi] güçlendirmiştir. (Editör Notu: Bu Yazı İP Kurucular Kurulu Üyesi Sayın AV.Özcan Pehlivanoğlu’nun, ‘Belçika’da Yaşayan Türkler – BYT öbeğinde yayımlanan, ‘Herkes İyi Parti’yi Konuşuyor, Neden?’ başlıklı üzerine kaleme alınmıştır. BYT üyesi olmayanlar için okuma adresi!)

***

Continue reading

%d bloggers like this: