Osmanlı ve Avusturya-Macaristan İmparatorluklarının Torunları


 

Avrupa Adalet Divanı Önünde Adalet Arıyor!

⚖♚ Avrupa Komisyonuna şikâyette bulunuluyor, konu resmi düzeyde her platformda dile getiriliyor, zaman zaman ikili anlaşmalar ile geçici çözümler getiriliyor ve sonunda hukuki davalar açılıyor.

⚖♚ Ancak Türkiye’yi tamamen rahatlatacak adımların atılması henüz mümkün olmadı. Konuya ilişkin çalışmaların dağınık ve yetersizliği olumsuz etki yapıyor. İvedilikle daha sıkı bir eşgüdüm ve net bir odaklanma ile çalışmaların hızlandırılması, bu önemli kazanımın kağıt üzerinde kalmasını engelleyebilir.

⚖♚ Davalar farklılıklar içerince, siyasi atmosfer değişiveriyor. İyi de hani hukukun üstünlüğü, bağımsızlığı, tarafsızlığı? AB bu ilkelerin savuncusu değil mi? Türkiye söz konusu olduğunda dayatmıyor mu?

⚖♚ Şimdi, Mahkeme Nisan ayındaki duruşmada; ‘bu Türkler de artık çok fazla olmaya başladılar! Bu işin sonu nereye varacak ya hû? Böyle giderse bir gün Türkler tam üyeliği de dava, mahkeme yoluyla kazanacak galiba; biri onları durdursun vakit erkenden…’ diyebilir mi?

⚖♚ Söz konusu; Türkiye, Türkler ve haklı çıkarları söz konusu olunca, AB’nin bütün kurumları farklı telli çalgıları da kullansalar, ahenkli bir «Türk Marşı» çalabilirler, kaygı bu.(nö)

***

Continue reading

G20 İlk Kez Latin Amerika’da…


Arjantin 2018’de Liderleri Ağırlıyor!

***

Continue reading

PARTİDIŞI ELEKTRONİK MUHALEFET PLATFORMU


 

‘Bıktık Artık Bu Siyasetten’ Diyenlerden misiniz?!

Sadece seçimden seçime hatırlanmak

 

Siyasetçilerin birbirlerini hain ilan etmeleri

 

Dediği dedik, çaldığı düdük liderler

 

Başarısız olan siyasetçilere katlanmak

 

Genel başkanların delegeleri, delegelerin de genel başkanları seçmesi

 

Milletvekillerinin genel başkanların kuklası gibi oy kullanması

 

Parti yöneticilerine sesinizi duyuramamak

 

Milletvekili ve belediye başkan adaylarını genel başkanların belirlemesi

 

Gönül verdiğiniz partiye katkı verme şansı bulamamak’tan sürekli, dert mi, yanıyorsunuz?

 

Özgürlük, demokrasi ve adalet arıyorsanız; Sevgi ve barış hedefliyorsanız; Sınıfların değil, bireylerin hakkını savunuyorsanız; Lider değil, ekip çalışması istiyorsanız; Yönetilmeye değil, birlikte yönetmeye talipseniz; Mucizeler değil, planlanmış hedefler bekliyorsanız; Hayallerin değil, gerçeklerin peşindeyseniz; Çekişmeden değil, uzlaşmadan yanaysanız; Sadece kendinizin değil, tüm insanlığın iyiliğini hedefliyorsanız; Aklın, bilimin ve teknolojinin kılavuzluğuna güveniyorsanız…

 

Alın Size «Seçenek!»

© photocredit

***

Continue reading

İnsanoğlunun Tükenmek Bilmeyen Oburluğu…


 

Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlıyor, fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil.
Mahatma Gandhi

Nüfusun hızla arttığı, gelişmekte olan ülkelerdeki gelir artışı ile birlikte tüketimin de katlandığı, buna karşılık üst ve alt gelir grupları arasındaki uçurumun giderek açıldığı ve var olan işlerin de azaldığı bir dünyada çıkabilecek çatışmaları önlemek, yüzyılın vebası olan terörizm ile mücadele etmek ve ekonomik ve sosyal sistemleri yeni gerçekliklere uygun bir şekilde revize etmek için sürdürülebilir kalkınma felsefesi bizlere önemli ipuçları sunuyor. Sürdürülebilir kalkınmayı “gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yetisini tehlikeye atmadan, bugünün ihtiyaçlarını karşılayan kalkınma” olarak tanımlayabiliriz. Bu kavramın temelinde, özellikle yoksulların ve dezavantajlı grupların temel ihtiyaçlarının karşılanması önceliği ve bunun yanında çevrenin sunduğu kaynakların sınırlı olduğu anlayışı yatmakta. Tüm kamu politikalarının bu felsefe uyarınca tekrar gözden geçirilmesi ve adapte edilmesi insanlığın geleceği açısından da kritik önem taşıyor.

“Sürdürülebilir Bir Dünyaya Doğru: Küresel Gündem ve Türkiye” başlıklı bu yayın, sürdürülebilirlik ekseninde, küresel gelişmeleri ve trendleri bizlere sunuyor. Ülkelerin sürdürülebilirlik ve rekabet edebilirlik gibi küresel endeksler kapsamında değerlendirildiği ilk bölümden sonra, sırasıyla sera gazı salınımlarının çevre üzerindeki etkileri, yenilenebilir enerjideki son trendler ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş gündemine ait bölümlerden oluşan bu yayının konu ile ilgili güncel gelişmeleri derliyor.

***

Continue reading

EU «In», USA «Out!?»


 

Yeni Küresel Lider Avrupa Birliği mi?

AB’nin ardı arkası kesilmeyen ticaret ataklarıyla sol şeritten son sürat gelmesinin ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında yarattığı uluslararası ekonomik düzende küresel ticaretin yönünü belirlediği liderlik koltuğundan yavaş yavaş kalkması ile aynı zamana denk gelmesi, Birliğin küresel ticaretin yeni lideri olup olmayacağı sorusunu akıllara getiriyor.

Küresel ticarette kim başrol oynuyor ve oyunun kurallarını belirliyor sorusuna eskiden “ABD” diye yanıt vermek daha kolaydı. Ancak şimdi AB’nin, Donald Trump yönetimindeki ABD’yi sollayıp geçtiği açık açık yazılıp çizilir hale geldi.

Trump, küresel çapta bir ticaret savaşının kazanını kaynatabilecek olsa da, kendisinden başka istekli görünmüyor ortalarda… Nitekim AB’nin son dönemde artan ticaret ataklarının, ABD’nin tehditkâr tavrıyla ve git gide küresel ticaretteki lider koltuğundan kalkmaya başlamasıyla aynı zamana denk gelmesi, AB’nin vazgeçilmez bir küresel ticaret ortağı olarak yıldızını parlatmaya başladı.

AB küresel ticaretteki yeni kural koyucu olmak istiyor da, bunu nasıl başarmayı düşünüyor, hazırlıkları, plânları veya programları neler?

© photocredit

***

Continue reading

Türkiye’de «Mera Sorunu…»


 

Çölleşmeye Gitmeden Çözüm Bekliyor!

 

Türkiye’de meralar halen süren bir bozulma ve küçülme süreci içinde. Bu küresel iklim değişikliğine ve erozyona katkı veriyor.

Diğer yandan meralar geriledikçe hayvansal üretim ancak hammaddeleri büyük ölçüde ithal edilen yoğun yemle yapılabiliyor. Bu da maliyet, döviz gereksinimi, çok su isteyen yem bitkilerinin üretimi için gerekli suyun çıkarılmasının getirdiği enerji ve bunun üretiminin ekolojik etkileri, kesif yemle üretilmiş hayvansal ürünlerin sağlık açısından getirdiği problemler, büyük hayvancılık işletmelerinin getirdiği ekolojik ve sosyal problemler gibi çok değişik ve çok boyutlu problemler ortaya çıkarıyor.

Bütün bu sorunların aşılması için meraların geliştirilmesi gerektiriyor.

 

Peki nasıl?!

© photocredit

Acil duyuru:
Yarın, yani 7 Aralık 2017 Perşembe yapacağımız “Başka Bir Mera Mümkün mü?” başlıklı konferans ve paneli bugün Ege Üniversitesi rektörlüğünün izin vermemesi üzerine iptal etmek zorunda kaldık. Bornova’da başka bir salon şu anda bulamadık. İki hafta önce resmi yazışma ile Ziraat Fakültesinden izin almıştık. Rektörlüğün etkinliğe bir gün kala izin vermeyeceği aklımıza hiç gelmedi. İleride bu etkinliği üniversite dışında tekrar düzenlemeyi düşünüyoruz. Saygılarla.
Tarım Ekonomisi Derneği adına
Tayfun Özkaya

***

Continue reading

Zaman «Acımasızca» ilerlerken…


Biraz Nostalji!

***

Continue reading

%d bloggers like this: