Çiftçi «çıkmaz»a sürükleniyor…


Değişime düşman olanlar «aportta» bekliyorlar!

monoculture

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

Ülkemizde birçok çiftçi hemen hemen tek ürün yetiştiriyor. Bazı açılardan çiftçiye fayda sağlasa da genel olarak çıkmaz bir yol. Ancak, ürün pazarlamada, girdi kullanımında ve ekolojik açıdan çok sorunlu. Bu sistem çiftçiyi yok olmaya doğru götürüyor. Bir süre sonra büyük şirketlere veya kapitalist çiftçilere teslim oluyor! Tarım zehirleri yoğun kullanılıyor. Çiftçi kendisini de zehirlemiş oluyor. Çünkü, Monokültür tarım yapan çiftçiler sebze, yumurta, süt vb. gibi gıda ürünlerini de dışardan alıyorlar. Bütün bunlar için bir mücadele gerekir Bunlara ilk önce çiftçilerin karşı çıktığını “başka yol yok” dediklerini biliyoruz. Bütün aracılar, süpermarketler, gıda sanayii ve politikacıların çoğunun da böyle bir değişime düşman oldukları son derece açık… Peki ne yapılması gerekiyor?

***

Continue reading

İSTANBULİSTAN…


«Bağımsızlığını» ilân etme vakti gelmedi mi?!

©Erol Erdoğmuş.

© photocredit

Nüfusu 14.000.000‘u aşan İstanbul istanbuldevlet değil. Oysa; 2013 yılında nüfusu 11.000.000 olan Yunanistan ve 7.000.000 olan Bulgaristan halen devlet. İstanbul, canlı bir coğrafyadır… Şair Nedim ne diyor? Bu İstanbul şehri pahasında birşey yoktur / Bir taşına bütün İran fedadır Gel de bu beyti Mollalar İran’ına anlat… İstanbulistan, Marmara Bölgesinin doğal başkentidir. Ama… Peki, «Akıllandırmak» mümkün mü?

***

Continue reading

EU Heads of State or Government’s Summit – Final Day


Difficulties to negotiate Free Trade Agreements and BREXIT!

eu_summit_2

© photocredit: European Council

Conclusions du Conseil européen

Conclusies van de Europese Raad over externe betrekkingen

Schlussfolgerungen des Europäischen Rates zu den Außenbeziehungen

***

Continue reading

Alman – Amerikan Evliliği : 66 Milyar $ !


«Mantık Evliliği»nin amacı çiftçiyi, çevreyi ve insan çıkarlarını korumak değil, sadece kazançları katlamak!

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

Tohum, gdo’lu tohum, tarım ilacı ve daha düşük bir ölçüde de beşeri ilaç tek ve güçlü bir elde toplanıyor. Tohum, tarım ilaçları ve sentetik gübreler konusunda zaten az olan şirketlerin bir süredir birbirlerini satın almaya çalıştıkları bir sır değil.merger Bu alanlarda en güçlü altı şirket şunlar: Bayer, Monsanto, Dupont, Dow, BASF, Syngenta. Bunlar birleşme ve satın almalarla dörde veya beşe düşmeye çalışıyorlar. Bütün bu çabalar son iki yıla sığıyor. Bu birleşmenin fiyatları yükselteceği ve araştırmaları azaltacağı ileri sürülüyor. Ancak, hassas tarım konusunda ABD Adalet Bakanlığı engel koyuyor. Olay sadece tohum, tarım ilacı ve beşeri ilaçlarda bir tekelleşme değil. Büyük veri (big data) bu şirketlerin elinde toplanıyor. Şirketler büyük veriye de hâkim olarak hegemonyalarını güçlendiriyorlar. İstenilen çiftçinin tam olarak bu şirketlere teslim olması. Böylece, çiftçiye hiçbir manevra alanı bırakılmamış oluyor

***

Continue reading

G20 leaders’ Summit in Hangzhou, China – 4-5 September.


The theme of this year’s meeting: “Towards an innovative, invigorated, interconnected and inclusive world economy”

Hangzhou_china_g20

***

Continue reading

Bir toprak bilimcisinin gözüyle Elbistan’daki toplu zehirlenmenin suçlusu…


Su değil, suyu özelleştirenler!

ortas

© Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ

elbistan

Su doğada kendine has kimyası olan bir bileşik olarak yaşamın kaynağı olarak zorunlu bir ihtiyaçtır. Susuz yaşanmayacağı için temiz su içilmesi aynı zamanda temel bir insan hakkıdır. Ve bu hak devletlerin güvencesi altında olmak zorundadır. Bu bağlamda insan ihtiyacı olan su metalaşmamalıdır. Doğanın bütün canlılara sunduğu suyun bir şekilde tek elden tutulması kabul edilemez. Su konusu beklenenin de ötesinde bir sorun olarak ileride insanlığın önüne çıkacaktır.

***

Continue reading

İnsanların temel özlemi…


Ahlâk, özgürlük, eşitlik, adalet, dürüstlük ve paylaşım!

Her siyasi akımın, dinin, ideolojinin; yaşam felsefesi, bilim, adalet, güvenlik, ahlak, paylaşım anlayışı farklıdır. cosmosBu farklıkların bir arada barış içinde olması için varılan temel gerçeklik, evrensel değerler, hukuk devleti, sosyal devlet anlayışı ile özgürlüklerin temel insan hakkı olduğu kabulüdür. Peki dünya geneli böyle bir düzen içinde mi? Kendini değil de başkasını sorgulama, ben ve öteki ayırımcılığı genlere işlemiş durumda. Ötekileştirme, düşman algısı, zıt bakış ve yaklaşım; güven huzur veren barışı bozuyor. Benlik, ego, kıskançlık, çekememezlik, güç, iktidar olma hırsı, Ahlâksızlık, zulüm, adaletsizlik, bilimsizlik ve bilgisizlik, felaketleri tetikliyor. Evrenin yasalarına, doğaya, çevreye, atomlar âlemine uymayan insanoğlu âdeta intihar etme sürecinde yaşıyor…

***

Continue reading

%d bloggers like this: