AP Kararı’na Türkiye’den Tepkiler…


 

Reactions to the EP Resolution from the Turkish Side!

☪ AB’nin herhangi bir kurumu tarafından yayımlanan bir raporun güvenilir olması, içinde bizim faydalanabileceğimiz unsurlar olması gerekir. Eleştiriden çekinmeyiz. Hatta bu eleştiriden nasıl faydalanırız diye bakarız. Fakat maalesef bu karar böyle bir içerikten tamamen uzak.

☪ Bir iş birliği raporu değil. Eleştiri hayatın icabıdır. Raporun eleştirilerle birlikte ilerlemeye, beraberce iş yapmaya olanak sağlayan birtakım hükümler içermesi, birtakım imkanlar yaratmasını beklerdik. Bu bir sabotaj raporu, ilişkileri sabote etmeye dönük bir rapordur.

☪ Kararın, AB Komiseri’nin ülkemizi ziyaret ettiği ve her iki tarafın da ilişkileri geliştirmek için çaba sarfettiği bir döneme denk gelmesi ayrıca talihsizdir.

☪ Asılsız iddialara ve iftiralara dayanan bir karar söz konusu. Bu karar tarafımızdan yok hükmünde sayılmaktadır.

☪ AP’nin de eleştirdiği, yani demokrasi, insan hakları, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü alanlarında Türkiye’nin ilerlemesini sağlamak, Avrupa değerlerine bağlı kalmasını temin etmek için en etkili araç ve yöntem üyelik süreci ve müzakerelerdir. Yeni fasılların açılmasıdır. Etkin ve inandırıcı bir müzakere süreci Türkiye’nin AB’ye her alanda yakınlaşmasını sağlamanın en etkili yoludur.

☪ It did not represent a binding decision and further highlighted that suspending negotiations would result in tremendous damage to Turkey-EU relations.

☪ In order to full advance in issues criticised by the EP such as democracy, human rights, fundamental freedoms and rule of law and for Turkey to progress and to be fully in line with European values, the most effective method would be to open new Chapters within the framework of the accession negotiations. An effective and credible negotiation process is the most efficient way in enabling the necessary rapprochement between Turkey and the EU.

© photocredit

***

Bu rapor, bir iş birliği raporu değil.

Avrupa Birliği Bakanlığı’nda gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Bakan Ömer Çelik, “Avrupa Parlamentosu Raporunu yok hükmünde ve geçersiz kabul ediyoruz. Rapor değerlendirme yapmadan aynen iade edilecektir!” dedi.

AB Bakanı Ömer Çelik, Avrupa Komisyonunun Türkiye’nin AB sürecinde kaydettiği gelişmeleri ele alan 2016 yılı ilerleme raporunun objektif ve güvenilir olmayan ifadeler içerdiğini, Avrupa Komisyonunun hazırladığı ilerleme raporunun Avrupa Parlamentosu tarafından yapılan bir değerlendirmesi olduğunu, bu nedenle bağlayıcılığı bulunmadığını kaydetti.

Avrupa Parlamentosunun siyasi nitelikte bir karar açıkladığını ifade eden Bakan Ömer Çelik, “AB’nin herhangi bir kurumu tarafından yayımlanan bir raporun güvenilir olması, içinde bizim faydalanabileceğimiz unsurlar olması, her zaman gözettiğimiz bir husustur. Burada objektif olmasını, dengeli olmasını her zaman gözetiriz. Hiçbir zaman da eleştiriden çekinmeyiz. Hatta bu eleştiriden nasıl faydalanırız diye bakarız. Fakat maalesef bu rapor bu içerikten tamamen uzak.” diye konuştu.

Özellikle 1915 olaylarının 100. yılıyla ilgili tek taraflı Ermeni anlatılarına dönük yaklaşımın bu seneki Avrupa Parlamentosu raporunda gündeme getirildiğini bildiren AB Bakanı Ömer Çelik, “Tek taraflı siyasi yaklaşımla yürütülen bir meseleye karşı dengeli, objektif olmayan, Türkiye’nin yaptığı açılımları görmeyen ve siyasi bir suçlama içeren ifadeleri bu rapora aldıkları için bu raporu tabii ki kabul etmiyoruz.” ifadesini kullandı.

“Raporda 15 Nisan 2015 kararına yapılan atıf, sadece tarihi çarpıtmakla kalmıyor, 25 Mayıs’ta Sayın Cumhurbaşkanımızın NATO Zirvesi marjında Brüksel’de yaptığı görüşmelerle ortaya çıkan yeni atmosfere ve AB liderleriyle üzerinde çalışılan yeni yol haritasına da aykırı bir tutum sergilemiş oluyor.

Bu rapor, bir iş birliği raporu değil. Avrupa Parlamentosundan beklentimiz uygun iş birlikleri üreten, yeni köprüler kuran bir rapor üretmesi. Eleştiriler tabii ki söz konusu olacaktır, eleştiri hayatın icabıdır. Raporun eleştirilerle birlikte ilerlemeye, beraberce iş yapmaya olanak sağlayan birtakım hükümler içermesi, birtakım imkanlar yaratmasını beklerdik. Bunun yerine bu rapor, birtakım ülkelerin tek taraflı siyasi yaklaşımlarını bir koalisyon mantığıyla metne doldurmuş, iş birliğinden uzak bir sabotaj raporu, ilişkileri sabote etmeye dönük bir rapor. Bu nedenle Avrupa Parlamentosu raporunu son 2 senede olduğu gibi bu yıl da yok hükmünde ve geçersiz kabul ediyoruz. Rapor, bizim tarafımıza ulaştığında hiçbir şekilde değerlendirme söz konusu olmaksızın aynen iade edilecektir.”

AB Bakanı Ömer Çelik, Avrupa Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu AB Komiseri Hahn ile görüştü

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Avrupa Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn ile Ankara’da bir araya geldi.

Avrupa Birliği Bakanlığı’nda gerçekleşen görüşmede Türkiye-AB ilişkilerinde önümüzde dönem yapılacak toplantılar, katılım müzakereleri, vize serbestisi sürecinin hızlandırılması, Gümrük Birliğinin güncellenmesi ve 18 Mart Mutabakatı hususları ele alındı.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, AB Komisyonunun Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn ile AB Bakanlığı’ndaki görüşmesinden önce gazetecilere açıklama yaptı. Bakan Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosunda bugün oylanacak Türkiye raporunda müzakerelerin askıya alınması çağrısı yapılacağı haberlerini, ayrıca üyelik müzakereleri yerine güçlü iş birliği çağrılarını nasıl değerlendirdiği sorularını da yanıtladı.

AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye-AB arasındaki ilişkinin omurgasının katılım müzakereleri olduğunu belirterek, “Katılım müzakerelerinin dışında herhangi bir teklif Türkiye-AB arasındaki bütün anlaşmalara ve şimdiye kadar yürütülen ilişkinin doğasına aykırıdır.” diye konuştu.

Bu çağrının yıllar önce ilk olarak Avrupa projesine de karşı olan aşırı sağ kesimler tarafından dillendirildiğini hatırlatan AB Bakanı Ömer Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

“Bunlar esasen Avrupa değerlerine de karşı kesimler. Sonra zaman içinde bunun maalesef bazı ana siyasi akımlara da sirayet ettiğini gördük. Şöyle bir şey söz konusu değil: ‘Türkiye ile AB arasında katılım müzakereleri olmasın, onun yerine terör, göç ya da diğer alanlarda güçlü bir iş birliği’ şeklindeki tekliflerin hepsini elimizin tersiyle itiyoruz. Bu tekliflere kapı açanlar esasında birilerinin Avrupa projesini baltalamasına da kapı açıyorlar. Bunlar sağlıklı teklifler değil. Bir gün Türkiye ya da 28 AB ülkesi böyle bir karar vermeye yaklaşırsa o başka bir meseledir. Ama bugün böyle bir karar verilmemişken ilişkinin doğasını buraya çevirmek, aramızdaki ilişkiyi buraya kodlamaya çalışmak Avrupa projesini sabote etmeye çalışanlara fırsat verir ve çok büyük bir yanlış olur.”

AB Bakanı Ömer Çelik, dünyanın çeşitli yerlerinde istikrarsızlıklar bulunduğunu, transatlantik ilişkilerde çeşitli tartışmalar yaşandığını belirterek, Türkiye ile AB arasında kriz çıkarmaya dönük yaklaşımların kimseye faydası olmayacağını vurguladı.

AB’nin, tam üyelik müzakereleri yürüten bölgesel güç Türkiye ile ilişkiler konusunda çok verimli politikalar üretmediğini ifade eden AB Bakanı Ömer Çelik, en önemli gündem maddesinin demokratik dayanışma olması gerektiğini söyledi.

Bakan Ömer Çelik, “Ama 15 Temmuz darbe girişiminde bu yana bunu da güçlü bir şekilde gördüğümüzü söyleyemem.” diye konuştu.

Avrupa kurumları içinde Avrupa Parlamentosunun darbe girişimine uğramış Türkiye ile dayanışma konusunda sınıfta kaldığını dile getiren AB Bakanı Ömer Çelik, konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye’nin parlamentosu bombalanmış, Avrupa Parlamentosunun başkanı aylar boyunca Türkiye’yi eleştirip 3-4 ay sonra Türkiye’yi ziyaret etmiştir. Böyle bir dönemde Avrupa Parlamentosundaki sayın milletvekillerinden beklentimiz Türkiye ile güçlü bir dayanışma içinde olmalarıydı ama onun yerine ‘katılım müzakerelerini keselim’ gibi çağrılar gelmesi son derece yanlıştır. Bu tarihe kötü bir karar olarak geçecektir.”

Avrupa Parlamentosunda Türkiye ilgili kararların sağlıklı verilmediğini kaydeden AB Bakanı Ömer Çelik, Avrupa kurumlarında olmaması gereken yaklaşımların söz konusu olduğunu söyledi. Bakan Ömer Çelik, “Türkiye’nin dış politikasının hassas konularında taraf olan ya da Türkiye’nin halkoyuyla gerçekleşen anayasa değişikliği konusunda kendi görev alanına girmeyen bir şekilde bu sonucu tanımayan açıklamalar yapan bir parlamento kararı bizim için tabii ki saygıdeğer olmaz.” ifadesini kullandı.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosunun Türkiye hakkındaki kararının bugün çıkmasından sonra konuyla ilgili değerlendirme yapacağını aktardı.

Müzakere başlıklarının açılması için çalışmaları sürdüreceklerini belirten AB Bakanı Ömer Çelik, AB’den bazı konularda Türkiye’ye yapılan eleştirileri konuşma mekanizmasının müzakere başlıkları olduğunu vurguladı.

AB Bakanı Ömer Çelik, “Ama Güney Kıbrıs’ın blokajı ya da başka sebepler derken aslında AB kurumları kendilerinin en temel mekanizmalarının kilitlenmesine müsaade etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu ve fasılların açılmamasının, AB’nin sorun çözme mekanizmalarının ortadan kaldırılması anlamına geldiğini bildirdi.

AB Bakanı Çelik, Johannes Hahn ile görüşmesinde ele alacakları konular hakkında bilgi verirken de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 25 Mayıs’ta Brüksel’de AB Konseyi, AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu başkanları ile yaptığı görüşmelerin ardından gelecek dönemde yapılabilecekler üzerinde çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Diyaloğun güçlendirilmesi bakımından bazı adımlar atılacağını aktaran AB Bakanı Ömer Çelik, bu kapsamda Hahn ile görüşmesinin önemine değindi. 25 Temmuz’da bakanlar ve komiserler düzeyinde siyasi diyalog toplantısının Brüksel’de yapılacağı bilgisini veren AB Bakanı Ömer Çelik, kendisinin de Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi toplantısına katılmak üzere gelecek günlerde Brüksel’e gideceğini aktardı.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinde ilerleme sağlanmasının en öncelikli gündem maddesi olduğunun altını çizerek, “Bunların yanı sıra ekonomi, enerji, terörle mücadele ve dış politika gibi AB ile diyaloğumuzun yoğunlaşacağı alanlar olacak. Diyaloğumuzun en üst düzeyde geliştirilebilmesi için daha önce de mutabık kaldığımız bu yıl içinde Türkiye-AB Zirvesinin düzenlenmesine önem veriyoruz. Vize serbestisi ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi de diğer önemli gündem maddeleri olacaktır.” diye konuştu.

Düzensiz göçün önlenmesi ve Suriyeli mültecilerin ihtiyaçlarının karşılanması gibi konuların da öncelikli ele alınan konuların başında geldiğini bildiren AB Bakanı Ömer Çelik, “Türkiye 18 Mart uzlaşısı çerçevesinde ahde vefa ile hareket etmiş ve üzerine düşeni yapmıştır. Bu durum AB Komisyonunun yayınladığı son raporla da teyit edilmiştir.” diye konuştu.

Başta FETÖ ve PKK olmak üzere terörle mücadelede AB’den daha açık ve somut destek beklediklerini vurgulayan AB Bakanı Ömer Çelik, terör tehdidi göz önüne alındığında terörle mücadelenin en çok iş birliği yapılması gereken alanlardan olduğunu kaydetti. [Kaynak]

***

Asılsız iddialara ve iftiralara dayanan bir karar

Avrupa Parlamentosu’nun (AP), AB Komisyonu’nun 2016 Türkiye Raporu’na ilişkin kararı, 6 Temmuz 2017 tarihinde AP Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir.

Taraflı ve objektiflikten uzak şekilde belirli çevrelere hizmet etmek üzere hazırlandığı anlaşılan sözkonusu kararın ilişkilerimize olumlu katkısının olmayacağı açıktır.

Bu kararın, kısa bir süre içerisinde üç AB Komiseri’nin ülkemizi ziyaret ettiği ve her iki tarafın da ilişkileri geliştirmek için çaba sarfettiği bir döneme denk gelmesi ayrıca talihsiz bir gelişmedir. Türkiye-AB ilişkilerinin temeli ve ülkemizin stratejik önceliği tam üyelik olup bu hususta en önemli araç katılım müzakereleridir. AP’nin müzakerelerin ve fonların askıya alınmasına dair benimsediği dil teşvik edici ve yapıcı olmaktan uzaktır. Kararda insan hakları alanında ülkemize haksız eleştiriler yöneltilirken bu konuların istişare edilmesinin doğru yolu olan Yargı ve Temel Haklarla ilgili 23. ve Adalet, Özgürlük ve Güvenlik başlıklı 24. fasılların müzakereye açılması yönteminin siyasi nedenlerle engellenmiş olmasına değinilmemesi açık bir çelişkidir. Benzer şekilde, ülkemizin zor bir dönemden geçmekte olduğu hususu zayıf ifadelerle de olsa teslim edilirken, müzakere eden aday ülke olan ve önemli bir ortak olarak görülen Türkiye’den hak ettiği desteğin esirgenmesi, çelişkili yaklaşımın ve vizyon eksikliğinin bir diğer göstergesidir.

Asılsız iddialara ve iftiralara dayanan bu karar söz konusu kurumun itibarını ayaklar altına almaktadır. Bu karar tarafımızdan yok hükmünde sayılmaktadır. [Kaynak]

***

AP’NİN MÜZAKERELERİ ASKIYA ALMA TAVSİYESİ İLİŞKİLERİ ZEDELER

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 64’e karşı 477 oyla kabul ettiği Türkiye raporu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Zeytinoğlu, Raporun Türkiye’ye karşı tutarlı bir yaklaşımı yansıtmadığını ve bu haliyle yapıcı bir etkide bulunmaktan uzak olduğunu belirtti.

AP üyesi Kati Piri tarafından hazırlanan ve Dış İlişkiler Komisyonundan geçtikten sonra bugün Genel Kurul’da kabul edilen 2016 Türkiye raporu, Anayasal değişiklik paketi bu haliyle uygulandığı takdirde, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısında bulunuyor. Raporda, Anayasal değişikliğinin kuvvetler ayrılığı, denge ve denetleme sistemi ve Kopenhag kriterleri ile uyumlu olmadığı ifade ediliyor ve üyelik müzakereleri yerine AB ve Türkiye’nin iki tarafın yararına olacak konularda yoğunlaştırılmış bir işbirliği süreci başlatmasını öneriyor.

AP’nin Türkiye ile üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısını değerlendiren Başkan Zeytinoğlu, bunun bağlayıcı bir karar olmadığını hatırlattıktan sonra, müzakerelerin kesilmesinin Türkiye ve AB ilişkilerinin geleceğine büyük zarar verecek bir öneri olduğunu dile getirdi:

“AP’nin de eleştirdiği birçok konuda, yani demokrasi, insan hakları, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü alanlarında Türkiye’nin ilerlemesini sağlamak, Avrupa değerlerine bağlı kalmasını temin etmek için en etkili araç ve yöntem üyelik süreci ve müzakerelerde özellikle bu konular ile ilgili 23. ve 24. fasıllar gibi yeni fasılların açılmasıdır. Etkin ve inandırıcı bir müzakere süreci Türkiye’nin AB’ye her alanda yakınlaşmasını sağlamanın en etkili yoludur.”

“Rapor tavsiye niteliğindedir. Esas karar organı Üye Devlet hükümetlerinin temsil edildiği Konsey’dir”.

Başkan Zeytinoğlu, AP raporunun AB’yi bağlayıcı olmadığını ve Türkiye ile müzakereler konusunda belirleyici karar organının AB Konseyi olduğunu belirtti. Şu aşamada, müzakerelerin askıya alınmasının, Konseyin gündeminde olmadığını ekleyen Zeytinoğlu şunları söyledi:

“Bu rapor Parlamento’nun kendi görüşünü yansıtıyor ve diğer AB kurumlarını bağlamıyor. Yani müzakerelerin askıya alınması tavsiyesi ancak Komisyon ve Konsey’in harekete geçmesi halinde uygulamaya geçirilebilir. Mevcut koşullarda ise bu son derece zor. Konsey’in Türkiye ile müzakereleri askıya almak için nitelikli çoğunluk ile karar vermesi gerekir ki halihazırda Üye Devletler arasında bu şekilde bir ortak irade oluşmamış durumda.”

THE EP’S RECOMMENDATION ON THE SUSPENSION OF ACCESSION NEGOTIATIONS WOULD HARM RELATIONS

IKV Chairman Ayhan Zeytinoğlu announced that the EP report which was approved today with 477 votes to 64, did not show a coherent approach towards Turkey and was far from being constructive.

The 2016 Turkey report prepared by MEP Kati Piri which had first been discussed at the Committee on Foreign Affairs (AFET) and approved today at the Plenary meeting recommended that in the event that all of the constitutional amendments were implemented, accession negotiations with Turkey should be suspended.

Furthermore, the report also underscores that the constitutional amendments are not in line with the Copenhagen criteria in terms of separation of powers, balance and monitoring system and preconizes the launch of a reinforced cooperation process which would be mutually beneficial instead of the current accession negotiations.

Assessing the resolution of the EP with respect to the suspension of accession negotiations with Turkey, Chairman Zeytinoğlu first of all stressed that it did not represent a binding decision and further highlighted that suspending negotiations would result in tremendous damage to Turkey-EU relations:

“It is of utmost importance to note that in order to full advance in issues criticised by the EP such as democracy, human rights, fundamental freedoms and rule of law and for Turkey to progress in these areas and in order to be fully in line with European values, the most effective method would be to open Chapters 23 and 24 within the framework of the accession negotiations. An effective and credible negotiation process is the most efficient way in enabling the necessary rapprochement between Turkey and the EU”.

“The report is only advisory. The real decision-making organ is the European Council where the governments of the Member States are represented”.

Chairman Zeytinoğlu also indicated that the EP report does not have a binding nature with respect to EU institutions and that the sole decision-making body with respect to negotiations with Turkey remains the EU Council. Moreover, Zeytinoğlu further noted that at this particular juncture, there has not been any credible proposal to suspend negotiations with Turkey within the framework of the agenda of the Council:

“This report only reflects the opinion of the Parliament and does not bind the other EU institutions. As such, the decision to suspend negotiations concretely can only be taken by joint action of the Commission and the Council. Under the current circumstances, this seems extremely difficult. In order for the Council to suspend negotiations with Turkey, it would take a decision at qualified majority and as it stands, there is no such majority within the Member States to follow such a course of action”. [Kaynak/Source]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: