Ballama ve Aba altından Sopa gösterme…


Zamanı yine geldi ve çattı!

© photocredit

Türk’ün, sosyolojik ve psikolojik hali darma duman. Bölünmenin bir adım ötesine geçildi, parçalanma aşamasına sürükleniyor ülke… Strateji yine aynı; uyuyan Türk’ü uyandırmamak; uyumaya meyilli olanları da horoz düdüğü, elma şekeri ve balla uyutmak. bal_aba_sopa_saksi Atatürk ne diyor? ‘Onlardan ayrı ve yabancı bir millet olduğumuzu sopa ile içlerinden kovulunca anladık. Kuvvetimizin zaafa uğradığı anda bizi tahkir ettiler, aşağıladılar, horgördüler. Anladık ki; kabahatimiz kendimizi unutmaklığımızmış!’ Çok yakın tarihte, 36 etnik parçadan biri gösterdikleri Türk’ü iğdiş etmeye kalkanlar şimdilerde «Milliyetçi» postuna büründüler! Niçin? Yeni anayasa ve devlet başkanlığı dayatması var. Birileri çıkıp ne diyor? 1923 Doğumlu Cumhuriyet’in bekası tehlikede! Eğer fiili durumu hukukileştiremezsek felakete sürükleniyoruz. Kuşkuculara da dönüp ekliyor; ‘bakma sen söylenenlere, yeni anayasa buram buram Türk Milliyetçiliği kokacak! Geçmişimizden ders çıkaranlar ne diyorlar? Gidişat kötü! Nüfusun ekseriyetini oluşturan Türk’ün sırtını yine oy için sıvazlayanlar aslında mayın döşemekle meşguller! Peki hangi taraf doğru konuşuyor acaba?

***

TÜRK’ÜN AĞZINA BAL ÇALMAK !

ozcan_pehlivanoglu

Özcan Pehlivanoğlu

Milli şairimiz merhum Mehmet Akif, Türk milletini İstiklal Mücadelesi’ne razı etmek için gittiği Kastamonu’da 19 Kasım 1920 tarihinde şöyle der: “Milletler topla, tüfekle, ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki bağlar çözülerek, herkes kendi başının derdine, kendi menfaatini temin etmek sevdasına düştüğü zaman yıkılır.” Bu ifade doğru değil midir?

Eğer buna doğru diyorsak; hem kendi halimize hem de etrafa, çok dikkatlice bakmamız gerekir.

Bugün Türk Milletinin, sosyolojik ve psikolojik hali darma dumandır. Bölücübaşı, Türk Milletini Türk – Kürt diye ayırma konusunda epeyce mesafe kaydetmiştir. Diğer bölücü de, Türk Milletinin 36 etnik parçadan ibaret olduğu safsatası ile Türk Milletine karşı, ilkinden çok daha büyük bir günah işlemiştir.

Bu sebeple Türk yurdu Türkiye; bölünmenin de bir adım ötesine geçerek parçalanmanın eşiğine gelmiştir. Öyle 36 parçalı “millet” diyerek insanları bir arada tutmanın imkanı yoktur. Buradan da anlıyoruz ki; Türkiye parçalanmalıdır diyenler vardır ve etrafta kol gezmektedirler.

Ancak Türk’ün hesaba katmadığı hususları, onlar Türk’ü çok iyi tanıdıklarından hesaba katarak, attıkları adımlara büyük dikkat göstermektedirler.

En büyük stratejileri; uyuyan Türk’ü uyandırmamak ve uyumaya meyilli olan Türkleri de uyutmaktır.

Memleket çok sıkıntılı günler yaşarken, gerçekler Türk Milletinden gizlenmekte ve adeta yapılan organizasyonlar eli ile Türk’ün ağzına bir parmak bal çalınmaktadır.

Gündemi takip ediyorsanız, bu meyanda İstanbul, Edirne, Eskişehir ve Bodrum’da; Türklüğe ve Türk Dünyası’na yönelik bazı çalışmalar yapılmıştır.

Edirne ve Eskişehir’de yapılan “Dünya Türk Forumu”, İstanbul’da yapılan Balkanlara ilişkin bir sempozyum, devlet destekli Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın “Çocuk Şöleni”, Avrasya Bir Vakfı ve İstanbul Türk Ocağı’nın TİKA, İstanbul Büyükşehir ve Fatih Belediyesi ile yaptığı Türk Dünyası çocuklarını buluşturan çalışması, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Eskişehir’den yaptığı açıklama, Bodrum’da Türk Cumhuriyetlerinin devlet başkanlarının buluşması ve kamuoyuna sunumları; Türk Milletinin ruhunu hep okşamış ve “bakın Türklük için ne kadar iyi şeyler yapılıyor” dedirtmiştir.

Bütün bunlar göstermeliktir. Pkk’ya terk edilen Doğu ve Güneydoğu illerimiz Türk Milletinin gözünden kaçırılmaya çalışılmaktadır. Irak Türkmenlerinin içler acısı hali ve Doğu Türkistan Türklerinin dramı medyada yer bile bulmamaktadır. Kıbrıs ne haldedir bilen yoktur. Bulgaristan Türkleri, Bulgarın insafına terk edilmiştir. Velhasıl Türk’ün halini ne kaybedilen topraklarda ne de Türkiye’de soran vardır. Ama göstermelik organizasyonlar, uyuyan ve uyumaya meyilli Türkler üzerinde çok etkili olmaktadır. Psikolojik operasyonun küçük bir tamamlayıcısı da “IMF bizden 5 milyar dolar isterse” veririz haberleridir. Ne güçlü iktidar değil mi? Memleket elden gidiyor ama IMF’e 5 milyar dolar borç veriyoruz!

Şimdi fol yok yumurta yok, nereden çıktı bu Türk’ün ağzına bir parmak bal çalma operasyonları derseniz; size Cumhurbaşkanlığı seçimlerini işaret ederim.

Cumhurbaşkanını Türk Milleti belirleyecek te, ondan bu göz boyamalara ağırlık verilmiştir. Hatırlayın kara partinin mitinglerinde işi biten Türk bayraklarının çöp bidonlarına atılışını…

Edirne’de “Dünya Türk Formu”nda Kızıl Elma ödülleri bile dağıttılar. Sahnede akil adam Orhan Gencebay da vardı. Kızıl Elma ve akil Gencebay; ne kadar yakışıyorlar birbirlerine değil mi?

Ey Türk Milleti; sana karşı Türklük konusunda yapılan takiyyeyi gör ve yeni tuzaklara düşme. Karşında, Türk’e düşman ve Türk Yurdunu Suret-i Hak’tan gözüküp parçalamaya çalışanlar var. Ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e kulak ver “Türk Milleti, milliyetine gereken önemi vermeyeşinin çok acı cezalarını gördü. Osmanlı İmparatorluğu dahilindeki çeşitli milletler hep milli inançlara sarılarak, milliyet ülküsünün kuvvetiyle kendilerini kurtardılar. Biz ne olduğumuzu, onlardan ayrı ve onlara yabancı bir millet olduğumuzu sopa ile içlerinden kovulunca anladık. Kuvvetimizin zaafa uğradığı anda bizi tahkir ettiler, aşağıladılar, horgördüler. Anladık ki; kabahatimiz kendimizi unutmaklığımızmış!”. Bilmem anlatabildim mi?”

Bu yazıyı yazalı nerede ise üç yıl olmuş! O günlerde ilk defa Cumhurbaşkanını halk oyu ile seçecektik. Seçmenin kahır ekseriyeti doğal olarak Türk’tür. Ancak o güne gelinceye kadar Türk’ü “millet” diyerek ve 36 etnik parçadan biri göstererek iğdiş etmeye kalkmıştık. Ancak onca çabaya rağmen Türkler dimdik ayakta kalmıştı!

Öyleyse hemen tornistan edip cumhurbaşkanını seçecek Türklerin ağzına bir parmak bal çalmak gerekliydi ve yukarıda bahsedilen aktivitelerle bu başarılmaya çalışıldı. Şimdi de önümüzde bir yeni anayasa ile devlet başkanlığı dayatması var. Birileri de diyor ki, Türklerin ve Türk devletinin bekası tehlikede imiş! Eğer fiili durumu hukukileştiremezsek durum felaketmiş ve yine biri çıkıp, yeni anayasa buram buram Türk Milliyetçiliği kokacak diye anlatıyor.

Bu bana göre Türklerin ağzına bir parmak bal çalmak ve onların gönlünü alarak, yolumuza mayın döşemekten ibarettir. Yahu siz bu Türkleri bu kadar aptal mı, zannediyorsunuz?

*

ozcan_pehlivanoglu1

email

twitter

twitter

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: