Belirsizlik ortamı…


Hâyâl kırıklığı (mı?)

cop21

Türkiye’nin ilk haftaki oturumlardaki talebi “differentiation/ gelişmiş-gelişmekte” kısmında belirginleşti. netleşmesi gerektiği konusunda elini kaldıran ülkelerden biriydi. Türkiye müzakerelerde, özellikle Ek’lerin ya kaldırılmasını ya da Türkiye için daha netlik kazanmasını talep ediyor… Türkiye’nin yeni anlaşmada olmasını istediği ulusal emisyon azaltım hedefi yüzde 21. AB ise, kendi iç sorunlarıyla oldukça meşgul. Ancak AB’nin COP’lardaki etkisiz gücü uzun süredir eleştiri almakta. “Zaten bir tek AB kaldı” derken, bu eleştirilerin Paris’te de devam ettiğini görüyoruz. Müzakerelerde “insan hakları” ve “göç” gibi başlıkların AB tarafından tartışmaya açılması da oldukça düşündürücü.

***

Continue reading

Paris’te Türkiye’nin Pozisyonu Nedir?


Yeni iklim anlaşmasına doğru adım adım…

cop21

Türkiye’nin yıllık emisyon salınım miktarı 2013 yılında 459,1 milyon ton karbondioksit olarak açıklandı ve en büyük emisyon salınımı yüzde 67,8 ile enerji, yüzde 15,7 ile sanayi ve ürün kullanımı, yüzde 10,8 ile tarım ve yüzde 5,7 ile atık sektörü oluşturuyor. Yeni anlaşmayı imzalaması gereken Türkiye’de etkilenecek sektörler hali hazırda AB ile yürütülen müzakereler çerçevesinde mevzuat uyumu içinde oldukça zorlanmakta. Buna ek olarak yeni iklim değişikliği anlaşmasının ekleyeceği değişim yükü, Türkiye’de şu soruları akla getirmesi gerekiyor: Sektörler yeni anlaşma ile revizyona hazır mı? İklim değişikliği stratejik alt departmanları kuruldu mu? Kurulacak mı? Maliyet analizleri hesaplandı mı?

***

Continue reading

%d bloggers like this: