Suçsuzluğunu Kanıtlayabilmek…


Farklılıklar eşitsizlik doğurur. Güçlü olan ayrıcalıklıdır. Keyfilik haklar açısından düzensizlik getirir. Masumiyet ilkesi, Suçsuz ceza olmaz ilkesi ayaklar altına alınır. Oysa çağdaş yönetim; Anayasal Devlettir, Hukuk Devletidir. Peki Türkiye’deki Durum?!

***

Continue reading

Yargıda reform…


Türkiye’nin «Yargı Baharı» ne zaman?!

Söz ! Adalet Sisteminde Dönüşüm  için ; reform görev gücü  oluşturulacak, yargıda etkinlik, hızlılık, hesap verebilirlik, ekonomiklik ve şeffaflık sağlanacak,  Anayasal değişikliklere bağlı olarak yüksek yargıda içtihat düzeyinde dağınıklık  giderilecek… Wait and See !

Söz ! Adalet Sisteminde Dönüşüm için ; reform görev gücü oluşturulacak, yargıda etkinlik, hızlılık, hesap verebilirlik, ekonomiklik ve şeffaflık sağlanacak, Anayasal değişikliklere bağlı olarak yüksek yargıda içtihat düzeyinde dağınıklık giderilecek… Wait and See !

Türkiye’nin, bir ayağı yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlayacak, diğer ayağı ise yargıda etkinliği ve sürati artıracak kapsamlı bir reforma ihtiyacı var. Bir ülkenin ekonomik gelişmesi, siyasi ve ekonomik istikrar ile demokratik bir hukuk devleti olmaksızın sağlanamaz. Hukuk devleti ve hukuk güvenliği ilkelerinin hayata geçirilmesi ve yargının hızlı, adil ve istikrarlı bir yapıya kavuşturulması aynı zamanda AB’ye tam üyelik yolunda atılması gereken önemli adımlardır. Hukuku uygulamada yetkinlik aynı zamanda yargı etiğinin de bir parçasıdır. Hukuksal ilişkilerde devlete yüklenen en önemli görev, hukuk düzeninde istikrarın ve öngörülebilirliğin sağlanması ve kazanılmış hakların korunmasının teminat altına alınmasıdır.

***

Continue reading

Siyaset – Yargı “çatışması”…


Kim haklı, kim haksız?

hukuk

© photocredit

Kimilerine göre; siyaset açıkça yargıya müdahale ediyor.. Konuşmalara, uygulamalara baktıkça haksız da değiller.. Bir tarafta “öç” alma duygusuna kendisini kaptıranlar, güçlünün hukuk düzeni tesisi peşindeler. Öte yanda ise, adalet peşinde koşuşturan sade vatandaşları koruma mücadelesi veren yargı mensupları. Millet denilen unsur ise, kim suçlu kim değil, kendisine dokunulmadıkça ya önemsemiyor, ya da rahatını bozmamak için düşünmek bile istemiyor… Eh o zaman, vakti gelince adama; kendin ettin kendin buldun, şimdi başının çaresine bak, demek gerekmeyecek mi?

***

Continue reading

%d bloggers like this: