Değişim-dönüşüm operasyonu sürecinde…


Bilinçaltına, İtirazsız Kabul Psikolojisi yerleştirmek…

psikoloji4

Genelde kitleler, toplumlar üzerinde psiko-kültürel tasfiye programı uygulanır. Bireylerin derin şuuraltında muhafaza ettiği kimlik, ortak değerler ve insanlık hassasiyeti köreltilir. Kendisini de doğrudan etkileyen, etkileyecek gelişmeleri izleme, algılama, sebep-sonuç varsayımları üzerinde düşünme sac ayağı yok edilir. Peki, özellikle baskıcı rejimlerin sıkça kullandıkları bu yöntemin ulaşmak istediği nihaî amaç nedir?

***

Continue reading

Mersin vahşetine psikolojik bakış…


Sadece caniler mi suçlu?

narsist

© photocredit

Yaşam yaratmak, güçsüz insanda bulunmayan birtakım nitelikleri gerektirir. Yaşamı yoketmekse yalnızca bir tek niteliği, şiddete başvurmayı gerektirir. Güçsüz insan, tabancası, bıçağı ya da kuvvetli bir bileği olduğu sürece başkalarının ya da kendisinin içindeki yaşamı yokederek onu aşabilir. Böylece, kendisini yadsıyan yaşamdan öç almış olur. Ödünleyici şiddet, güçsüzlükten doğan ve güçsüzlüğü ödünleyen bir şiddet türüdür. Yaratamayan bir insan, yok etmek ister, yaratırken, yok ederken salt bir yaratık olma rolünün ötesine geçer.

***

Continue reading

Anadolu odaklı Ortadoğu coğrafyası…


…ve Türkiye Özel Elemanlar Örgütü!!

orient

© photocredit

Tarih boyunca süregelen yöneten yönetilen ikilemesinde dinler, ideolojiler istismar aracı kılınmıştır. Ancak gerçek neden, güç yetki servet edinmek olmuştur. «Doğu Kültürü» çıkar önceliklidir. Kişiler veya devletler «Dost» görünürler, fakat menfaat sözkonusu olduğunda birbirlerinin içine sızarlar, «Uyku»daki özel yetiştirilmiş ajanlarını uyandırır ve koşullar ne gerektiriyorsa «Yap!» talimatı verirler.. Böyle bir ortama Türkiye’yi hazırlarlarken kimi güçler, kendilerini çatlayan bir ortaklığın ortasında buluverdiler. Peki, ne oldu da çatladı? Ne oldu da çatlatıldı?

***

Continue reading

Ufacık tefecik içi dolu fıçıcık…


…değil bu bilmece; sesi çok içi boş, dinlemesi na-hoş!!

delmek3

© photocredit

Vatandaşa göre, içinde sorunlara çözüm üretilir. Oysa sürekli karşıtlık temeline dayandıranlardan çözüm beklemek mucizedir. İyi de vatandaşı bu kısır döngünün içerisinden kim veya kimler nasıl çıkarabilirler? Bazılarının damaklarında yer edecek şekilde mey-hoş bir tat bırakacak olsa da, na-hoş durumdan çıkabilmenin tek bir yolu vardır, o da «delmek»tir!

***

Continue reading

Ötekiler, beridekiler, bizimkiler, sizinkiler….


beyin_yıkama4

«Şeytan,» yalancıdır, kafa karıştırma ustasıdır ve psikolojik saldırısına geçmeden önce de yalanlarını gerçeklerle yoğurur… İnandırıcı olsun diye!!
William Peter Blatty

Sade vatandaşı sürekli bir çatışma ortamında tutmak, günümüzün politikacılarının sıkça başvurdukları bir yoldur. Hemen her gün aralıksız uzun uzun konuşurlar; basın okutturabilmek için manşetleriyle gerilim yaratma aracı olarak kullanılır. Amaç; asıl yapmak istediklerini gözlerden kaçırmak, zaten zekâ ve egitim düzeyleri düşük olanları, olup bitenleri anlamakta giderek zorlanan bir «Ahmaklar Toplumu»na dönüştürmektir! İlgilenmeyen, düşünmeyen, günü kurtarmaktan öte bir kaygısı olmayan, boks maçı seyredercesine bakışlarını «ring»e kilitleyen bir toplum… Böyle bir toplumun parçası olmak işinize mi geliyor yoksa?

***

Continue reading

Uykudan uyanma zamanıdır, hemen şimdi…


Uyanamazsan tüm kazanımların gidiyor, gitti!!

uyan

© photocredit

Bu dünya fanidir, sakın ola ki aldanma. This world is transient, don’t ever be deceived Mağrur olup Tac-u Tahta dayanma. Don’t rely on the crown and throne in vanity. Yedi iklim benimdir deyu güvenme. Don’t feel confident by saying “the seven climates are mine” “Azrail”in kastı sanadır, inan.. Angel of Death seeks your soul’ Uyan ey gözlerim, gafletten uyan artık, uyan sürekli uyku basan gözlerim uyan… Wake up, o my eyes, wake up from heedlessness, o my very sleepy eyes, wake up…

***

Continue reading

Osmanlı’ya özenenlere sorular…


Osmanlı’nın «mirası»nı kim reddetti, Türkiye Cumhuriyeti «borçlar»ı neden ve nasıl ödedi?

hazine4

Devletin bağımsızlığının simgeleri, bayrak, para ve yargı yetkisidir. Yine küresel bir soygun var. Yine ona bağlı bir küresel ekonomik kriz var. Bugün, Merkez Bankası’nın en büyük hissedarı Ankaralı bir yahudi. Kuruluşunda da yabancı bankalar ve imtiyazlı şirketler vardı. Mevcut durum nedir? Merkez Bankası ne kadar bağımsızdır? Kurtuluş Savaşı kazanılmış ama Osmanlı’nın borçları 1954 yılına kadar ödeniyor, Musul ve Kerkük kaybediliyor. Buna karşılık dünyanın en büyük hazinelerinden birine sahip Osmanlı’nınkinden söz eden yok!! Neden?

***

Continue reading

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 146 other followers

%d bloggers like this: