Türkiye Nereye?!


 

Quo Vadis Türkiye?!

© photocredit

☪ Atatürk devrinde tahılla beslenen; incir, üzüm satarak geçinen Türkiye, ufku ve vizyonu itibariyle bugünkünden çok daha ilerideydi.

☪ Atatürk döneminde Avrupa’da demokrasi falan yoktur.

☪ Kanuni’yi sevmek için Atatürk’e düşman olmaya gerek yok.

☪ Okumadan yapılan siyaset tehlikelidir, belediyeciliğe benzemez. Teferruatın bilinmesi gerekir.

☪ Toplumun geri kalmışı, insanlarını yeteneğine göre değerlendiremeyen toplum demektir.

☪ İhtilâlle demokrasi öğrenmek marifet değildir.

☪ Bakana hırsız diyemiyorsan demokrasi yoktur.

☪ Bir toplum, iyi tarih yazıyorsa rafine bir toplum olur.

☪ En utanılacak yönümüz tarih yaptığımız halde tarih öğrenmemek, tarih yazmamak konusundaki cahilce ısrarlarımız.

☪ Besleyemeyeceği nüfusu üretmek çok ağır bedeli olan toplumsal bir hatadır. Zira, eğitilemeyen ve beslenemeyen göçmen kalabalıklar eninde sonunda marjinal cemaatlere dönüşürler.

☪ Şarktaki gibi her sokağın ötesinde bir başka cemaat, her kapının arkasında başka dil, her semtte ayrı bir din gibi şeyler görünmez. Muhtelif kavimlerin birlikte yaşama meselesi Akdeniz Ortadoğu toplumlarına hastır. Hindistan alt kıtasına hastır.

☪ Birbirlerini tanımayan, birbirlerinden şüphe eden kitlelerin bulunduğu yerde ne sulhüsalah yani barış, ne de onurlu bir eşitlik olur..

☪ İslam aleminde Türkler için bir model yoktur; çünkü biz modern bir dünyada muasır bir medeniyeti hem benimsemek, hem de onunla kavga ederek tarihimizi ve kimliğimizi korumak zorunda olan bir milletiz.

İlber Ortaylı.

***

Continue reading

Yazarlarımızdan farklı 23 Nisan!


***

Continue reading

Hatalar…


 

…ve İnsanlar!

☂ Ders alınmazsa, her hata bir sonraki hatanın virüsü olur – Sadi Şirazi;

☂ İnsan, gençlik hatalarını yaşlılığına kadar götürmemeli, yaşlılığın da kendine özgü hataları vardır – Goethe;

☂ Hatayı açıkça görmek insanı harekete geçirir,insan ancak düştüğünü fark ederse ayağa kalkar – Alexis Carrel;

☂ Başkalarının hayatından ders alın, insan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor – Elenor Roosevelt;

☂ Şayet bir hatanın açıklığı, o hataya düşen kişinin akıl ve faziletiyle ölçülürse, daha göze batıcıdır – John Stuart Mill;

☂ Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız, o hatayı işleyene hatasını başka birini misal göstererek anlatınız – Hz. Ali;

☂ İnsanın basit bir misale dayanarak, farz edilenle ispat edilen şeyi ayırt etmesini bilmesi, herhangi bir tecrübeyi yürütmesi, hatanın nereden ileri geldiğini ve hatadan nasıl kaçılabileceğini fark etmesi kafidir – Alain;

☂ İşlediğimiz hataların çoğu, düşünmemiz gereken yerde duygusal, duygusal davranmamız gereken yerde düşünmekten ileri gelir – John Colbins;

☂ Hatalar, yaşamın bir parçası, önemli olan onlara nasıl cevap vereceğimizdir – Giovanni;

☂ Hatalarınızdan ders çıkarmak akıllıca bir şeydir, başkalarının hatalarından ders çıkarmak daha akıllıca bir şeydir – Hillel Segal;

***

Continue reading

16 Nisan Yeni Bir Uyanış Tarihi mi Olacak…


 

…Yoksa, Sahnelenen Yeni Bir İhanet Senaryosunda Yer mi Alınacak?

⚔ Sana birkez ihanet edeni affedersen seni yine kullanır; Çünkü ihanet bir ruh hali değil, karekterin dökülüş biçimidir – Paul Auster;

⚔ İlk ihanet onarılmazdır. Başka ihanetlerden oluşan bir zinciri harekete geçirir ve bunlardan her biri bizi ilk ihanetimizden uzaklara, daha uzaklara götürür – Milan Kundera;

⚔ Hile ve ihanet güçsüz insanların işidir – François de La Rochefoucauld;

⚔ Yalnız, ihanet ile şiddet iki ucu sivri oklar gibidir; kullananları düşmanlarından beter ederler – Emily Bronte;

⚔ İhanete uğramanın acısını yalnız hainler bilir – William Shakespeare;

⚔ Sezar, ihaneti sever, hainlerden nefret ederdi – Plutarch;

⚔ Bir sefer yalanını yakaladığın kişinin, bin doğrusunu sorgularsın – Anonim;

⚔ Bir hainin affını istemek merhamet duygusundan değil, ancak ihanette ortak olmaktan doğan aşağılık bir davranıştır – Hüseyin Nihal Atsız;

⚔ Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılaşırız. Nerede sadakat beklersek orada ihanete uğrarız. Nerede kibarlık ararsak orada bayağılığa rastlarız. Kime dostluk gösterirsek ondan sadakatsizlik görürüz. Hiç şaşmayan bir intizam ile işleyen beşeri bir kanundur bu – Abdülhak Şinasi Hisar

⚔ Hiçbir şey değişmedi. İnsanların bağımsız bir meclisten anladıkları, emre itaatten ibaret kaldı. Hükümetin tek bir hamlesini tartışmak, vatana ihanete denk oldu – Hakan Günday;

⚔ Bütün uygarlıklar, neredeyse her bilinçli bütünleşme niyetini engelleyebilecek, yok edebilecek ya da bu niyete ihanet edebilecek bilinçsiz bir güçle mücadele etmek zorundadır – Frank Herbert;

© photocredit

***

Continue reading

Referandumu kim kazanacak?


 

En iyi yalan veya yalanı en inandırıcı şekilde söyleyen!

 

Bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz; ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız – Bir ülke, yarı köle yarı özgür insanlardan oluşursa fazla yaşamaz – Abraham Lincoln;

Politika; gerçekleri gizleyip yalan söylemek değil, gerçeklerin istediğiniz yanını gösterebilme sanatıdır – Winston Churchill;

En kudretli uyuşturucu, politikacının ağzından çıkan kelimelerdir – Rudyard Kipling;

Bir oy kurşuna benzer, işlevselliği silahı kullananın karakterine bağlıdır – Theodore Roosevelt;

Propaganda öyle bir sanattır ki insan başkasının ayağına basmaya kalkar, çoğu kez kendisi ah der – Bob Hope;

Probleme getirilen hükümet çözümü en az problem kadar kötüdür – Milton Friedman;

Bir parti umûmi bir planı tatbik ederken, her adamın o görüşte kendi husûsi menfaat ve alakası vardır – Benjamin Franklin;

Siyasetçinin aile terbiyesi, parlamentoda ve meydanlarda konuşmaya başladığı zaman belli olur – Pratik politikacılar parlamentoyu kullanarak herhangi bir şeyin yapılmasını engelleme sanatında usta olmuş kişilerdir – Bernard Shaw;

Eğer bir yalanı yeterince uzun, yeterince gürültülü ve yeterince sık söylerseniz, insanlar inanır. İnsanları, bir yalana inandırmanın sırrı, yalanı süreki tekrar etmektir. Sadece tekrar, tekrar ve tekrar – İnsanların düşünemekten yoksun kalmaları (bırakılmaları) liderler için ne büyük şanstır – Adolf Hitler;

Hata yapmak insanlara mahsustur, bunu başkalarının üstüne atmak politikadır – Bili Vaugheur;

Ben kurtarıcı değilim. Kurtarıcı diye bir şey yoktur. İnsanlar kendi kendilerini kurtarırlar – İnsan devrimde ya kazanır ya da ölür, eğer bu gerçek bir devrimse – Che Guevara;

***

Continue reading

Referanduma giderken, güven meselesi…


 

Panzehire güvenilerek, zehir içilmez!
Hz. Ebubekir

Seni affedecek kadar oIgun olabilirim; ama tekrar güvenecek kadar aptaI da değiIim – W. GoIding; Sana güvenmekte zorIuk çekmemin tek sebebi; yaIan söyIemeyi benim için ne kadar koIay hâle getirdiğini biImemdendir – CharIes Bukowski; Kişiyi sınamadan ona güvenmek acizIiktir – Hz. Ali; Her zaman seni üzecek birileri olacaktır; yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, ancak, kime iki defa güveneceğine çok daha fazla dikkat etmelisin – Gabriel García Márquez; Zamanında ona güvendiğim için, artık kimseye güvenmiyorum – Aziz Nesin; Güç ve güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar insanın içinden gelir. Ve her zaman oradadırlar – Sigmund Freud; Bu dünya fanidir sakın aldanma. Mağrur olup tac-u tahta dayanma. Yedi iklim benim deyu güvenme – Sultan III. Murat; İstediğin kadar inançlıyım de namaz kıl, sadaka ver. Umut verip, güven aşılayıp da yarı yolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin – Mevlana; Herkesin güvenini kaybeden, daha ne kaybetsin ki? – Cyrus; Güneş parlarken herkes seni sever; ancak şunu da unutma; kasırga koptuğunda gerçek ve güvenilir dostunun kim olduğunu öğrenirsin – Anonim…

© photocredit

***

Continue reading

İçimizdeki «Şeytanlar… »


 

Uyma şeytanın sözlerine düşersin cehennemin közlerine!

Aman Tanrım, Cehennem boşalmış, ne kadar iblis varsa referandum kampanyasında görevlendirilmiş – Anonim; Şeytan, ona uymamız için yalvarıyor, peki biz çok iyi insanlar olduğumuzdan mı onu kıramıyoruz! – Aldous Huxley; Kimi vakit hâlimize Melekler imrenir; gün gelir bakınca hâlimize, Şeytan bile iğrenir – Mevlâna; İblisin iki adı vardır; biri Şeytan, öteki yalan – Victor Hugo: Basma cahilin izine; uyma Şeytanın sözüne – Ruhsati; İblis, en büyük kötülüğü yapacağı an, Tanrıyı kullanır, işleteceği günâha ilahi nitelik kazandırır – W.Shakespeare; Kin, nefret ve zorbalık İblisi dışlamaz, tersine içinize iter – Alexis Kivi; Şeytan yalancıdır; akılları karıştırmak için yalan söyler; saldırma zamanı gelince de yalanları gerçekle karıştırır, kafaları iyice bulandırır. Saldırı psikolojiktir – Anonim; Başa giyilen sarığın altı boşsa – beyinsizse – sarık Şeytanınkidir – Sufyan Es-Sevri…

***

Continue reading

%d bloggers like this: