Selvi Eren Gözüyle, Sağcı Popülist Söylemlerin Nedenleri ve Etkileri


Biz ve Ötekiler!

***

Continue reading

Selvi Eren Gözüyle Fransa Seçimleri…



Champs Élysées’de Kim Yürüyecek!

☑ Fransız halkı daha önce alışık olmadığı bir seçim yapmak zorunda. Cumhuriyet kurumlarında ve politikalarda derinlemesine değişim yaratacağı kesin olan sonuçlar aynı zamanda Fransız halkının mevcut yönetime olan tepkisini de gösteriyor. Halkın geleneksel partilere ve yolsuzluk yapan politik elitlere karşı kalıpların dışına çıkıp “yeni bir şey” denemek istediği anlaşılıyor.

☑ Bu arada, Macron eğer Cumhurbaşkanı seçilirse, 1848 yılında 40 yaşında Cumhurbaşkanı olan Üçüncü Napolyon’u (İkinci Cumhuriyet dönemi) geride bırakarak Fransa tarihindeki en genç lider olacak.

☑ Le Pen, Avro Alanı’ndan ve AB’den çıkacağını belirten açıklamaları, mevcut Fransız politik görüşlerine olan karşıtlığı ve tabii ki aşırılığı nedeniyle Fransa Cumhuriyeti için bir tehdit olarak algılanıyor.

☑ 7 Mayıs seçimlerinde kazanan taraf Macron olacak gibi gözükse de sağ popülizmin yükselişini durdurmak için Fransız liderlerin mevcut politikalarını gözden geçirmesi daha çok önem kazanmış bulunuyor. Politikacıların, sağ popülizmin yükselmesine neden olan işsizlik, güvenlik ve göçmenlerin uyum sorunu gibi konularda etkili çözümler yaratmaları gerekiyor.

☑ Krizlerden beslenen aşırı sağ popülizmi yenmede atılacak en önemli adımlardan biri vatandaşların mevcut hükümetlere olan tepkisini azaltmak olacak. Ardından da halkın sorunlarını önemseyen liderlerin varlık göstermeleri önem kazanacak.

***

Continue reading

Fransa’daki Başkanlık Seçiminin Önemini anlamak…


 

Ya Aşırı Sağ’ın Lideri Le Pen Seçilirse?!

AB şüpheciliği ile İslam ve göç karşıtlığını birleştiren ve mevcut sistemin sorundan başka bir şey getirmediğini iddia eden sağcı popülist söylemler; işsizlik, terör olayları ve Müslümanların uyum sorunlarının arttığı bir ortamda, Fransızlar 23 Nisan – 7 Mayıs tarihlerinde 11 aday arasından ‘Cumhuriyet’in Başkanı’nı seçmek için sendık başına gidiyorlar.

Anketlere göre; son dönemde yükselişe geçen işsizlik oranı ve özellikle her dört gençten birinin işsiz olması ve güvenlik Fransızları endişelendiren konuların başında geliyor.

23 Nisan’a yaklaşırken Fransız halkının endişelerini körükleyen Marine Le Pen, her fırsatta AB ve İslam’ın sorunların kaynağı olduğunu fransızların beyinlerine işlemeyi sürdürüyor.

AB ise, Le Pen’in anketlerdeki yükselişine ve ilk turda her dört fransızdan birinin oyunu alma ihtimaline karşın, ikinci turda Cumhuriyetçi Fillon veya eski Ekonomi Bakanı Macron ile yarışıp, ikisinden birine yenileceği umudunu taşıyor.

Tahminlerin tutmaması hâlinde, Marine Le Pen’in Başkan seçilmesi sonrasında meydana gelebilecek gelişmeleri ise kimse düşünmek bile istemiyor.

***

Continue reading

One Year Later : Quo Vadis EU-Turkey Deal?


 

Can it be maintained?

EU-Turkey statement on refugees, providing a summary of the current situation. The answer to the question of whether it can, inter alia depends on:
Domestic issues in Turkey and the further deterioration of the country’s safety conditions.
The possibility of serious social unrest between Turks and Syrians.
The Turkish government’s reaction to unfulfilled promises.
Mostly on the current state of the relations between the EU and Turkey.

All these points are vital for the deal to remain on track and they largely depend on domestic conditions in Turkey and Greece, the two key countries involved in the deal, in addition to on the relations between Turkey and the EU. Even if the deal survives for a while more, outsourcing the problem can never be a permanent or long-term solution.

EU-Turkey statement should merely be considered a stop-gap measure that must be replaced with a more stable and longer-term strategy. However, facing one of the most critical electoral years in the EU’s history, it is unrealistic to expect a fair assessment of the current situation.

© photocredit

***

Continue reading

Quo Vadis Europa?


***

Continue reading

A la Kasımpasha…


 

Dünya’nın en büyük Lâle Üreticisine «Posta Atmak!»

Kanka goedemiddag, son haberler nedir?

Merhaba kanka, krizi patlattığınızdan bu yana gülmekten yerlerdeyim.

Bizler de öyle ama toplum önünde âlev topuyuz…

«Vahşi Doğrama» inişe geçti, bastırın daha, hani diyorum ki bir de Keukenhof’ta teşebbüste bulunsanız. Biliyorsun şimdi Lâle Dönemi, Kanunî de sevinir anıldığına, eh sizinki de son padişah olacağına göre. Türkler de gezme bahanesiyle gelirler. Buluşup hasret giderirsiniz diyemiyeceğim, anında tedbirimizi alır, Keukenhof’un kapısına kilit asarız, sizler de kapıda kalıverirsiniz. Ne kadar çok kopardınız kıyamet, o kadar çok «Vahşi Yarma…pardon Doğrama» için felâket.

Bak bu iyi fikir Kasımpashalıya hemen iletiyorum fikrini 14’ü iyi mi, seçime 24 saat kala!

Muhteşem. Referandum için de bizden desteğe devam.

Sağolasın Kanka, her şey 17 Nisan sabahı rayına oturur ilişkilerde.

Hiç kuşkum yok. Merkel gibi davranır Soykırım Tanıma kararını unutturuveririz. Sizinkilerde nasıl olsa fil hafızası yok. Fransa ile yine aynı konuda ilişkiler bozulmuştu. Ne oldu sonra? İşler tıkır tıkır gidiyor. Ha aklıma gelmişsen komşumuz Belçika’ya da bi uzansanız! Kih…kih…kih…

Şarlo gereken hazırlıkları yaptığını bildirdi hele siz şu seçimleri bir atlatın, önümüzde vakit var daha. İsveç su koyuverdi. Eh tabii seçim meçim derdi yok ki Vikinglerin. Fransa’da Maryanı delirteceğiz hele dur. Bizler 23 Nisan’da zaferimizi Ata’nın huzurunda son kez kutlarken…

Neden öyle?

Eh cânım müze yapacağız, artık milli bayram falan da olmayacak, diğer kutlamaların hepsi saraylara aktarılacak da…

Wavvvv… Fransa’ya dönecek olursak…

Ha diyordumm ki, onlar da yeni Cumhurbaşkanı’nı seçecekler. El ele hep birlikte, Maryanı batıracağız Seine Nehri’nde en dibe…

Hadi kolay gelsin kanka, ben de hazır Pazar bir iki seçim gezisi yapayım yok bea sizinki gibi değil bir iki kahve turu yeter de artar. Halkı tatilinde rahatsız etmeden.

Hehheeee bizde o dert yok, gel dedin mi gelir, meydanlara in dedin mi iner, git dedin mi gider…

Nerdeeeee buralarda o günler, sizin oralarda siyaset yapmak varmış. Artık gelecek sefer geldiğimde…

Ohooo bakıyorum rezervasyonu yaptırmışsın şimdiden.

Sizden öğrendim. Cennet’te yer kalmamış, lokantalardaki gibi her yere AKP rezervlidir yazıyormuş. Artık misafir geliriz sizlere, kih kih kih…. –

***

Continue reading

Kaptan 2017: Kurtarıcı mı, Batırıcı mı?


Popülist Otoriter liderler; Sınır tanımayan terör; «Göçmenofobi» ağırlıklı seçimler versus Evrensel Değerleri korumaya çalışan azınlıktaki kitleler!

sailing_in_trouble_seas

***

Continue reading

%d bloggers like this: