Alman – Amerikan Evliliği : 66 Milyar $ !


«Mantık Evliliği»nin amacı çiftçiyi, çevreyi ve insan çıkarlarını korumak değil, sadece kazançları katlamak!

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

Tohum, gdo’lu tohum, tarım ilacı ve daha düşük bir ölçüde de beşeri ilaç tek ve güçlü bir elde toplanıyor. Tohum, tarım ilaçları ve sentetik gübreler konusunda zaten az olan şirketlerin bir süredir birbirlerini satın almaya çalıştıkları bir sır değil.merger Bu alanlarda en güçlü altı şirket şunlar: Bayer, Monsanto, Dupont, Dow, BASF, Syngenta. Bunlar birleşme ve satın almalarla dörde veya beşe düşmeye çalışıyorlar. Bütün bu çabalar son iki yıla sığıyor. Bu birleşmenin fiyatları yükselteceği ve araştırmaları azaltacağı ileri sürülüyor. Ancak, hassas tarım konusunda ABD Adalet Bakanlığı engel koyuyor. Olay sadece tohum, tarım ilacı ve beşeri ilaçlarda bir tekelleşme değil. Büyük veri (big data) bu şirketlerin elinde toplanıyor. Şirketler büyük veriye de hâkim olarak hegemonyalarını güçlendiriyorlar. İstenilen çiftçinin tam olarak bu şirketlere teslim olması. Böylece, çiftçiye hiçbir manevra alanı bırakılmamış oluyor

***

Continue reading

«Köylülük!»


Yenisi mi, eskisi mi?

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

Köylülük bazı sol ve neo-liberal çevrelerce ekonomik rasyonalite açısından kaybolması gereken bir sınıf veya tabaka olarak kabul ediliyor. new_farmers Hâlbuki Marx şöyle diyor; “kapitalist tarımdaki her geliş, emekçiyi soyma sanatının yanısıra, toprağı soyma sanatında da bir ilerlemedir; toprağın verimliliğinin artmasındaki her ilerleme, aynı zamanda bu sonsuz verimlilik kaynağının mahvedilmesine doğru da bir ilerlemedir.” Türkiye’de, gelişmiş ülkelerdeki tarımsal nüfusun yüzde 5’lerin altına indiği gerçeği ileri sürülerek küçük köylü işletmelerini tasfiyeyi amaçlayan tarım politikaları uygulanmıştır. 21. yüzyıl içinde köylüler ezber bozmaya başladılar. Doğaya saygılı ve doğrudan tüketicilere ulaşan yani pazarlama kanalları oluşturdular. “Yeni Köylü” denilen bir gelişme ortaya çıkardılar…

***

Continue reading

«Tarım Zehirleri» ile mücadelede iktidar yan çiziyor…


Büyükşehir Belediyeleri ise denetimlerde yasalarca aciz kılınıyor!!

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

Sebze ve meyve hallerinde laboratuvar kurulması için aracıların üçte birinin yazılı isteği gerekiyor. Bu mevzuat ile toplumun tüketici kesiminin zehirlerden korunması âdeta aracıların keyfine bırakılıyor. Çünkü, Büyükşehir Belediyeleri ceza yazma konusunda yasalarca yetkisiz kılınıyor.hal Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının aktif işbirliği şart! Belediyeler hallerde bir kalıntı laboratuvarı kursa veya var olan başka bir resmi veya özel bir kalıntı laboratuvarı ile sözleşme yapsa bile gerekli cezaları yazacak olan tarım il ve ilçe müdürlükleri. Bu kuruluşlar daha çok ihraç edilen ürünlerde analiz yapıyor. İç piyasaya giden ürünlerde ise denetim yok gibi. Yurtiçi tüketimine yönelik ürünlerde yazılan cezalar son derece az ve yetersiz. Halk, sağlığı ile ilgili tehdide karşı yalnız bırakılıyor. Kansere âdeta ‘buyur gel’ davetiyesi çıkarılıyor. Peki ne yapmalı?!

***

Continue reading

Glyfosate: Türkiye’de durum!


Her şey kontrol altında (mı?)

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

Glyphosate büyük tohum ve tarım zehirleri şirketleri tarafından üretilen bir ot öldürücü zehir. Çoğu çiftçinin bildiği bir zehir. Bu zehir ana ürün varken atılırsa onu da öldürüyor.tarim Ürün GDO’lu ise ana ürünü öldürmeyip otları öldürüyor. Ülkemizde daha çok zeytin, meyve ağaçları altına veya tarla kenarlarına atılıyor. Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu, GDO’lu ürünlerin %80’inde kullanılan ot ilacı (herbisit) etken maddesi olan glyphosate’in insanlarda muhtemelen kanser yaptığını açıklamıştı. Peki Türkiye’de mevcut durum nedir? Bakanlık ne diyor?

© photocredit

***

Continue reading

İzmir’de hayatta kalmak!


Dolandırılanların çoğunun ortak özelliği nedir sizce?

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

izmir

Acaba bilinç altlarındaki «kalkınıyoruz» algısı mıdır, anlatılanların hemen unutulmasına yol açan! Yoksa, kendilerine sunulanı «kaçırılmaz bir fırsat» görüp, başkaları ile paylaşmamaları mı? Kimisine kentin ortasındaki Saat Kulesi satılabiliyor, kimisinin de aslı astarı olmayan bir buluşa ortak olması sağlanabiliyor. Alın size yeni bir «dolandırılma projesi» daha…

© photocredit

***

Continue reading

Türkiye’de kötü beslenme…


kötü beslenme çalıştay afiş

Yapısal bir şiddet uygulaması mı?

Kronik hastalıklar ile kötü beslenme ve onlarla tarım sistemi arasında ne gibi ilişkiler var; Gıda sanayii, standartları sağlık ve temizliğe çok önem verir görünürken besinlerin tüketicileri güçlendirmesi ihmal mi ediliyor, tekelleşmeye mi hizmet ediyor; Tarımda agro-ekolojik yöntemlerin yaygın kullanımı neden sağlanamıyor; tarım politikalarında neler değişmeli?

***

Continue reading

«Doğal» Tarım Yoktur!


‘Ürünüm doğal’ diyen satıcıya kuşku ile yaklaşın…

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

Tarım denilen olgu doğal değildir. Kültürel bir olgudur. Doğadan kekik toplayıp satıyorsanız buna doğal diyebilirsiniz. Trafiğin yoğun olduğu yol kenarlarından, termik santrallerin, kirletici sanayilerin çevresinden topluyorsanız zehir saçtığından emin olabilirsiniz. tarımsal_urunlerTüketiciyi kandırma yöntemlerinden biri de ürünlere «gelenksel» etiketi yapıştırılması. Bunlar aslında «endüstriyel ürün»dür! «Doğal Ürün»leri de hiç merak etmeyin, sorunlar sarmalamıştır. Hiç sorun olmadığı iddia edilen yerde aslında faşizm var demektir!.

***

Continue reading

%d bloggers like this: