Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?


Dünden Bugüne : Bir 23 Nisan Yazısı…

 

Hadi gelin Ömer Hayyam ile başlayalım, ne dersiniz?

Kaç asır oldu yazdıklarının üzerinden geçen zaman dilimi, yanılmıyorsam 8-9 asır olmalı; ancak değişen fazla bir şey olmadığı anlaşılıyor. Continue reading

Mazide “gömülü” bir sevgiliye mektuplar… ( 2 )


Dünden Bugüne, Eskimeyen Yazılar.

 


©Fotoğraf

 

Hatırlıyor musun?

1970 yazının son günleriydi.

Fakülte, tatil ile boykot arasında. Tatil köyündeki işim bitmiş. Ve seninle Çeşme’ye kaçamak yapmıştık.

Bazı şarkılar vardır ki, insanın beynine çıkmayacak biçimde kazınır.

Belki de beynimizin bir kayıt bölümü bile vardır.

Bilemiyorum ki? Continue reading

“Mutluluğun” Resmi…


Dünden bugüne :

© photocredit

Gönlün rahat mı, vicdanın hür ve huzurlu mu, bağımsızlık karakterin mi, alnının teriyle geçimini sağlamaya çalışıyor musun, kısmen de olsa “mutlusun” demektir…

***

Continue reading

Mazide “Gömülü” bir Sevgiliye Mektupları ( 1 )


Dünden, bugüne…

Aradığın âşkı söyle buldun mu ?

©Fotoğraf

Yaşamın en güzel yanı nedir, biliyor musun ?

Elbette en kötü yanı da.

Değişimleri yaşayabilmektir…

Güzellikleri, ki güzeli de beraberinde getirdiği içindir.

Kötü tarafı ise, benim gibi kolay değişemeyenlerin zorlanışıdır.

Bir de, ayak uydurmak gibi son derece zor olduğu anlar vardır.

Nasıl olur ?’, sorusunu sordurur durur insana…

 

Hep anlatmışımdır sana, ve Continue reading

Bir bileniniz var mı?


Dünden bugüne : Yıl 2004, aylardan Şubat…

Benim kuşağımın kabahatidir bugünler…

– İlâç şişelerinin kapaklarında  çocuklar için emniyet sistemi de yoktu, ilâçların konulduğu dolapların üzerinde,  kilit de.
Sobaya yaklaşılmazdı !
– Cız denildiği için…
İkinci sefer tekrarlanmaya gerek yoktu ! Continue reading

İşte, bütün olay bu ; bir kadın…


Dünden bugüne, Yıl 2002, aylardan Mart

Bir İnsanlık Analizi…

Bırakın, ünlü bir şair olduğunu,

Bırakın, komünistliğini,

Bırakın, sürgünlüğünü,

Bırakın, herşeyi bir tarafa, bırakın ve Nâzım Hikmet Ran’a 100. doğum yılında lütfen bir insan, unutulan ama unutulmaması gereken, günümüzde bile örneklerini görebileceğimiz bu yerkürenin bir yaşayanı gözüyle bakın…

 

Yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli, Continue reading

“Nostaljik” takılmak bana hiç de iyi gelmiyor…


Dünden bugüne; Yıl 2003 aylardan Ocak…
Olacakla, öleceğe çare bulunmaz (mış)…

Bu yüzden ölenin arkasından üzülmeyi durdurdum.
Şehit olanın arkasından ise hele hiç üzülmüyorum.
En son gözyaşı döktüğüm iki kişiden biri Barış Manço idi. Doğal yoldan aramızdan ayrıldı. Kötü yüreklilik edip, « 40 Huri »nin yanına « 2 bacak arasında » gitti diyeceğim ve O da gülecektir ama, öldüğünde kendimden bir parça gitmiş gibi oldum.


İkincisi de elbette Continue reading

Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası…


Dünden bugüne, 2002 Yılı Mart ve Haziran

 

 

İşte hendek, işte deve…

 

Everybody knows how it goes !

Gençliğimizin protest müzik ustalarından, Leonard Kohen bir parçasında işte böyle diyor: “Herkes işin nasıl yürüdüğünü gayet iyi biliyor…” anlamında. Ve devam ediyor: Continue reading

Kuzu gibi olun diyorlar… Koyun gibi gütmek için sizi…


Dünden bugüne, Yıl 2002, aylardan Nisan…

Kütür, Kütür Kültürsüzlük…

Oktay Rıfat der ki; “Yer yüzünde gelişmiş ve az gelişmiş toplumlar olduğu sürece, ister istemez gelişmişlerden, az gelişmişlere doğru bir mal ve kültür akımı olacaktır.” Bu sözü ne zaman ve hangi vesile ile sarfetmiş, bilemiyorum ama, şu günlerde yaşadıklarımız “tıpkısının aynısı” değil mi? ABD hem kültürünü hem malını ihraç etmeye çalışıyor. Fransa aynı şekilde. Almanya bile…

 

Ya bizler? Kütür, kütür kültürsüzlüğe sürükleniyoruz. Nereden mi çıkardım bu sonucu? Continue reading

Yaşamı ve İnsanlığı Sevenler Semti! – Dünden Bugüne, Şubat 2003


Sevgi Durağı’na Hoş Geldiniz!

İnsan kalbindeki gerçek aşk, dörtnala giden bir attır, ne dizginden anlar, ne laf dinler.

Confucius

 

Bize güvenin !
Güven Turizm sizi yolda bırakmaz !

Yaşlandıkça geceleri gördüğüm rüyâlarda bir değişme oldu. Eskiden kısa süren rüyâlar, dizi filmlere dönüştü. Bunun psikolojik bir izah yolu var mı bilmiyorum!

Geçenlerde yine bu tür bir rüya gördüm;

Kaptan şöförünüz konuşuyor! Güven Turizm otobüsüne hoş geldiniz. Bize güvendiğiniz için sizlere müteşekkiriz. En rahat ve keyifli yolculuğu sizlere yaptırabilmek için, ben ve ekibim hizmetinizdeyiz. Güzergâh boyunca geçeceğimiz durakları da rehber hostesimiz sizlere farklı bir şekilde anlatacaktır. Hava gördüğünüz gibi pırıl, pırıl. Siz değerli yolcularımıza hayırlı yolculuklar diliyorum. Continue reading

Artık kendi köyünüzde değilsiniz…


dünya

Gurbet Ve Yerküre Köyü

Yedi iklim dört köşeyi dolandım
Meğer dünya her tarafta bir imiş
Ben dünyayı Al´Osman´ın sanırdım
Meğer dünya yüz sultanlık yer imiş.
Dadaloğlu

***

Continue reading

Dünden Bugüne, 8 Temmuz 2003 : Üzerine alanın…


Bir senaryo !

 

© Nusret Özgül

 

Yıl 2020, Türkiye AB kapısında bekletilmeye devam ediyor. Genişlemiş ve bir anayasa ile donatılmış Birlikte Türkler de eşit haklardan yoksun yaşamayı sürdürüyorlar. Yerleşik oldukları ülkelerin tabiyetlerine geçmiş olsalar bile…

Avrupa Birliği ülkelerinin başkentlerinden birinde, resmi statüsü olan bir binanın toplantı salonunda, Türk asıllı ülke vatandaşlarının  temsilcileri toplanmışlar. Nüfusları 5 milyonu  aşmasına rağmen bir türlü kendi kimlik, gelenek ve dillerini korumalarına olanak sağlayacak tedbirleri almaya, yaşadıkları devletin hükümeti ve Continue reading

Dünden Bugüne, 10 Eylül 2003 : Uzun lafın kısası, oyun devam etmektedir…


Bir 12 Eylül Yazısı…

 

© Nusret Özgül

 

 

Tabağa sorarsan, dünyada fena koku olmaz…

Hiç sepicinin imalathanesine girdiniz mi? Girenler ne demek istediğimi anlarlar. Bilmiyenler için de atalarımız yukarıdaki sözden hareket ederek, kimse yaptığının kötü olduğunu savunmaz demeye getirmişler.

 

Bundan tam 23 yıl önce bir 12 eylül günü, politikacıların durdurma ( ! ) becerisini kendilerinde bulamadıklarından dolayı bir kayıp neslin akmakta olan kanının boşalmasını ( ! ) önlemek üzere yönetime el koyan ‘Atatürkçü’ paşalar da bugün bile kesinlikle doğru hareket ettiklerinden emindirler.

Onları o zamanlar köşelerindeki yazılarıyla alkışlayan ve bugün demokrasi havarisi kesilen Continue reading

Dünden Bugüne,18 Haziran 2003 – 9.50 : Kazanmak için her yol mübah !


Filler ve eşekler !

 

 

© Nusret Özgül

 

Filler tepişir, eşekler ezilir demişler. Fillerin birbirlerini nasıl hırpaladıklarını eski Ceylan, şimdi ki Sri Lanka’ya gittiğimde gördüğüm için, o sırada asıl ortada kalanın nasıl tepeleneceğini tahayyül edebiliyorum.

 

Evvel zaman içinde ormanın birinde filler ve eşekler birlikte yaşarlarmış. Gün gelmiş, filler tepişmeye başlamışlar, Continue reading

Dünden Bugüne, 7 Haziran 2003 – 21.09 : Zafer Kimindir ?


Ya final iki Türk arasında olsaydı ?!

 

© Nusret Özgül

 

Bugün herkes gibi ben de TSİ 14.30, TV’min başına oturdum. Roland Garros tenis finalini yani Belçika finalini seyretmeye başladım.

Belçika ile Türkiye arasında çok benzerlikler vardır, kimse farkına var maz ! Continue reading

%d bloggers like this: