REİS’in bir «Bayram Hediyesi?!» Niçin Olmasın…


***

«Öküzün altında buzağı arama»ya kalkarsan çifteyi kafana yersin veya «Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı,» dedirtir ortada «cıbılak» kalıverirsin.

Ragıp Zarakoğlu’nun, ☛ [Makus Kaderden Kaçış Yok]başlıklı yazısını “iletişim dairesi” başkanı okumuş ve mevcut beyninin algılayabileyeceklerini «babası»na aktarmakla yetinmiş, yetinirken de mevcut tahrikçi, kindar, iletişimcilikle yakından uzaktan ilgisi olmayan, sadece daha ne kadar fazla kazanabilirimci kafasıyla içini doldurmuş olmalı.

Zira, Reis’in oturup da Türk milleti gibi «ıvır zıvır» şeyleri okuyacak ne vakti vardır, ne alışkanlığı ne de sabrı. «At Gözlükleri»ni takıp okumaya çalışsa çok daha kötü, Zarakoğlu’nun makalesinin daha ilk satırından noktayı koyar, neticeye varırdı.

O bir REİS’tir: Hesap vermez. Atatürk gibi Meclis’e REİS’lik yaparken, EFENDİM diye hitap bile etmeyi küçültücü bulur. TBMM, O’nundur. CHP gibi muhalefet partileri LEGO oyuncaklarıdır. Kırmak, dökmek sadece O’na mahsustur.

Hele hele sosyal medyada ne oluyor ne bitiyor kesinlikle ilgilenmez. Kurmuştur «troller» düzenini, ne bileyim belki günlük, belki de saat başı raporlar iletilir kendisine, iki kelime ile özetle emri verir o taraftan da haberi olmuştur, rahatlar. Sonra kalkar, kimsenin kesinlikle işlerlik kazanmayacağını bildiği ☛ [İlke ve Kuralları belirleyici bir Etik Anayasası] hazırlatır. Kendi istediği gibi hareket edilmesi için bir türk ☛ [Zümrüt’ü Anka Kuşu]öyküsü; «Gak-Guk-Yok» denklemi, anlayacağınız. Yemek, su, kötek…
Olayın bu boyutu ileride çok işleneceği işaretleri yolluyor. Reis’in, tatlı kaşığı ile verdiklerini kepçe ile çıkarttığını az mı yaşadık?!

Zarakoğlu’nun makalesi gerçekleri yansıtmaktan öteye gitmiyor ki! Ne idamdan söz ediyor ne de asmaktan kesmekten. Reis senin bir korku basmış ki psikiatri servisince «klinik vak’a» kabul edilecek seviyeye yönelmiş gidiyor. Şu 20 yıllık yönetimini oturup zaman zaman irdeledin mi? ‘Ya hû ben bu milletin muhalif geçinenlerine ne yaptım ki bana bu kadar düşmanlar, nefret ediyorlar, kin besliyorlar, ellerine geçirseler kör testere ile kesecekler?!’ diye sorup yanıt aradın mı?

Sen demez misin hep özel yaşam başka demokratik olanı bambaşka diye?! Kemal Kılıçdaroğlu’nu günlük yaşamda çok seversin, O üzüldü mü sen de üzülür belki ağlarsın, telefon açar teselli edersin; ama politika kürsüsüne bir çıktın mı, vurur kesersin. Adamın Zümrüdü Ankalık yanı kalmadı.

Gözünün önünde ölüm oruçlarında insanlar ölür, kılın kıpırdamaz. deta; ben mi istedim, kendi tercihi, der geçer gidersin. âlemin dip kuyusundaki bir mağdur için kıyameti koparır litrelerce gözyaşı dökersin, kendi insanın yol ortasından işsizlikten açlıktan kendisini yakar, umurunda olmaz. Parası olmadığı için intihar eden genç kızların anasını, babasını telefon ile aradığın hiç olmuş mudur? Gezi Olayları sırasında âlevi olduklarından dolayı polis tarafından infaz edilen çocuk yaştaki gençleri katledenlerin acımasız şekilde diğerlerine örnek olacak şekilde cezalandırılmaları için ağırlığını koydun mu hiç?

Etme be REİS, kimsenin sana karşı bir düşmanlığı falan yok, olanlar zaten açık dolaşmıyorlar ki. Fi tarihinde – kayıtlarda, arşivlerde duruyorReis, Yaradan yazdı ise bozsun, gün gelir de Çavuşeskuların başına gelenleri sana yaşatmak isteyen çıkarsa, senin çomarlarından önce bizler fırlar gelir karşı çıkarız, diye yazdım mı yazmadım mı bi araştır. Yine fi tarihinde bir seçim sonrası verdiğin vaadi anımsa lütfen. ‘Artık yapıcı eleştiri ve yorumlara müdahale edilmeyecek Türkiye’nin daha hızlı bir şekilde ileriye götürülmesi için muhalifi de dahil herkesle el ele çalışacağız, neler yapılabilir oturup konuşacağız, farklı fikir ve düşüncelere saygı göstereceğiz’ diyen de herhalde bir başkası olmalı?! Ananı da al git gibi küçük bir çocuğun bile söylemeyeceğiz sözlere değinmiyorum bile. Bütün bunları hiç düşündün mü?

Benim Zarakoğlu’nun makalesinden anladığım şudur. Senin iletişim dairesi başkanın bunları sana ne anlatır ne de aktarabilir. Onun Türkiye’yi affına sığınarak, amiyane tabiri ile «siklediği» falan yoktur. Gerçi kimi vakit uygulamaların ve davranışların ile onun gibilere taş çıkartırsın ya, geçelim orasını.

Zarakoğlu diyor ki; Ey iktidar, bak bir dönem böyle başladı, sarpa sardı ve dış müdahaleler ile, senin bugün «Cumhur İttifakı» kurduğun müttefikinin ilk başkanı ve Başbuğu «komünist soslu» korku yayma ve elbette şiddete dayalı mücadelenin amerikalı temelini atma taşeronluğunu yapmaya başladı. Yalan mı? Aman yalan deme sakın o la ki, sen daha babanın tarafında dünyamıza gelmeye ısınma turları arıyordun, bendeniz biraz erkenci davranmış merakımdan olan bitenleri izliyordum çocuk yaşımda ve rahmetli babamın mesleğinden dolayı da çok yakınından izliyordum.
Var mı sana yönelik bir tehdit, hakaret, darbe korkutması? Hakaret vs…

Billahi yok!

Dediği şu, daha doğrusu bendenizin algıladığı şu;

bu kafayla giderseniz sonunuz o iktidarın akıbetine benzer.

☛ Düşersiniz iktidardan

☛ Yargılanırsınız onlar gibi

☛ Böyle bir olasılıkta güç kimin elinde belli olmaz nasıl hareket eder bilmiyoruz, darbe ile de gelebilirler, yeni bir meclis oluşturup günün koşullarına göre yasalar çıkarırlar bunun içinde sizin ikinizin de arzuladığı idam cezası da bulunabilir.

☛ Eh Yani uyarıda samimi ve dürüst şekilde bulunmakta mı suç kapsamına sokuldu?

Ama şunu bilin ki müttefikin dayanabilip yaşıyorsa ne onu, ne seni ne de şürekândakilerden birini amiyane tabiri ile ne ayaklarından ne de kellelerinizden «sallandırtmayız!» İç savaş çıkartmak isteyenlere bile izin vermeyiz. Bu yönde iç muhalefetten talepler olsa bile…

Ha olayların bu yönde gelişmesi için çırpınacaklar olacaktır, emelleri, hedefleri, amaçları bu ise, ama Türk sağduyuludur, geçmişte yaşadıklarının ne sonuçlar doğurduğunun farkındadır duvar gibi dikilir ama be Reis eğer gerçekten samimi isen, 2023’e hep beraber, el ele yürüyüp varma kararlılığında isen, biraz da sen yardımcı ol bea.

Hiçbir suç ve günâhları olmayan, muhaliflik dışına çıkıp ellerine silâh bile almamış başta sürgünler, sonra diğer mühaliflere bir çiçek at. Her türlü toplum düşmanını – bazılarını tenzih ederek – serbest bırak, diğerlerine kök söktürmeyi sürdür, olmaz be reis. Onlar tabut içinde değil, canlıyken anavatanlarına dönmek istiyorlar, çok mu şey istiyorlar? Uçak biletlerini bile kendileri ödeyecekler, parasal yük bile teşkil etmeyecekler. Bu kadarı da bildiğim REİS’e bir yük oluşturmayacağı gibi tam tersine oylarına katkı yapacaktır, emin ol. Brüksel’den saygılarımızın kabulü istirhamı ile. First Lady Hanımefendi’ye hürmetlerimi iletin lütfen.

Senden naçizane bir Bayram Armağanı bekleyenler olduğunu unutma. Yarım elma gönül alma misali..

 

Not: Bizim Yerelce sitesi hâlâ kapalı. Hatırlatayım dedim – etik anayasasının içeriğini okurken bir madde aklıma getirdi de.

Nusret Özgül

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: