Nasıl Yenebiliriz?


Koronavirüs Bilim Kurulu’nun açıkladığı tedbirlere mutlaka uymamız, ailemizi ve çevremizi uyarmamız ve de uymamakta ısrarcı olarak hepimizin sağlığını tehlikeye atan kişi ve kuruluşları tereddüt etmeden şikayet etmemiz elzemdir.

***

SÖYLENEREK” DEĞİL, ALINAN TEDBİRLERE HEP BİRLİKTE UYARAK YENEBİLİRİZ

zafer_karadag

© Zafer Karadağ.

Dünyaya pençesini geçiren Corona salgını, Türkiye’mizin kapısını 115 ülkeden sonra çaldığı için çok şanslıyız.

Özellikle Çin’de, İran’da ve İtalya’da yapılan yanlışların, Halkının doğru bilgilenme hakkına tecavüz ederek tehlikeyi geç haber veren politikacıların ve cahil cesaretiyle Coronayı hafife alarak günlük yaşamlarına devam eden sorumluluk fukarası, bilinç yoksunu yığınların sebep olduğu hatalar zinciri sayesinde küresel ve tarihi bir felaket yaşanıyor.

An itibariyle (17 Mart 2020, 11:47 GMT) 162 ülkeye yayılan Corona virüsü, 47’si Türkiye’de, 10’u benim bulunduğum Özbekistan’da olmak üzere, 186.678 kişiyi enfekte etti, bunlardan 80.836 hasta iyileşme şansını yakaladı ama maalesef 7.471 hasta hayatını kaybetti.

Salgının önlenmesi ve hiçbir hastanın ölmemesi için, kendi canlarını tehlikeye atarak ve bu uğurda yüzlerce meslektaşını kurban vererek, günde ortalama 18 saat mesai yapmakta olan her ülkedeki doktorların, hemşirelerin ve tüm sağlık personelinin huzurunda hürmetle ve minnetle eğiliyorum, Corona savaşının tartışılmaz kahramanları onlardır.

Türkiye bu konuda da şanslı çünkü işini en iyi şekilde yapmaya çalışan Koronavirüs Bilim Kurulu’muzun yanı sıra, her zaman olduğu gibi yine insanüstü gayret ve özveri gösteren doktorlarımız, tüm sağlıkçılarımız ve de bu kahrolası salgınla mücadele için alınan tedbirlere sağduyulu yaklaşarak destek veren iktidar ve muhalefet partilerimiz var, katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum.

Bu savaşın hainleri ise, Corona virüsü ülkelerine giriş yaptığı halde vakaları geç duyurarak halkının hazırlıksız yakalanmasına sebep olan ve aldıkları yanlış kararlarla salgının daha hızlı yayılmasına imkan sağlayan ve üstüne üstlük hatalarını inkar yoluyla sorumluluktan kaçmaya çalışan basiretsiz siyasetçilerdir.

Bir siyasetçi ile bir yazar arasındaki en büyük fark şudur;

Siyasetçi, geçmişte söylediği yanlış bir söz yüzüne vurulunca hemen; “hayır, ben öyle demedim!” veya “sen yanlış hatırlıyorsun” ya da “yanlış anlamışsın!” diyerek kıvırmaya kalkışır.

Fakat benim gibi amatör bir yazarın bile böyle bir şansı yoktur, çünkü yazarların yazdıkları ilk günün tazeliğiyle arşivde duruyordur.

Bu yüzden “söz uçar, yazı kalır” deyimini çok severim ve sıkça kullanırım.

Corona virüsü konusunda da, sorumluluk bilinciyle hareket eden bir Türk işadamı olarak, 16 yıldır Çin’de edindiğim tecrübelerimin ışığında, sadece söyleyen ve “söylenen” çoğunluktan olmak yerine, yazarak paylaşan azınlıktan olmayı tercih ettim.

Salgının henüz sadece Çin’i tehdit ettiği günlerden başlayarak, virüsün ilk ortaya çıktığı kent olan ve maddi-manevi en büyük yıkıma uğrayan 11 milyon nüfuslu Wuhan’dan aldığım doğru bilgiler ışığında konuyu takip etmeye başladım.

Basında ve sosyal medyada had safhaya ulaşan bilgi kirliğine baktıkça, sorumluluk bilincimin de baskısıyla, düşüncelerimi sadece kendi çevremdekilere anlatmamın yeterli olmayacağına kanaat getirdim ve yazmaya başladım.

Türkiye aşığı, Muğla sevdalısı ve doğduğu topraklara borcunu ödemeyi vazife edinen, amatör bir Muğlalı yazar olarak, geride kalan iki ayda, edindiğim doğru bilgileri, kendi tespitlerim, naçizane yorum ve önerilerimle harmanlayarak 15 yazı kaleme almışım, okumak isteyenler için linklerini aşağıya kopyalıyorum;

[CORONA VİRÜSÜ HIZLA YAYILIYOR, ÇİN’DE ÖLÜ SAYISI ARTIYOR]

[BEN GURURLANMAYAYIM DA, KİM GURURLANSIN?]

[CORONA VİRÜSÜ SALGINIYLA İLGİLİ İKİ ÖNEMLİ GELİŞME]

[SALGIN HABERLERİNE BAKMAK VE GÖRMEK FARKLIDIR]

[DAHA NE BEKLİYORSUNUZ SAYIN BAKAN, CORONA VİRÜSÜNÜN “BEN GELDİM” DEMESİNİ Mİ?]

[CORONA VİRÜSÜNE ARTIK ÇİN YETMİYOR, ÇİN DIŞINDA DA KOŞMAYA BAŞLADI]

[CORONA VİRÜSÜ ÜLKE SINIRI, KITA, OKYANUS TANIMIYOR]

[GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYEM]

[CORONA’YA RAĞMEN, BARDAĞIN DOLU KISMINDAN BAKMAYA VE GÖSTERMEYE DEVAM]

[LÜTFEN EVDE KALIN]

Keşke yüce Allahım bir mucize bahşetse de hasta sayımız 47’yi aşmadan biz bu illetten kurtulabilsek, ancak ne yazık ki, hasta sayımızın artacağını ve maalesef Ülkemizde de can kayıplarına şahit olacağımızı tahmin etmek için müneccim olmak gerekmiyor (inşallah yanılan ben olurum).

İşte bu acı gerçeği göz önüne alarak, Koronavirüs Bilim Kurulu’nun açıkladığı tedbirlere mutlaka uymamız, ailemizi ve çevremizi uyarmamız ve de uymamakta ısrarcı olarak hepimizin sağlığını tehlikeye atan kişi ve kuruluşları tereddüt etmeden şikayet etmemiz elzemdir.

Eğer bunları yapmaz ve sırtınızda taşıdığınız Vatandaşlık sorumluluğunun gereğini yerine getirmezseniz, artan hasta sayısını her duyduğunuzda vicdan azabı çeker, ölenlerin vebalini yüreğinizde hissedersiniz.

Unutmayın ki, güzel Ülkemizin Corona virüsü ile girdiği bu savaştan muzaffer çıkabilmesi kadın, erkek, yaşlı, genç ve çocuk ayrımı olmaksızın hepimizin kurallara ve tedbirlere uymamız şart!

Lütfen bu tarihi mücadelede örnek birer Türk Vatandaşı olduğunuzu gösterin ve çok mecbur kalmadıkça evinizden çıkmayın, inanın size en çok bu yakışacaktır.

Coronadan ırak, sağlıklı günler dilerim, Allah aziz Milletimizin ve tüm insanlığın yardımcısı olsun.

Selam ve sevgilerimle.

 

*

harclik

karya

email

facebook

twitter

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: