Ölüm Şarhoşluğu!


Vatandaş, iktidar yanlısı olmanın; toplumda imtiyazlı konuma yükselteceğini sanıyor. Böylece; korunma ihtiyaçlarının karşılanacağını ve bu sayede oluşan geçici, iki yüzlü sosyo-politik bir aidiyet illüzyonuyla adeta büyüleniyor. Bu da bireyi; Türkiye ve kayıtsız, şartsız sahibi olduğu milli iradeyi mevcut iktidar partisinin emrine sunan sonuçlara teslim etmek zorunda ve katlanmak durumuna sürükleniyor. Nihaî Sonuç ne olur sizce?

***

Sekerât-ı Mevt anındaki Türkiye…

munir_kebir2

© Münir Kebir

Uluslararası ilişkilerde, ülkeler arasında gelir ve servet eşitsizliği arttıkça, bu eşitsizlik, gelişen elektronik haberleşme araçlarıyla, insanların daha fazla dikkatlerini celb eder. Böylesi bir gelişme sonucunda; rasyonel (akılcı) olsun veya olmasın, ifrat ve tefrit dediğimiz aşırılıklar, bünyesel bir statü kazanarak, Ülke insanları üzerinde akıl ve vicdanı köreltir ve yerini radikal ideolojilere teslim eder.

Sonuç: Bu Türktür, Bu değildir, Bu Alevidir ama bunun hanımı başörtülü müslümandır, Bu Lazdır bu da Kürt… Bu vatanseverdir ama bu Teröristtir PKK’lıdır bu da FETÖ’cü…. farklılıklar alır başını gider…

Bu sonucun milleti tek bayrak altında eşit vatandaşlık anlayışından uzaklaştırılarak, seçilmiş hükümetleri; üretim ve iktisadi güce göre vergi politikası ile sosyal hayatı geliştirmek yerine, bir sefere mahsus yıllık erzak, odun, kömür ve yeşil kart tahsisiyle, bu adaletsizliği kader anlayışında çekilir hale getirerek, “yandaşlık” kültürü topluma kazandırılır.

Bu sayede Halk, iktidar yanlısı olmanın; toplumda imtiyazlı olacakları, korunma ihtiyaçlarının karşılanacağı ve bu sayede oluşan geçici, iki yüzlü sosyo-politik bir aidiyet illüzyonuyla adeta büyülenerek, cumhur, milli iradesini, o iktidar partisinin emrine teslim etme sonucuna katlanmak durumunda kalır.

Bugün Türkiye de bugün yaşanan budur…..

“Reis, karını boşa bana nikahla dese, hiç düşünmeden karımı boşar ve ona nikahlarım”’ sözü, işte bu illüzyonda, iktidardan daha fazla komisyon alma plasiyerliğini icra etme gayret ve çabasının dışa vurumundan başkası değildir.

Aynı gayreti, ülkemizin başka bir yerinde bir diğeri;’ “Ben Reisi, anamla aynı yatağı paylaştıklarında görsem, kabahati reiste değil, anam da ararım”’ diyebilmiştir.

*****

Peki ne haldeyiz?

Ferdi mülkiyet ve miras hakkı, meşru kazançla varlık kazandığında, insan yaşamını üreticilige yönlendiren en önemli motivasyon kaynağıdır. Ferdi Mülkiyeti ve Miras hakkını ortadan kaldıran Kominizmin bizzat kendisi ortadan kalkmış ve yok olmuştur.

Bugün Dünya; ABD, AB ve İSRAİL ekseninde Kapitalizmin egemenliğini KÜRESELCİ DÜNYA‘ya bırakmıştır. Endüstrileşmiş ülkeler ham maddelerini elde etmede, yerküreyi kendi ülkeleri için coğrafya kabul etme girişimini başlatmış ve sürdürmektedirler. Güney Kıbrıs Rum Kesiminin İsrail ortaklığı ve ABD-AB desteğiyle Akdeniz’i adeta emperyalizmin gölü yapmıştır. Biz ise 70 tane aşiretin bedevi kurallarıyla yaşadığı Libya ile sonuca ulaşacağımız rüyasındayız.

Öyleyse…

Meşru kazanç yerini, kapitalizmin acımasızlığı nedeniyle, sadece müteşebbis lehine sonuç vermesi durumunda, sermayenin sadece iktidar yanlısı elde toplanmasına yol açarak, milli iradenin yerini yandaşlık illüzyonuna bırakacağı artık ayan beyan anlaşılmıştır.

Bu durum, emek sahiplerini müteşebbisin esiri olmaları sonucuna götürmekle birlikte meşru kazancın ötesine geçmeyen müteşebbisleri de, ya iflasla ya da “haktır yoktur” anlayışı olan Konkordatoyla yüz yüze bırakmıştır.

Bu durum sürdürülebilir mi?

Çünkü bu durum, herşeyi iki dudağı arasına alan ve yarın bu dudak sahibinin kimler olacağı bilinmeyen bir mutlak monarşinin ülkede filizlenip dal budak salmasının sonucudur. Bu durum, adını Kur’an ve Sünneti bir din olmaktan çıkarıp, “Şeriat” tanımlamasıyla Siyasi bir ideoloji haline getirilmesi ahmaklığıdır. Çünkü bu tanımlamanın getirisi, İslam dinini radikal bir ideoloji statüsüne dönüştürmenin dışında hiç bir sonuç doğurmaz. Doğurmadığı gibi bu tür, insanımızı da islam dışına itme sonucuna götürür.

Dahası da var…

Hukuk yerini, her kafadan ayrı çıkan fetvalara, her bölgede o bölge insanının kendileri için uygun gördükleri paradigmaların kanun sayılmasına, ikiyüzlülüğün sosyal hayata hakim kılınmasına, Milli gelirin neredeyse tamamına yakın bölümünün bir avuç iktidar yanlısı müteşebbislere tahsisine ve neticede Saddam’ın Irak’ından daha ağır bir çıkmazla karşı karşıya bırakır. Irak güya Müslüman sunni bir ülkeydi!… Yoksa yanılıyor muyum!?..

Peki çaresi ne?

Öyleyse, sosyal devletin varlık kazanma sebebi olan, (1) ferdi mülkiyet ve mirasın devam edebilmesi, (2) emek sahiplerinin üretimden insan olmaya yakışır pay alması, (3) ithal mallarla tüketimi körüklemek yerine, Devlet Planlama Teşkilatını aktive etmek, (5) ülkede tarımsal üretimi destekleyen planlarla eş zamanlı olarak, sanayi üretimi dediğimiz reel sektör, başta enerji ve ham madde tedariki konularında gerekli devlet desteği sağlanması,(6) ihracata teşvik edici karar ve uygulamalar sayesinde, sosyal devleti ülkeye hakim hale getirmeliyiz.

Bu mümkün mü?

Hiç kuşku yoktur ki, bugün Türkiye’de Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tesis ettiği “Cumhurbaşkanlığı Başkanlık Sistemi” daha doğar doğmaz iflas etmiştir.

Bu iflası doğuran nedenlerin en başında, Cumhurbaşkanının, kurucusu olduğu AKP’nin de başkanı olmasıdır. Çünkü bu başkanlık sayesinde MHP’nin desteğini de alarak, Demokrasinin olmazsa olmaz dediği Kuvvetler ayrılığını oluşturan Yasama Gücü, Millet Meclisi yerine RTE ‘nin iki dudağı arasına girmiştir.

Yürütme gücünü oluşturan Başbakanlık ortadan kaldırılmış, Bakanların tüm yetkileri, Resmi Gazetede yayınlanan kanunla Cumhurbaşkanına devredilmiş ve Bakanlar bu sistemde Cumhurbaşkanın emrinde devlet memuru statüsünde atanmış bakanlar olarak, Yürütme Erki Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına bırakılmıştır.

Yargı ise zaten malum…. En son tanık olduğumuz İstinaf Mahkemesi -ki bir temyiz mahkemesidir- kararını veren 3 hakim derhal görevden alınmış verdiği beraat kararı ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararıyla kaldırılması gerekirken, 6’sı Cumhurbaşkanı,diğer 6’sı Başkanı olduğu AKP hükümeti tarafından atanan hakimlerden oluşan Yüksek Hakimler Kurulu tarafından, bu hakimlerin cezalandırılması talebiyle, verdikleri karar iptal edilmiştir. Öyleyse Yargının bağımsız ve tarafsızlığından bahsetmek imkansızdır.

Basın tamamiyle AKP ipoteği altına alınmış, Kanun Hükmündeki Kararnameyle kurumlar faaliyet göstermek zorunluluğuyla karşı karşıya kalmıştır. Bu durumun Siyaset Bilimindeki adı MUTLAK MONARŞİ‘dir yani PADİŞAHLIK.

Eğer Padişahlığa yol verilirse bugün padişah RTE ise yarın Deli İbrahim’in ya da aklını kaybeden, cülûsundan itibaren ancak 5 ay dayanabilen V.Murat’tan başkası olmayacağını kimse iddia edemez .

Bugün bu durum oylarımızla kabul edildiği takdirde; buna ne AKP ve ne de diğer partilerin tümü Türkiye’yi bu badireden kurtarabilir.

Tek bir yol vardır. Eski dönemdeki uygulamalarda yaşadığımız bazı olumsuzlukların giderilmesiyle, yeni bir anayasayla kurucu iradenin tesis ettiği Parlamenter Sistemi ülkeye kazandırmaktır. Kuşkusuz bu badirenin ülkeyi karşı karşıya bıraktığı olumsuzluğun giderilmesi bir çırpıda kolay olmayacaktır. Sosyal devlet anlayışı içinde kalarak, müteşebbisin hakkını müteşebbise, çiftçinin hakkını çiftçiye sanayicinin imkanlarını sağlamaya ve emek sahibi işçinin hakkını da işçiye anayasal düzeyde kazandırmak kolay değildir, ama imkansız da değildir.

Bu yüzden Sandığa Parlamenter sistemi iyileştirerek ülkeye kazandıracak partiler bizim ve ülkemizin vazgeçilmez şekilde ihtiyaç duyduğu partilerdir. Buna AKP dahi yanaşsa kabulümüzdür.

Unutmayalım ki Ülkemizde Demokrasinin sadece SANDIK olarak kalıntısı kalmıştır. Öyleyse zamanı geldiğinde, hayrın da, şerrin de size ait olacağının bilincinde olarak sandığa gidiniz. 3 Nokta

 

*




Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: