Kader, olması gerekendir.


Evrenden ayrı bir Tanrı yoktur. Evrenle Tanrıyı ayırmak, Evreni ve Tanrıyı sınırlı hale getirir. Evren ve Tanrı sonsuz olduğu için sınırlanamayacacağından; Evren Tanrıdır, Tanrı Evrendir.

***

KADER

©Erol Erdoğmuş.

ÖNSÖZ

Yapısı ve işleyişiyle Evrenin tesadüfi ve başıboş olmadığı; en üstün duygu, düşünce ve davranış yansıması olduğu gözlemlenir. En üstün duygu düşünce ve davranışın ancak Tanrı olabileceği düşünülür ve olacak herşeyi -kaderi- Tanrının önceden bilmesi gerektiği kabul edilir. Kader, olması gerekendir. Olması gerekenler, dar açıdan bakıldığında görece adil veya gayrıadil sayılsalar da; geniş açıdan bakıldığında adildirler.

İnsanoğlunun yüzeysel -sığ- bilinci; şimdiyi yaşayarak öğrenir, öğrendiklerini belleğinde biriktirir, geçen zaman süresi içinde unutmazsa hatırlar. Sığ bilinç; şimdiyi net, geçmişi loş görürken, geleceğe kördür. Bilimsel bilgi ufkunu genişlettiği oranda insanoğlu isabetli tahminlerde bulunabilir. Aksi halde sezgilerine ve tavsiyelere yenik düşer.

Bilebildiğimiz Evren; madde ve enerjidir. Madde mekan, enerji zamandır. Zaman, mekanı; farklı hızlarda, emekleyerek, yürüyerek, koşarak, gemi, otomobil, uçak hızlarıyla kovalar. Bir saat içinde; emekleyerek, yürüyerek, koşarak, gemiyle, otomobille, uçakla katedilen mesafeler, görece zamanlara göre katedildiklerinden, Einstein’ın sobası gibi farklı olacaktır.

EİNSTEİN’IN SOBASI

Albert Einstein zamanın göreceliğini şöyle anlatırmış: Ben güzel bir bayanla 5 dakika konuşurken, siz 5 dakika kızgın bir soba üzerinde otursanız; aynı 5 dakika sizin için çok uzun, benim için çok kısadır.

İki insan varsayalım. Biri 24 saatlik 1 günü 4 kez yavaşlatarak 6 saatte yaşıyor; öbürü 24 saatlik 1 günü 4 kez hızlandırarak 24×4=96 saatte yaşıyor. Bir günü 6 saat olarak tamamlayan kişinin 96 saatlik yaşantısını, 96/6=16 günlük geleceğini -kaderini- öbürü Tanrı değil insan olarak izleyebilecektir.

TANRISALLIK

Madde yoktan var edilemediği için, Evren de yoktan var edilemez. Evrenin yoktan var edildiğine inanmak, dipsiz kuyuya taş atmaktır. Zaman içinde yoktan var edilme eylemi olsa; bu eylemin bir vakti saati olacaktır. O vakti saatten öncesi, öncesinin öncesi sonsuza dek süreceğinden, zaman ve mekan sonsuzdur ve Evrenden ayrı bir Tanrı yoktur. Evrenle Tanrıyı ayırmak, Evreni ve Tanrıyı sınırlı hale getirir. Evren ve Tanrı sonsuz olduğu için sınırlanamayacacağından; Evren Tanrıdır, Tanrı Evrendir.

Sonsuz zamanlı ve sonsuz mekanlı Evren Tanrı; Evrendeki her zerrenin yüzeysel bilincini ve bilinçaltı denilen derinsel bilincini -kaderini- bilir. Evren Orkestrasında her zerre notadır, zamanı gelince sesi duyulur. Her zerre kendi bilinç hızına göre Evreni algılayabilir ve kendisini geliştirebilir. Çünkü Evren parçacığıdır Tanrısallık niteliğini taşır. Evrim kuramı bunun kanıtıdır.

Evren sonsuza dek çember çember büyür, çember çember küçülür. Büyüyen ve küçülen her çember 360 derecedir. 360 Derecelik devrini tamamlayan çemberler, bir üst yada bir alt çembere yönelerek gelişir.

Evren Tanrının İsası Musası yoktur. Peygamberleri, kendi çabalarıyla bilimde ufuk açan bilimcilerdir. Evren Tanrı insanlara somut olarak görünmez, onlarla konuşmaz; Soyut olarak hissedilir. Deney ile somutlaştırılarak sorulan sorulara, deney sonucu olarak yanıt verir.

 

TurkLider_logo

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: