AB Liderler Zirvesi : Türkiye – Kıbrıs – Tepkiler


***

Kendimizi anlatmalıyız

ayhan_zeytinoglu

Ayhan Zeytinoğlu

AB, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu Suriye’den kaynaklanan güvenlik tehdidini dikkate almadığı gibi, Suriye konusunda ve Kıbrıs’taki meşru haklarını görmezden gelmektedir. Bu noktada, Türkiye’nin AB ilişkilerinin bir süredir ihmal edilmesi de etkisi olmaktadır.

AB geçtiğimiz Temmuz ayında Kıbrıs’taki doğalgaz arama çalışmalarına yönelik yaptırım kararına bir yenisini eklemiş ve Türkiye’yi Suriye’ye yönelik ‘barış harekâtı’ sebebiyle kınayan ve bazı Üye Devletlerin silah satışını durdurduğunu not eden bir karar almıştır. Türkiye’nin AB için anahtar konumda bir ortak olduğunun da belirtildiği bu kararda, Türkiye’nin sorunu siyasi ve diplomatik yollarla çözmesi tavsiyesinde bulunulmaktadır.

Oysa 9 yıldır devam eden Suriye’deki savaşın giderek büyüdüğü ve siyasi yollarla çözülemediği ortadadır. Uluslararası toplum da bugüne kadar kapsamlı bir çözüm getirememiştir. Dolayısıyla Türkiye’nin sınırlarının güneyinde olan bitene duyarsız kalması beklenemez. BM Şartı’nın tanıdığı kendi kendini savunma hakkını kullanarak barış pınarı operasyonunu başlatmıştır. Burada üzücü olan uluslararası toplumun Türkiye’yi yalnız bırakmasıdır.

ABD de bakanları dahi hedef alan yaptırım kararlarına imza atmıştır. Özellikle Türkiye’nin üye olmak için çalıştığı AB’nin kınama kararı son derecede düşündürücüdür. Türkiye’nin 9 yıldır Suriye’deki kriz sebebiyle karşı karşıya olduğu tehditler ve 4 milyona yakın mülteciye evsahipliği yapmanın getirdiği yük dikkate alınmamakta ve değerlendirilmemektedir.

Bugün toplanacak olan AB Liderler Zirvesi’nde bu kınama kararının da ele alınması ve daha da ciddi bir kararın çıkması olasılığı bulunmaktadır. Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ve dünyanın Türkiye’ye bakışı arasındaki makas açılmaktadır. Bu durumun son derece kritik sonuçları olabilir.

AB’nin Türkiye’ye yaklaşımında eksiklik olduğu muhakkak. Ancak Türkiye olarak kendi tezlerimizi yeterince anlatamamamız ve son yıllarda iç sorunlar sebebiyle AB ile ilişkileri ihmal etmemiz de burada etkili oldu. Başta AB sürecimizi canlandırmaya yönelik adımlar olmak üzere reform sürecini hızlandırmalı, ekonomiyi güçlendirmeye yönelik adımları atmalıyız. TBMM Genel Kurulu’na sunulan Yargı Reform Stratejisi hızla kabul edilerek uygulamaya koyulmalıdır. Ayrıca 16 Ekim 2019’da yayımlanan Genelge ile AB Eşgüdüm Kurulu’nun oluşturulmasını da memnuniyetle karşılıyoruz. Bu AB müktesebat uyumu ve katılım sürecine ilişkin çalışmaların hızlanmasına katkıda bulunacaktır.

* * *

European Council and European Council
Background

[Full text]

TURKEY

EU leaders are expected to discuss relations with Turkey, including in the light of Turkey’s military action in North East Syria. At the beginning of this week, the Foreign Affairs Council adopted conclusions condemning Turkey’s unilateral military action and urging it to cease it and to withdraw its forces. Recalling the decision taken by some member states to immediately halt arms exports licensing to Turkey, member states committed to strong national positions regarding their arms export policy to Turkey on the basis of their common position on arms export control.

The heads of State or Government will also revert to the topic of Turkey’s continued drilling activities in the Eastern Mediterranean.

This week the Foreign Affairs Council adopted conclusions agreeing that a framework regime of restrictive measures targeting natural and legal persons responsible for or involved in the illegal drilling activity of hydrocarbons in the Eastern Mediterranean be put in place.

Related:

[Council conclusions on North East Syria (14/10/2019)]

[Council conclusions on Turkey’s illegal drilling activities in the Eastern Mediterranean (14/10/2019)]

* * *

Kararlılık Devam Edecek

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Konseyi’nin (DİK) bugün (14 Ekim) Lüksemburg’da yapılan toplantısında, “Kuzeydoğu Suriye” ve “Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Yürütmekte Olduğu Faaliyetler” başlıkları altında kabul ettiği kararları ve ülkemize yönelik yaptığı çağrıları tümüyle reddediyor ve kınıyoruz.

Türkiye’nin başarıyla icra etmekte olduğu Barış Pınarı Harekâtı, uluslararası hukuk temelinde, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51. maddesinden kaynaklanan meşru müdafaa hakkımız ve BM Güvenlik Konseyi’nin terörizmle mücadeleye ilişkin kararları uyarınca yürütülmektedir.

PKK’nın bir uzantısı olan PYD/YPG terör örgütünün ülkemizin ulusal güvenliği ile Suriye’nin toprak bütünlüğü ve ulusal birliğine yönelik tehdit ve saldırıları karşısında, AB’nin terör unsurlarını koruyucu bir yaklaşım sergilemesi kabul edilemez. AB Konseyi’nin bu konudaki karrında, bazı AB üyelerinin de destek verdiği PYD/YPG terörizminin, son iki günde ülkemizde aralarında bir bebeğin de bulunduğu 18 masum sivili katletmesine sessiz kalmasının da bu çarpık yaklaşımın bir tezahürü olduğunu değerlendiriyoruz.

Türkiye’nin defaatle dile getirdiği üzere, DEAŞ terörüyle mücadele kisvesi altında bir diğer terör örgütünün ayrılıkçı gündemine hizmet eden AB’yi ve bu örgüte destek veren AB üyesi ülkeleri, bugünkü sonuca ulaşılmasındaki sorumlulukları bağlamında özeleştiri yapmaya ve izana davet ediyoruz. Bu politika ve uygulamalarıyla AB’nin DEAŞ’a karşı mücadele konusunda ülkemize ders verme hakkı bulunmadığının altını çiziyoruz.

Dünya üzerinde en kalabalık sığınmacı nüfusuna evsahipliği yapmakta olan Türkiye, önümüzdeki dönemde de ulusal güvenliğini tehdit eden ve Suriye halkının bekasını yakından ilgilendiren PYD/YPG ve DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelesini kararlı bir şekilde sürdürecektir.

Bu harekat, Türkiye-Suriye sınırında güvenli bir bölge oluşmasını ve bölgenin asıl sahiplerine kazandırılmasını sağlayacak olup, arzu eden yerlerinden edilmiş Suriyelilerin kendi topraklarına dönüşüne de yardımcı olacaktır. 18 Mart Mutabakatının 9. maddesinin, AB ve üye ülkelere, Türkiye’yle birlikte, yerel halkın ve sığınmacıların Türk sınırına yakın Suriye topraklarında daha güvenli alanlarda yaşayabilmeleri için koşulların iyileştirilmesi yükümlüğünü getirdiğini hatırlatırız.

Diğer taraftan, AB’nin Doğu Akdeniz’de hem kendi haklarımızı hem de Kıbrıs Türklerinin haklarını korumak için kararlılıkla yürüttüğümüz arama ve sondaj faaliyetlerini yasadışı olarak nitelendirmesini kesinlikle kabul edilemez buluyoruz. AB’nin Türkiye’ye karşı emsali olmayan bu önyargılı tutumu uluslararası hukukla da bağdaşmamaktadır.

Ayrıca, AB’nin aldığı bu kararlarda bir kez daha Kıbrıs Türklerine hiçbir atıfta bulunmaması ve onları yok sayması ibret ve endişe verici bir durumdur.

Bu durum, AB’nin Kıbrıs konusunda artık Rum tarafının tümüyle rehinesi haline geldiğinin ve tarafsız kalamayacağının son örneğini teşkil etmiştir. Aslında AB’nin, 2004 yılında aldığı kararları ve verdiği sözleri hayata geçirmemekle, Kıbrıs Türklerini gözardı ettiği yadsınamaz bir gerçektir. AB’nin bu tavrını da şiddetle kınıyoruz.

Hidrokarbon faaliyetlerimizi KKTC’yle birlikte kararlılıkla sürdüreceğimizi ve AB’nin bu konuda engelleyici tedbirlere başvurması halinde misliyle mukabele edeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyoruz.

Bir yandan münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığının diyalog ve iyi niyetli müzakere yoluyla, uluslararası hukuka uygun ve iyi komşuluk ilişkileri ilkesi uyarınca sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan AB Konseyi’nin, diğer taraftan GKRY’nin tek taraflı deniz yetki alanı iddialarını benimsemesi ve bu iddiaları “üyelik dayanışması” bahanesi altında Türkiye’ye dayatma girişimlerinde bulunması ciddi bir çelişki teşkil etmektedir.

Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın tesisi, herkesin kazanacağı bir işbirliği iklimi yaratılması, ülkemizin ve özellikle Kıbrıs Türklerinin ilgili anlaşmalar ve uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hak ve çıkarlarına saygı gösterilmesi ve Doğu Akdeniz’in siyasi, hukuki, tarihi ve coğrafi gerçeklerinin dikkate alınmasıyla mümkün olacaktır.

Bu hukuksuz ve yanlı tutumu nedeniyle, AB ile bazı alanlardaki işbirliğimizi ciddi bir şekilde gözden geçireceğiz.

Related/Aynı konuda:

[Version française]

[English Version]

[Barış Pınarı Harekâtı ve uluslararası gelişmeler konusunda TBMM Genel Kurul Görüşmesi ve Bakan Çavuşoğlu’nun bilgilendirme konuşması.]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: