İbadet yerel dille yapılmalı…


OY oburu politikacılar, din madenini işletince; şeyhlere, dervişlere, müritlere ve çocuklara tecavüz için dini kullanan meczuplara gün doğdu!..Ehl-i imanın ayağa kalkmasıyla din devrimi olmaz. Devlet inisiyatifi gerekir.

***

SORUN ATATÜRKSÜZLÜK

©Erol Erdoğmuş.

OLAY

Adına Fıkıh-Der diyerek İstanbulda yasadışı bir dernek kurmuşlar. Bu derneğe bağlı merdiven altı yatılı bir Kur’an Kursu açmışlar. Ve bu kursta küçük çocuklara tecavüz etmişler. (…)

Ey ehl-i iman! Ayağa kalkın! Yasadışı faaliyet gösteren derneklerin açtığı merdiven altı Kur’an kurslarının neden denetlenmediğini sorgulayın!

Bu kurslara emanet edilen çocukların haklarını, hukuklarını en başta ama en başta siz koruyun!

Kur’an kursu ile çocuğa tecavüz kavramlarının yan yana gelmesine sebep olan şu köhne sistemi tarumar edin! [Ahmet Hakan, Hürriyet 02 Eylul 2019]

BU REZALETİN NEDENİ ATATÜRKSÜZLÜK

Atatürk, her halkın din ihtiyacını bilen biri olarak; ifrata ve tefrite sapılmadan Türk halkının din ihtiyacını karşılamak üzere Diyanet işleri Başkanlığını kurdu. Osmanlının Şer’iye Vekaleti gibi din işlerini devletleştirmedi; laik devletten özerk statüde Başkanlık olarak kurdu. Atatürk döneminin diyaneti, ezanı Türkçe okuttu; Kur’anı Türkçeye çevirtti. Hedef, Ziya Gökalp‘in şu dizeleriyle belirtiliyordu:

Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur
Köylü anlar manasını namazdaki duanın
Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur’an okunur
Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüda’nın,
Ey Türk oğlu işte senin orasıdır vatanın

Din kaldıracıyla kolayca halkı yönetmek isteyenler; “Kur’an Allah kelamıdır, Arapçadan başka dile çevrilmesi caiz değildir, günahtır” diyerek, kendilerine statü edindiler. Arapça Kur’anı okuyup anlama, yorumlayıp halka anlatma imtiyazı artık onlarındı.

Dinin halka ulaşmada ekspres yol olduğunu gören fırsatçılar, üç kağıtçılar, tecavüzcüler ve benzerleri dini kullanmaya başladılar ülkemizde!..

“Efendiler ve ey millet, biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır” diyen Atatürk’ün ömrü din devrimini tamamlamaya yetmedi.

OY oburu politikacılar, din madenini işletince; şeyhlere, dervişlere, müritlere ve çocuklara tecavüz için dini kullanan meczuplara gün doğdu!…

Atatürkün tamamlayamadığı din devrimi, ezanın ve Kur’nın arapça Kur’an esas alınrak yerel dillere çevrilmesi ve ibadetin yerel dillerde yapılmasıdır.

Hakan Ahmet beyin sandığı gibi ehl-i imanın ayağa kalkmasıyla din devrimi olmaz. Devlet inisiyatifi gerekir.

ÇÖZÜM

1. Ümmetçi diyanetler millileştirilmeli ve islamiyet yerel dillere aktaılarak yaşanmalıdır.

2. Ayet olmayan, namaza davet niteliğideki ezan; Arap ülkelerinde Arapça; Arap olmayan ülkelerde yerel dillerle okunmalıdır.

3. Arapça orijinali esas olmak üzere Kur’an yerel dillere çevrilmeli ve ibadet yerel dille yapılmalıdır.

4. İşte o zaman; karanlık ve küflü merdiven altı akrepleri, dini bahane ederek mala; cana ve ırza saldıramaz, gün ışığına çıkamazlar.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: