YSK Adaleti, YSK Demokrasisi…


Adalet; saydam, herkesçe gözlemlenebilir, tartışılabilir olduğu ölçüde adalettir. Temyiz edilemeyen adalet, adalet değildir. kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olarak, Yürütme ve Yargı erklerini kendi inisiyatifi ile kullanabileceği için antidemokratik bir kuruldur.

***

PLATON VE DEMOKRASİ

©Erol Erdoğmuş.

ALINTI

“İktidar, iktidara düşkün olmayan ve iktidardan gelecek yararlara ihtiyacı olmayanlara verilmelidir”
PLATON

GENİŞ OMUZLU FİLOZOF

doğumundan 427 yıl önce Atina’da doğan ve 80 yıl yaşayan, iri yarı geniş omuzlu olduğu için Yunancada “Geniş” anlamına gelen “Platon” adıyla tanınan filozofun adını müslümanlar kendi dillerine uyarlarken; Platon’a eflatun diyebilmişler ve eflatun ayrıca Türkçede açık mor renge verilen ad olmuştur.

Sokrat’ı idam eden Atina Demokrasisinden sıtkı sıyrılan Platon, monarşi’yi, -tek adam yönetimini- yeğler olmuştur.

İyi de; kimlerin iktidara düşkün ve iktidar nimetlerine aç olduğunu kim belirleyecek, iktidarı kim, kime hangi ölçütlere göre verecek? İktidar babadan oğula -monarşik-; kolkoladan tepeye -demokratik- yöntemle, Tanrı veya halk tarafından mı verilecek?

Halk;Duyguda, Düşüncede, Davranışta birey kadar konsantre bilinçli olamadığı için; kendi kendini birey gibi doğrudan yönetemez. Yönetilmeye mecbur kalır.

Seçim panayırı kurulur demokrasilerde. İktidara düşkün olanlar ve iktidar nimetlerinden yararlanmak isteyenlerin hiçbiri ayranım ekşi demeden, vaatlerini allayıp pullayıp satmaya başlarlar demokrasilerde…

Halk bu kişileri bire bir tanıyamaz. Vaatlerinin fizibilitesini uzman gibi değerlendiremez. Üstelik her siyasi şirket şefin tavsiyesi menüler -listeler- sunar. Halkın şeflerin seçtikleri menülerden birini seçmeye eli mahkum demokrasilerde… Halk seçmiyor, seçileni onaylıyor…

Platon’un yeğlediği monarşiler, halkın yararına ya da zararına olabilir. Demokrasilerde de, iktidara gelen siyasi partiler, halkın yararına ve zararına olabilirler. Sorun; “Adil insan”, “Adil olmayan insan”dan hangisinin başat olacağıdır. Adil olanlar, adil olmayanlar kadar cesur olurlarsa; sorun çözülür.

YSK VE YARGISIZ YARGI

İktidar düşkünleri, iktidarın nimetlerine Haris olanlar; birbirlerini sahtekarlıkla, oy hırsızlığıyla suçlayabilirler. Bu nedenle seçimlerin yargı denetim ve gözetiminde yapılması olmazsa olmazlaşır.

Nitekim, çok partili döneme geçerken 16 Şubat 1950’de Başkent’te “Yüksek Seçim Kurulu”, il ve ilçelerde “İl Seçim Kurulu”, “İlçe Seçim Kurulu” oluşturulmuştur.

Anayasamızın 79. Maddesi uyarınca;”Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir merciye başvurulamaz”.

YSK’nın İnternet Sitesinde “YSK hem idari hem de seçim yargısı ile görevli verdiği kararlara karşı hiçbir merciye başvurulamayan, nevi şahsına münhasır bir kuruldur” denilmektedir.

YSK;kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olarak, Yürütme ve Yargı erklerini kendi inisiyatifi ile kullanabileceği için antidemokratik bir kuruldur.

Oyların eşitliği halinde, başkanın oyu’nun bulunmadığı tarafın eşitliği yitirmesi ve başkanın oyunun bulunduğu tarafın üstün sayılması; Kurul bünyesinde Yürütme Erki’nin Yargı Erkin’den üstün sayılmasıdır.

Adalet; saydam –herkesçe gözlemlenebilir, tartışılabilir– olduğu ölçüde adalettir.

YSK kararları temyiz edilemiyor. Temyiz edilemeyen adalet, adalet değildir.

 

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: