Sandık Başı öncesi düşünülmesi gerekenler!!


Hür olmayan bir adam; insanlık şartlarını anlayamamış ve kendinde insanlık izzetini alçaltmış SEFİL bir adamdır. Özgür olmak, Mübarek ve Mukaddes bir şeydir. Ama, bu Kudsiyet,“Hayvani Bağımsızlık” ile karıştırılmamalıdır!… Özgür olmak ne derece ilerleme ve feyz sebebi ise, hayvani bağımsızlık ile karıştırılarak, kötüye kullanılması da o derece felaket ve sefalet sebebi olur.

***

Eyy Türk Milleti..Sandığa Bilinçli Git.

munir_kebir2

© Münir Kebir </p

1911 yılında yayınlanarak, halkımızın bilgisine sunulmuş bir kitaptan alıntıladığım bir anekdotla,yazımın başlangıc bölümünü oluşturmayı uygun gördüm.

Şöyle başlıyor Kitap;

“Mübarek Vatanımızda Meşrutiyet (Meclisli Hukuk Devleti) ilan olundu.(Tarih 1908)

Bir tek kişinin (Padişahın) Devlet üstünde kontrolsüz hakimiyeti olan İSTİBDAT rejimi, yerini esas itibariyle HÜRRİYET‘e bıraktı.Artık bundan sonra,her birey “VİCDAN HÜRRİYETİ”,”SÖZ HÜRRİYETİ” hakkına sahip olacaktır.

Hür olmayan bir adam; insanlık şartlarını anlaya-ma-mış ve kendinde insanlık izzetini alçaltmış SEFİL bir adamdır.

HÜRRİYET, yani özgür olmak, Mübarek ve Mukaddes bir şeydir. Ama şu da var ki; bu Kudsiyet,“Hayvani Bağımsızlık” ile karıştırıl-ma-malıdır!… Bu yüzden öğrenmek, incelemek ve bu sayede bir fikir aydınlığına kişinin kendini kavuşturması elzemdir zaruridir. Özgür olmak ne derece ilerleme ve feyz sebebi ise, hayvani bağımsızlık ile karıştırılarak, kötüye kullanılması da o derece felaket ve sefalet sebebi olur..(..)..”

******

Kitabın yazarı,1865 yılında Bulgaristan’a bırakılan Filibe şehrinde doğmuş Şehbenderzade Ahmet Hilmi Beydir.Kitap,aslında Din,Bilim ve Felsefe konularını içeren bir kitap, ama ” İslam Tarihi” olarak piyasaya sürülmüştür.Alıntıladığım anekdot, eserin 523.sahifesinde “OKUYUCULARLA BİR HASBIHAL” başlığında yer alıyor.

Yazar, tek kişinin, devlet üzerinde kontrolsüz hakimiyetinden sıyrılıp, insanı mübarek ve mukaddes yapan hür olmanın önemini vurgulayarak, bundan mahrum olan insanın, izzetini kaybetmiş sefil bir yaratık olduğunu belirtiyor. Biz de bugünümüzü şöyle birazcık ta olsa inceleyerek, 2 gün sonra yapılacak mahalli seçimlerde sandık kararımızı, şapkamızı önümüze koyup irdeleyelim istiyorum. [Editör eklemesi:
Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin “İslâm Tarihi” Eseri Merkezinde Tarih Metodolojisiyle İlgili Görüşleri Üzerine]

******

Hiç gerilere gitmeden,Televizyon haberlerinden bugüne bakalım.

Önce kendimize şunu soralım.Türkiye’de şu anda Hürriyetin teminatı olan Demokratik Cumhuriyet’le yönetilmesi gereken ülkemiz; Demokratik,Laik,Sosyal,Hukuk Devleti olarak mı yönetiliyor,yoksa, Yasama,Yürütme ve Yargı ergleriyle birlikte, her düşündüğü,Kanun Hükmündeki Kararname ile yürürlük kazanan tek kişinin iradesine mi teslim edilmiş.?

Bu sorunun cevabını şu şıklara bakarak verelim.

Bugün Türkiye’de, adı ve uygulaması Siyaset Biliminde olmayan, uygulamasında da hiç bir devlette rastlanılmayan, “Cumhurbaşkanı Başkanlığı” Sistemi Hüküm sürer haldedir.Bu gerçek,“REİS” olarak adlandırılan tek adam rejimidir.Tek adam insiyatifle iyi hizmetlerde bulunuyor olabilir.Ama sistemin adı,herkes sonuna kadar özgür olsa dahi asla Hürriyet değildir.Çünkü yapılan hizmetler iyi bile olsa,sonuçta hukuk, yerini tek adamın insaf ve vicdanına bırakmış durumdadır.Böyle bir durumda yazarın yukarda belirttiği, “Vicdan Hürriyeti” ve ifade özgürlüğü anlamında kullandığı “Söz Hürriyeti” hukukla kayıt altına alın-ma-mış,tek adamın insaf ve merhametine bırakılmıştır. Öyleyse,Türkiye’de
şu anda var olan yönetim biçimi gizli İSTİBDAT‘tır. [Editör eklemesi: Başlı başına bağımsız olma]

Şimdi bunu bir kaç yeni örnekle ispatlayalım.

a-) Mahalli seçimlere 2 gün kala (bugün), AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,Ankara Belediyesine CHP’den aday olan,Mansur Yavaş için, “Belediye Reisi seçilse bile o makamda kalamaz” demiş ve diyebilmektedir. [Ayrıntı]

b-) İyi Parti Genel Başkanı için de ;“Senin Milletvekilliğin de yok haaa…” ona göre ...mealinde, yani seni kodese atarım diyebilmektedir.(herkes te bu şekilde yorumlamaktadır) [Hapis tehtidi] + [Akşener’in tepkisi]

c-) Aynı hükümranlık ve hukuk tanımazlık psikolojisi içine giren İç İşleri Bakanı Süleyman SOYLU,“Seçilsinler de görelim,yok efendim YSK tarafından uygun görülmüşlermiş…YSK sadece bakar,aday oluyormu,olmuyor mu… ama ben buna karar veririm” diyebilmektedir. [Ayrıntı]

d-) AKP’nin hali hazırda Gaziantep Belediye Reisi, hukuki statüsünü AKP adayına hasrederek, hizmete açılan treni, seçim propogandasında kullanmış ve AKP Belediye Başkan adayı olan zat, kendilerini karşılayan Gaziantep halkına yönelik olarak “şeye (öküze) bakar gibi bakıyorlar” diyerek ardından topluca gülüşmelerle, kendi seçmenleri de dahil, halkı hayvan olarak nitelemişlerdir. [Ayrıntı]

Sadece bu kadarla yetiniyorum.Daha fazla ileri gitmeyeceğim. Amacım, mademki vicdan ve ifade özgürlüğünün yokluğu kişiyi sefil durumuna düşürüyor – ki buna sonuna kadar katılıyorum – o halde ben de, 4 yıl kamu yönetimi eğitimi alarak mezun olmuş sıradan bir Türk vatandaşı olarak, bu gerçekleri halkımızın bilinç düzeyine çıkartmayı kendime vatandaşlık vazifesi sayıyor ve uyarıyorum.

Ülkemizin geleceği; Demokratik, Laik ,Sosyal, Hukuk Devletinde yeniden tesis edilecek Temsili Demokrasinin olmazsa olmazı Parlementer Sistemdedir.Tek adam Sistemi hakkında, Kitap yazarının sözlerini kulağınıza küpe yaparak oy sandığına müracaat ediniz. Günahı da size Hayrı da….

Saygılarımla,

*




Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: