31 Mart 2019: Sandığa Gitmek; Sağduyulu Olmak; Keyfiyet ve Sonuca Katlanmak!


Demokrasi, Laiklik ve Bağımsız yargı olmadan devam etmesi asla mümkün değildir. Çünkü, Demokrasi Halk iradesiyle sonuç doğurur.. Öyleyse; Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devlet düzeninde, Halkın yumuşak karnı olan İslam ve Milliyetçilik, Demokrasi ve Çağdaş Hukukla şekillenen Bağımsız yargı sayesinde ayakta kalırlar. Aksi halde, hak ettikleri yerden saptırılarak, siyasetin aracı haline getirildiğinde; artık ülkenin bölünmesi, parçalanması, bağımsızlığını kaybetmesi ve sosyo-psikolojik krizlerin önüne geçmek artık imkânsızlaşır.

***

LAİKLER VE TANRILAR SAVAŞINDA TÜRKİYE…..

munir_kebir2

© Münir Kebir

Son yıllarda kitap işportacılığı da bir sektöre dönüşmüş.. Farkında mısınız bilmem?… Kitap ve Kırtasiye  artık birlikte aynı dükkanda satılıyor.Tabi ayrı satıldıkları dükkanlarda var. Ama,birlikte satıldıkları dükkanlar,kapıları önüne koydukları  standlarda ucuz kitaplar satıyorlar. ”Tanesi 5 Lira” etiketi konulan standtan geçmiş tarihlerde 107 sayfalık bir kitap almıştım.Kitabın adı; ”Alaturka Demokrasi – Alaturka Laiklik”. Yazarı, Prof.Dr.İhsan Süreyya SIRMA [Kimdir?]

Kitaptan birkaç alıntı yapacağım.

“..(..).. Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki, sadece ülkemizde değil, hemen hemen bütün dünyada ,Demokrasinin yanlış bir tanımlaması yapılmakta; doğru olan her şey “demokratik” sözcüğüyle ifade edilmektedir. Örneğin bir konuda münakaşa eden iki arkadaştan birisi, diğerini adil olmaya davet edip ilzam etmek   için; “arkadaş demokratik ol” demektedir ki, adil veya doğru olmanın, Demokrasi ile uzaktan yakından her hangi bir alakası yoktur. En Kaba ve de basit ifadesiyle demokrasi,toplumun meselelerini,özellikle siyaset ve idare alanındakilerini  çözmek için halkın oyuna müracaat etmek demektir..(..).. 

Yazarın , demokrasiye kazandırdığı bu nitelik, sosyo-kültürel yapının belirlediği anlamın, sosyal bilimlerin belirlediği tanımlayla örtüşmediğinden yakınmaktadır. Ve bana göre haklıdır. Kitap Demokrasiden sonra, Türkiye’de Laikliğin de  uygulamada,savunucuları  tarafından batıl bir din haline getirildiğini  örneklerle ortaya koyuyor;

“..(..).. Öyle anlaşılıyor ki, Laiklik denilen batıl din, insanımızın kafasını daha birkaç sene karıştıracak ve hiç lüzumu yokken,onların gündemini oluşturacaktır…(..)..”

Dedikten sonra,laikliği kabullenenlere / sahiplenenlere yönelerek, bunları 2 gruba ayırıyor.

1) Samimi Laikler: Laiklik üzerine kafa yorarak ona inanmış olanlar. Bunlar zararsız ve kendileriyle yaşanabilir Laiklerdir.

2) Devlet adına saltanat süren, Cumhuriyet adına Demokrasiyi katleden, Laiklik adına da -başka bir dinle değil de –sadece İslamla mücadele eden laiklerdir. Bunlar da 2 fraksiyona ayrılırlar. 

a) Kendilerini herhangi bir dine bağlı görme ihtiyacı duymayan din (islam) düşmanı laikler.

b) Kendilerini Müslüman sayan ya da öyle göstermede yarar bulan laikler. Bunlar öldüklerinde,cenazeleri yerde kalmasın diye Müslüman görünen,fakat aslında Laikliğe iman etmiş ama, ne tam laik olabilmiş ve ne de Müslüman olmuş, cahil laiklerdir. 

**************

Sosyal bilimler; zaman ve mekana bağlı kalınarak, gözlemlenen değişmez  kurallar çerçevesinde bilimsellik kazandıkları için,Demokrasi ve Laiklik tesbitlerini zaman ve mekâna bağlı kalarak,Türkiye gerçeğinde –kendimce- akılcı ve gerçekçi bulduğumu belirtmeliyim. Ne var ki, konunun ayrıntıları zaman ve mekana bağlı gözlemlenen ve yaşanan bugünün gerçekleri esas alındığında, bunu  tartışmalı bulduğum için aktarmadım.Yazımın konusu da  zaten bunu gerektiriyor. Kitaptan alıntıladığım tesbitlere dikkatlice bakarsanız, Hoca, Laiklik ve Demokrasiden DEĞİL….Bu iki anayasal makro yapıyı kullanan bir azınlığın, çağdaşlığı islama karşıt hale getirmede laikliği manivela olarak öne çıkarma gayretinde olanların, halkı tesir altına alarak,bu sayede, kendilerine özel statü kazandırdıklarından şikayet ediyor.

Ben de bu perspektiften kendisini haklı buluyorum.

Kitap,1996 basım yılını gösteriyor. Bu açıdan da bakılırsa, bugünü onun haklılığının bir getirisi olarak görmemiz -analitik düşünce içerisinde kalırsak-  bir mübalağa olmaz düşüncesindeyim. Bugün, 17 yıldır Türkiye, AKP ve Başkanı Recep Tayyip Erdoğan sarmalında, dümen çömezi Bahçeli ile, rotası şaşmış bir gemi durumuna düştüğünü söylemek herhalde red edilemez sanırım. Siyasete,Ekonomiye ve de Sosyal Hayatımıza, yarın nasıl bir ülkede yaşıyor olacağız belirsizliğinde:ülke yönetim rotasını kaybetmiştir!…..;

Bir zamanlar,ağlayarak gözyaşlarını ve sümüğünü mendiliyle ıslatan, Hoca efendi sıfatıyla, halkın kendisini adeta peygamber vizyonuyla kabullendiği halkımız; Fethullah Gülen’in, İslamın Tevhid akidesini Hiristiyanlığın Teslis inancına kurban ettiğini görmek istemediler. Bu yüzden, İslam akidesi doğrultusunda,kâfir ve munafık sıfatını hak eden bu kişi, bugün artık FETÖ  terörist başı olarak kırmızı bültenle, meskun bulunduğu ABD’den iadesi istenir durumdadır. Allahın sopası yoktur ama kudreti tartılşılamaz. Ki, Hiç kuşkusuz bu belanın atlatılma sürecine girmesi, Laiklik sayesinde olmuştur. Bunun inkârı asla kabul edilemez…

Peki, ya bu münafık kâfire!

12 yıl boyunca; İdareyi, Mülkiyeyi, Adliye ve Askeriyeyi teslim ettiğini, ”Ne istediniz de vermedik” itirafıyla ortaklık kurduğunu açıklayan, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve onun bugünkü MHP Başkanı Devlet Bahçeli’yi  nasıl değerlendireceğiz? Sadece soğan kuyruğuyla MI?…Kendilerine “Cumhur İttifakı”, kendileri dışındaki tüm partileri ve bu partilere oy veren vatandaşları ,kara renge alarak, bunların tümüne -Cumhurun- %49’una- ” Zillet İttifakı”  etiketlemesini doğru ve yerinde bir davranış olarak mı göreceğiz?.. Görmediğimiz ve/veya görüp te İslami hükümlere göre red etmemiz gerekene karşı,kendimizi sağır ettiğimiz takdirde, “Müslüman” kimliğimizi koruyabilecekmiyiz!?….

Hiç kuşkusuz,şunu asla aklımızdan çıkarmadan bilmeliyiz ki; Demokrasi, Laiklik ve Bağımsız yargı olmadan devam etmesi asla mümkün değildir. Çünkü, Demokrasi Halk iradesiyle sonuç doğurur.. Öyleyse; Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devlet düzeninde, Halkın yumuşak karnı olan İslam ve Milliyetçilik, Demokrasi ve Çağdaş Hukukla şekillenen Bağımsız yargı sayesinde ayakta kalırlar. Aksi halde, hak ettikleri yerden saptırılarak, siyasetin aracı haline getirildiğinde; artık ülkenin bölünmesi, parçalanması, bağımsızlığını kaybetmesi ve sosyo-psikolojik krizlerin önüne geçmek artık imkânsızlaşır.

Burada, AKP ve MHP düşmanlığı yapmanın peşinde değilim. Ama Din ve Milliyetçilik değerlerimizin, FETÖ, AKP ve MHP marifetiyle nasıl yıpratılarak, kendi ikballeri uğruna kullandıklarına ilişkin bir kaç somut örnekleri, ülkemiz insanının inanc ve milliyetçilik sorumluluğuna havale ederek yazıma son vereceğim.  

FETÖ OLAYI

Hiristiyanları kast ederek; “Ehli Kitapla Amentüde ittifakımız var” başlıklı yazısını http://www.fgulen.com.tr sitesinde yayımlayarak,Vatikan’da Papa’ya el öptüren FETÖ; “Hiristiyanlarla amentüde ittifakımız var,Onlar da Allah birdir diyor biz de…Onlar da Meleklere inanıyor biz de…Onlar da Kitaplara inanıyor biz de..Onlar da Peygamberlere inanıyor biz de….(..)..ve devamı”  dedikten sonra,sanki Hiristiyanlar,Kur’an ve Hz.Muhammed’e de iman etmişler gibi ;

“..(..).. bunlar amentüden başkası değildir.Ama ne yazı ki, ittifak ettiğimiz amentüde birlik olacağımız yerde,teferruat ta birbirimize düşmüşüz” 
diyerek,İslamın Tevhid akidesini,Hiristiyanlığın Teslis akidesine kurban etmiş, münafık ve kâfirliğini açıkça öne çıkarmıştır. 

MHP ve DEVLET BAHÇELİ

Sırf siyasi varlığı için sarıldığı Milliyetçiliği (!) salt HDP düşmanlığıyla ispatlayacağını sanarak, Terörist başı Apo’nun idamı için meydanlarda ortaya ip atan,ama apo için yargıtaydan terörist başına, “Sayın” sıfatını meşrulaştıran,her türlü milliyetçiliği ayağımın altına aldım dedikten başka,andımızı yasaklayan,35 tane PKK teröristini Habur’dan ülkeye getirerek ayaklarına çadır mahkemesi kuran ,Valilere ve Kaymakamlara PKK’lılara dokunmayın talimatını verdim diyen, AKP Parti Başkanı ve Hükümetine, kendi partisini ilhak ederek,Cumhuru Zilletlikle (alçaklıkla) suçlamasının da ötesine geçerek, ülkede bu yüzden bekâ sorunu var kışkırtıcılığıyla, milleti bölme anlayış ve gayesi içinde, Milliyetçilik illüzyonu ustalığına soyunmuş bir şahsiyet sergilemektedir. 

AKP ve RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Dine, Laikliğe ve ülkeye verdiği zararlar saymakla bitmez. Bu zararlar bugün için, sadece ülkenin ekonomisini iflasa getirmiş olmasıyla , biraz biraz artık milletin kafasına nihayet dank etmiştir. Peki ya, parti üyelerinin halka dikte ettiği ama halkın görmezden geldiği, İslama verdiği zararlar?…İşte bunların bir kaçı;

1) AKP İstanbul Milletvekili Oktay SARAL‘ı halkımıza söylediği beyanı
“Allah,Başbakanımızı bizim başımıza nasip ettiği için.hergün iki rek’at şükür namazı kılmamız gerekir.”

2) AKP Çorum Milletvekili Murat YILDIRIM’ın beyanı    ”Erdoğan Ümmetin Lideridir”

3) AKP Bursa Milletvekili Hüseyin ŞAHİN  “Erdoğan’a dokunmak bile ibadettir.”

4) AKP Düzce Milletvekili M.Feval ARSLAN “Erdoğan Allah’ın tüm vasıflarını üstünde toplayan bir lider”

5) AKP Çorum Milletvekili Agâh KAFKAS  “Başbakan sözü peygamber sünneti”

6) Avrupa Birliği eski Bakanı Eğemen BAĞIŞ Ülkemizde eğer Urfa şanlıysa, Antep Gaziyse, Maraş Kahramansa, Rize, İstanbul ve Siirt te mübarektir.Çünkü bu 3 şehir, Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin en büyük liderinin doğmasına vesile olmuştur.” 

7) AKP Siirt Milletvekili Yasin AKTAY “Erdoğan’ı görünce selavat getiririz”

8) AKP Bursa Milletvekili Efkan ALA  “Peygamber Hata yaptı biz yapmadık”

9) AKP İstanbul Milletvekili Metin KÜLÜNK “Peygamberlerin de diploması yoktu”

Yaza yaza bitmiyecek, Bülent ARINÇ‘ın Mavi Marmara olayında kendisine soru soran gazeteciye; “Kardeşim Hoca Efendi ne Diyorsa doğrudur” sözü, Recep Tayyip Erdoğan’ın Seçimlerden sonra;”Biz herkesi kucaklayamadık.Hz.Muhammed te herkesi kucaklayamkamıştı” sözleri birer hakikattır.

**************

SONUÇ

Bu belgesel kaynaklı yazımdan sonra, 31 Mart’ta kendimizi, inancımız doğrultusunda sorumlu tutarak, sandığa gitmemiz, aklı selim olmanın verdiği mükellefiyettir. Keyfiyet sizindir. Kimse bize tarafsız bir şekilde gerçekleri anlatmadı bilmiyorduk diyemezsiniz.

Saygılarımla,

 

*




Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: