Türkiye: Political reform – Réforme politique – Siyasi Reformlar: What’s New?! (en-fr-tr)


In line with Turkey’s EU membership perspective, the political reform process and reflections regarding the termination of state of emergency were addressed with all their dimensions as the first agenda item of the Reform Action Group, which gathered for the first time in the Presidential System of Government. Ankara’s determination to continue with reforms in the areas of the judiciary and fundamental rights was clearly set forth.

***

REFORM EYLEM GRUBUNUN TOPLANMASI AB SÜRECİ AÇISINDAN UMUT VERİCİ

ayhan_zeytinoglu

Ayhan Zeytinoğlu

Türkiye’nin AB uyum süreci açısından önem taşıyan Reform Eylem Grubu (REG), 3 yıllık bir aradan sonra Dışişleri, Adalet, Hazine ve Maliye ile İçişleri Bakanlarının katılımları toplandı. Bu toplantı, Türkiye’nin AB sürecinin yeniden canlandırılması açısından önemli bir adım olarak görülüyor.
Son dönemde AB ile belirli bir yakınlaşma hissediliyor. belirten REG’in toplanması da bu yakınlaşmanın hızlanarak devam etmesi açısından umut verici.

Türkiye’nin özellikle siyasi açıdan AB kriterlerine uyumunu gözeten bir platform olarak ilgili bakanları bir araya getiren Reform Eylem Grubu’nun 3 yıl aradan sonra tekrar toplanması son derecede sevindirici bir gelişme. (Türkçe, İngilizce ve Fransızca Nihaî Bildiriler aşağıdadır. Ndlr-ed-en) AB’nin tekrar hükümetin gündemine girdiğinin somut bir göstergesi olarak memnuniyetle karşılıyorum. Son dönemde özellikle ABD’nin yaptırımları karşısında başta Fransa ve Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye destek vermesi, AB ile bir yakınlaşmaya vesile oldu. Özellikle Transatlantik İttifakı’nın Trump’ın yaklaşımlarının etkisiyle çatırdaması, AB’yi çevresindeki ülkelerle ortak bir cephe oluşturma arayışına itti. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Türkiye ve Rusya ile ortaklık öneren konuşmasında da bu sürecin etkilerini görüyoruz. Ancak Türkiye olarak tam üyelik hedefinin yerine alternatif olarak stratejik ortaklığın önümüze getirilmesine karşı uyanık olmamız lazım. Tam üyelik hedefinin Türkiye için sadece sözde değil, özde de devam ettiğini göstermemiz lazım. Bu açıdan REG’in toplanıyor olması önemli bir gösterge.

REG’den beklentiler

REG’in gündeminde AB katılım sürecinde özellikle kritik önem taşıyan 23 ve 24’üncü fasılların kapsamına giren temel haklar ve yargı ile ilgili konular ve siyasi kriterler yer alıyor. Son dönemde AB belgelerinde sık sık geçen “Türkiye’nin AB’den uzaklaştığı” saptamasını tersine döndürecek en güzel adım bu gündemi hayata geçirmek olur. AB sürecinin yeniden canlandırılması hem siyasi alanda gelişmelere ve rahatlamaya yol açacaktır; hem de ekonomik olarak gümrük birliğinin güncellenmesi sürecinin başlamasını sağlayacak ve yabancı yatırımlar ve iş dünyası açısından uygun iş ortamının gelişmesine vesile olacaktır.

Yoğun Temaslar Mevsimi

Dışişleri Bakanımız Avusturya’da AB Gayrıresmi Dışişleri Bakanları toplantısına katılacak. Gelecek hafta Federal Almanya Dışişleri Bakanı Türkiye’ye gelecek. Eylül sonunda Cumhurbaşkanımız Almanya’yı ziyaret edecek. Ekimde de Federal Almanya Ekonomi Bakanının iş insanları heyeti ile Türkiye’yi ziyaret etmesi söz konusu. Dolayısıyla AB kapısını aralamakta da önemli olan Almanya ile yoğun temaslar var. Almanya özellikle Türkiye’de yatırım ve iş ortamı ile yakından ilgili. Gümrük birliğinin güncellenmesi sürecine engel olan ülkelerin başında Almanya geliyordu. Dolayısıyla Almanya ile yeni bir yakınlaşma gümrük birliği güncellenmesi açısından da süreci hızlandırabilir. Ayrıca yine Eylül ayında İran’da yapılması beklenen Suriye Zirvesi, arkasından Suriye anayasası ile ilgili Cenevre görüşmeleri derken Suriye’nin geleceği konusu da gündeme geliyor. Burada da Türkiye ve AB arasında ortak çalışma ve işbirliği fırsatları doğmasını bekliyoruz. Ortak çıkarlar üzerinden ortak değerlerde de uyum sağlayabilirsek bu Türkiye’nin sorunlarını çözmesine, hayat seviyesini yükseltmesine ve orta gelir tuzağından çıkmasına yardımcı olacaktır.

* * *

Reform Eylem Grubu Dördüncü Toplantısı
Ankara, 29 Ağustos 2018

Reform Eylem Grubu’nun (REG) dördüncü toplantısı, Dışişleri Bakanımız ve Başmüzakereci Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun başkanlığında Adalet Bakanımız Sayın Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Dr. Berat Albayrak ile İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’nun katılımları ile 29 Ağustos 2018 tarihinde Ankara’da Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı’nda gerçekleştirilmiştir.

Toplantıya, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Sayın Volkan Bozkır, TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Sayın Mehmet Kasım Gülpınar, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Başkanı Sayın İsmail Emrah Karayel ile Kamu Başdenetçisi Sayın Şeref Malkoç katılım sağlamıştır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ve OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu üst düzey temsilcileri katılım sağlamıştır.

11 Aralık 2015 tarihinde düzenlenen son Reform Eylem Grubu’ndan bu yana Türkiye olarak ciddi bir değişim sürecinden geçtik. 15 Temmuz hain darbe girişimi ile net bir şekilde görülen ülkemizin maruz kaldığı hayati tehdit, olağanüstü hal (OHAL) döneminde alınan tedbirler vasıtasıyla bertaraf edilmiş ve terörle mücadelemizde önemli bir mesafe kaydedilmiştir.

Ülkemizde OHAL döneminin sona ermesi nedeniyle, BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 4.maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 15. maddesi uyarınca yapmış olduğumuz derogasyon bildirimlerimiz de geri çekilmiş ve bu durum BM Genel Sekreteri ve Avrupa Konseyi Sekreteryasına iletilmiştir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimizde ilk kez toplanan Reform Eylem Grubu toplantısında, ilk gündem maddemizde, AB’ye üyelik hedefimiz doğrultusunda, OHAL sürecinin sona ermesinin yansımaları ve siyasi reform sürecimiz bütün boyutlarıyla ele alınmıştır. Yargı ve temel haklar alanında reformlara devam etme iradesi noktasında kararlığımız net olarak ortaya konmuştur.

Geçmiş olduğumuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de bu kararlığı destekleyecek ve besleyecektir. Daha az bürokrasi, daha etkin ve etkili bir çalışma anlayışı ile kararların daha hızlı alınması üzerine kurulan yeni sistemde, reformlar çok hızlı bir şekilde hayata geçirilebilecektir.

Reform Eylem Grubumuz siyasi reform sürecine ivme kazandırılması konusunda mutabık kalmıştır. AB’ye üyelik hedefimiz kapsamında kurucu üyesi olduğumuz Avrupa Konseyi’nin ve adayı olduğumuz AB’nin standartları ve müktesebatı geçmiş dönemde olduğu gibi, atacağımız adımlarda çıpa görevi görecektir.

Bu çerçevede Bakanlıklarımızda önemli deneyim elde eden AB ile ilişkileri koordine eden birimlerin korunmasına ve güçlendirilmesine özen gösterilecektir.

Son dönemde ülkemize yöneltilen ekonomik tehdit ve Trump yönetiminin küresel ekonomik sistemi etkileyen açıklama ve tutumları, Türkiye ve AB’nin birbirinin değerini anlaması için önemli bir fırsat olmuştur. Esasında Türkiye ve AB’nin, Gümrük Birliğinin güncellenmesini sağlamaları, kurallara dayalı bir ekonomi düzenini savunmak ve bu ilkenin ne şekilde işletilmesi gerektiğini küresel boyutta göstermesi açısından anlamlı olacaktır. Buna yönelik olarak çalışmaların hızlandırılması ve gerekli girişimlerde bulunulması konularında mutabakat sağlanmıştır.

Önümüzdeki dönemde, yargı alanında atılacak adımlara, halihazırda uygulanmakta olan Yargı Reformu Stratejisi temelinde devam edilecektir. Yargı Reformu Stratejisi bütün paydaşların, Türk hukuk camiasının ve sivil toplumun katılımıyla güncellenecektir. Yeni Yargı Reformu Stratejisine ilişkin çalışmaların 2018 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanmaktadır. Hazırlık döneminde başta AB olmak üzere, Avrupa Konseyi ve diğer uluslararası kuruluşların ortaya koyduğu ilkeler ve değerlendirmeler ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihadı dikkate alınacaktır. Yeni Strateji ile toplumun yargıya olan güveninin daha da artırılması, sistemin erişilebilirliğinin geliştirilmesi, etkinliğinin artırılması ve makul sürede yargılama hakkının daha etkin korunması amaçlanmaktadır.

Temel hak ve özgürlükler kapsamında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı’nın uygulanmaya devam edilmesinin önemi teyit edilmiştir. 2019 yılının Mart ayında sona erecek Eylem Planının uygulama sonuçlarının tüm yönleriyle analiz edilerek gerektiğinde güncellenmesi ve yeni bir Eylem Planı hazırlanması da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin değerlendirilmesinin gerekliliği üzerinde durulmuştur.

Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan 100 Günlük İcraat Programında [Ayrıntı ve Tam Metin] AB ile yürüttüğümüz katılım müzakereleri kapsamında siyasi kriterler, Yargı ve Temel Haklar [23. Fasıl] ve Adalet, Özgürlük ve Güvenlik [24. Fasıl] fasılları ile ilgili önümüzdeki 100 günde atılması öngörülen adımlar da yer almaktadır.

Programda, Yargı ve Temel Haklar Faslı ile ilgili olarak, özellikle son yıllarda hayata geçirilen reformların uygulama sürecine ve geliştirilmesine ağırlık verilmesi hedeflenmektedir. Yargı hizmetlerinin daha hızlı, verimli ve erişilebilir hale getirilmesi kapsamında atılacak adımlar, özellikle temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesine önemli bir katkıda bulunacaktır. Toplantıda, Adalet Bakanlığımız tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında:

Yargıda “hedef süre” uygulamasına geçilmesi,

İnsan Hakları Tazminat Komisyonunun yetkisinin genişletilmesi,

Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının daha etkin hale getirilmesi,

İstinaf mahkemelerinin sayısının artırılması,

Lekelenmeme hakkının daha etkili şekilde korunmasına yönelik tedbirler ile ilgili gelişmeleri ele aldık.

31 Temmuz 2018’de yürürlüğe giren ve İnsan Hakları Tazminat Komisyonunun yetkisini genişleten yasal düzenleme, Anayasa Mahkemesinin etkinliğini artıracaktır. [Başkanlık] Komisyonun makul sürede yargılamaya ilişkin şikâyetlerdeki uzmanlığı göz önüne alındığında, değişikliğin uygulamaya olumlu katkısı olacağı öngörülmektedir.

İnsan onurunun korunması amacıyla, şikâyetler için soruşturma öncesi ön değerlendirme süreci getirilerek lekelenmeme hakkı güçlü bir güvenceye kavuşturulmuştur. Bu kapsamda, bir yıldan daha az sürede 21.000 kişi haksız iftiralara karşı korunmuştur.

Özellikle son dönemde çocuklara karşı işlenen cinsel saldırı ve istismar suçlarıyla ilgili vicdanları dağlayan haberler gündeme taşınmıştır. Bu nedenle, 100 Günlük İcraat Programında da çocuklara karşı cinsel istismar suçuyla mücadelede cezaların caydırıcılığının arttırılması konusu öncelikli hedef olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda, REG toplantımızda, geçtiğimiz Nisan ayında TBMM’ye sevk edilen ancak kadük durumda kalan Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun taslağının en yakın zamanda TBMM’de yeniden gündeme alınması konusunda mutabık kalınmıştır. Çocukların korunması amacıyla, ayrıca, çocuk adalet sistemi kapsamında ikincil mağduriyetlerinin önüne geçilmesi için 59 adet adli görüşme odası kurulmuş olup, bu görüşme odalarının yaygınlaştırılmasına devam edilecektir.

Toplantımızda ayrıca cezada alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olan uzlaştırma kurumu ele alınmıştır. Uzlaştırma alanında yapılan reform sonrası, 2017 yılında 223.400 dosya uzlaştırma yoluyla çözümlenmiş, asliye ve çocuk ceza mahkemelerinin iş yükü bu ölçüde azalmıştır. 2017 yılında elde edilen başarının kalıcı hale getirilmesi ve daha ileri seviyeye taşınması için çalışmalara devam edilecektir. Uzlaştırmanın uygulama alanının genişletilmesi ve toplumda bilinirliğinin artırılmasına yönelik adımlar atılacaktır.

REG toplantımızın ikinci gündemi olarak, katılım müzakerelerimizin Adalet, Özgürlük ve Güvenlik Faslı (24.Fasıl) kapsamındaki konuları ele aldık.

Toplantıda, İçişleri Bakanlığımız koordinasyonunda başarıyla uygulanan 2016-2018 Organize Suçlarla Mücadele Eylem Planı’nın devamı niteliğindeki 2019-2021 Organize Suçlarla Mücadele Eylem Planı’nın güncelleme çalışmalarına hız kazandırılmasına karar verilmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı 100 Günlük İcraat Programında yer alan 24. fasıl kapsamında atılması öngörülen adımlar, AB Komisyonunun 2018 yılı Türkiye İlerleme Raporunda [Özet] iyi düzeyde ilerleme kaydedildiği belirtilen bu fasıldaki reformlarımızın devamlılığına ilişkin kararlılığımızı göstermektedir. Bu kapsamda göç yönetimi, sınır güvenliğinin artırılması, terörle mücadele, organize suçlarla mücadele gibi konulara ilişkin hedefler taahhüdümüz altındadır.

Programda açıklanan hedeflerden dört yeni geri gönderme merkezi kurulması, etkili bir göç yönetimi için kayıtları güncellenmiş olan Suriyeli misafirlerimizin sayısının %23 arttırılması ve sınır güvenliğini artırmaya yönelik tedbirler 18 Mart Türkiye-AB Mutabakatı [Bildiri] kapsamında taahhütlerimize bağlılığımızı bir kez daha teyit etmektedir.

18 Mart Türkiye-AB Mutabakatı çerçevesinde, Türkiye, ahde vefa ilkesine göre hareket etmiş ve üstüne düşeni yapmıştır. Düzensiz göçün engellenmesi konusunda Türkiye’nin çabaları sayesinde muazzam bir başarı sağlanmış ve Ege Denizi’ndeki düzensiz geçiş sayıları ciddi ölçüde düşmüş, can kayıplarının önüne geçilmiştir. Ülkemizin 18 Mart Türkiye-AB Mutabakatını uygulamaya yönelik koyduğu kararlılık AB tarafından yayımlanan raporlarda da teyit edilmektedir.

AB tarafından da 18 Mart Mutabakatından kaynaklanan taahhütlerine bağlılık konusunda aynı kararlılığı sergilemelerini bekliyoruz. Bu çerçevede AB’den temel beklentimiz, başta AB’ye katılım müzakerelerinin tekrar canlandırılması olmak üzere Vize Serbestisi Diyaloğunun neticelendirilmesi, Gümrük Birliğinin güncellenmesi müzakerelerine başlanması, Gönüllü İnsani Kabul Programının uygulamaya geçirilmesi ve ülkemizdeki Suriyelilere mali yardımın hızlandırılmasıdır.

Ülkemiz göç yönetimine insan odaklı yaklaşımını sürdürmeye devam edecektir. En fazla sığınmacı barındıran ve hem miktar hem de milli gelirine oranla en fazla insani yardım sağlayan ülke olarak Türkiye başarılı bir insani sınav vermektedir. Başta AB olmak üzere, uluslararası toplumdan beklentimiz külfet ve sorumluluk paylaşımıdır.

Toplantıda, Türkiye-AB Vize Serbestisi Diyalogu ele alınmıştır. Vize Serbestisi Yol Haritası kapsamında kalan yükümlülüklerle ilgili çalışma kağıdımızı Şubat ayında AB Komisyonuna ilettik. İkinci nesil pasaportların 2 Nisan’da basılmaya başlanmasıyla birlikte, kalan yedi yükümlülüğümüz altıya düşmüştür. 31 Mayıs tarihinde de AB tarafıyla teknik bir toplantı gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte vize serbestisine ilişkin önümüze siyasi nitelikli farklı engeller çıkartılmamasını ve çabalarımızın karşılığını almayı umuyoruz.

Yargı ve Temel Haklar ile Adalet, Özgürlük ve Güvenlik fasıllarının bir an evvel müzakereye açılması reform ve uyum çalışmalarımızı teşvik edecektir.

Türkiye, AB’ye üyelik hedefi doğrultusunda, önümüzdeki süreçte çalışmalarına kararlılıkla devam edecektir. Ülkemiz, siyasi reformlar alanında her geçen gün çıtayı daha yukarıya çeken ve geleceğin inşasında demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunmasını esas alan bir duruş sergileme kararlılığını sürdürmektedir. Reformlarımız gerçekleştirilirken, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile AB’nin norm ve müktesebatının da dikkate alınmasına devam edilecektir.

Bir sonraki REG toplantısının Adalet Bakanlığımız ev sahipliğinde 11 Aralık 2018 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır.

Fourth Meeting Of The Reform Action Group Ankara,
29 August 2018

The fourth meeting of the Reform Action Group (RAG) was held on 29 August 2018, in Ankara at the Directorate for European Union Affairs of the Ministry of Foreign Affairs under the chairmanship of the Minister of Foreign Affairs and Chief Negotiator Mevlüt Çavuşoğlu and with the participation of Minister of Justice Abdulhamit Gül, Minister of Treasury and Finance Dr. Berat Albayrak and Minister of Interior Süleyman Soylu.

Chairman of the Grand National Assembly of Turkey (GNAT) Committee on Foreign Affairs Volkan Bozkır, Chairman of the GNAT Committee on EU Harmonisation Mehmet Kasım Gülpınar, Chairman of the Turkey-EU Joint Parliamentary Committee İsmail Emrah Karayel and the Chief Ombudsman Şeref Malkoç participated in the meeting. High-level officials from the Presidency of the Republic of Turkey, the Personal Data Protection Authority, the Human Rights and Equality Institution and the Inquiry Commission on the State of Emergency Measures also participated in the meeting.

Turkey has gone through a significant process of change since the last meeting of the Reform Action Group held on 11 December 2015. The vital threat posed to our country by the treacherous 15 July coup attempt has been eliminated with the measures taken during the state of emergency period and we have recorded a significant progress in the fight against terrorism.

Following the termination of the state of emergency, Turkey withdrew its derogations from Article 4 of the UN Covenant on Civil and Political Rights and Article 15 of the European Convention on Human Rights (ECHR). This was conveyed to the UN Secretary General and the Secretariat of the Council of Europe.

In line with our EU membership perspective, the political reform process and reflections regarding the termination of state of emergency were addressed with all their dimensions as the first agenda item of the Reform Action Group, which gathered for the first time in the Presidential System of Government. Our determination to continue with reforms in the areas of the judiciary and fundamental rights was clearly set forth.

The Presidential System will also support our determination. In the new system, which is built on a faster decision-making process with less bureaucracy and more effective and efficient work, reforms will be realised much more quickly.

The Reform Action Group agreed on accelerating the political reform process. In the context of our EU membership objective, the standards of the Council of Europe, of which Turkey is a founding member, the norms and the acquis of the EU, to which Turkey is a candidate country, will act as an anchor in the steps to be taken.

In this framework, utmost importance will be given to bolstering the EU Departments of the Ministries which are experienced in coordinating and conducting relations with the EU.

The recent economic threat posed to our country, the statements and stance of the Trump administration which have impacted the global economic system have provided an important opportunity for Turkey and the EU to further appreciate each others’ value. In fact, the updating of the Customs Union between Turkey and the EU would be significant in supporting an economic order based on rules and demonstrating globally how this principle should be implemented. Accordingly, the RAG decided that the necessary efforts and initiatives will be taken to accelerate the start of the negotiations on the update of the Customs Union.

Steps to be taken in judiciary in the forthcoming period will continue on the basis of the Judicial Reform Strategy (2015-2018) which is currently being implemented. The Judicial Reform Strategy will be updated with the participation of all stakeholders, the Turkish legal community and civil society. Updating of the new Judicial Reform Strategy is planned to be completed by the end of 2018. The principles and assessments of the EU, the Council of Europe and other international organisations as well as the case law of the European Court of Human Rights (ECtHR) will be taken into consideration in the drafting process. The aim of the new Strategy is to further enhance trust in the judiciary, improve access to the justice system, increase its effectiveness and provide better protection for the right to trial within a reasonable time.

Regarding fundamental rights and freedoms, the importance of the implementation of the Action Plan on the Prevention of the ECHR Violations was underlined. Following a thorough analysis of the Action Plan (2014-2019), all options including updating the Action Plan were addressed at the meeting.

The 100-Day Action Plan announced by the President [en] also includes steps to be taken regarding political criteria, Chapter 23 on Judiciary and Fundamental Rights and Chapter 24 on Justice, Freedom and Security in the accession negotiations.

In the 100-Day Action Plan, a specific objective is to implement and further improve the recent reforms related to Chapter 23 on Judiciary and Fundamental Rights. Future steps to render judicial services faster, more effective and accessible will in particular contribute to strengthening fundamental rights and freedoms. In the meeting, the following issues were discussed within the scope of work undertaken by the Ministry of Justice:

implementation of the “targeted time periods ” in judiciary,

expanding the competence of the Human Rights Compensation Commission,

increasing the effectiveness of alternative methods for settlement of disputes,

increasing the number of courts of appeal,

measures for the effective protection of the right to presumption of innocence by a preliminary evaluation before investigation.

The competence of the Human Rights Compensation Commission [See] was expanded by the legislation that entered into force on 31 July 2018. This will enhance the effectiveness of the Constitutional Court and contribute positively to implementation considering the specialisation of the Commission on complaints regarding reasonable trial periods.

In order to protect the dignity of the individuals, the right to the presumption of innocence has been safeguarded by the introduction of an initial period of evaluation prior to investigation. In this context, 21,000 individuals have been protected against false allegations in less than a year.

Due to tragic news regarding sexual assault and exploitation of children, the increase in the deterrent nature of penalties for the fight against sexual exploitation of children was indicated as a priority in the 100-Day Action Plan. In this context, it is agreed that the draft law, which was delivered to the GNAT in last April but has become obsolete, will be brought to the agenda of the GNAT as soon as possible. For the protection of children and prevention of secondary victimization in the juvenile justice system, 59 judicial investigation rooms have been set up and their number will be increased.

The reconciliation mechanism, which is an alternative method of settlement of disputes regarding crimes, was also discussed at the meeting. Following the reform in the area of reconciliation, 223,400 files were settled in 2017 and the workload of criminal courts and juvenile criminal courts has decreased. Work will continue to sustain and further enhance this success achieved in 2017. Steps will be taken to further widen the scope of reconciliation and increase public awareness.

As the second item on the agenda of the RAG meeting, we addressed the matters within the scope of Chapter 24 on Justice, Freedom and Security.

As a follow-up on the 2016-2018 Action Plan that was successfully implemented with the coordination of the Ministry of Interior, it was agreed that the updating of 2019-2021 Action Plan on the Fight against Organised Crime would be accelerated.

Steps to be taken in the scope of Chapter 24 included in the 100-Day Action Plan demonstrate our determination to continue with the reforms in this chapter, for which the European Commission indicated in Turkey’s 2018 Country Report [pdf] that there had been a good level of progress. In this scope, we are committed to objectives regarding migration management, increasing border security, fight against terrorism and organised crime.

The establishment of four new removal centres, an increase by 23 % in the updated records of Syrians hosted by our country, and measures to increase border security contribute to our commitment to the Turkey-EU Statement of 18 March.

Turkey acted in accordance with the principle of pacta sunt servanda and fulfilled its obligations in the framework of the Turkey-EU Statement of 18 March. [Full text] Great success has been achieved regarding prevention of irregular migration as a result of Turkey’s efforts; irregular crossings in the Aegean Sea have dropped dramatically and loss of lives has been prevented. The determination set forth by Turkey to implement the Turkey-EU Statement of 18 March has also been validated by reports published by the EU.

Turkey expects the EU to demonstrate a similar willingness regarding all of its commitments arising from the 18 March Statement. In this framework, the EU is expected to revitalise the accession negotiations in particular and to conclude the Visa Liberalisation Dialogue, to launch the negotiation process to update the Customs Union, to put into practice the Voluntary Humanitarian Admission Scheme and to further accelerate the implementation of Facility for Refugees in Turkey.

Turkey will continue its humanitarian approach regarding migration management. Hosting the greatest number of refugees and being the world’s largest donor of humanitarian aid both in amount and per national income, Turkey is proud of its humanitarian stance. Our expectation from the international society, in particular from the EU, is burden and responsibility sharing.

The Visa Liberalisation Dialogue between Turkey and the EU was discussed at the meeting. Turkey had conveyed a working paper on the remaining benchmarks regarding the Visa Liberalisation Road Map to the EU Commission in February. [Progress] By issuing the second generation passports on 2 April, remaining benchmarks were reduced from seven to six. Furthermore, a technical meeting was held with the EU on 31 May 2018. We hope that the visa liberalisation process is not hindered by political obstructions and Turkey is rewarded for its efforts. The RAG decided to accelerate the work on the remaining benchmarks.

Opening of the Chapter on Judiciary and Fundamental Rights and the Chapter on Justice, Freedom and Security to negotiations as soon as possible will facilitate our reform and alignment efforts.

Turkey will continue its efforts with determination in the forthcoming period in line with its EU membership perspective. Our country is committed to increase the level of standards in the area of political reforms and keep a stance founded on democracy, rule of law and protection of human rights in shaping the future. The European Convention on Human Rights, EU norms and acquis will continue to be taken into consideration in planning our reforms.

We agreed to hold the next meeting of the Reform Action Group under the auspices of the Ministry of Justice on 11 December 2018 in Ankara.

Quatrième Réunion du Groupe d’Action de Réforme,
Ankara, 29 août 2018

La quatrième réunion du Groupe d’Action de Réforme (RAG) s’est tenue le 29 août 2018 à Ankara, à la direction des Affaires de l’Union Européenne du Ministère des Affaires étrangères sous la présidence du ministre des Affaires étrangères et négociateur en chef, Mevlüt Çavuşoğlu, avec la participation du ministre de la Justice, Abdülhamit Gül, du ministre du Trésor et des Finances, Dr. Berat Albayrak, et du ministre de l’Intérieur, Süleyman Soylu.

Volkan Bozkır, président de la Commission des Affaires étrangères du Grande Assemblée Nationale de Turquie (GANT), le président de la commission d’harmonisation sur l’UE de la GANT Mehmet Kasım Gülpınar, le président de la commission parlementaire mixte Turquie-UE İsmail Emrah Karayel et le Médiateur en chef public Şeref Malkoç ont participé à la réunion. Des Représentants de haut niveau de la Présidence de la République de Turquie, de l’Autorité de protection des données à caractère personnel, de l’institution des droits de l’homme et de l’égalité et de la Commission d’enquête sur l’état des mesures d’urgence ont également participé à la réunion.

La Turquie a passée un processus de changement important depuis la dernière réunion du la Groupe d’Action de Réforme (RAG) qui s’était tenue le 11 décembre 2015. La menace vitale posée à notre pays par la tentative de coup d’État perfide du 15 juillet a été éliminée avec les mesures prises pendant l’état d’urgence et nous avons enregistré des progrès significatifs dans la lutte contre le terrorisme.

Après la fin de l’état d’urgence, la Turquie a retiré ses dérogations à l’article 4 du Pacte des Nations Unies sur les droits civiques et politiques et à l’article 15 de la Convention européenne des droits de l’homme. Cela a été transmis au Secrétaire Général des Nations Unies et au Secrétariat du Conseil de l’Europe.

Conformément à notre perspective d’adhésion à l’UE, le processus de réforme politique et les réflexions sur la fin de l’état d’urgence ont été abordés sous tous ses aspects en tant que premier point de l’ordre du jour du groupe d’action de réforme, réuni pour la première fois sous le système de gouvernance présidentielle. Notre détermination à poursuivre les réformes dans les domaines du pouvoir judiciaire et des droits fondamentaux a été clairement énoncée.

Le système de gouvernance présidentielle appuiera également notre détermination. Dans le nouveau système, reposant sur un processus de prise de décision plus rapide avec moins de bureaucratie et un travail plus efficace et efficient, les réformes seront réalisées beaucoup plus rapidement.

Le groupe d’action de réforme a décidé d’accélérer le processus de réforme politique. Dans le cadre de notre objectif d’adhésion à l’UE, les normes du Conseil de l’Europe, dont la Turquie est un membre fondateur, les normes et l’acquis de l’UE, à laquelle la Turquie est un pays candidat, serviront de point d’anc dans les étapes à suivre.

Dans ce cadre, la plus grande importance sera accordée au renforcement des départements de l’UE des ministères ayant de l’expérience dant la coordination et la conduite des relations avec l’UE.

La récente menace économique pesant sur notre pays, les déclarations et la position de l’administration Trump, ayant eu un impact sur le système économique mondial ont fourni une occasion importante à la Turquie et à l’UE d’apprécier davantage réciproquement la valeur de l’autre. En fait, la mise à jour de l’union douanière entre la Turquie et l’UE serait importante pour soutenir un ordre économique fondé sur des règles et démontrer globalement comment ce principe devrait être mis en œuvre. En conséquence, le RAG a décidé que les efforts et les initiatives nécessaires seront déployés pour accélérer le début des négociations sur la mise à jour de l’union douanière.

Les mesures à prendre dans le système judiciaire au cours de la période à venir se poursuivront sur la base de la Stratégie de Réforme Judiciaire (2015-2018) qui est actuellement mise en œuvre. La Stratégie de Réforme Judiciaire sera mise à jour avec la participation de toutes les parties prenantes, de la communauté juridique turque et de la société civile. La mise à jour de la nouvelle Stratégie de Réforme Judiciaire devrait être achevée d’ici la fin de l’an 2018. Les principes et les évaluations de l’UE, du Conseil de l’Europe et d’autres organisations internationales, ainsi que la jurisprudence de la Cour Européenne des droits de l’homme, seront pris en compte dans le processus de sa rédaction. La nouvelle Stratégie vise à renforcer la confiance dans le système judiciaire, à améliorer l’accès au système judiciaire, à accroître son efficacité et à assurer une meilleure protection du droit à un procès dans un délai raisonnable.

En ce qui concerne les droits et libertés fondamentaux, l’importance de la mise en œuvre du plan d’action pour la prévention des violations de la CEDH a été soulignée. Après une analyse approfondie du plan d’action (2014-2019), toutes les options, y compris la mise à jour du plan d’action, ont été abordées lors de la réunion.

Le plan d’action de cent jours annoncé par le président, [fr] comprend également des mesures à prendre concernant les critères politiques, le chapitre 23 sur le pouvoir judiciaire et les droits fondamentaux, et également le chapitre 24 sur la justice, la liberté et la sécurité dans les négociations d’adhésion.

Dans le cadre du plan d’action de cent jours, un objectif spécifique est de mettre en œuvre et d’améliorer encore les réformes récentes relatives au chapitre 23 sur le pouvoir judiciaire et les droits fondamentaux. Les futures mesures visant à rendre les services judiciaires plus rapides, plus efficaces et plus accessibles contribueront en particulier à renforcer les droits et libertés fondamentaux. Lors de la réunion, les questions suivantes ont été abordées dans le cadre des travaux entrepris par le Ministère de la Justice:

mettre en œuvre des « délais ciblés » dans le système judiciaire,

élargir les compétences de la commission d’indemnisation des droits de l’homme,

accroître l’efficacité des méthodes alternatives de règlement des litiges,

augmenter le nombre des tribunaux d’appel,

prendre des mesures de protection effective du

droit à la présomption d’innocence par une évaluation préliminaire avant l’enquête.

La législation entrée en vigueur le 31 juillet 2018 a élargi les compétences de la Commission d’indemnisation des droits de l’homme, ce qui renforcera l’efficacité de la Cour Constitutionnelle et contribuera à sa mise en œuvre compte tenu de la spécialisation de la Commission.

Afin de protéger la dignité des personnes, le droit à la présomption d’innocence a été protégé par l’introduction d’une période initiale d’évaluation avant l’enquête. Dans ce contexte, 21 000 personnes ont été protégées contre de fausses allégations en moins d’un an.

En raison des nouvelles tragiques concernant les agressions sexuelles et l’exploitation des enfants, la nature dissuasive des sanctions pour la lutte contre l’exploitation sexuelle des enfants a été considérée comme une priorité du Plan d’action de cent jours. Dans ce contexte, il est convenu que le projet de loi, qui a été remis au RAG en avril dernier mais est devenu obsolète, sera porté à l’ordre du jour du RAG dès que possible. Pour la protection des enfants et la prévention de la victimisation secondaire dans le système de justice pour mineurs, 59 salles d’enquête ont été créées et leur nombre sera augmenté.

Le mécanisme de réconciliation, qui est une autre méthode de règlement des litiges en matière de crimes, a également été examiné lors de la réunion. A la suite de la réforme dans le domaine de la réconciliation, 223 400 dossiers ont été réglés en 2017 et la charge de travail des juridictions pénales et des juridictions pénales pour mineurs a diminué. Les travaux continueront à soutenir et à renforcer ce succès obtenu en 2017. Des mesures seront prises pour élargir la portée de la réconciliation et sensibiliser davantage le public.

En tant que deuxième point à l’ordre du jour de la réunion du RAG, nous avons abordé les questions relevant du chapitre 24 sur la justice, la liberté et la sécurité.

Dans le prolongement du plan d’action 2016-2018 mis en œuvre avec succès avec la coordination du ministère de l’Intérieur, il a été convenu que la mise à jour du plan d’action 2019-2021 sur la lutte contre le crime organisé sera accélérée.

Les mesures à prendre dans le cadre du chapitre 24 inclus dans le plan d’action de cent jours, démontrent notre détermination à poursuivre les réformes dans le cadre de ce chapitre, pour lesquelles la Commission Européenne a indiqué dans son Rapport Pays 2018 de la Turquie qu’il y avait eu un bon niveau de progrès. Dans ce cadre, nous nous sommes engagés à atteindre des objectifs en matière de gestion des migrations, d’accroissement de la sécurité aux frontières, de lutte contre le terrorisme et de criminalité organisée.

La création de quatre nouveaux centres de renvoi, soit une augmentation de 23 % dans le nombre actualisé des Syriens hébergés par notre pays, et les mesures visant à accroître la sécurité des frontières contribuent à notre engagement envers la déclaration Turquie-UE du 18 mars.

La Turquie a agi conformément au principe pacta sunt servanda et a rempli ses obligations dans le cadre de la déclaration Turquie-UE du 18 mars. [Texte] Un grand succès a été obtenu en matière de prévention de la migration irrégulière résultant des efforts de la Turquie; les traversées irrégulières de la mer Égée ont considérablement diminué et des pertes de vies ont été évitées. La détermination de la Turquie à mettre en œuvre la déclaration Turquie-UE du 18 mars a également été validée par les rapports publiés par l’UE.

La Turquie attend de l’UE qu’elle manifeste une volonté similaire concernant tous ses engagements découlant de la déclaration du 18 Mars. Dans ce cadre, l’UE devrait revitaliser les négociations d’adhésion en particulier et conclure le dialogue sur la libéralisation des visas, lancer le processus de négociation pour mettre à jour l’union douanière, mettre en œuvre le système volontaire d’admission humanitaire et accélérer davantage la mise en œuvre de facilités pour les réfugiés en Turquie.

La Turquie poursuivra son approche humanitaire en matière de gestion des migrations. Accueillant le plus grand nombre de réfugiés et étant le plus grand donateur d’aide humanitaire au monde, à la fois en montant et en revenu national, la Turquie est fière de sa position humanitaire. Notre attente de la part de la société internationale, en particulier de l’UE, est le partage des charges et des responsabilités.

Le Dialogue sur la Libéralisation des Visas entre la Turquie et l’UE a été discuté lors de la réunion. La Turquie avait transmis à la Commission Européenne un document de travail sur les points de repère restants concernant la feuille de route pour la libéralisation des visas en février.En délivrant les passeports de deuxième génération le 2 avril, le nombre de points de repère restants a été ramené de sept à six. En outre, une réunion technique s’est tenue avec l’UE le 31 mai 2018. Nous espérons que le processus de libéralisation des visas ne sera pas entravé par des obstacles politiques et que la Turquie soit récompensée pour ses efforts. Le RAG a décidé d’accélérer les travaux sur les points de repère restants.

L’ouverture du chapitre sur le pouvoir judiciaire et les droits fondamentaux et du chapitre sur la justice, la liberté et la sécurité aux négociations dans les meilleurs délais facilitera nos efforts de réforme et d’alignement.

La Turquie poursuivra ses efforts avec détermination au cours de la période à venir, conformément à sa perspective d’adhésion à l’UE. Notre pays s’est engagé à améliorer le niveau des normes dans le domaine des réformes politiques et à maintenir une position fondée sur la démocratie, la primauté du droit et la protection des droits de l’homme pour façonner l’avenir. La Convention européenne des droits de l’homme, les normes de l’UE et l’acquis continueront d’être pris en compte dans la planification de nos réformes.

Nous avons convenu de tenir la prochaine réunion du groupe d’action de réforme sous les auspices du ministère de la Justice le 11 décembre 2018 à Ankara. [Source/Kaynak]

Link eklemeleri tarafımızdan yapılmıştır.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: