OECD Employment Outlook 2018


OECD 2018 İstihdam Görünümü: Güçlükler Süregeliyor!

İşgücü payındaki düşüşler kısmen “süperstar” firmaların ortaya çıkışını yansıtıyor, İşsizliğin düşmesine rağmen ücret artışları ağır kalmaya devam ediyor, İş arayanların çoğu işsizlik ödeneği almıyor, Toplu pazarlık kurumları, işgücü piyasası performansında kilit bir rol oynuyor, İşgücü piyasası programları, ekonomik nedenlerle işlerini kaybeden işçilere yardımcı oluyor, İşgücü gelir artışındaki cinsiyet açıklığı niye çalışma yaşamı boyunca artıyor?

© photocredit

Perspectives de l’emploi de l’OCDE

***

İşsizliğin düşmesine rağmen maaş artışları ağır kalmaya devam ediyor

Küresel finansal krizin iş kalitesi ve kapsayıcılık üzerindeki etkisi devam etse de istihdam oranları OECD ülkelerinin çoğunda tarihsel olarak yüksek bir düzeyde ve ortalama işsizlik oranı da kriz öncesi seviyesine geri gelmiş durumda. Buna rağmen nominal maaş artışı, karşılaştırılabilir işsizlik oranlarında kriz öncesine göre ciddi bir şekilde düşük kalmaya devam ediyor ve Philips eğrisindeki aşağı yönlü eğim ‑ işsizlik ile maaş artışı arasındaki ilişki ‑ toparlanma sırasında devam etti. Hem düşük enflasyon beklentileri hem de verimlilikteki yavaşlama, Büyük Gerilemeye eşlik etmesiyle ve henüz tam olarak toparlanmamasıyla bu kayışa katkı yaptı. Düşük maaşlı işler de başka bir önemli unsur oldu. Bilhassa birtakım ülkelerde gönüllü olmayan yarı‑zamanlı istihdamdaki artışla bağlantılı olarak yarı‑zamanlı işçilerin kazançlarında, tam‑zamanlı işçilerinkiyle göreceli olarak ciddi bir kötüleşme oldu. Bunun yanı sıra yakın geçmişte belli dönemlerde işsizliği tecrübe etmiş işçilerin karşılaştırılabilir düzeydeki düşük maaşları, bazı ülkelerde hala yüksek seyreden işsizlik oranlarıyla karşılaştırıldığında, düşük maaşlı işçilerin sayısını yukarı taşıyarak ortalama maaş artışını aşağı çekmiştir.

İşgücü payındaki düşüşler kısmen “süperstar” firmaların ortaya çıkışını yansıtıyor

Çoğu OECD ülkesindeki reel orta değer maaş artışının, son yirmi yılda işgücü verimliliğindeki artışla aynı tempoda gitmemesi, işgücüne giden katma değer payındaki yani işgücü payındaki düşüşleri kısmen yansıtıyor. Teçhizat malları üreten sektörlerdeki teknolojik ilerleme ve küresel değer zincirlerinin genişlemesi, firmalardaki işgücü paylarını azalttı ve daha düşük işgücü payı olan firmalar hesabına katma değerin payını artırdı. Bunun yanı sıra teknolojik ilerlemenin işgücü payı üzerindeki köreltici etkisi, düşük vasıflı ve yüksek rutinli işlerin yüksek oranda olduğu ülkelerde ve sektörlerde özellikle yüksek kalma eğiliminde. İşgücü payları düşen ülkeler hem teknolojik cephedeki işgücü payında gerilemeye hem de piyasa paylarının bu cephedeki düşük işgücü paylı firmalara (“süperstar” firmalar) doğru yeniden dağılımına tanıklık ettiler. Teknolojik cephedeki işgücü payının azalması, rekabeti engelleyici güçler yerine daha düşük işgücü payıyla yeni girenlerin teknolojik dinamizminin öne çıkardığı geniş “yaratıcı tahribat” prosesini yansıtıyor. Bu sonuçlar, devam eden teknolojik ilerlemelerden en fazla kazanımı sağlamaları için işçilere yardım etme yolunun kendilerinin becerilerini etkin bir şekilde yükseltmek olduğunu önermektedir.

Dolayısıyla ülkelerin bir yandan vasıf talebi öngörüleri için sistemler geliştirirken diğer yandan yüksek kalitede eğitim ve öğretim hizmetleri geliştirmeleri ve erişilebilir öğrenim fırsatları sağlamaları temel önem taşır.

Toplu pazarlık kurumları, işgücü piyasası performansında kilit bir rol oynuyor

OECD’deki üç işçiden birinin ödeme ve çalışma şartları, toplu sözleşmeyle düzenlenmektedir. Sektörler genelinde maaşları koordine eden pazarlık sistemleri, hassas gruplar da dahil olmak üzere daha düşük maaş eşitsizliğiyle ve daha iyi istihdam sonuçlarıyla bağlantılı olma eğilimi gösteriyor. Maaş koordinasyonu, farklı sektörlerdeki işçiler arasında dayanışmayı artırıyor ve makroekonomik koşulları gerektiği gibi göz önünde bulundurmak suretiyle toplu pazarlığın istihdamı iyileştirmesini güvenceye almaya yardımcı oluyor. Ancak merkezileşmiş sistemlerde, daha düşük eşitsizlik ve daha yüksek istihdam, daha düşük verimlilik artışı pahasına gerçekleşebilir. Birkaç ülkenin deneyimi, işverene ve firmadaki işçi temsilcilerine, şirket koşullarını (“merkezilikten örgütlü uzaklaşma”) göz önünde bulundurarak sektör seviyesindeki sözleşmeleri iyileştirmeleri veya ayarlamaları için yeterli alan bırakmanın önemli olabileceğini ortaya koyuyor. Genel olarak geniş tabanlı sosyal ortaklarla birlikte koordinasyon ve merkezilikten örgütlü uzaklaşma, iyi seviyelerde kapsayıcılık ve esnekliği biraraya getirerek daha iyi işgücü piyasası sonuçlarına ulaşmaya yardımcı oluyor. İşyerinde sosyal diyalog da daha yüksek kaliteli iş ortamıyla ilişkilendiriliyor.

İşgücü piyasası programları, ekonomik nedenlerle işlerini kaybeden işçilere yardımcı oluyor

Ekonomik büyümenin ve yükselen yaşam standartlarının gerisinde yatan “yaratıcı tahribat” prosesi, önemli sayıda işçinin her yıl ekonomik değişimde işini kaybetmesine yol açıyor ve bu işçilerin pekçoğu ciddi gelir kayıpları ve başka zorluklar yaşıyor. İşten çıkarılan işçilerin yeniden istihdam edilme beklentilerini ve gelir güvenliğini iyileştirmenin başlangıç noktası, bu grubun karşılaştığı engelleri ve yeni bir iş ararkenki belli dezavantajlarını ele alan etkin ulusal aktivasyon stratejileri geliştirmekte daha fazla ilerleme kaydedilmesi olacaktır. Ekonomik gerekçelerle işlerini kaybeden işçiler ile diğer iş arayanlar arasındaki en önemli farklılıklardan ikisi, işten çıkarma gerçekleşmeden önceki ihbar süresinde başlayarak proaktif tedbirler için daha fazla kapsam ve işverenlerin işten çıkardıkları işçilerin başarılı geçişkenliğine destek olmak için ideal olarak sendikalarla ve işgücü piyasası kurumlarıyla sıkı işbirliği içinde yapabilecekleri geniş katkı. Gelir desteğinde önemli bir konu, eğer olursa ciddi ölçüde daha düşük maaşla yeniden istihdam edilen işçilerin kazanç güçlerindeki kaybın nasıl telafi edilmesi gerektiğidir. Bütün bir işsizlik döneminde işsizlik haklarına erişim koşulları da önemli bir rol oynuyor.

İş arayanların çoğu işsizlik ödeneği almıyor

İşsizlik ödeneklerinin işgücü piyasasına etkileri hakkındaki tartışmalarda ortak olarak iş arayanların bu gibi transferlere erişimlerinin zaten olduğunu varsayıyor. Erişilebilir işsizlik desteği, işlerden çok işçileri koruyan, kapsayıcı bir işgücü piyasası politikasının temel bileşenidir. Ancak OECD genelinde iş arayan üç kişi arasından ortalama olarak birinden daha azı işsizlik ödeneği alıyor ve birçok ülkede finansal ve ekonomik krizin ardından sosyal hak kapsamının aşağı yönlü eğilimi devam ediyor. Kapsama oranlarındaki gerilemenin gerekçeleri, bunun bir politika kaygısı olup olamayacağına ve sosyal hak erişilebilirliğini istenen seviyelerde sürdürmek için hangi gerekçelerin uygun olabileceğine dair gösterge sağlıyor. Krizin başlangıcından bu yana, iş arayanların niteliklerindeki değişiklikler, örneğin göç akışları veya uzun süreli işsiz kalanların paylarındaki büyük ölçekli değişiklikler, kapsama eğilimlerinin önemli itici güçleri olmuştur.

Fakat “kapsam açıklığı” olarak adlandırılabilecek son genişlemenin bir kısmı, ya mali kısıtlamalar arayışıyla ya da işsizler için iş aramaya yönelik cesaret kırıcı unsurları köreltmek için işsizlik ödeneklerindeki cömertliği azaltmayı amaçlayan politika reformlarına net olarak atfedilebilir.

İşgücü gelir artışındaki cinsiyet açıklığı niye çalışma yaşamı boyunca artıyor?

Yıllık ortalama işgücü gelirinde erkekler ile kadınlar arasındaki açıklık ciddi ölçüde azalmış olsa bile kadınların yıllık işgücü geliri, 2015’te erkeklerinkine göre hala ortalamada %39 daha düşüktü. Yaşam döngüsü boyunca işgücü gelirindeki cinsiyet açıklığına dair karşılaştırılabilir tahminler, bunun büyük bölümünün kariyerin ilk yarısında oluştuğunu ortaya koyuyor. Kadınların çalışma yaşamlarının başlangıç aşamalarında tecrübe ettikleri iş değişikliklerinin sayısının ve çocuk doğumu ile çocuk yetiştirmenin annelerin işgücü piyasasındaki beklentileri üzerindeki etkisinin düşük kalması, kadınların kariyerleri ve dolayısıyla cinsiyet açıklığının çalışma yaşamı boyunca evrilme biçimi üzerinde uzun süre kalıcı bir etkiye sahiptir. Yarı‑zamanlı işler daha az keskin bir rol oynuyor çünkü işgücü piyasasından geri çekilmenin önüne geçebilir fakat aynı zamanda kadınlar için kariyer tuzağı da oluşturabilir. İşgücü gelirindeki cinsiyet açıklığının her boyutunun ‑ istihdam oranlarındaki, çalışılan saatlerdeki ve saatlik kazançlardaki cinsiyet farklılıkları ‑ nisbi önemi, politika eylemi için değerli kılavuz kurallar sağlıyor. Aile politikaları, hem erkekler hem de kadınlar arasında davranışsal değişiklikleri teşvik etme tedbirleri ve işyerinde değişiklikleri teşvik eden eylemler, örneğin hem babalar hem de anneler tarafından yarı‑zamanlı ve esnek çalışma zamanlı düzenlemelerin daha fazla benimsenmesi, kadınların kendi kariyerlerindeki önemli çocuk doğumu aşamasından başarıyla sıyrılmalarına, işgücü piyasasıyla bağlantılı kalmalarına ve erkekler ile aynı kariyer fırsatlarını kullanmalarına yardımcı olmakta kilit rol oynayabilir.

Rising employment overshadowed by unprecedented wage stagnation, says OECD

Economic growth is picking up and unemployment has reached record lows in some OECD countries but wages continue to stagnate. Unless countries can break this cycle, public belief in the recovery will be undermined and labour market inequality will widen, according to a new OECD report.

The OECD Employment Outlook 2018 says that the employment rate for people aged 15-74 in the OECD area reached 61.7% in the OECD area at the end of 2017. For the first time there are more people with a job today than before the crisis. The employment rate in the OECD is expected to reach 62.1% by the end of this year and 62.5% in the fourth quarter of 2019. Some of the strongest improvements occurred among disadvantaged groups, such as older workers, mothers with young children, youth and immigrants.

Unemployment rates are below, or close to, pre-crisis levels in most countries. Job vacancies have also reached record highs in Japan, the euro area, the United States and Australia. The OECD unemployment rate is predicted to continue falling, to reach 5.3% at the end of 2018 and 5.1% the following year. Yet the picture continues to be mixed in terms of jobs quality and security, while poverty has grown among the working age population, reaching 10.6% in 2015 compared to 9.6% a decade earlier.

Wage growth remains remarkably more sluggish than before the financial crisis. At the end of 2017, nominal wage growth in the OECD area was only half of what it was ten years earlier: in Q2 2007, when the average of unemployment rates of OECD countries was about the same as now, the average nominal wage growth was 5.8% vs 3.2% in Q4 2017.

More worryingly, wage stagnation affects low-paid workers much more than those at the top: real labour incomes of the top 1% of earners have increased much faster than those of median full-time workers in recent years, reinforcing a long-standing trend.

“This trend of wageless growth in the face of a rise in employment highlights the structural changes in our economies that the global crisis has deepened, and it underlines the urgent need for countries to help workers, especially the low-skilled,” said OECD Secretary-General Ángel Gurría, launching the report in Paris. “Well-targeted policy measures and closer collaboration with social partners are needed to help workers adapt to and benefit from a rapidly evolving world of work, in order to achieve inclusive growth.”

Low inflation and the major productivity slowdown have contributed to wage stagnation, as well as a rise in low-paying jobs. The Outlook notes a significant worsening in the average earnings for part-time workers relative to full-time workers. Declining coverage of unemployment benefits in many countries and persisting long-term unemployment may also have contributed. Fewer than one-in-three jobseekers receive unemployment benefits on average across the OECD, and the longer-term downward trend of benefit coverage has continued in many countries since the crisis.

Countries should develop high-quality education and training systems that provide learning opportunities throughout the life course, says the OECD. Evidence suggests that the low skilled are three times less likely to receive training than high-skilled workers. More needs to be done to overcome this gap, as highlighted in the recently launched Policy Framework for Inclusive Growth, with better targeted training measures for workers at risk of becoming trapped in low-wage, low-quality jobs or in joblessness, together with a greater involvement of employers, especially in small and medium-sized enterprises that struggle to offer training.

New evidence in the Outlook shows that co-ordinated collective bargaining systems, with strong and self-regulated social partners and effective mediation bodies, contribute to high levels of employment, a better quality work environment, including more training opportunities, and greater resilience of the labour market to shocks.

This year’s Outlook includes analysis of how labour market gender inequalities evolve over the career of men and women. Even if the gap in annual average labour income between men and women has fallen significantly, women’s annual labour income was still 39% lower on average than that of men in 2015 across the OECD. This measure takes account of gender differences in participation, as well as of hours worked and hourly earnings when employed.

Much of this gap is generated in the first half of women’s careers, the report finds. Family policies, measures to encourage behavioural changes and actions promoting changes in the workplace, such as increased take-up of flexible working time arrangements by both fathers and mothers, would help create more inclusive career paths for both men and women.

The report and country notes available for Australia, Canada, France, Germany, Italy, Japan, Korea, Mexico, Spain, the United Kingdom and the United States, are available [here]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: