2018 Uluslararası Göç Görünümü


 

2018 International Migration Outlook and World Refugee Day.

Migration flows to OECD countries have dropped slightly for the first time since 2011, with around 5 million new permanent migrants in 2017, down from 5.3 million in 2016.

Öncül veriler, OECD ülkelerinin 2017’de 5 milyondan biraz fazla yeni ve kalıcı yasal göçmen aldığını gösteriyor. Bu da 2011’den bu yana bölgeye yönelik göçteki ilk azalışı (2016 ile karşılaştırıldığında yaklaşık %5 gerilemeyi) ifade ediyor.

OECD member countries currently host around 6.4 million refugees, more than half of whom are in Turkey. The top three countries from which asylum seekers have come are Afghanistan, Syria and Iraq.

Countries should focus on labour market policies to help refugees and improve coordinated actions to tackle illegal immigration.

 

Ortalama olarak OECD ülkeleri genelinde göçmenlerin istihdam oranı, 2017’de yüzde 1 puan artarak 67.1’e çıkmıştır. Ortalama işsizlik oranları yüzde 1 puan azalarak %9.5’e düştü. Yabancı işçilerin yasa‑dışı istihdamının nispeten genç yaştaki erkekleri etkiliyor. En çok kaygı duyan sektörler tarım, inşaat, imalat ve yurtiçi hizmetleri.

Perspectives des migrations internationales

***

2018 Uluslararası Göç Görünümü

Başlıca eğilimler

Öncül veriler, OECD ülkelerinin 2017’de 5 milyondan biraz fazla yeni ve kalıcı yasal göçmen aldığını gösteriyor. Bu da 2011’den bu yana bölgeye yönelik göçteki ilk azalışı (2016 ile karşılaştırıldığında yaklaşık %5 gerilemeyi) ifade ediyor. Ancak bu, 2017’de diğer göç kategorileri sabit kalırken veya artarken tanınan mültecilerin sayısında ciddi bir azalma olmasından kaynaklanıyor.

İki yıl boyunca OECD ülkelerine rekor seviyelerde yüksek sayıda başvuru yapılmasının ardından 2017’de 1.23 milyon taleple ciddi bir azalış oldu. Bu sayı, 2015 öncesinde kayıt altına alınmış başka herhangi bir yıla göre hala çok yukarıda. En başta gelen üç menşe ülkesi Afganistan, Suriye ve Irak oldu.

Amerika Birleşik Devletleri, 2017’de OECD’deki en yüksek sayıda (330,000 başvuru) iltica başvurusunu aldı, onu Almanya izledi (198,000).

Kalıcı göçmenlerin neredeyse %40’ına karşılık gelen aile göçü (ailelerin yeniden birleşmesi ve oluşmasının yanı sıra aile mensuplarının beraberinde gelmesi), OECD alanına yönelik en önemli göç kanalı oldu. Bu kategoride 2015/16’daki keskin artış, 2010’da başlayan gerilemeyi tersine çevirdi.

İlk defa olarak bu yılın Görünümü, OECD ülkelerine yönelik geçici işgücü göçünün tüm kategorileri için konsolide bir sayı içeriyor. Bu kategoriler, mevsimsel işçilerin ve diğer geçici yabancı işçilerin, yani yerel sözleşmeler kapsamında işverenleri tarafından diğer AB ülkelerine gönderilen AB işçilerinin (sevkli işçiler) uluslararası düzeyde işe alımını ve şirket içi geçişleri kapsıyor. OECD’de 2016’da toplamda 4.2 milyondan fazla geçici yabancı işçi kaydedilmiştir ki bu bir önceki yılla karşılaştırıldığında %11’lik bir artışa karşılık gelmektedir. Geçici yabancı işçileri alan başlıca ülke Polonya (çoğu Ukrayna’dan 672,000) ile Amerika Birleşik Devletleri (ana menşe ülkesi Hindistan olmak üzere 660,000) olmuştur.

Yaklaşık 3.3 milyon uluslararası öğrenci herhangi bir OECD ülkesinde yüksek öğrenime kaydolmuştur ki bu bir önceki yıla göre %8’lik bir artıştır. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki son eğilimler, 2016’da çalışma izinlerinin sayısında güçlü bir azalma (‑%27) olduğunu gösteriyor.

Uluslararası öğrenciler, 2015’te OECD ülkelerinde yüksek öğrenim kurumlarına kayıt yaptıran toplam öğrenci sayısının ortalama olarak %9’una karşılık gelmektedir. Mastır derecesinde eğitime kaydolan tüm öğrencilerin %14’ünü, doktora eğitimine kaydolanların ise %24’ünü ifade etmektedirler.

Ortalama olarak OECD ülkeleri genelinde göçmenlerin istihdam oranı, 2017’de yüzde 1 puan artarak 67.1’e çıkmıştır. Ortalama işsizlik oranları yüzde 1 puan azalarak %9.5’e düşmüştür, yerel doğumlu muadilleriyle olan ortalama işsizlik oranı farkı ise 2017’de yüzde 3 puan daralmıştır. Bu gelişmenin itici gücü kısmen bazı AB ülkelerindeki ciddi iyileşmeler olmuştur.

Politika tarafında yüksek vasıflı yabancılar için göç kanalları birçok ülkede iyileştirilmeye devam ediyor ki buna kalıcı programların seçim kriterlerinin ayarlanması ve geçici program şartlarının gözden geçirilmesi dahildir. Yeni şirket vizeleri sayıca artmaya devam ederken yatırımcı programları da gözden geçirilmekte ve daha katı şartlar görülmekte. Ailelerin yeniden birleştirilmesine uygunluk da bir politika ayarlaması alanı.

Son zamanlardaki mültecilerin işgücü piyasasına etkisi

Bütün olarak Avrupa ülkeleri için, son mülteci girişlerinin çalışma yaşındaki nüfus üzerindeki tahmini göreceli etkisinin Aralık 2020 itibarıyla %0.4’ün üzerine çıkmaması öngörülüyor. İşgücü bakımından mültecilerin katılım oranları, evsahibi ülkedeki konaklamalarının ilk dönemlerinde normal şartlarda çok düşük olduğundan ötürü toplu net etkinin genişliğinin de Aralık 2020 itibarıyla %0.25’ten azıyla daha da küçük olacağı tahmin ediliyor.

En yüksek toplu etkilerin olduğu ülkelerde, işgücü piyasasının belli kesimlerinde özellikle de düşük eğitimli genç erkekler arasında etkinin çok daha büyük olması muhtemeldir. Bu nüfus grubu çoğu evsahibi ülkede zaten hassas bir durumda olduğundan ötürü bunlara yeterli destek sağlamak için gereken iyi hedeflenmiş tedbirlere ihtiyaç bulunuyor.

Yabancı işçilerin yasa‑dışı istihdamı

Yabancı işçilerin yasa‑dışı istihdamı, ya göç ‑ ya da işgücü ‑ kurallarına uyulmamasından kaynaklanabilir. Dolayısıyla bu sorunun ele alınması hem ekonomik hem de göç politikası hedefidir.

Sonuç olarak OECD ülkelerinin yetkili kurumlar arasındaki koordinasyonu ve tutarlılığı iyileştirme arayışında olmaları gerekir. Ayrıca hem işverenler hem de işçiler arasında farkındalık peşinde olmaları ve göçmen işgücünün yasa‑dışı istihdamını önlemeye yönelik tedbirler kapsamında iyileştirilmiş durum doğrulama sistemlerini kullanmaları da gerekir. Ancak yabancı işçilerin yasa‑dışı istihdamı çok önemli bir konu haline geldiğinde veya yapısal kabul edildiğinde mevzuata bağlama programları göz önünde bulundurulabilir. Bunların dikkatlice tasarlanması ve yasal işgücü göçü kanallarındaki uygun değişiklikleri ve daha güçlü uygulama tedbirlerini de beraberinde getirmesi gerekir. Son olarak yabancı işçilerin yasa‑dışı istihdamıyla mücadele politikalarının sadece ulusal ve sektörel seviyelerde değil aynı zamanda uluslararası düzeyde de yürütülmesi gerekir.

Başlıca bulgular

Göçmenlerin işgücü piyasasına entegre edilmesi

* 2016 ile 2017 arasında OECD’deki göçmenlerin işsizlik oranı yüzde 1 puandan fazla azalarak %9.5’e indi, istihdam oranı ise %65.5’ten %67.1’e çıktı. Bu iyileşme daha çok yurtdışı doğumlu kadınlarda görüldü.

* Bilhassa belli göçmen gruplarında daha yüksek istihdam oranları görülmektedir. Örneğin Avrupa Birliği’nde AB göçmenlerinin istihdam oranı, yerli halka göre yüzde 5 puan daha yüksektir. Amerika Birleşik Devletleri’nde son yıllarda ilk defa olarak Meksika’dan ve Afrika’dan gelen göçmenler, Asya’dan gelen göçmenlere göre sırasıyla yüzde 1 ve 3 puan daha iyi performans gösterdiler.

* OECD ülkeleri genelinde yeni gelen göçmenler ve mülteciler için entegrasyon programları oluşturulması devam ederken büyük ölçüde dil ve vasıf kazandırılmasına odaklanılmaktadır. Birçok ülke aynı zamanda riske en açık olanlara, özellikle de kimsenin eşlik etmediği küçükler ile eğitim sistemine geç giren çocuklara yönelik tedbirler geliştirmiştir.

Mültecilerin işgücü piyasasına etkisi

* Avrupa ülkeleri Ocak 2014 ile Aralık 2017 arasında 4 milyon yeni iltica başvurusu aldı ki bu, bir önceki dört yıllık dönem boyunca olanın üç katıdır. Aynı dönemde (2014‑17) yaklaşık 1.6 milyon kişiye aynı biçimde koruma tanındı.

* Bütün olarak Avrupa ülkeleri için, son mülteci girişlerinin işgücü üzerindeki göreceli etkisinin Aralık 2020 itibarıyla oldukça küçük, %0.25’ten az olacağı tahmin ediliyor. Ancak en çok etkilenen ülkelerdeki (Avusturya, Almanya, İsveç) belli gruplar (gençler, düşük eğitimli erkekler) daha çok riske açık durumdalar.

* Göçmenlerin menşe ülkesine dönüşlerinin olmadığı durumlarda iltica talepleri reddedilenlerin toplam sayısı 2020 sonu itibarıyla 1.2 milyona ulaşabilir. Gayriresmi işgücü piyasası üzerindeki etki, gönüllü dönüşlerin seviyesine ve yaptırım tedbirlerinin etkinliğine bağlı olacaktır.

Yabancı işçilerin yasa‑dışı istihdamı

* Yabancı işçilerin yasa‑dışı istihdamının nispeten genç yaştaki erkekleri etkilemesi çok muhtemeldir. Bu gibi yasa‑dışı istihdamdan en çok kaygı duyan sektörler tarım, inşaat, imalat ve yurtiçi hizmetlerdir.

* * *

Countries should focus on labour market policies to help refugees and improve coordinated actions to tackle illegal immigration

20/06/2018 – Migration flows to OECD countries have dropped slightly for the first time since 2011, with around 5 million new permanent migrants in 2017, down from 5.3 million in 2016. This trend is mainly due to a significant decrease in humanitarian migration as a result of the decline in new asylum applications, with 1.2 million applications in 2017 compared to 1.6 million in 2016, according to a new OECD report.

The 2018 International Migration Outlook says only about half of asylum applications are now registered in Europe, while a very large increase has been recorded in the United States (+ 26%), Australia (+ 29%) and Canada (+ 112%). OECD member countries currently host around 6.4 million refugees, more than half of whom are in Turkey. The top three countries from which asylum seekers have come are Afghanistan, Syria and Iraq.

“Countries have made good progress in terms of integration and strengthening initiatives linked to improving language skills and recognising qualifications,” said OECD Secretary-General Angel Gurría, launching the report in Paris on the occasion of World Refugee Day. He also underlined “the need for increased cooperation with employers on integration”, as highlighted in the recent OECD-UNHCR joint action plan to expand job opportunities for refugees. The Secretary-General also called for “more and better coordination among recipient countries to deal with migration flows, especially in the European Union.” [Read the full speech.]

Public opinion in many countries remains concerned about the impact on the labour market of the influx of new migrants and the effects of irregular migration. The report analyses, for the first time, the impact of the recent arrival of these refugees on the job markets of host countries. For European countries, the labour market impact of this refugee inflow will be small and concentrated on the working-age population, which would increase by no more than 0.4% by December 2020. Taking into account the low participation rates of refugees, the impact on the labour market as a whole would be more limited, at around 0.24%.

In some countries and sectors, however, notably among young, low-educated men in Austria and Germany, the impact is expected to be higher, of up to 15%. Putting in place effective labour market integration measures for the most vulnerable refugees should be accompanied by strengthening policies to support these groups, particularly in terms of training and skills development, according to the report.

In addition to the challenge of labour market integration, the report also notes the importance of tackling irregular immigration, including the illegal employment of foreign workers. The 2018 edition examines the measures put in place by OECD countries to prevent, control and sanction the employment of foreigners in an irregular situation.

The lack of data and profiles of people staying and working illegally in OECD countries may lead to people underestimating the extent of the issue and its impact on public opinion, according to the report. Policies to combat illegal work by foreigners should extend beyond verification checks and forced returns to include strengthening labour inspections, creating legal pathways for labour migration according to labour market needs and a more effective fight against informal employment in general.

Also for the first time, the International Migration Outlook presents consolidated data on all categories of temporary labour migration, including seasonal work. In total, OECD countries are home to more than 4.2 million temporary foreign workers (up 11% from 2016), the largest figure ever measured, reflecting the continuing demand for labour at all levels of qualification in many OECD countries.

The 2018 edition highlights that the employment rate of migrants in OECD countries is up 1 percentage point in relation to 2016, to 67.1%. The improvement between 2016 and 2017 was more marked for foreign-born women, whose average participation and employment rates rose faster than those of immigrant men. [Press Conference]

Related: 1. EU: Informelles Arbeitstreffen in Brüssel zum Thema Migration und Asyl / Informal working meeting on migration and asylum issues / Réunion de travail informelle sur les sujets des migrations et de l’asile

 

2. EU : Joint Statement on World Refugee Day 2018

 

3. EU : World Refugee Day belongs to the most vulnerable – the EU stands with them

 

4. EU : Plight and rights of children born of war

5. PACE: Countries in demographic decline refuse to see the advantage of welcoming young refugees

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: