ATATÜRKOLOJİ ENSTİTÜSÜ KURULMALI MI?


 

Yoksa; T.C. Çağdaş Uygarlık Enstitüsü mü Kurulmalı!

Korkmayan, korkutulmayan ve korkutmayan; Aldanmayan,aldatılmayan ve aldatmayan; Yönetilirken, yönetime katılabilen; İnançla akıl arasında denge kurabilen; Dış borca muhtaçlık duymayan; Üretken, temiz doğa, temiz devlet ve temiz toplum(lar) oluşturulabilir mi?

İnsanlar, hemcinslerince dört konuma yerleştirilmişler; Değersizler, Eşdeğerdekiler, Üstünler ve Tapınılacak değerdekiler.

 

Oysa; biyolojik ve fizyolojik normal insanlar doğuştan eşittirler. Fark; bilgi ve beceri devreye girince ortaya çıkar. Bazı insanlar az bilgili becerili, bazı insanlar çok bilgili becerilidirler. Az bilgili becerili insanlara, çok bilgili becerililerden kopya çekmek; kafa yormaktan, sabırla çalışmaktan çok kolay gelir. Kendilerinden üstün buldukları bu insanlara; inanır, güvenir, saygı ve sevgi duyar, bir tür köleleri olurlar, biat ederler.

Kimse, kölelik ya da kulluk altında tutulamaz. Kölelik ve köle ticareti her türüyle yasaktır, der Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi. Gelin görün ki, her devirde insanlar propagandayla beyin yıkama ve yanıltıcı reklamla yönlendirme baskısı altında köleleştirilmişlerdir.

Peki ne yapılmalı ki, İnsan insana taparak kendini sınırlayıp alçaltmamalı.?

***

©Erol Erdoğmuş.

OLAY

Eski parlamenter ve Yüksek Mühendis Sayın Dr. Ali Nejat Ölçen;, “Türkiye Sorunları” kitap dizisinin her sayısını, açık adresini bildiren herkese, bedelsiz olarak göndermektedir. Sayın Ölçen’in bu kıymetli kitaplarını edinmek için, alinejat@olcen.net adresine açık adresinizi bildirmeniz yeterlidir.

Kitap dizisinin 119. sayısında, “Atatürkoloji Enstitüsü Derneğinin hukuksal yapısı için eleştiri ve katkılarınıza gereksinim duymaktayız “ diyor Sayın Ölçen.

ÜSTÜN İNSAN EGEMENLİĞİ

İnsan insanı, dört konuma yerleştirir. Doksan derecelik bir diyagramla örneklersek:

a) 1 Derece ile 44 derece arasında Bizden Değersiz İnsanlar,

b) 45 Derecede, Bize Eşdeğer İnsanlar,

c) 46 ile 89 derecede Bizden Üstün İnsanlar,

d) 90 Derecede Tapınılan Değerde Tanrı Gibi üstün insanlar yer alır.

Ne var ki, normal biyolojili ve fizyolojili insanlar; birbirlerinin eşdeğeridirler. Kimse kimseden üstün ya da düşkün değildir. Bireyler arası eşdeğerlilik, bilgi ve beceri farklılıklarıyla bozulur. Bazı insanlar az bilgili becerili, bazı insanlar çok bilgili becerilidirler. Az bilgili becerili insanlara, çok bilgili becerililerden kopya çekmek; kafa yormaktan, sabırla çalışmaktan çok kolay gelir. Kendilerinden üstün buldukları bu insanlara; inanır, güvenir, saygı ve sevgi duyarlar.

Ancak sevgi saygı sınırları aşılır, sorgusuz sualsiz inanma, tapınma aşamasına gelinirse; Akıl, Aklın pusulası mantık, Aklın 5 duyusu Gözlem ile Sezgiyle beslenen 6. duyu sıfırlanır; insan özgürken esirleşir, robotlaşır.

Üstün insan –peygamber, lider– egemenliği; “Kimse, kölelik yada kulluk altında tutulamaz. Kölelik ve köle ticareti her türüyle yasaktır” buyuran İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 4. Maddesine aykırıdır. Her türüyle yasaklanan köle ticaretine, propagandayla beyin yıkama ve yanıltıcı reklamla yönlendirme dahildir.

Üstün İnsanlar, insanlara örnek kişilerdir. Örnek olma sınırı aşılarak, tapınma abartısına çıkılmadan, saygı sevgi düzeyinde tutulmalıdırlar. İnsan insana taparak kendini sınırlayıp alçaltmamalıdır.

İLKE EGEMENLİĞİ

Bilindiği gibi İlke; bireysel karar ve eylemlerin, tutarlı ve eleştirel nitelikte değerlendirilmesine olanak sağlayan ölçüdür. Ölçünüz yoksa ölçemez, ölçülü değerlendiremezsiniz.

Yıl 1935. Mustafa Kemal; “İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, fani Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal’ler idealidir. Ben onu temsil ediyorum. Herhangibir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal’ler doğurmayacaklar mı? Feyiz milletindir, benim değildir” diyerek; milletin içinde yaşattığı “Mustafa Kemal’ler ideali ilkesini”, fani -kişisel, ölümlü- Mustafa Kemal’den, kendinden üstün tutmuştur.

Hedef olarak 29 Ekim 1933 Onuncu Yıl nutkunda; “Milli kültürümüzü, muasır -çağdaş- medeniyet -uygarlık- seviyesinin -düzeyinin- üstüne çıkaracağız “ özlemini belirtmiştir. Çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkabilme çabası, ulusal sınırları aşarak evrenselleşme çabasıdır!.. Taklitçilik değil, yaratıcılıktır.

Mustafa Kemal’ler ideali; askeri, siyasi, iktisadi tam bağımsızlık ve milli kültürü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak olarak; evrensel uygarlık idealidir. Mustafa Kemal’ler ideali uygarlık korundukça korunacak, geliştikçe gelişecektir.

SONSÖZ

Mustafa Kemal’ler idealini, uygarlık projesi olarak yapılandırmak gerekir. T.C. Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil veTarih Yüksek Kurumuve Atatürkçü Düşünce Derneği ile aynı söylemde yeni bir oluşuma bence gerek yok. Atatürkoloji Enstitüsü yerine, daha geniş perspektifli “T.C. Çağdaş Uygarlık Enstitüsü” kurulmalıdır.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: