Şiir Pazarı: Benden Öncekiler…


 

Benden Sonra Değişir mi?!

Ağacı sevecektiniz,
Yoldunuz, dal bırakmadınız…
Yılına al bırakmadınız,
Yemişini yiyecektiniz.

Kadını sevecektiniz,
Aldınız, ver bırakmadınız…
Sevi’ye yer bırakmadınız,
Ona ben değil, sen diyecektiniz

Büyünürken zamanla,
Küçüldünüz zamanla,
Arıları kovdunuz dumanla,
Kovanda bal bırakmadınız.

Sobayı söndürdünüz,
Isıyı öldürdünüz,
Hava basıp üfürdünüz,
Mangalda kül bırakmadınız.

Parayla yamalı bohça’da,
Kapanık, dar bir açıda,
O caanım ikili bahçede
Bir renk, bir gül bırakmadınız.

Bir eliniz vardı, bir cebiniz,
Başınıza vurdu keliniz,
Alıp sattınız hepiniz,
Depoda mal bırakmadınız.

Özdemir Asaf

***

Sezdikçe değişen
Esinti yumağıyım
Sözcük dizelerinde

Maviyken yeşil oluyorum
Beyazken kırmızı
Kurtuluyorum saplantılarımdan

Açıkdenizde güverte
Uzayda uzam odası oluyorum
Hülya okyanusunda bir düş anımsaması

Uzanıp öpüyorum dil’inden sevgilimin
Sözcük sözcük içime doluyor bütün sesler
Önce s sonra küçük s
Ardından bütün sesler
Her dil’e uyarlanan

İbrahim Ağören

* * *

Özdemir Asaf

Özdemir Asaf Arun est le fils de Mehmet Asaf, président de la première chambre législative de l’Empire ottoman. En 1930 il commence ses études au lycée Galatasaray et part en 1941 au lycée de Kabataş. Il est diplômé de cette école en 1942. L’année suivante, il commence des études de droit à l’université d’Istanbul, puis étudie l’économie et le journalisme. Dans le même temps il a travaillé pour les journaux Tanin et Zaman.

Son premier écrit est sorti dans le journal Servet-i Finun et le journal Uyanış (1939).

En 1951, il a créé la maison d’édition Sanat-Basım Evi. Et il a publié ses œuvres sous le titre “Yuvarlak Masa”.

Il est mort le 28 janvier 1981.

Özdemir Asaf Cumhuriyet dönemi Türk şairlerdendir.

11 Haziran 1923 tarihinde Ankara’da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun’dur. Babası Mehmet Asaf Şura-yı Devlet’in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi’nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi’ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi’ne, İktisat Fakültesi’ne (3. sınıfa kadar) ve bir yıl Gazetecilik Fakültesi’ne devam etti. Bu arada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalıştı ve çeviriler yaptı.

İlk yazısı Servet-i Fünun, Uyanış dergisinde çıktı. 1951 yılında Sanat Basımevi’ni kurdu ve kitaplarını Yuvarlak Masa Yayınları adı altında yayımladı. 1962’de Mehmet Ali Aybar öncülüğünde kurulan Temel Hakları Yaşatma Derneği’nin kurucularından oldu.

28 Ocak 1981’de hayata veda etti.</p

17 Zarif Şiiriyle Bir Güzel Şair Özdemir Asaf

İnsansız adalet olmaz
Adaletsiz insan olur mu?
Olur, olmaz olur mu!
Ama, olmaz olsun

Konuşmak susmanın kokusudur.
Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma.
Yalan korkaklığın tortusudur.
Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

Korku daglarının yürekçisi,
Ölüm denizlerinin kürekçisi;
Öyle suskun oturuyor şişesinin başında,
Içtiğinin hem hırsızı, hem bekçisi,

Onu kırmış olmali yaşamında birisi.
Dinledikçe susması, düşündükçe susmasi..
Tek başina iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası.

her tomurcuk, bir çiçeğin uykusuna
her çiçek, bir yemişin kuşkusuna
her yemiş, bir böceğin korkusuna
uykusuzca, kuşkusuzca, korkusuzca yürür.

Gözlerini kaçiramazsin, geçmiş ola
Artik derebeyindir senin o görmüşlügün
Köleligin sana işitir yaşlandikça o ve sen
Onun yaşamişligindadir senin ölmüşlügün
Artik o sende hep yaşayan bir ölüm

Başka görüntülerle gelir öbür açilariyla
Seni yerinden eder, gider,
Gelir yerinden eder…
Pasini siler, kimse anlamaz sen anlarsin
Sen anladikça o sende hep yaşayan bir ölüm.

Kendimizden bir adadayız,
Dört yanımız başkalarından.
Aynı önemli kapıdan giriyoruz,
O eski, o beyaz kapıdan.
İlkin yıllar üstünde
Bizi ayıran bir dünya vardı, adımıza kurulu.
Burada yıldaşlarımız soyunup-giyiniyor,
Bilinik kılıyor birbirimizi.

Bir hastalık bulaşıyor anlamlarımıza,
Büyümsümeye vardırıyor yinlerimizi.
Ben sınırlanıyorum göz göre göre,
Kardeşleşmemiz ayrıklaşıyor,
Kopuyor kan.
Sen konuşmadan duruyorsun senelerce karşımda.
Kalımsız bir anıtsın gençlikten, kitapsızlıktan.
Başkalarından bir adadayız,
Dört yanımız biz gibi insandan.
Aynı önemsiz kapıdan çıkıyoruz,
O eski, o kırmızı kapıdan……

Her seven
Sevilenin boy aynasıdır.
Sevmek
Sevilenin o aynaya bakmasıdır.

Bir kitap okuyordun dalgın..
İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı.
Genç bir adamı öldürdüler romanda.
Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın..
O ölen ben değildim..

Küstahlığımı nezaketim götürdü
Sadece kendime bakakaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Gizlenen insanların ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak

Selamımı tanıdıklar götürdü.
Saygı bekleyince alçaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Kendini beğenmişler ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.

Ağlamayı ölenler götürdü.
kendimi ölmez sanınca ufaldım,
kararsızlık bir an sürdü.
Ölülerle dirilerin arasında bir ben kaldım,
Çırılçıplak.

Sonsuzluğu ufuklar götürdü.
Yarattığım dünyaların içinde daraldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Başlangıç ile bitiş ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.

Aydınlığı bulutlar götürdü,
Yıldızlara doğru yol aldım.
Kararsızlık bir an sürdü.
Varanlar ile duranlar arasında ben kaldım,
Çırılçıplak.

Bunca yıl yaşadım
Elime ne geçtiyse yitirdim
Biraz daha yaşayacağım
Yalnız bir şey biriktirdim

Bir bakış, bir görüş, bir duyu, bir düşünce
Belki aç kalacağım

Suçlanacağım ölünce
Biraz yazdım, artık hep yazacağım

Hüzünden baş alamadım
Görünce

*

Editör Notu:
Resimler ve link bağlantıları tarafımızdan eklenmiştir!

Nusret Özgül

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: