NATO’ya «ihtiyaç» neden duyulur?!


 

CIA kiliseye dua etmek için gitmez.
Güney Amerika deyişi.

☠ Amerikan mevzuatına göre haklarında dava açılması oldukça zor olan, ancak serbest bırakılmaları da ABD için bir “tehlike” kabul edilen binlerce kişi, “yargısız” bir şekilde, ev sahibi ülkenin bilgisi/onayı dışında gizlice tutulurlar.

☠ ABD’nin ülkesi sınırları içinde suç sayılmasına karşılık, ülke dışında suç sayılmaması bir “Başkanlık Talimatı” na dayanır.

☠ ABD yasa dışı işlere de yöneldiğinde, özellikle uyuşturucu ticaretine ilgi duyar. Bu bağlamda, uyuşturucu karşıtı gibi gözüken programlar gerçekte tam tersi bir mecrada seyreder. ABD, işbirlikçi uyuşturucu baronlarının işlerini de kolaylaştırır.

Buyrun «tadımlık» okumaya!

***

“KAYIP GEÇMİŞ”
(Kitap Özeti)
19 Temmuz 2017

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Carnivia üçlemesinin ilki olan “Yüz Karası” kitabında [Yazarın “Yüz Karası” isimli kitabının özeti, “Bosna Dramı, ABD, NATO, Diğerleri ve Kıssadan Hisseler” başlığı ile ASCMER’de yayınlanmıştır. Arzu edenler, [ASCMER]üzerinden bu özete erişebilirler. ] Sovyetlerin dağılması ve Doğu Blokunun çökmesi ile artık NATO’ya ihtiyaç kalmadığının düşünüldüğü bir konjonktürde, Bosna Savaşının, nasıl bu düşünceyi boşa çıkardığını ve NATO’ya olan ihtiyacı “güncellediğini” anlatan Jonathan Holt; bu defa “Kayıp Geçmiş” kitabında, [Özgün adı “The Abduction” olan kitap, Türkçe’ye Z. Celayiroğlu tarafından kazandırılmıştır. Toplam 431 sayfa olan kitap, Nisan 2016’da, İstanbul’da, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanmıştır. ] İkinci Dünya Savaşından beri “hasıraltı” edilmiş bazı gerçekleri çıkış noktası almıştır. “Kayıp Geçmiş”, bu gerçekler üzerine bina edilmiş (kurgulanmış), “kurmaca” bir romandır. Kitap, Soğuk Savaş yıllarında yaşanmış kimi gerçeklere dayandırılmıştır.

Kitapta, İkinci Dünya Savaşının sonunda kuzey İtalya’yı komünistlerin kontrol etmesi ihtimalinin belirmesi üzerine, Vatikan [Papalık] ile Amerikan istihbaratının (CIA’nin) bu ihtimali ortadan kaldırmak için nasıl işbirliğine gittiği işlenmiştir. Vatikan’a bağlı Katolik din adamlarının bilgi toplama işlevini yerine getirdiği, toplanan bilgilerin Amerikan istihbaratı ile paylaşıldığı, anlatılmıştır. Kitapta, İtalya’nın kuzeyinde, Komünist Parti’nin o yıllarda seçimler üzerinden güç kazanmasının söz konusu işbirliği üzerinden engellendiği ve Hristiyan Demokrat partinin bu işbirliğinin ürünü olarak o yıllarda ortaya çıktığı işlenmiş; bu partinin Soğuk Savaşın sona ermesi ile eş zamanlı olarak (1990 yılında) dağıldığına dikkat çekilmiştir.

ABD’nin, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, 1955 yılında, İtalya/Vicenza’da kurduğu ilk askeri üste yaşananların, İtalyan halkının bu üsse bakışının ele alındığı kitapta; Amerikan mevzuatına göre haklarında dava açılması oldukça zor olan, ancak serbest bırakılmaları da ABD için “tehlike” kabul edilen binlerce kişinin, “yargısız” bir şekilde, bu üssün atıl yer altı tesislerinde, ev sahibi ülkenin bilgisi/onayı dışında nasıl gizlice tutulduğu, konu edilmiştir. Kitapta, İtalya’da ortaya çıkarılan bu durum bağlamında, bütün Dünyanın bildiği ABD’nin “yargısız” tutuklular için bir hapishane olarak kullandığı Küba’nın Guantanamo Körfezi’nde yer alan ABD’ye ait askeri üs ile, Afganistan’da Kabil’in hemen kuzeyinde yer alan ABD’ye ait Bagram Hava üssüne yollama da yapılmıştır. İlginç olanı, “yargısız tutma” ya ilişkin bu uygulamanın, ABD’nin ülkesi sınırları içinde suç sayılmasına karşılık, ülke dışında suç sayılmaması ve ülke dışında suç sayılmamasının bir “Başkanlık Talimatı” na dayandırılmasıdır. Kitapta, gerek “yargısız tutma” fiilinin, gerek bu fiillere maruz kalanların yaşadığı insanlık dışı, aşağılayıcı, kötü muamelenin ve işkencenin, gerekse bu muameleyi ve işkenceyi yapan Amerikalı görevlilerin bu tür eylemlerinin, “meşru” kabul edilmesi sorgulanmaktadır. Ülkesinde bu fiillerin işlenmesini suç ayan ABD, kendi ülkesi ile ilgili bir tehlikenin varlığı halinde ve ülkesi sınırları dışında işlenmek kaydıyla, aynı fiilleri suç saymamaktadır. Bu yönü ile, kitapta, bir anlamda, ABD’nin ve müttefiklerinin hukuka aykırı tutumları anlatılmakta; bu da, akıllarda özellikle ABD’yi rahatsız edecek sorulara yol açmaktadır, yani uygulamada ABD karşıtlığını besleyici bir etkiye yol açmaktadır.

Kitap, bir yönüyle de, Vatikan’ın (Papalığın) o yıllarda Sovyet yayılmacılığına konu olma endişesine sahip olduğu, bu endişenin etkisinde komünizmle (Moskova ile) örtülü bir mücadele içine girdiği ve bu mücadelede ABD ile işbirliğine gittiği de anlatmaktadır. Bir anlamda, o günkü koşullarda, Katolik Kilisesinin uluslararası politikadaki yerine/işlevine işaret edilmektedir. O yıllarda İtalya’da görev yapmış Amerikan istihbarat birimi yöneticilerinin Papalık nişanları ile ödüllendirilmesine dikkat çekilmektedir.

Kitapta dikkati çeken bir başka husus ta, Afganistan’a ve İrangate olayına değinilerek, deniz aşırı görevlerdeki ABD unsurlarının, ABD’yi koruma mülahazası ile, sadece hukuka aykırı ya da “yargısız tutma” eylemlerinde bulunmadığı, bunlarla bağlantılı olarak başka yasa dışı işlere de yöneldiğine, özellikle uyuşturucu ticaretine ilgi duyduklarına işaret edilmesidir. Bu bağlamda, uyuşturucu karşıtı gibi gözüken programların gerçekte bunun tam tersi bir mecrada olabileceğine, ABD’nin Afganistan’da bulunduğu süre içerisinde bu ülkedeki afyon üretiminin beş kat artmış olmasının buna örnek teşkil ettiğine, görevli Amerikalıların Afganistan’da uyuşturucu baronları ile işbirliğine gittiğine, ABD’nin “yargısız” bir şekilde özgürlüğünden yoksun bıraktıklarının bir kısmının gerçekte ABD ile işbirliği içindeki uyuşturucu baronların işini kolaylaştırma amaçlı olduğuna değinilmiştir.

Kitapta dikkati çeken bir başka husus da, İtalya’da ABD’nin karşısında duran hiç kimsenin fazla dayanamayacağının; bir yere gelse bile bu durumun fazla uzun sürmeyeceğinin; ticarette, dış siyasette ya da güvenlikte Amerikalılar ile aynı tarafta olmanın her zaman daha sağlam ve daha kazançlı olacağının belirtilmiş olmasıdır. [Kitap özeti için, özellikle kitabın 282-283, 377-379, 386-388, 391-393, 404, 417-418. sayfalarına bakılabilir.]

* *

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: