Adalet mi?


Nasreddin Hoca’dan ders al yeter de artar bile!

Nasreddin Hoca; Molla Nasreddin; Koja Nasreddin; Nasreddin Efendi; Afandi…

***

munir_kebir2

© Münir Kebir

Nasreddin Hoca ve adalet – Fatma Çelik

Nasreddin Hoca ile adalet arasında bağlantı kuramayanlarınız olabilir.

Ancak bilen bilir ki fıkralarda tanıdığımız, hakkında pek çok rivayet bulunan Nasreddin Hoca aynı zamanda bir fıkıh (hukuk) alimidir.

Hoca, hatiplik, elçilik, kadılık, gölge kadılığı (tecrübeli hâkimlerin yanında çalışan ve bazı küçük davalara bakan kadı namzedi), müderrislik (günümüzdeki adıyla öğretim üyeliği) görevlerinde bulunmuş. Ayrıca Hoca, döneminde yalnızca ilimi geniş hocalar tarafından okutulan Kudûrî adlı hukuk bilgininin “el-Muhtasâr” adlı eserini okutmuştur.

“5-10 Temmuz Uluslararası Nasreddin Hoca Şenlikleri” vesilesiyle de Hoca üzerinden, bugünden 800 yıl önceki adalet arayışına değinmek istedim. [bilgi]

1200’lü yıllarda yaşamış olmasına rağmen namı günümüze kadar gelen efsaneleşmiş bir halk filozofudur Nasreddin Hoca(1208-1284). Bizde Nasreddin Hoca, Azerbaycan ve İran’da Molla Nasreddin, Kazakistan’da Koja Nasreddin, Özbekistan’da Nasreddin Efendi, Uygurlarda Afandi…

* Ayağını sıcak tut, başını serin. Kendine bir iş bul, düşünme derin.

* Bindiğin dalı kesme.

* Dağ yürümezse abdal yürür.

* El elin eşeğini türkü söyleye söyleye arar.

* Parayı veren düdüğü çalar.

* Acemi bülbül bu kadar öter.

* Damdan düşen bilir, damdan düşenin halini.

* Dostlar alış-verişte görsün.

* Ölme eşeğim ölme…

* Ye kürküm ye!

Onun dilimize pelesenk olan söylemlerinden yalnızca birkaç tanesi.

Evliya Çelebi, seyahatnamesinde “El-Mevla Hazret Şeyh Hoca Nasreddin” diyerek hocadan hazır cevaplılığını överek bahseder ve onun I. Murat ve Yıldırım Beyazıt devrinde yaşadığını ileri sürer.

Nasreddin Hoca fıkraları, onun dünya görüşünün bir yansımasıdır aslen. Herkese yaşattığını yaşatarak karşılık verir. İnsanı önce güldürür, sonra düşündürür. Hoca sadece esprili bir ilim adamı değil, aynı zamanda dönemin yargı sisteminde görev alan; adı, hukukla da anılan bir alimdir. Ancak yargıda bir müddet görev yapan Nasreddin Hoca, dönemindeki meslektaşlarının adının rüşvet söylentilerine karışmasından rahatsız olup mesleği bırakmış ve hayatının kalanını medresede öğretim üyeliği yaparak tamamlamıştır. Hocanın adli ve ahlaki alandaki şahit olduğu bozulmuşluğu hicveden davranışları, fıkralarına da yansımıştır. Mesela…

Nasreddin Hoca yolda yürürken genç bir adam, Hocayı başka birine benzetir ve ensesine sert bir tokat atar. Bu genç, kadı efendinin yeğenidir. Sinirlenen Hoca alır genç adamı yanına, birlikte kadıya giderler. Kadı ikisini de dinler ancak yeğenine kıyamayıp onu kurtarmaya çalışır: “Hoca, bu genç adam şimdi kendine bir tokat atsa, kabul eder misin?” Nasreddin Hoca ısrar eder: “Olmaz, mahkeme yapılsın, cezası verilsin.” Bunun üzerine kadı, akrabası olan genç adama dönüp kararını açıklar: “Ceza olarak Nasreddin Hoca’ya 5 kuruş ödeyeceksin, hemen gidip getir!” Nasreddin Hoca, para almaya giden genç adamın dönmesini, mahkeme kapısının kapanma saatine kadar bekler ancak genç gelmeyince, kadı efendinin ensesine okkalı bir tokat indirip şöyle der: “Kusura bakma kadı efendi, daha fazla bekleyememem, gelirse söyle ona; 5 kuruşu sana versin!”

******

Eşitsizlik, keyfi muameleler, adil olmayan cezalandırmalar kimilerinin mağdur konuma düşmesine neden olurken kimilerinin de suçlu olmasına rağmen korunması sonucunu doğurmakta; adalet sistemine olan inancı yok etmektedir.

KUŞKUSUZ HOCA , TOKADI KADIYA DEĞİL, YANDAŞI KORUYAN ADALETSİZ UYGULAMALARA İNDİRMİŞTİR. İşte bu yönü ile mizah, zayıf olanın güçlü karşısındaki silahıdır. Ve Nasreddin Hoca bu silahı en çok adaletsiz uygulamalar nezdinde kullanmıştır.

******

İster söz konusu kişi Kılıçdaroğlu olsun, ister amacı adaletin tesisini, Hukukun Üstünlüğünü savunan sıradan bir insan olsun.Yaşı 70’e gelmiş ,Temmuz tabak ayında sıcaklığın 45 dereceye vardığı sıcak yaz gününde 450 Kilometre yolu yayan yürüyerek, sırf bu insanlığın ortak amacını gerçekleştirmeye konulan insana karşı,önce ; “Trenle gitsin” diyip, ardından; ”FETÖ örgütünün amacına hizmet ediyor” suçlamasında bulunmak,tam bir aymazlıktır.Kimse kusura bakmasın DEMİYORUM!… Anlayışlı insanlara haklı gerekçe nedeniyle “Kusura bakmayın” denir. Kusura bakın!….

******

İşte Havuz Medyasına inat, Sosyal Medyada yer alan basit gözüken adaletsizlik örneği:

Bu da mı suç değil BDDK? – Remzi ÖZDEMİR

Bir banka… Adını buradan yazamıyoruz. Banka 80 milyonluk Türkiye’yi soymasına rağmen (yasalar izin vermediği için) adını veremezsin. 1 kilo baklava çalan, aç olduğu için fırından 1 ekmek çalarken yakalanan 12 yaşındaki çocuğun adını verebilirsiniz ama halkın cebindeki paraları çalan bankanın adını veremezsiniz.

Bankanın şan ve şöhretine zarar gelmemesi için dünyada bir eşi ve benzeri olmayan yasa ile bankalar öyle korunuyor ki, bankanın tuvaleti bile kirli diyemezsiniz anında hapse girersiniz. Bu nedenle bu bankanın adını veremiyorum.

Bu banka elbette yabancı sermayeli. Üstelik her fırsatta Türkiye’ye öfke kusan bir ülkenin sermayesi. Bu banka o kadar rahat ki, ne BDDK ne Hazine ve ne de Türkiye Cumhuriyeti yasalarını tanıyor. Resmen kendi cumhuriyetini kurmuş. “Benden kredi alacaksanız benim kurallarıma uymak zorundasınız” dercesine.

******

Alın size bir belge.
Bu belgeyi 30 gün Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutup, cami cami dolaşan, kul hakkından korktuğundan çok emin olduğum BDDK ve Hazine yetkililerine sunuyorum. Bu belgeye rağmen halen harekete geçmez iseniz emin olun 80 milyonun hakkı ahirette iki yakanıza yapışacaktır.

Banka yöneticisinin şube personellerine verdiği yazılı talimat:
“Her ihtiyaç kredisinde iki …( Sigorta şirketinin adı. O da yabancı) poliçesi kesiyoruz. İstisna yetkisi Utku Beydedir. (Utku bey kim ise kendini T.C. yasalarının üstünde görüyor). Konut ve taşıt kredilerinde hayat sigorta muafiyeti ile 4’er adet … (yabancı sigorta şirketi) poliçesi kesiyoruz. Hayat sigortası kesmememiz gerekirse her iki kredi türünde 546 TL’lik kredi kartım güvende satışı yapıyoruz.”
Yönetmelik ne diyor?

13 Mart 2015 tarih Sayı 29294 Resmi Gazete. [Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği]

Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın yönetmeliği yayınlandı. Bu yönetmelik ile bankaların kredilerde zorunlu sigorta uygulamalarına son verildi. Kesin bir dille ifade edildi.

Yasalar böyle iken, yabancı bir banka bırakın 1 adedi iki hatta konut kredilerinde 4 adet sigorta istiyor. Bunu da zorunlu olarak vatandaşa dayıyor. Vatandaşın hiçbir zaman işine yaramayacak saçma sapan poliçeler.

Bu talimat bile Hazine Müsteşarlığı’nın Resmi Gazete’deki yönetmeliğini yok sayıyor. Burada yok sayılan sadece yönetmelik değil aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti yasaları da. Banka açık bir şekilde denetleme ve düzenleme kurumu BDDK’ya meydan okuyor. “Ben yabancıyım, bana karışamazsın” diyor. Kredi maliyetini artırıyor

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, faizler konusunda büyük hassasiyet gösteriyor. Her fırsatta faizlerin düşmesi için bastırıyor. Çünkü yüksek faiz, Türkiye için felaket. Tıpkı Osmanlı’nın son dönemindeki gibi.

Gelin görün ki, yabancı sermayeli bazı bankalar tıpkı o dönemin meşhur Galata bankerleri gibi çalışıyor.

Bu bazı bankaların sigorta vurgunu aslında bir soygun. Vatandaşa zorla dayatılan sigortalar sıradan bir poliçe değil. Çünkü bunlar aynı zamanda kredinin maliyetini yükseltiyor. Onlarca abuk sabuk güvence verdiğini iddia eden poliçelerde kâr marjı yüzde 50. Yani yarısı bankaya kalıyor. Banka faizden fazla sigorta poliçesinden kazanıyor. Olan da tabii ki üç kuruş kredi için yabancı sermayeli bankanın kapısını çalan bizim vatandaşa oluyor.

Basit bir örnek vermek gerekirse, 2 bin liralık kredide bile en az 300 liralık sigorta kesiliyor. Siz istediğiniz kadar faizi düşürün. Bu sigorta poliçesi ile kredi faizi en az 1 puan daha yüksekmiş gibi vatandaşın cebinden para çıkıyor.

Artık BDDK’nın ve Hazine Müsteşarlığı’nın bu yabancı bankaların sigorta vurgununa dur deme zamanı geldi. Benim buradan vatandaşlara tavsiyem; size halen sigorta diye dayatma yapan bankaları ve onlara sessiz kalan BDDK’yı direkt Cumhurbaşkanı’na şikâyet edin.

******

ADALETİN BATSIN AKP…..

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: