İslam’a savaş açan…


 

«Kur’an’i Muhammedi»cileri kim durduracak?!

Muharrir de insandır. Edepsiz, ahlaksız, dolandırıcı, hırsız olabilir. Bir şahsi namus meselesidir bu. Bir de kalem namusu vardır ki, o yoksa, dünyanın en büyük edibi olsa çekiver kuyruğunu…
Ahmet RASİM

Ağaç meyvasından bilinir, yaprağından değil…
John RAY

Geçmişi değiştirilmeden hiçbir ulus devlet kurulamaz
Ernst RENAN

(Artık) Kalkmanın zamanıdır. Sırtı yerdeyken yürüyemez hiç kimse. Ve bekleme ki biri gelip kaldıracaktır seni.
Yannis RITSOS

Türkiye, batılı devletler ve Ortadoğu için kritik öneme sahip bir ülkedir. Bu nedenle ülke istikrarının, gücün sakatladığı bir beyin tarafından tehdit edilmesine izin vermemek gerekir. Türkiye’nin çevresi, bu nöropsikolojik hastalığa yakalanmış liderler tarafından yönetildikleri için zayıf düşmüş ülkelerle sarılıdır. ROBERTSON

☞ Bir siyaset adamının düşünebileceği en saçma fikir, bir halkın kendi kanun ve anayasal fikirlerini başka bir halka kabul ettirmek için cebren bu ülkenin topraklarına müdahale etmesinin yeterli olacağıdır.
ROBESPIERRE

İnsanlar gerçek yüzlerini sizden istediklerini alamadıkları zamanlarda gösterirler
Will ROGERS

Avrasya’nın birleşen kaynakları ABD’nin askeri olarak yenilmesi yönünde ciddi bir tehdit olabileceğinden, düşman bir gücün ya da güçler grubunun o bölgeye ya da ABD’yi tehdit edecek büyüklükteki bir parçasına hakim olmaması için çalışır Amerika.
Walt Whitman ROSTOW

Başkasını özgürlüğünden mahrum kılanın kendisi de özgür olamaz. İnsanın özgürlüğü istediği her şeyi yapabilmesinde değil, istemediği hiçbir şeyi yapmak zorunda bırakılmamasındadır.
Jean Jacques ROUSSEAU

İnsanları biat ettirerek, çekingen bir duruma getirerek iyi bir dünya yaratılamaz. Yaşanabilir bir dünya ancak korkusuz, açıksözlü ve başkalarını düşünen insanlarla kurulabilir.
Bertrand ROUSSEL

© İsmail Doğan

***

VAHHABİ, SELEFİ, HAŞHAŞİLER ZİHNİYETİ VE TÜRKİYE
5 Haziran 2017

©Av.Prof.Dr.Nurullah Aydın

Toplumda altüst edilen din, ahlak ve hukuk kuralları

Gerçek din o değil anlayışı ile yüzlerce din anlayışı ve uygulaması ortaya çıktı. Hertürlü ahlaksızlık gerçek ahlak olarak yansıtılıyor. Hukukun üstünlüğü yargı bağımsızlığı anlamını yitirdi. Anayasa evrensel hukuk normları, kanunlar hükümsüz kılındı. Bu çarpık anlayış ile bütün insani ve toplumsal değerler hırpalandı, içi boşaltıldı.

Türkiye; demokrasi oyunu yla; siyasi, ekonomik, kültürel, askeri işgal altındadır.

Vahhabi, Selefi, Haşhaşiler ile başlayan Koalisyon Ortaklığı süreci:

Vicdan sömürüsü, mağdur edebiyatı üzerinden maddi ve manevi bütün değerlerin sömürüsü yapıyor, değerleri altüst ediyor.

Din; hiçbir dönem bu dönemde olduğu gibi; hırsızlık, zimmet, yalan, talan ve yolsuzlukla bir arada anılmadı. Dolayısı ile en büyük ahlaki çöküş de bu süreçte yaşanıyor.
Halk; hala şokta, ayılmak için narkozdan kurtulması gerekir.

Türkiye’nin yüzyıllardır süren aydınlanma süreci tersine dönüştürülüyor. Arap hurafelere dayalı ortaçağ anlayışı, Arap ahlaksızlığı, Arap çok eşliliği; Türkiye’nin inancı, düşüncesi, yaşamı haline getiriliyor. Ülkenin ortaçağ dönemindeki cahiliye yaşamına dönüştürülmesinde; siyasetçisi, bürokratı, akademisyeni, gazetecisi, gaflet, dalalet ve hıyanet içinde. Kimi suskun, kimi destekçi. Kalemlerini ve çenelerini kullanıyorlar.

Şer ülkeleri: ABD-İngiltere-Fransa

Türkiye’ye eş başkanlık görevinin gereğini yaptırtıyorlar. Hayali Osmanlı cumhuriyetine odaklatılan siyasi kadrolar, devleti çözerken, milleti ayrıştırıyorlar ancak farkında değiller. Benden sonra tufan diyorlar.

Kim dur diyecek?

Gölge CIA olarak anılan Strafor, CIA adına çeşitli ülkelerden istihbarat toplayan Amerikalı bir düşünce kuruluşuna bilgi veren danışmanlar görevine devam ediyor.

Direnç sistemi kırılan ülkenin; casus hücreleri tehlike olarak algılama kodları değiştiriliyor. Düşman hücreler engelleme ile karşılaşmadan milli dokuyu kemiriyor.

Kredi kartı kıskacındaki geniş halk yığınları her şoklamada esarete bir adım daha yaklaşıyor.

Ülkeye giren kaynağı belirsiz sıcak para iç ve dış politikayı esir alıyor.

Gazilere 236 YTL maaş verilirken, terörist eski milletvekillerine maaş ödeniyor.

Taşeronlaşan şirketler eline teslim edilen köle işçiler ya göçük altında kalıyor, ya baraj suları götürüyor, ya da çadırlarda yanıyor. Göçük altında kalarak ölen işçi için biri kader derken, diğeri güzel öldüler diyor. Nedense bu kader ve güzel ölümler derebeyi çocuklarını bulmuyor, hep garibanı buluyor.

Din; insanları özgür kılmak için geldiği halde, din tacirleri elinde köleleştirme aracına dönüşüyor. Halk köleleşirken, dolar milyonerleri çoğalıyor. Kölelerin olduğu bir ülkenin işleyen evrensel hukuku olmaz.

İstanbul’daki İngiliz İşgal Kuvvetleri’nin casusu A. Ryan (1919) : “Amacımız bölmek ve hükmetmek olmalıdır. Biz gerçek ideali ‘din’miş gibi davranacak, çıkarcı bir grubu idareci olarak takdim etmeye çalışacağız.” diyordu.

1919 da oynanan oyun 2017’de aynen devam ediyor.

Din havucuyla İslam dini esir alınmıştır. Artık din ile “yolsuzluk, haçlıya yardım ve yataklık etmek, tefecilik, sömürü, yalan-dolan, devlet malından nemalanmak, devletin verdiği yetkileri Firavun hükmünde kullanmak” birlikte anılır oldu. Bu ahlaksız anlayış “ben güzel ahlakı tamamlamak üzere geldim” diyen Peygamberin tebliğ ettiği Kur’an’i Muhammedi, İslam’a savaş açmıştır.

Türkiye; komşu ülke teröristlerine kucak açan ABD İngiliz Fransız istihbaratçılarının cirit attığı ülke haline gelmiştir. Muhalifler Türkiye’de eğitiliyor.

Türkiye, cephe ülke haline getiriliyor.

Milli Devlet düşmanlığı;

Sistemli bir şekilde sürdürülmektedir. Şoklama yöntemiyle bile saklanamayan İslamcı kimlik kamuflajı altında dönmelerin yuvalandığı organizasyonlar, işbirliği içindedir. Çıkarcı liberali, ateisti paylaşım ortaklarıdır.

İlahi mesajı tersyüz ederek dünyevileşmiş, lüks yaşam biçimini benimsemiş sözde Müslümancıların maskeli ve kirli yüzleri, niyetleri ancak aldatılan masum ve saf Müslümanların uyanışı ile anlaşılır. Allah ile iman ve biat ile aldatma sorgulandıkça uyanış ve diriliş başlar.

Türkiye; batı dünyasının emperyalizminden, doğu dünyasının vicdan sömürüsünden, güney dünyasının din istismarından kurtulursa ancak o zaman aydınlık günlere kavuşur.

Türk Milleti demeyen soysuzlarla, Türk milliyetçisiyim diyen dönek ve dönmeler ülkeye ihanete devam ediyorlar. Türk Milleti buna dur diyecektir.

Günün Sözü: Kaplumbağa ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerler.

*

Yayımlanan makalenin sorumluluğu yazara aittir. Makaledeki hiçbir görüş ve düşünce ÜLKECE Sitesine ve editörlerine yüklenemez.
Responsibility for the views expressed in this article published entirely belongs to the author.

§ [Yukarıdaki makale 6 Haziran 2017 tarihinde Ülkece Sitesi’nde yayımlanmıştır.]


Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: