Şiir Pazarı: Bir Ülke Uyuyor…


 

Umudun içinde yalnız, tek başına, bir başına, yapayalnız!

Ülke uyuyor.
Derin-derin uyuyor ülke,
yüzünü taştan avuçlarının arasına gizlemiş.
Pencereler kapalı, okunmuş kitaplar gibi.
Pencereler kör, panjurların ardında olanı bilmiyorsun,
korku, korku, korku. Nasıl? –bilmiyorsun.
Bu Gölge ki ayak tırnaklarının ucundan başlıyor yükselmeye
ellere ulaşıyor, kalbe, enseye,
saç diplerine ulaşıyor
tıpkı güneşin doğuşu gibi
ve dağın gölgesi yükseliyor ağır ağır ovanın üzerinde
örtüyor bağları, zeytin ağaçlarını, evleri,
örtüyor meydanı
ve sonra çan kulesini,
ve bir kuş sadece, sokulmak istemiyor gölgeye
ve yükseliyor, sadece o kuş, yüksek, yüksek, yüksek, çok yükseğe
az olan ışığa, gökyüzüne,
tek başına, bir başına, yapayalnız,
ruhun korku bilmez hali gibi
umudun içinde yalnız, kararlılık içinde
tek başına, bir başına, yapayalnız
yüksek-yüksek-bilmiyorsun-ışıkta kalıp kalmayacağını
ya da balıklama gölgeye veya çamura batmayacağını
tıpkı güneşin doğuşu gibi
bir kırmızı güneş gökyüzünde
sanki geniş kan damlası gövdesinde öldürülenin,
Nem ve sessizlik, derin sessizlik

Yannis Ritsos

[Çeviren: Olga Okay – Tüm Şiirleri]

© photocredit

***

Gider gider korkma
sızısı bu yaranın,
yar koynunda uzun uzun kalanın
demiyorum huysuz arsız sevenin.
Yüreğimin sızısı,
uykusuz gecelerimin nedeni;
uyan, uyan artık,
yeter bunca çektiğin!
Sormalıyız birtanem
sormalıyız hesabını,
bıçak sırtı gecelerin acısını,
ölü doğan bebelerin sancısını.

İbrahim AĞÖREN


Hangi sesimle konuşmalıyım şimdi sana, anımsayacağın Hangi budalanın gülümseyişlerinde eskidi sırları dökülmüş hayatlarımız
Gelecek, hep geçmişe dümen kırarken
Yeniden doğurabilir mi annemiz bizi
Yaşatır mı çamurlu sokaklar, çocukluğumuzu
Siyah beyaz filmler, komşu kızları, gizli yakılmış sigaralarımız
Tahta atlar ikindi düşlerimizde
Tersten saydığımız abaküsler ve dağılıveren çiçek dürbünleri
Hatırlayabilir mi aynalar ilk gençlik yüzümüzü
Yeniden doğurabilir mi annemiz bizi
Nasıl sevdim bu kenti, sen hangi kenti sevdin en çok
Aynı bedenler mi farklı şehirlerdeki
Yaralarını biliyorum…
En fazla yırtılmış bir tülün ardına saklanabilirsin
Bunu da biliyorum
Yeniden doğurabilir mi annemiz bizi
Yeniden.

Didem GÖRKAY


Güneşin aynasıyla öptük yazı
Martı fırfırlı denizini şaşırdı rüzgâr
Açılırken kumsal perdeleri
Mağrur serüven, kaptan hediyesi
Tacını derinlikle tutuşturan mavi
Döküldü uzak yolcuları geminin
Şiirin alnına vuran yakamozlar
Yelken çiçeğini güldürdüm içimin
Ki ellerin aşk taşından rıhtım
Benliğin hürriyetin daim okulu
Mehtap usulca kazanırken kalbimizi
Titreyip fısıldadı şarkısını yosun
Karıştırdım yağmur damlasını
Tenimde yıkanan çakıl ormanıyla
Sözler pul, sır silme köpük şimdi
Dalgaların torunu şımarırken
Su annesine, bir kedi atladı aya
Oynadı yüzünün fenerleri
Sesin iyot kampında sevi halayı
Geceyle dinlenen renkler
Sahil boyu inci kemerli bulutla
Bahçesi süslenmiş rüya gezdirdik
Yaprağından boşandı takvim
Ruhumuz düştü balıklara, koylara
Tuza kanık dudak, mercan korosu

Nefise KARATAŞ


Gecenin şarkısı
Dallarda renklendi
Aç avuçlarını
Doldur yüreğine insanı
Dağlardan sevgi yağıyor
Tut bırakma
Mimozalar seni konuştu
Ellerin erguvanlarda
Yıldızlarca ışıyor adalar
Aydınlık köşedeyim
Çay demleniyor
Kıyı kahvesinde
Özlemiş deniz sohbetini
Sana sesleniyor dalga dalga
Kaçırma son vapuru

Sevim YAZAR


Ben bir sanatçıyım
Sevgi dağıtmaktır işim benim
Karanlıkları aydınlatmaktır
Savaşım benim
İşte bu yüzdendir ki
Çilelidir başım benim
Zalimlere atmak içindir
Elimdeki taşım benim
Güzelliklerle kucaklaşınca
İner yirmiye yaşım benim
Aşktır dostluktur
Pişirdiğim aşım benim

Erhan TIĞLI


Bir çift güvercin
Süzülsün gökyüzünde
Kanat çırpsın neşeyle
Senin ve benim
Sevgimizi taşısın yıllar yılı
Yorulmadan, yüksünmeden
Beyaz olsun renkleri
Katıksız sevgiyi anlatsın
Mor dağların ötesinden.
Renk cümbüşünde
Sonbahar akşamları
Sarhoş olsun kadehsiz, meysiz
Senin ve benim
Gizli anılarımızı yaşatsın
Durmadan, dinlenmeden.
Ay ışıdığında ılık rüzgârlar
Çınarlarla fısıldaşsın
Senin ve benim
Şarkımızı yıllar yılı
Bıkmadan, usanmadan.
Deniz gökyüzüyle
Yıldızlar güneşle
Paylaşsın yaşamı
Yıpratmadan, eskitmeden
Bulutlar aşkımızı
Birlikteliğimizi
Gözlesin yıllar yılı
Örtünmeden, gizlenmeden.

Prof.Dr.Yıldız TÜMERDEM

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: