Yumurtanın yarısı ve sarısı…(*)


 

Olan oldu, yok artık hiç kimseye bir faydası!

Hanımefendiler, beyefendiler Goeiemiddag!
Yumurtalar üzerinde yürürsün
Ama yumurta br kırılmaya görülsün,
Vursan da yumurtayı taşa,
Taşı indirsen de yumurtaya
Su katmış olursun pişmiş aşa
Ama yemeği yapmışsın,
Yetmemiş bir de altını yakmışsın,
Katar mısın şimdi suyu aşa
Yoksa der misin; çekilirmiş gelen başa
Hadi oldu olacak
Körükle gidelim ataşa
Oysa gerekmez miydı bırakmak tadında
Atalarımız dememişler boşuna;
Civcivini cılık etmemek için
Hor bakmayacaksın yumurtana
Ve eklemişler;
Fol yok yumurta yok niçin takarsın kulpunu
Yumurtaya
Varmış gibi yumurta küfesi sırtında
Yumurtadan yeni çıkmışçasına
Israrla dayanmışsın Hollanda’da kapıya
Zafer kulunuz hiç hoşnut değildir bu işten
Oturmuş yazmış Çin ilinden
Olan olmuştur yumurtaya
Türk Milleti’ne olduğu gibi
Artık ne yapıştırabilirsin yumurta kabuklarını
Ne de onarabilirsin kolayca sebep olduğun
Kutuplaşmalarını – nö.

[*]

***

zafer_karadag

© Zafer Karadağ.

YUMURTAYI TAŞA VURSANIZ DA, TAŞI YUMURTAYA VURSANIZ DA, OLAN YUMURTAYA OLUR, TIPKI BUGÜN TÜRK MİLLETİNE OLDUĞU GİBİ!

Gerekçesi her ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Bakanının, uluslararası hukuk gereği Türkiye toprağı kabul edilen Konsolosluklarımıza girişi engellenemez, bu onur kırıcı davranış asla kabul edilemez!

Hollanda’da önümüzdeki Çarşamba günü yapılacak olan milletvekili seçimleri öncesi, VVD partisi seçmenlerini etkilemek için faşizan bir şov tertipleyen Başbakan Rutte, üç beş oy uğruna 400 yılı aşkın bir tarihe sahip olan Türkiye – Hollanda dostluğuna ihanet etmiştir!

Avrupalıların öve öve bitiremedikleri, benim ise yıllardır mutlaka dağılacağına inandığımı yazıp söylediğim Avrupa Birliği’nin; eşitlik, ifade özgürlüğü, seyahat özgürlüğü ve ayrımcılık karşıtlığı gibi temel değerleri ile taban tabana zıt olan bir uygulama sonucu, Dışişleri Bakanımızın uçağına iniş izni verilmemiş, karayolu ile Rotterdam Başkonsolosluğumuza giden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız ise, sanki engellenmesi yeterince ağır bir hakaret değilmiş gibi, bir de polis gözetiminde sınır dışı edilmiş ve kendisini izleyen Türk gazeteciler de üzerlerine köpekler salınarak darp edilmiş ve Almanya’ya geri gönderilmişlerdir!

Ancak utanç verici bu krizin tek sorumlusunun Hollanda olduğunu söylemek te adaletli olmaz.

22 Ocak 2008 tarihinde bizzat, o zaman Başbakan olan Erdoğan’ın imzasıyla Meclise gönderilen bir önergeyle değiştirilen 298 sayılı Seçim Kanunu diyor ki; “Yurtdışında, yurtdışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında her türlü propaganda yasaktır.”

Bu kanuna rağmen ve 16 Nisan’da yapılacak referanduma daha bir aydan fazla zaman olduğu halde, Hollanda hükümetinin; “bizim genel seçimlerimize sadece bir hafta kaldı, lütfen propaganda çalışmalarınızı önümüzdeki haftasonu başlatın” şeklindeki makul çağrısına, gereksiz bir ısrar ve inanılmaz bir sertlikle karşılık veren ve alenen tehditler savuran siyasilerimiz de, devlet adamlığına yakışmayacak söylemlerde bulunarak, adeta yangına benzin dökmüşler ve sorumsuzca davranarak bu krize davetiye çıkarmışlardır.

57 yıldır Türkiye’yi yöneten istisnasız tüm iktidarlar gibi, AKP’nin de sadece döviz ve oy deposu olarak gördüğü Avrupa’daki Türk’lerin güvenliğini ve huzurunu da tehlikeye sokan bu tehlikeli tutumun, Türkiye’ye sadece zarar verdiği aşikardır.

İlk kez 1960 yılında işçi olarak bu ülkeye giden ve bugün 400 bin kişiye ulaşan nüfusu ile Hollandalılardan sıonra ülkenin en kalabalık etnik toplumunu oluşturan Türkler, Çinlilerden sonra en çok işyerine sahip olan Millet olarak, Konya kadar yüzölçümü ve İstanbul kadar nüfusu olmasına rağmen, 567 milyar Dolar’la Türkiye’nin 4 katı ihracat yapmayı başaran Hollanda’nın ekonomisine çok önemli katkılar sağlamaktadırlar.

Ayrıca sadece girişimci işadamlarımız değil, binlerce Vatandaşımız da doktor, mühendis, akademisyen, bilim insanı, avukat, politikacı, gazeteci, sanatçı, sporcu vb. kimlikleriyle Hollanda’nın siyasal, sosyal ve kültürel hayatının da ayrılmaz birer parçası olmayı başarmışlardır, onlarla gurur duyuyoruz.

Ne var ki, Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkelerden biri ve 2012’de Suriye’den gelebilecek olası saldırılara karşı savunmamıza destek olmak amacıyla Patriot Füze Savunma Sistemi gönderen ilk ülkelerden de biri olan Hollanda ile ilişkilerimizi geliştirmek yerine, dünden itibaren onu da (!) düşmanlarımız arasına sokmayı başaran (!) ve Hollanda Başbakanına “sen ne lalesisin?” diyecek kadar fütursuzca konuşabilen siyasetçilerimizi anlamakta zorluk çekiyorum.

İnşallah sadece referandumda Avrupa’daki Türklerden bir kaç evet daha fazla çıksın diye üretilen bir “mağdur edebiyatı”ndan daha makul gerekçeleri vardır ve bu defa sorumlu davranarak sebep oldukları bu utancın gerçek sebebini açıklarlar, biz de öğreniriz.

Yoksa “demokrasiyi bir amaç değil de, sadece bir araç olarak gördüğünü” sıkça dile getiren AKP zihniyeti, bu krizin gerekçesi olarak “Hollanda demokratik haklarımızı engelledi!” gibi bir safsatayı öne sürüp, Milletimizin aklıyla bir kez daha alay etmeye kalkarsa, bu defa sadece beni değil, kendisini de kandıramaz!

Velhasılı kelam, bu gereksiz kriz yüzünden hem tüm Ulusumuzun gururu incindiği, hem Türkiye Cumhuriyeti Bakanlarının manevi şahsiyetleri rencide edildiği, hem de Avrupa’da yaşayan Türk Vatandaşları yaşamlarını sürdürdükleri ülkelerin yönetimlerinin önüne atılmak suretiyle maddi ve manevi değerleri riske sokulduğu ve de ne yazık ki, bu krizin tek kaybedeni Türkiye, iki kazananı ise AKP ve VVD olduğu için, ben diyorum ki;

“YUMURTAYI TAŞA VURSANIZ DA, TAŞI YUMURTAYA VURSANIZ DA, OLAN YUMURTAYA OLUR, TIPKI BUGÜN TÜRK MİLLETİNE OLDUĞU GİBİ!”

Selam, sevgi ve üzüntülerimle.

*

harclik

karya

email

facebook

twitter

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: