Zulüm Sarıyor Evreni Kara Bir Kefen Gibi…


 

Ama, Ufuklar Kıpkırmızı Kan…

Kartallar uçar tedirgin,
Çatal yürekleri kan-revaan…
Eritilmiş kurşunlarla dağlanır yürek;
Yanan yürekler
İçer kuyuyu kovadan.
Gün görüş günüdür;
Yol gösterir karanlıklar güneşe…
Acı acıyı tartar.
Yırtar mahpushane “Dam” larını güvercin kanatları,
Yırtık yüreklerimiz kan-reva-aan.

***

maa2

©Mustafa Aslan AKSUNGUR

GÜLÜMSEME

Öyle bir gülümse ki yüzüme,
Gökyüzü en karanlık gecelerde bile
Fındık toplayan kızlar kadar güzel olsun..!

BUDAK

Bir kuru budakta bile bak,
Kısa günde kırk kuş barınır;
Yeter ki sen ayakta kalmasını bil..!

DEL’OLMAK

İki tomurcuğun ortasında, morumsu bir halkacık
Az içerlek kıyılarda krizantem çiçekleri sarhoş
Haydi, dellenme de yiğit diyeyim ben sana Aslan’ım..!

ZULÜM:

Bir kara kefen gibi bak
Sarıyor evreni zulüm
Ufuk kıpkırmızı kaan..!

KAVUNİÇİ MENDİL

Kavun-içi kokulu mendil,
Ve çöp varillerinden aşırılmış ala-kanlı bir kilot.
Bir zamanlar hangi kızı sevmiştim kim bilir..?

RÜZGAR GİBİ

Üşümüş bir rüzgar gibi gir kapımdan içeri,
Korkusuz olsun yüreğin;
Aşkımızın ateşi, ikimize de yeter..!

HAN

Bazen bir akıtmanın nal seslerinde
Cengiz Han olur yüreğim;
Şu dünya ne güzel küçük..!

CAN TASASI

Sevdadan falan değil haa, del’oluşum,
İnan olsun can-tasası…
Sevmek bile taş oluyor safra keseme..!

YETMEZ Mİ

Ölülerimizin ruhuna yakılan buhur gibi,
İncecik, belli-belirsiz, çılgın bir sadır kokusu…
Çırılçıplak sarhoşu del’etmeye yetmez mi..?

NE MUTLULUK

Ne mutluk kurtlara… Köpeklere…
Dünyanın her yerinde, hepiciği
Aynı dili konuşuyorlar..!

DÖRTLEMELER

SERÇE AĞACI

Anafartalar’daki akasyalar,
Anımsarsınız belki,
Serçe Ağacıydı bir zamanlar…
Zehir bulutları uçuşuyor yerlerinde şimdi.

VAN GOGH

Sevgimiz ışıl ışıl, başak başak;
Ödüm kopuyor yüreğimden çıngılar düşecek diye.
Uyyy!
Buğday tarlaları alev alev Van Gogh..!

CIVIL CIVIL AKDENİZ

Bir yara izi var Amasya Elmasının ortasında,
Orta yumrusu iki şak.
Kırmızı kuşakta narenciye kokar ellerim,
Mavi kuşak cıvıl cıvıl Akdeniz..!

İNSANLIK AYIBI

Aç gırtlak,
Tınısı tarih kadar eski otuz iki diş
Ve bir insanlık ayıbıdır alnımızın çatında
Milyar milyar hırsızlık..!

YUMURTANIN KULPU

Kırdığım yumurta kırkı geçti,
Biliyorum;
Biliyorum ama suç bende değil ki…
Ne bilirim ben yumurtaya kulp takmasını..?!

İPLER ESKİTİR

Tepeciklere bahar inince,
Çiçeklenir tepeden tırnağa orta-kuşak…
Ahh..!
El atıp sevmesi ipler eskitir..!

DALGALAR

Dalgalar..
Dört parmaklarının uçlarıyla iki dudağın ortasına
Vuruyorlar şırrap şırrap…
Del’olmak işten bile değil..!

KARYOLA

Çift kişilik yaylı, somyalı karyola;
Püf dedi söndürdü lambayı kadın.
Sabahlara dek bir sağaa… Bir sola…
Döndü durdu zavallıcık..!

***

aksungur_kitaplar

Kitap Temini: Mustafa Aslan AKSUNGUR
Memurevler Mh. Tonguç Cad.205 Sok.2/44
Tel: 0535 445 55 11
E Posta
ANTALYA

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: