Şiir Pazarı: Unutulmuşluklar arasında…


 

Kaybettiklerimi arıyorum, ne kalmış geriye, sormuyorum!

p_3070_o

Ey bilim ekenler halk tarlasına
eğer güveniniz yoksa toprağa
cılızsa ektiğiniz tohum
inancınız az, gücünüz eksikse
Yüzünüz gülmeyecektir hasat gününde
Tanelerin boş çıkmasına hazır olun!
Nerdesiniz ey yiğit kişiler, dinç yüzlüler?
Gözüpek, kararlı ve bilinçliler?…
İleri!
Bilge, iyi ve sonsuz olanı ekin
Ekin ve gözleyin
Halkın neler yaratabileceğini…


Nekrasov

***

p_3074_o

Emeklerin talan edildiği bir ülkede
Güler yüzle başlıyoruz güne
Cebimizde mutlu adam fotoğrafıyla
Dışımız çıplak, içimiz platonik
Burnumuzda gliserinli tampon
Gözlüklerimize hohlayarak bakıyoruz
Köknar sopasıyla dinelen yaşlıya
Çıkmak için merdiven istiyor bizden -hayatın tekrarı yoktur istifleyemeyiz alacaklarımızı-
Aşkların yutulduğu bir ülkede
Hevesleniriz ilkbaharın ilk harfine
Ağzı bıçaklanan sözcüklerde teğellenir -ki giyotinle biçilen zamanla aniden çıkagelir irinli geçmiş parandeler savurarak aşkı da teklemişsinizdir artık bilgeliğiniz edindiğiniz ezber kadar. -onlar ki, bilirler en mutlak orospu yanıyla dönekler mahallesinde prezervatif satılmadığını-
Ölüme dönük insanlar ülkesinde
İlaçları alıp öyle çıkıyoruz yola
Yanlışlarda doğruları varsımlayarak
Bir çeşme veya sebil başında açıp okuyoruz: -doktor tavsiyesidir- günde üç defa, tok karına kinolon türevi, siklosporin kusma-diyare 75 miligramdan ibaret yaşam prospektüsünden bir bok anlamadığımız. -geceye hükmümüz geçmez devredemeyiz sıtma nöbetlerimizi-

Veysel DOĞATEPE

**

p_3078_o

Eski resimlere bakıyorum
Zar da atmışım
Dost da yapmışım
Çılgınlık da var
Yorgunluk da
Taraf da olmuşum
Tavır da koymuşum
Coştuğum da olmuş
Zorluğum da
Eski resimler akıyor önümden
Taş atanlar da var arşivde
Islananlar da
Nöbet de var
Tetikte bekleyenler de
Hüzün de var sevinç de
Siyah beyaz hayatlar da var renkli de
Hrant da var adalet de
Geçmiş de gelecek de
Ateş de var barış da
“Amaç için ölmek yaşamaktır” diyenler de var
Gül uzatıp gülümseyenler de
Kalabalık da var yalnızlık da
Her geçen gün ağırlaşıyor yükümüz
Kime sarılsak yalnızlık kokuyor
Tek giysisi var hayatın
Gardrobu olanlar çocuklar
Ne giydirsen onunla büyüyorlar
Bir bardak buza benziyor hayat
Eriyen kısmın suyu çıkıyor
Ortasında bir köy var dünyanın
İçinde biz
Ekmek ve su
Ölüm korkusu
Çıplak ayaklar
Uykulu hayatlar
Seyirlik film gibi
Gerçekler çıplak
Resimler akıyor önümden
Çeken kim çektiren kim bilinmiyor
Öyküsü dünyanın
Hüzün var aynada
Bir de ben
Eski resimlere bakıyorum
Kaybettiklerimi arıyorum
Ne kaldı geriye
Sormuyorum
İşte resimler
Herkes her şeyi soruyor
Bir plastik sandalye ve masa
Santim santim ölçülüyor
Koca bir hayat
Dört resme gömülüyor
İçinde yalan
Yalan yalana dolanıyor
Bize neler oluyor
Kaybettiklerimiz
Kazanamadıklarımız kadar çok
Dev gibi çınar
Gülhane Parkı’nda
İnsanlık sular altında
Dört tarafımız su
Her taraf düşman
Dostum dostuna ağlamıyor
Kimse kimseye gerçeği sormuyor
Neler oluyor
Eski resimlere bakıyorum
Kaybettiklerimi arıyorum
Ne kaldı geriye
Sormuyorum

Aram Alzan

**

p_3085_o

kimsesiziz sokaklar da sustu artık
yanı başımızdan geçiyor soyunmuş yalnızlıklar
hiçbir şey hiçbir şeye değmeden akıyor görünmeden tanrıların kaygılı ve tedirgin bakışlarıyla çiftleşiyor düşünceler durmadan büyük boşluklar sıkıştırılıyor
iki dudağın arasına dilimin ucundan dönüyor söz
ve çekiliyorum kalabalıkların içinden
yutkunuyorum
feleği şaşkın dağların tedirginliği
çıplak yalnızlığıma kan kardeş kılındıkça

Muhammet AKYILDIZ

**

p_3061_o

Acının rengi…
Bulaştı mı bedenine,
Baştan sona acı olur duyguların.
Düşlerinde görürsün ancak onu.
Acılarınla döversin dizlerini.
Düşlerde okşarsın narin bedenini.
Ve o simsiyah saçlarını,
Kıpkırmızı acılar içinde,içine çekersin.
Yalanlar söyler avutursun kendini,
En acıklı hikaye seninmiş gibi.
Bedeninin hoyratlığı içinde,
Oradan oraya sürüklersin kendini.
Ama nafile…
Bedenin sende değil,
O başkasının kollarında,
Başka dudaklardan,
Kulağına çınlanan bir iki sözü duyduğunda,
Gözlerinde ki ışıltıyı başka dudaklar öper…
Yalnız başucunda kıpkırmızı acıların vardır.
Bütün sevgilerini gömüp,
Kalbinin en ücra köşesine.
Çekilmelisin bu hayattan,
Gözyaşların pencereden akarcasına…
Eller boş…
Yüz asık…
Ayaklar yürümüyor…
Ruh ölü…
Dünya paramparça…
Ve acılar…
Kıpkırmızı renginde yine!

Ahmet Ozan TARHAN

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: