Referandum’un «Ertelenme» Olasılığı!


Var mı; hangi şartlarda?

refo

***

Dün Cengiz Çandar yazdı:

The postponement of the constitutional referendum planned for April 16 would not be a surprising outcome. [Tamamı – EN]

Bugün Ahmet Hakan değiniyor.

Canla başla yürüttüğünüz bu kampanya size tek bir oy bile getirmez. [Tamamı]

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, demişler atalarımız.

Anketlere itimat edilmemesi gerektiğini yazar dururuz. Şirket alacağı parasına bakar, kazancına bakar, parayı bastıran düdüğü çalar. Seçmenden inanan inanır, inanmayan inandığı yoldan şaşmaz, işine bakar.

Ancak bir başka gerçek daha var: o da bu tür anketlerin seçmeni yanıltmak için kullanıldığıdır. Asıl anketi partiler kendileri yaparlar. Seçmenin nabzını yoklarlar, kendilerine uygun yöntemlerle…

Cengiz Çandar’ın çok sağlam haber kaynakları olduğunu yakınen bilirim. Şaştığının örneği yok denecek kadar azdır. Zaten bu yüzden de çalıştığı gazetelerden uzaklaştırdılar. Doğru söyleyeni (yazanı) dokuz köyden kovarlar misali…
Diyorsa, erteleme senaryosu mevcut demektir, vardır bir bildiği…

Bu durumda AKP ortada fol yok yumurta yokken, sırf kendi iç anketlerinde tablonun hiç iç açıcı bir renkte olmadığını görüp, ‘ey seçmen referandum bir başka bahara kalmıştır’ demez, diyemez. Toplumu ikna edici, inandırıcı bir sebep olması gerekir. Sudan bir sebeb de amiyane tabiri ile karın doyurmaz!

Ertelemeyi haklı çıkartıcı «çok ciddi ve vahim» bir gerekçe neler olabilir?

Menbiç mi?

TSK’nın Suriye Ordusu ile karşı karşıya gelme noktasında bulunduğu ileri sürülüyor. Devrede; Rusya destekli Suriye’nin yasal yönetimi ve ordusu var; ABD destekli PKK, YPG, YPD var; Suriye’yi destekleyen İran var… [Suriye Yumağı]

Ankara’nın karşısında dikili duran bu unsurların hiçbiri «dost» değil. Zemin kaygan. Rusya’ya güven duyulmayacağı kesin. ABD başkanı tam tavrını henüz koymuş gözükmüyor. Ama ABD ordu unsurları Menbiç’de kuş avına da çıkmış değiller. Esad bile ABD’nin mevcudiyetine itiraz etmeyeceğini geçenlerde duyurmadı mı?

TSK’nin içinde bulunduğu Suriye-Irak «bataklığı»nı girdaba dönüştürecek bir gelişmede feriştahı gelse referandum için ‘ya yapılacak, ya yapılacak’ türünden Tansu Çiller dayatmasında bulunamaz.

Deprem gibi doğal âfet durumu. Deprembilimciler son günlerde sürekli uyarıyorlar. Münir Kebir ağam bile İskenderun’dan; ‘sandalyem gitti geldi’ demedi mi! Kabul etmeseler de son derece geliştirilmiş teknolojik araçlar kullanılarak fay hatlarının tetiklenebileceğini batılı uzmanlar bile kabul ediyorlar. Bu fay hattının mutlaka Türkiye’nin karasularından veya topraklarından bir felâkete yol açacak şekilde canlandırılması da gerekmiyor. Zira, deprem kuşağı kimi vakit Güney Amerika’dan başlıyor, bazen de Alp’lerden… Başlangıç noktasındaki düşük ölçekli depremlerden bile diğer ülkeler etkilenmiyorlar mı? Bknz: [Tectonic weapon] [Artificial Earthquake]

Bir başka «çakma» darbe teşebbüsü… Yine ne diyor askeri uzmanlar; bu iş henüz bitmiş değil. Uyuyan hücreler her an hareketlendirilmeyi bekliyorlar. Kimler, hangi mevkideler ordu içinde, güçleri nedir, silâh ve techizatlara erişim olanakları hangi düzeydedir kesin bir tahminde bulunmak zor.

Uzun lafın kısası; 15 yıl boyunca her türlü melanetin karşımıza dikildiği AKP iktidarı döneminde yeni sürprizler hiç şaşırtıcı olmaz. Makyavel’in dediği gibi ‘sonuca götüren her yol, vasıta, gerekçe mübahtır!’

Bu tür bir girişim delilikten de öteye cinnet geçirme olur, diyenleriniz mi var yoksa?

Kaybedeceği hiçbir şeyi olmayan insanlar için bu tür bir davranış şekli son derece doğaldır. Ananın veya babanın tüm aileyi katlettikten sonra intihar ettiğinin örnekleri son yıllarda artmadı mı? Demek ki antidepresanlar bile frenleyemiyor artık! Ya hep beraber, ya hiç… Oysa ülkeyi yönetenleri dinlerseniz; her yer güllük gülistanlık değil mi?

Eh Cennet’te rezervasyonu yapmışlarsa, huriler karşılamak için sıraya dizilmişlerse, kefenleri de mendil ceplerindeyse (nasıl oluyorsa artık, şişmeli cinsinden imalâtlar var mı acaba? )

Şair ne diyor?

‘Aşık dal uzun kafileye bakar
Gözlerinden kanlı yaşlar akar
Yurt dağıldı, yuva dağıldı
Bu göç ey millet nereye sığar?’

Mahmut Nazik
[Tamamı]

Nusret Özgül

Brüksel – 4 Mart 2017

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: