Bir Zamanlar Akhisar…


Ah çocukluğum, vah çocukluğum!

Çocukluk dönemi anıları nedense en iyi hatırlananlardır. Bu gerçeği hemen herkes bir şekilde deneyimlerine dayanarak bilir çünkü çok eskileri dünden daha iyi hatırladığına tanık olur. akhisarNeden bu iş böyledir diye sorarsanız buna bilimsel temellere dayanarak cevap verebileni kolayca bulamazsınız. Bulduğunuz bilgeler de size bazı varsayımları anlatmaktan öteye gidemez çünkü bu işin sırrı sanırım henüz tümüyle çözülememiştir. O çok eskilerde kalmış olaylar ve kişiler anımsanır zaman zaman. Hiç beklenmedik bir söz, bir yazı, bir fotoğraf, bir müzik parçası, ilk bakışta alakasız gibi görünen herhangi bir şey, anılarda çok gerilere gidilmesi için yeterli olur. Anamızın ağzından çıkan bir sözcük bile, sanki insanın yanıbaşında söylüyormışçasına işitiliverir… Acaba anılarda ne kadar geriye gidebilir, neleri anımsayabiliriz? Bir bileniniz var mı?

© photocredit

***

ZAMAN TÜNELİNDE İLERİ GERİ

halit-umar1a

© Dr.Halit Umar

roterdam

Bugün 7 Ocak 2017. Rotterdam’a kar yağdı. Bundan önce ne zaman kar yağmıştı burada? Bilmem. Ama Akhisar‘da, ilkokula yeni başladığım yıl, oldukça soğuk bir yılbaşı gecesinde kar yağmıştı. Sessizce havada uçuşan, sayısız, beyaz kuş tüyüne benzettiğim kar parçacıklarını şu an bile görür gibiyim. Bu karla tanışmamdı, unutulmayacak güzellikte bir ilkti benim için.

Dün ne yediğimizi kolayca hatırlayamazken yıllarca önce geçen bir olayı en ince ayrıntılarına kadar tekrar yaşamamız olası. Çocukluk dönemi anıları nedense en iyi hatırlananlardır. Bu gerçeği hemen herkes bir şekilde deneyimlerine dayanarak bilir çünkü çok eskileri dünden daha iyi hatırladığına tanık olur. Neden bu iş böyledir diye sorarsanız buna bilimsel temellere dayanarak cevap verebileni kolayca bulamazsınız. Bulduğunuz bilgeler de size bazı varsayımları (hipotezleri) anlatmaktan öteye gidemez çünkü bu işin sırrı sanırım henüz tümüyle çözülememiştir.

O çok eskilerde kalmış olayları ve kişileri anımsarım zaman zaman. Hiç beklenmedik bir söz, bir yazı, bir fotoğraf, bir müzik parçası, ne bileyim, ilk bakışta alakasız gibi görünen herhangi bir şey, anılarımda çok gerilere gitmem için yeterli. Anamın ağzından çıkan bir sözcüğü, şimdi burada işitiyormuş gibi olurum. Bir olayı yeniden şu an gibi yaşarım. An bu andır ama ben zaman tünelinde geriye doğru büyük bir sıçrama yapıp yaşamın ilk anılarına bile geri dönmüş olurum. Evet, özellikle çocukluk yıllarımın anılarını çok net olarak yeniden yaşayabildiğimi rahatlıkla söyleyebilirm. Ne ki, bunlar defalarca aynı şekilde tekrar etmiş olsa da, ne derece gerçektirler, işte bunu kestirmem ya da bir şekilde kanıtlamam olası değildir. Usumda beliren anılarım gerçek olaylar mıdır? Yoksa beynimde daha sonra kazandığım deneyimlerimle kurguladığım, bir yere bir biçimde koyup sakladığım fragmanlar mıdır? [Zaman içinde Akhisar]

Neden hiç gereği yokken, yeri değilken, 70 yıl öncesindeki bir olayı en ince ayrıntılarıyla bugün gibi anımsadığımı bilemiyorum. Nadir de olsa hatırlanan kişilerden birini bulmak, söz konusu olayların gerçek oluşunu öğrenmek şansını elde etmişliğim de vardır. Kendi adıma konuşursam, çocukluk dönemimde geçen ve belleğimdeki anılar defterine kaydedilmiş olaylar gerçektirler.

Kısa bir süre önce, Google Amca ile birlikte bir araştırma yaparak o ana kadar sadece anılarımda yaşayan bir bebeği buldum. Oturduğu iskemlesinde annesinin ona mama yedirişini, o mamanın ne olduğunu ve olayın geçtiği bağ evini şimdi bile bütün ayrıntılarıyla anımsıyorum. Aramızda 3 yaş fark var; demek ki ben o sırada -bir aşağı bir yukarı- 4 yaşında olmalıyım. İşte bu mutlu buluşma anılar defterinde kayıtlı olan sözünü ettiğim anımsamanın doğruluğunu kanıtladı. Yeniden buluşmanın böylesi özelini ben 74 yaş armağanı olarak kabul edeceğim.

Daha fazla eşeleyip durmasam, başka sorular sormasam sanki olmuyor! Şimdi de “Acaba anılarımda ne kadar geriye gidebilir, neleri anımsayabilirim?” diye düşünmeye başladım. İşin ilginci, hayret verici yanı, çok daha gerilerde geçen ve hatırlayabildiğim başka yaşam kesitleri de var.

Şu beyin denen organ akla ziyanlık bi şey! Neden bu denli eskilerde kalan olayların bazılarını seçer, titizlikle saklar, hiç beklenmedik bir anda, içinde bulunulan zaman diliminde bize tekrar yaşatır ama yine de pek çoğunu silip yok eder? Neden bazılarını seçtiğini ve sakladığını bilemiyorum. Bir bileniniz varsa yanıtını lütfetsin.
Rotterdam, 7 Ocak 2017

One Response

  1. […] Başlangıç : Ah çocukluğum, vah çocukluğum! […]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: