150 bin yıl geriye dönüş…


Bizler, Orta Çağ’ın karanlıklarına dönmekten korkarken!

Hiç Buzul Çağı’nda, Taş Devri’nde yaşadığınızı tahayyül ettiniz mi? Nerdeeeee…. 30Güzel bir Türkiye hâyâli kuramayanlara sorduğum soruya bak hele. Emme velakin Kübra yengem (Umar) sormuş olmalı ki, tutmuş, ta İskandinavya’da kalkıp yuvarlana yuvarlana buralara gelmiş «Rolling Stones»ları mercek altına almış, almış ki, o devirlerde hemcinsleri acaba hangi koşullarda yaşarlardı sorusundan hareketle düşünmüş durmuş olmalı, ancak yine de her türlü tedbirini alıp, o demlerden günümüze kalanları ziyarete gitmiş. Hangi devirden günümüze soyu uzandığı bilinmez ama, Atatürk Cumhuriyeti’ni Milâd almışların günümüzdeki temsilcisi sevgili eşleri Dr.M.Halit Umar ile…

© photocredit

***

 

Belçika’da bizim «gızlar»a naçizane bir öneri; alamanya alamanya deyip zırt pırt gideceğinize – ne varsa şu alamanyada – yanıbaşınızdaki Hollanda’ya da gezi düzenleyin biraz. Sadece Lale Devri’ni anmak için Keukenhof’la da sınırlı kalmayın. Özellikle kuzeyi, başlı başına bir tarih hazinesi olan bölgeleri de ziyarete gidin. Kışın donmamak için baharı tercih edin. Aslında, kışın gidip donun da aklınız başınıza gelsin, Belçika’mızın kıymetini anlayın demem gerekir ama, emme velakin donmasını kesinlikle istemediklerim var da…

Drenthe Hollanda’nın kuzey doğusunda bir idari bölgedir. Başkenti Assen’dir. Komşuları güneyde Overijssel, batıda Friesland, kuzeyde Groningen ve doğuda ise Almanya’dır. Tarih öncesi zamanlara göre insanların nasıl yaşayabileceklerini imajine etmişler ve de Drenthe Eyaletinin , Dwingeloo Köyünün, Hondsrug kırsalında bir jeopark kurmuşlar. İyi ki de kurmuşlar… Hollandada olmayan o koca taşlar kayalar da ta İsveç ve Finlandiyadan gelmiş buzulların hareketleriyle. O hareketler engelleyemez ki bizlerin amansız gezgini hangi yıl olursa olsun Leylekleri hava gören Halit ağabeyimizi… Tutmuş; ‘bak kadın hemcinslerin hangi koşullarda yaşıyorlarmış, eyi bi şekilde incele ve de sonra kalk, gıymetimi bil!’ korkutma amaçlı bir öneride bulunmuş. Sanki göz doktoru Kübra yengemi tanımıyormuş, adamın gözbebeğine bakıp faturasını kestiğini bilmiyormuş gibi… Sen misin teklif eden. Onca mesafeyi sırf kadınlığa toz kondurmaktan kaçınmasının yanısıra, o cağlardaki hemcinslerinin kimbilir nerelerde dolaşan ruhlarına ‘aha sizler saçlarınızdan sürüklenirken, intikamınızı bizler alıyoruz, hele bakın bi kere erkeklerimizi nasıl peşimizde sürüklüyoruz’ mesajı yollamak amacıyla Musa tarzı «Asa»sını eline alıp, yola çıkmışlar. Neyse gezinin karşılıklı «apero» kadehlerinin sizlerin şerefine kaldırılmış olmasıyla noktalanmış olmasını okumaktan ve de görmekten en çok ben rahatladım.

O «Asa»nın bırakın Halit ağabeyimin – ne yani Don Quichote’luk nedir? – 150 bin yıllık narin kafatasıma indiğini «hissetmek» bile geceleri uyku kaçırma; kaçırmakla da sınırlı kalmayıp, insanın altına sıcacık bir şeyler yaptırmak için yeter ve artar bile! Üstelik göz doktoru anlamaz bu işlerden !

İyi gezintiler…
Ama gidip görmeyi ihmâl etmeyin!

 

1

33

32

* * *

2

3

4

5

6

7

8

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

22

23

24

25

26

28

29

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: