Çinli aldı atını gitti Üsküdar’a…


Bizim «Pisi» bakakaldı manzaraya!

chinese_riding

***

ATI ALAN ÇİNLİLER, ÜSKÜDAR’I GEÇTİLER!

©Zafer Karadağ

TÜSİAD tarafından İstanbul’da düzenlenen “Çin’i Anlamak ve Çin ile İş Yapmak”konulu konferansa katılan bir arkadaşın aşağıdaki izlenimlerini okuyunca, konferansa katılmışçasına anladık ki, Türkiye hala Çin’i anlamak yerine, havanda su dövmeye devam ediyor.

Oysa “atı alan Çinliler, Üsküdar’ı çoktan geçtiler!” ve Türkiye’nin geleceği olan genç nüfusunu hedef alan yatırımları bile şimdiden planlayıp, hayata geçirdiler.

Yüzlerce Çinli firma Ülkemizde hem üretim, hem de ticaret yapıyor ve bunu yaparken de kurdukları dernekler sayesinde kendi aralarında profesyonel bir dayanışma sergiliyorlar.

Ancak biz;

* 5 yıldır uğraşmamıza rağmen Çin’deki Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nı hala kuramadık,

* Sayın Kürşad Tüzmen zamanında başlattığım çalışmalar sonucu ortaya koyduğum ve bir DEİK/DTİK projesi olarak 4 yıl önce Müsteşar Yardımcısı başkanlığındaki bir heyet tarafından Şanghay’da incelenip Çinli yetkililerle mutabık kalındıktan sonra, Ekonomi Bakanımız tarafından onaylanıp uygulanması için TİM’e gönderilen Türk Ticaret ve Lojistik Merkezi projemizi alenen sümen altı ettiler, şimdi de ihracatçılarımıza yüzde 800 daha pahalı maliyet yükleyen kötü taklit bir projeyi dayatıyorlar,

* 3 yıl önce hazırladığım Türk İhraç Ürünleri Fuarı ve Kongresi’ni [http://www.Gen-Turk.com]sudan sebeplerle engellediler,
vs… vs… vs…

Peki neden? çünkü bulundukları makamlar nedeniyle bu projelere destek olmaları icap eden kişi ve kuruluşların, “kalburla su taşıma” ısrarları devam ediyor.

Hani, Atalarımız “Umut fakirin ekmeği, ye Memet ye!” demiş ya, bizim ki de o hesap…

Eğer bir mucize olur da, bu projelerin Türk – Çin ilişkilerine olumlu etkisini, Türkiye’nin ihracatına ciddi katkısını ve bu sayede aramızdaki utanç verici dış ticaret açığına da merhem olacağını görebilirlerse, “balıkların kavağa çıkması”nı beklemek zorunda kalmaz, geciken başarılara doğru yelken açabiliriz.

Velhasılı mücadeleye ve Türkiye’nin Çin’i “hak ettiği değer ve önem seviyesinde” anlaması ve ihracatını artırması için, naçizane katkılarda bulunmaya devam edeceğiz, vaz geçmek yok!

13 yıldır yazıp söylediğim gibi; “Çin, Türk ihracatçılar için Dünyadaki en büyük fırsatlar ülkesidir!”

Sevgilerimle,
Z.K.

Aşağıdaki yazı alıntıdır!

*

ÇİN’İ ANLAMAK VE İŞ YAPMAK

16.12.2016 tarihinde Intercontinental otelde gerçekleşen “Çin’i anlamak ve Çin’le iş yapmak” konferansına katıldım konferansla ilgili gözlemlerimi sizinle de paylaşmak istedim. Öncelikle konferansın yapıldığı otel, şartlar, ikramlar, çeviri hizmeti (özellikle ICBC Türkiye başkanının İngilizcesinin hiç anlaşılmadığını söylemeliyim veya belki ben anlamakta zorlandım, aynı şekilde Çin büyükelçisi de bu konuda beni şaşırttı) ve sonda verilen yemek gayet güzeldi. Salon da oldukça kalabalıktı bu da konferansa olan ilgiyi gösteriyordu.

Tüsiad yönetim kurulu başkanı Cansen Başaran Symes, Tüsiad Çin network başkanı Korhan Kurdoğlu ve ardından Çin büyükelçisi Yu Hongyang’ın açılış konuşmalarının ardından I. Oturuma geçildi. Açılış oturumuna Dünya gazetesinden Hakan Güldağ moderatör olarak katılırken ICBC yönetim kurulu başkanı Xu Keen ve ÇİMTAŞ grup yönetim kurulu üyesi Naz Türer konuşmacı olarak katıldılar.

Keen ICBC’nin dünya çapında 17000 şubesi ve 500 milyon bireysel müşterisi olduğunu ve 43 ülkede hizmet verdiğini söyledi. Açıkçası yaptığı konuşmadan çok bir şey anlayamadığım için diğer Çinli misafirlerin konuşmalarında simultane tercüman hizmetinden yararlandım. Keen konuşmasında Türkiye ile ilgili gelecekte daha fazla yatırım yapabileceklerine dair bir imaj çizdi.

Naz Türer hanımefendinin konuşması ilginçti, Çin’de özellikle devlet mekanizmasının aldığı kararların hızlıca uygulanmasıyla ilgili verdiği örnekler… onlarca kimya fabrikası bir gecede Çin’in tek çocuk kararından vazgeçmesiyle çocuk bezi üreten fabrikalara dönüşebiliyordu. Bu dönüşüm Çin hükümetinin yayınladığı tek bir genelgeyle gerçekleşebiliyor, bürokrasinin iktisadın temel sorunları olan kim ne kadar, nasıl ve kimin için üretecek şeklindeki temel problemleri bu üst yapı tarafından belirlendikten sonra bir emirle kolayca uygulanabiliyor. Bu da Çin ekonomisinin Dünya ekonomisinde bir avantaj kazanmasına yol açıyor. Bununla birlikte üretimde güncel verimlilik artışıyla ilgili yapılan çalışmalara atfen “zeki imalat” kavramından ve Çinli bayrak üreticilerinin Amerikan seçimlerinin sonuçlanmasından uzun bir süre önce Trump lehine bayrak üretimini yaklaşık 5 kat daha fazla yaptıklarını ve bunun da Çinli sanayicilerin öngörülerinin yüksek olmasından kaynaklandığını belirtti. Aslında buradan Çin’in uyguladığı bu yarı kapitalist yarı merkezi ekonomik anlayışın tartışılabileceği önemli bir konu çıkabilir. Bununla birlikte Naz hanım online ödeme sistemlerine uyumda Çin’in geldiği noktayı Hindistan’da binilen Tuk Tuk benzeri küçük motorlu taşıma araçlarında bile ödemeyi mobil telefon veya POS cihazı aracılığıyla yapabildiği örneğiyle açıkladı.

Moderatör Zümrüt İmamoğlu ve konuşmacılar Jiang Shixue Çin [Sosyal Bilimler Akademisi profesörü] , Dr. Vincent Kohen (OECD ülke çalışmaları bölümü direktörü) ve Dr. Altay Atlı ’nın (İstanbul politikalar merkezi Asya çalışmaları) katıldığı oturumda konu Çin Ekonomisinde yeni normal ve 13. 5 yıllık kalkınma planıydı.

Zümrüt hanım, Çin’in son 20 yılda alışkın olduğu çift haneli büyüme rakamlarının son yıllarda tek hanelere inmesi ve yüzde 6 civarlarında olduğunu söylemesi ve bunun Çin için yeni normal olduğunu belirtmesinin ardından konuşmacılar söz aldı. Konuşmacı Shixue bana biraz heyecanlı geldi. Ayrıca Çin’in dış borcu ve nüfusunun yaşlanması ve diğer ortaya çıkan problemler karşısında gösterdiği tepki ve verdiği bilgiler bunun Çin’in düşmanları tarafından özellikle büyütüldüğü algısı yarattı bende. Bütün dünya gibi Çin’de de bu tür problemlerin olabileceğini ancak bardağın dolu tarafına bakılması gerektiğini söyleyerek bu sorunların kısa sürede çözülebileceğini, bununla birlikte kültürel olarak kendisi dahil Çinlilerin çok çalışkan olduklarını (ki gerçekten öyleler), ekonomik anlamda verimliliğin az olmasının bu yüzden de işgücünün pahalılaşmasının bu tür sorunları doğurduğunu belirtti.

Vincent Kohen’e göre ise Çin yavaş büyümüyordu. Uluslararası kıyaslama yapıldığında sadece Hindistan’ın rakamsal olarak biraz daha fazla büyüdüğünü söyleyebileceğimizi ancak bunun Çin’in hızlı büyümediği anlamına gelmeyeceğini belirtti. Çin’de temel bir değişiklik olduğunu ve Çinlilerin artık Made in China değil, Creating in China denilen bir üretim aşamasına geçmek ve çok miktarda üretimden az ama kaliteli üretime geçmek istediklerini bunun da bugün kü mevcut durumu ortaya çıkardığını söyledi. (İleri ki dönemde ucuz Çin malı değil kaliteli ve pahalı mallarla karşılacağız) Sayın Kohen konuşması esnasında çok rahat ve sakin görünüyordu ancak verdiği bilgiler bazen oturum komşusu sayın Shixue’yi kızdırıyordu. Özellikle Kohen Çin borcunun fazlalılığı ve nüfusun yaşlanması sonucunda daha fazla emekliye bakacağı konusundaki verilere Shixue Çin borcunun GSMH’ye oranın %40 ancak EU da bu durumun %90 olduğunu dolayısıyla Avrupalı ve Amerikalıların Çin den ziyade kendilerine bakmaları gerektiğini söyledi.

Ayrıca Shixue 90 lı yıllarda bu durumun daha kötü olduğunu ve o dönemde Arjantin de de aynı durumun yaşandığını ve Avrupalı dostlarının kendisine “biz dont cry China istemiyoruz” dediklerini ve o dönemde de bundan kurtulduklarını belirtti. Ayrıca Shixue Çin politik ve ekonomik sistemiyle ilgili insanların yüzlerinde ki ifadeden sistemin demokratik olmadığı yönündeki düşünceleri içinse Çin de politik sistemin çok ortaklı bir şirket gibi olduğunu ve tepesinde bir parti lideri olduğunu ve bu sistemin gelecekte Çin ekonomisini daha ileriye götüreceğini belirtti. Bu konuşmalardan sonra Kohen Çin de gerçekten çok çalışkan insan olduğunu ve tasarruflarında çok yüksek olduğunu belirterek mevcut durumun iyileşeceğini söyledi.

Son konuşmacı Dr. Altay Atlı ekonomik ilişkilerde karşılıklı bağımlılığın global ölçekte çok arttığını rakip ülkelerin bile birbirlerine karşı yapacakları hamlelerde birbirlerine verecekleri zararın aslında kendilerine de verileceğini bildiklerinden dolayı Amerika-Çin arasındaki bu rekabetin aslında o kadar da düşmanca olmadığını (daha doğrusu isteseler de olamayacağını) belirtti. 13. 5 yıllık kalkınma planının miktar dan ziyade kaliteye odaklandığını ve Made in China 2025 in amacının ekonomiyi güncellemek olduğu da Atlı’nın verdiği bilgiler arasındaydı. Çin’in bugün yaşadığı problemler eski Çin den yeni Çin’e geçişin yarattığı problemlerdi sayın Atlı’ya göre. Yine “Bir Kuşak Bir Yol” projesinin Türkiye’ye Çin sermayesini getirebilmesi açısından çok önemli olduğunu da belirtti.

II. oturumda moderator Noyan Rona ’nın diğer konuşmacılardan daha fazla ilgi çektiğini söyleyebilirim. Sayın Rona Çin’in en büyük hedefinin büyüme değil her yıl 10 milyon kişiye iş bulmak olduğunu söyledi. İşsizlik oranının yüzde 4,5 geçmemesi Çin’in en büyük hedefi olarak belirlenmiş. Ancak Çin de işsizliğin sadece kentlerde var olan işsizlik olduğunu ancak kırsalda yaşayan 600 milyonluk Çinli nüfustaki işsizlik oranlarıyla ilgili net bir bilgi olmadığının bilgisini de verdi sayın Noyan. Yine sayın Rona’nın verdiği bilgilere göre inovasyon yatırımlarında Çin Amerika’nın ardından 2. Sırada geliyor ve Çin’in bundan sonraki hedefi ise daha kaliteli mal arz etmek.

Diğer konuşmacılardan Cengiz Kamil Fırat (T.C. Dışişleri bakanlığı genel ve ikili ilişkiler genel müdür yardımcısı) Bir Kuşak Bir Yol projesiyle beraber Orta Koridor adlı projelerinden bahsetti ve Çin Avrupa arasındaki alternatif ticaret yollarından bahsetti. Yine şu sıralar büyük sorun olan Çin vizesi için yapılan yoğun çalışmalardan ve bu proje için Türkiye’nin bu kadar çabasına karşın Çin’in yavaş hareket ettiğini bildirdi.

Mehmet Hakan Aygün (T.C. Ekonomi bakanlığı Anlaşmalar Genel Müdürlüğü) ise Türkiye’nin Çin eylem planından bahsetti (2017-2020) özellikle e ticaret ve ve mobil ticaret konularında Türk girişimcilerin Çin de büyük fırsatlar yakalayabileceğini belirtti. Çin ile ilişkilerde karşılaşılan bazı teknik sorunlar ve bunların çözümü üzerinde durdu.

Arzum yönetim kurulu başkanı Murat Kolbaşı ise Türkiye de yanlış bir algı ile Çin’den gelen her ithal malın tüketim için olduğunun düşünülerek bunun yerine içinde ara mallar gibi burada üretime katılan ve ihraç edilen mallarında olduğu 4’lü bir gruplandırma yaptı ve eğer Çin’den yapılacak ithalatta özellikle ara mal kaleminde ortaya çıkacak bir problemde bundan ihracatımızın da etkileneceğini söyledi. Yine burada Türk ihraç mallarının ithal mala dayalı üretim sistemi ciddi bir tartışma konusu olabilir.

Huawei Türkiye genel müdürü Li Shen, tahmin edilenin aksine Huawei’nin sadece cep telefonu ve tablet üretiminden ziyade Türkiye’nin mobil altyapısının 2/3’ne kendilerinin hizmet verdiğini ve Türkiye’de Huawei’nin 3. Büyük AR-GE merkezini açtıklarını söyledi.

Lenovo Türkiye müdürü Zhou Weijian ve China Elektrik yöneticisi Yan Feng ise Türkiye’ye güvendiklerini ve Türkiye’nin çok genç bir pazar olduğunu ve gelecek vaat ettiğini o yüzden buraya daha fazla yatırım yapacaklarını ifade ettiler.

ÇİTAM başkanı Dr. Rıza Kadılar ise bir atasözü ile başladı konuşmasına “iş yaptığımız için dost değil, dost olduğumuz için iş yaparız” Rıza bey Çin kültürünü tanımanın Çinlileri tanımanın Çin’de başarılı olmak için öneminden bahsetti ayrıca yazdığı kitabı için araştırma safhasında Türkçe kaynak bulmanın imkansızlığından ve bu konuda yine batılı kaynaklara başvurduğundan bahsederek bizim bu konuda çok geride olduğumuzu belirtti, ayrıca Çin kültürünü, Çin insanını tanımak için, neler yapabileceklerini görmek için G20 zirvesinin kapanış seremonisini izlemenin Çinliler’in dünyadaki yeri hakkında bir fikir edinebileceğimizi söyledi. Bu gösteri youtube’den izledim ve evet kesinlikle izlenmesi gereken bir sanat eseri. (Ali KOÇAKOĞLU)

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: