Türk – Amerikan İlişkileri: Trump Dönemi’nde Yeniden Şekillendirmek…


10 TEMEL ORTAK HEDEF!

us_turkey

© photocredit

***

AÇIK TASLAK ONERI:
10 TEMEL ORTAK HEDEFTE, ABD DE ETKİN BİR TOPLUM VE GÜÇ OLMAK İÇİN, TÜM TÜRK-AMERİKALILARA BİRLEŞMEK AMAÇLI AÇIK BİR ÇAĞRIDIR

Aşağıda ilk etapta tanımlanmış olan ON (10) hedef çerçevesinde; TÜRK-AMERİKAN TOPLULUKLARI BİRLEŞMEK ZORUNDADIR…

Cumhuriyet’in 93.ncü Kuruluş Yıldönümü
ve
Mustafa Kemal Atatürk’ün Sonsuz Anısına ithafen…

1/10. En geniş yelpazeden ve toplumun her kesitini kapsama alanı içine alacak a-politik/partilerüstü (bipartisan) bir platform kurmak ve / veya tüm ilgili taraftarları tek çatı altında, Türkiye aleynine Regean Dönemi’nde çıkartılmış olan sözde soykırımın her yıl 24 Nisan’da ABD Başkanı tarafından anılmasına yönelik 22 Nisan 1981’deki “kararname”nin tamamen ortadan kaldırılması amacında birleşmek. Ve bu amaç doğrultusunda, Amerika ve Türkiye boyutunda çalışacak çok sesli-katılımlı bir Türk-Amerikan Platformu‘nu da aktif ve etkin hale getirmek.

[Taslak/genişletilmiş çeviri]

Özellikle de Amerika’da, yalnızca Ermeni Diaspora’sının talebine hizmet etmiş ve etmekte olan tek taraflı bu kararnamenin, ABD’de yaşayan her Türk vatandaşının aleyhine otomatik bir ayrımcılık ve dezavantaj zemini oluşturmuştur. ABD Başkan ve yönetimi nezdindeki yetkili mercilerce, bu kararın kaldırılması veya bu kararı; geçersiz kılacak yeni bir karar çıkartılmasını sağlamada iş ve güç birliği oluşturmak;

1.nci maddenin gerekliliği-aciliyetine ilişkin yorum: Eğer Lozan Barış Andlaşması’na ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş prensiplerine, özellikle de Amerika bazında sahip çıkmak istiyorsak; Amerikan yönetimi ve hükümetleri tarafından, tüm Türk-Amerikalılara ve Türkiye’ye deki tüm vatandaşlarına karşı, “Demoklesin Kılıcı” haline dönüştürülmüş olan, özellikle de “sözde soykırım”a ilişkin bölümü, geçersiz kılacak yeni bir kararnamenin önerilmesi ve hızla kabul edilmesinin sağlanması zaruridir.

Mevcut durum, tüm Türk vatandaşları ve özellikle de doğrudan Türk kökenli-Amerikalılara karşı sürekli bir tehdit olarak ayrımcılığı, resmileştirmiş bir kararnamedir. Bu nedenle, “geçersiz” kılınması için acilen ne gerekiyorsa o yapılmalıdır.

Bunun kadar eşdeğer önemde, bir madalyonun iki-yüzü niteliğinde olan diğer bir konu ise Amerikan Dış İlişkiler Konseyi veya Senato’sunda (bu konuda yetkili karar verme mekanizması olan birim nezdinde) Lozan Barış Andlaşması’nın “tanınması”nın (recognition) gerek Türk-Amerikan toplumunun ortak bir talebi ve gerekse resmi-hükümetler düzeyindeki talebi olarak, sağlanmasına yönelik çalışmak;

Lozan konusunda, “sözde soykırım” kararnamesinde olduğu gibi hukuki boyutta veya uluslararası hukuk açısından bir bağlayıcılığı olmayabilir. Bununla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine ve Amerika’daki tüm Türk kökenli vatandaşlara, doğuştan gelen kimlik-ve-kültürel haklarına da saygı esasına dayalı olarak, Lozan Barış Andlaşması’nın “tanınması” yönünde yeni Amerikan Başkanı tarafından alınacak bir karar, aynı zamanda, taaa 22 Nisan 1981 tarihinden beri gündemde ve işlemde olan kararnameyi de etkisiz kılacak bir niteliğe sahip olacaktır. Zaten, iç-içe zincirle geçmiş bu iki durum, özellikle de Amerikan Dış Politikası nezdinde, Türkiye ve Türk-Amerikan toplumu aleyhine hedeflenmiş siyasi sonuç olarak birbirine bağlanmıştır. Bu nedenle, bu iki husustan en azından birisinin başarılmadığı takdirde, Amerikan hükümetleri tarafından Türkiye ve Türk-Amerikalılar üzerinde, Ermeni konusu sürekli kullanılmaya devam edilecektir. Bu çerçevede, Lozan ve Türkiye Cumhuriyeti üzerindeki varolan tehdit ise ağırlaştırılmış kronik bir vak’a olarak bizim, çocuklarımızın ve torunlarımızın üzerinde de sürdürülmeye devam ettirilecektir.

2/10. Türk-Amerikalıların ABD Senatosu ve Dışişleri Konseyi ve/veya ABD Senatosu’dan, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi doğuş ve kuruluş belgesi olan 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Andlaşması’nın “tanınırlığı“nı resmen sağlamak;

GEREKÇE: Türk-Amerikalıların ABD Senatosu ve Dışişleri Konseyi ve/veya ABD Senatosu’dan, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi doğuş ve kuruluş belgesi olan 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Andlaşması’nın, Reagan Dönemi’nin 1981’de Türkiye aleyhine çıkartmış olduğu kararnameyi tersine çevirtmenin de belki en etkin veya tek yolu ve kanalıdır. Bu nedenle, Lozan Barış Andlaşması’nın ülkenin insanı ve egemenlik haklarına da saygı bazında, resmen “tanınması”nı sağlamaktır. (Ref 1/10Reagan döneminde, çoğunlukla fabrikasyon imalatı bazında üretilmiş sahte belgelere dayanarak, 1981’de Türkiye ve tüm Amerika’da doğmuş ve doğacak Türk kökenli vatandaşların aleyhine bir kararname çıkartımış iken, ABD Başkanlarından hiçbirisi Lozan Barış Andlaşması’nı (24 Temmuz 1923) şimdiye kadar resmen tanımamıştır! Ermeni Lobisi’nin talebi ve elde etmiş olduğu sonuca karşılık, Türk-Amerikan toplulukları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda bugüne değin ne yapmıştır? Veya NİÇİN somut resmi bir adım atmamıştır! Örneğin, F.Gülen’in 15 Temmuz’dan sonra Amerika’dan iade talebini, Türk Hükümeti, ABD’den resmen talep etmeden, Amerikan Hükümeti, bu konudaki tüm gazete haberler-yorumlar ve hatta Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve Dışişleri Bakanı nezdinde kamuya açık veya resmi beyanları da, Amerikan Hükümeti bazında birşey ifade etmemiştir. Bu örnekten yola çıkarak, ve aynayı kendimize tutarak, bu konunun Türk Hükümeti veya TBMM tarafından resmen talep edilmesi, gerektiği kanısındayım. Bu talebin de Türk kamuoyu tarafindan hükümetten/TBMM’den talep edilmesi gerekir! ) Daha önemlisi, 1/10 ve 2/10 hedefleri çerçevesinde, herşeyden önce birinci derecede atılması gereken en önemli tek ve temel adım ise Amerika’da yaşayan ve oy verme hakkına sahip olan her Türk-Amerikan vatandaşını, bu ortak hedeflerden en azından biri üzerinde birleştirmektir. Bu amaçta genel kapsamda, Türk-Amerikan toplumu lehine olacak bir tasarıya destek verecek veya öncülük edecek aday ve/veya politik partinin desteklenmesi. Bu iki maddeye ilişkin ortak platformda birleşmenin de bu yönde sağlanması, ilk hedef olarak öngörülmektedir.

3/10. Ermenilere, taa erken Osmanlı döneminden itibaren kapılarını açmış olduğu Anadolu topraklarına yerleşmiş olan Ermenilerin; ilk yerleşim dönemlerinden 1900’lu yıllara kadar uzanan ve özellikle de 1.nci Dünya Savaşı öncesi, iki farklı topluluk-din–-tüm iniş çıkışlara rağmen–- barış içinde yaşadıkları ve birbirlerini yaşam-kültür olarak etkiledikleri dönemlerin incelenmesi-gün ışığına çıkartılması ve “birliktelik ve barışçıl” ve karşılıklı saygı anlayışı içinde yaşanmış dönemler üzerinde araştırmalara yoğunlaşmak. Bunun sonucunda da; bilimsel ve akademik boyutta kitap, uluslararası sergiler, sempozyum-konferans üretmek hedefli Türk-Ermeni Sinerjiteması üzerinde çalışmak. Bu çerçevede; iki komşu ülkeye ve nüfusuna olduğu kadar dünya barışına da katkıda bulunmak Turkish-Armenian Synergy konusunda ilk girişime ilişkin 26 Ekim 2009 tarihli Medya Bülteni.

4/10. ABD merkezli kurulması öngörülmüş olan bir TÜRK-KÜTÜPHANE VE MÜZESİ ( “TLM”, Turkishlibrary.us) ve / veya ATATÜRK NY SANAT & KÜLTÜR MERKEZİ’nin kurulması, bina alım-program geliştirme ve işletme amaçlı, bağış kampanyaları düzenlemek ve bu amaçla bir destek grubu kurmak; Ve / veya Türk-Amerikan toplumu tarafından, hiç bir resmi bağı-kaynağı olmaksızın kurulacak ve ayrım yapılmaksızın ve programlarının uyumluluğu bazında, tüm Türk-Amerikan sivil toplum kuruluşları ve/veya kamuya açık kişisel projeler/programların sunulabileceği – sergiler açılabileceği, kitap tartışmaları-imza günleri düzenlenebilecek bir TURKISH COMMUNITY HOUSE veya TURKISH PUBLIC HOUSE‘un kurulması…

5/10. Özellikle New York ve çevresi ve Amerika çapında da olmak üzere, Türk Amerikan Toplumu temsilcilerinin ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların / derneklerin, şemsiye organizasyonlar ile her alandaki sivil toplum kuruluşlarını; Birleşmiş Milletler’e üyelik konusunda teşvik edici-bilgilendirici toplantılar yapmak ve Birleşmiş Milletler bünyesinde de, Türk-Amerikan sivil toplum kuruluşlarının aktif ve etkin olmasını sağlamak. Aynı zamanda, BM’nin 2030 için Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini destekleyecek – dahil olacak nitelikte programlara dahil olmalarına yönelik, yol gösterici-teşvik edici olmak;

6/10. ABD Dış Politikası’nın Türkiye üzerindeki, Türk halkı ve ülke nüfusunun çoğunluğunun güvenliğini-yaşamını ve geleceğini tehdit etmiş ve etmekte olan, 100 yılı aşkın tüm DIŞ Politikalarına bir SON VERMESİ ve Türk-Amerikan’ların; Amerikan yönetiminin Türkiye üzerinde ki tüm dış politika hesaplarında; ÖNCE İNSANI GELİŞME, HERKESE YAŞAMA GÜVENCESİ VE ORTAK GÜVEN VE SÜRDÜRÜLEBİLİR GELİŞME VE BARIŞ UNSURUNU 1.nci SIRAYA ALMASI AMAÇ‘li; Türk-Amerikan platformunun ortak bir çalışma yapması. Bunu yer ve koşullar izin verdiği ölçüde de her düzeyde Amerikan yönetimine iletmesi ve olumlu değişiklikler-düzenlemeler yapılmasında destek mekanizmalarının kurulması veya harekete geçirilmesi…

Bu kapsamda, Türk-Amerikan Toplumu, şu anki, yeni dönem Başkan ile gelecekteki tüm ABD Başkanları’ndan bugün, yarın, yakın ve uzak geleceğe yönelik olarak; Amerika Birleşik Devletler’inden aşağıdaki genel çerçevede, bir Dış Politika uygulamasını talep eder:

a) Amerikan Dış Politikasının, Türkiye’de “güçlerin ayrılığı” “din ve devlet işlerinin” ayrımı yerine, birleştirilmiş olmasındaki desteğini geri çekmesi ve Türkiye’de “güçlerin ayrılığı” ilkesinin ABD Dış Politikası olarak desteklenmesi;

b) Din özgürlüğü adı altında, Türkiye’deki laik eğitim sisteminin imam hatip okullarına dönüştürülmesini değil, laik eğitim sistemini ABD Dış Politikası olarak desteklemesi;

c) ABD Dış Politikası teşvik ve desteklerinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren eğitimde kız-erkek çocukların bir arada okuma-öğrenme-gelişme çerçevesindeki kazanılmış hakların kaybedilmesine GÖZ YUMMAMASI; ve “din özgürlüğü” adı altında, “erkek hakimiyetinde” kız-erkek çocuklarının ilk öğrenimden-günlük yaşam ve meslek hayatına kadar uzanan çizgide, ayrımcılığa destek VERMEMESİ;

d) Sivil ve Kadın Haklarında kazanılmış yasal ve demokratik haklarda, “din özgürlüğü” veya “din’i gerekler” adına, sosyal ve toplumsal baskı mekanizmalarını işleten uygulamalarla; geri adımlar atılmasına DESTEK VERMEMESİ;

e) Türkiye Cumhuriyeti’nin bir şeriat rejimine, İslam Cumhuriyeti‘ne dönüştürülmesini teşvik etmemesi ve desteklememesi; bunun yerine, desteklerin kazanılmış demokratik hakların korunması kadar, Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ve 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda, bir Dış Politika uygulanması.

Yukarıda tanımlanan kritik noktalardan dolayıdır ki,, ABD Dış Politikası’ndan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkeleri ve ülke genelinde insanın yasal ve hukuki kanallarla kazanılmış demokratik ve sivil haklarına saygı duyan bir anlayış talep ediyoruz. Bu çerçevede, ABD Dış Politikasını da; nıspî ya da etniğe göre değil (Kürt nüfusuyla sınırlı olmayan), ülke çapında ve genel kapsamda; sürdürülebilir İNSANİ gelişme ve barış temelinde, ABD, Türkiye ve Ortadoğu dış politikalarını yeniden gözden geçirmesi ve reform yapması zaruridir.

7/10. Türkiye Cumhuriyeti’nin 95.nci Kuruluş Yıldönümü‘nü Birleşmiş Milletler bünyesinde kutlamak. Bu amaç doğrultusunda, Türk-Amerikan sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek, kapsamlı ve tam günü içeren zengin içerikli bir program ile kutlanmasını resmi kanallarla da işbirliğiyle sağlamak ve bu amaçta on çalışmalara başlamak;

8/10. Anadolu Uygarlıklarını ve / veya 1000 Yıllık TÜRKLERİN TARİHİ Sergisi ve / veya 1000 Yıllık Türk Kadın Tarihi temalı büyük sergileri, Metropolitan Müzesi‘ne (MET) ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki diğer büyük şehirleri de hedefleyerek (Chicago , Los Angeles, Florida vb. ), bir yıllık bir sürece yayılacak bu nitelikteki sergilerin gerçekleşmesi yönünde çalışmak…. Aynı zamanda, New York Modern Sanat Müzesi‘nde (MoMA) 150 yıllık Modern Türk Sanatı’ndan (resim / heykel, heykel, seramik vb. ) seçilecek ve Amerika’da ilk defa Modern Türk Sanatı‘nın bir kesitini sergileyecek nitelikte bir sergi açılmasını sağlamak;

9/10. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e Daimi Temsilciliği’nin desteğiyle, Birleşmiş Milletler’de, Lozan Barış Anlaşması ve / veya “KÜRESEL HEDEFLER VE ATATÜRK” (Global Göals and Atatürk) ya da “SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFLERİ VE ATATÜRK” temasında; ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının da işbirliği-desteği çerçevesinde; uluslararası tam günlük bir konferansın Birleşmiş Milletler bünyesinde, ortaklaşa düzenlenmesi yönünde çalışmak;

10/10. New York veya W.DC veya Connecticut veya New Jersey kapsamında, “KÜRESEL HEDEFLER VE ATATÜRK” veya “SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFLERİ VE ATATÜRK” konusunda, aynı zamanda, bu kez bir üniversite ile ortaklaşa akademik/bilimsel uluslararası bir konferans düzenlemek. [Devamı…]

[TURKISH-AMERICAN COMMUNITIES MUST UNITE…
Mainly for the following updated TEN Fundamental Purposes:
Ingilizce – orijinal versiyon]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: