«Siyaset cambazlığı» veya «fahişelik!»



Yoktur farkımız diğerinden, biz birbirimize benzeriz…

Siyasetin en eski ikinci meslek olduğu söylenir. Evet, ilk mesleğe çok yakın bir benzerlik gösterdiğinden eminim – Ronald Reagan; Bizi yok edecekler şunlardır:İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı – Mahatma Gandhi;politikaci_fahise Bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz; ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız – Abraham Lincoln; Bir siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür – James F.Clarke; Probleme getirilen hükümet çözümü en az problem kadar kötüdür – Milton Friedman; Ahlak bakımından yanlış olan bir şey, politika açısından da doğru olmaz – E. Gladstone; Lider örnekle liderlik eder, güçle değil – Sun Tzu; Siyasetçinin aile terbiyesi, avam kamarasında konuşmaya başladığı zaman belli olur – Bernard Shaw; En kudretli uyuşturucu, politikacının ağzından çıkan kelimelerdir – Rudyard Kipling; Sorumluluk duygusunun ortadan kalkması, otoriteye boyun eğmenin en önemli sonucudur – Stanley Milgram; Haklı bir siyasi davaya en büyük zararı, muhalefetin acımasızca saldırması değil yandaşlarının aptalca savunması verir – Alexander Hamilton;

***

ÜST AKIL, ALT AKIL VE STRATEJİK AKIL
21 Kasım 2016-ANKARA

©Prof.Dr.Nurullah Aydın

Birileri üst akıl diyor. Peki kim üst akıl der? Zeka özürlüler, başkalarının emireri olanlar, kuklalar, figüranlar, paranoid şizofrenler, mitomanlar üst akıl derler böylece kendilerinin de alt akıl olduklarını kabul etmiş olurlar.
Güç odakları kuklaları yetiştirir, denetimli kontrollü perde gerisinde yönetirler. Halkın gözünde parlatırlar.

Türkiye; yüzyıllar boyunca başta Anadolu, Ortadoğu, Balkanlar ve Kuzey Afrika’da, barışın, huzurun, adaletin temsilcisi olmuştur. Farklı dine mensup olanları ve farklı etnik halkları bir çatı altında tutan çimento Osmanlı imparatorluğu dağılınca, 100 yıldır süren kaos, çatışma alanı oldu. İngilizler ve Fransızlar bölgeyi sömürgeleştirdi, sınırlar çizdi, halkları böldüler

ABD Egemenliği sürecinde ise Büyük Ortadoğu projesi kapsamında bölge üzerinde sınırlar çizildi, NATO dergisinde NATO toplantılarında yayınlanan bölgeye ilişkin haritalar şimdi ise uygulama aşamasındadır. Arap baharı denilen toplumsal değişim ve dönüşüm talepleri ABD-İngiliz-Fransız planlamaları ile örgütlenmiş ve kaos yaşanmaya başlamıştır.

Bush ya benden yanasın ya karşımdasın doktrini ile uluslararası toplumu, Irak ve Afganistan işgallerinde yanına çekerken şimdi ki Obama yönetimi ABD’nin kaosdan düzene doktrini uygulamaktadır.

Bugün; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa, İtalya önümüzdeki on yıllık küresel gelişmelere karşı kendi durumlarını imkan ve kabiliyetlerinin tespitini yaparak yeni stratejilerini belirlemişlerdir.

ABD ve AB, dönemsel değişiklikleri, uluslararası konjöktörlere göre yapmaktadır.

Türkiye’de stratejist maalesef yok. Batılı ülkelerin kabul edilen ve uygulanan stratejilerini alıp yorumluyor. Kendilerinin öngörüsü yok. Birçok stratejik araştırma kurulu birimler vardır.

Devletin tüm bakanlıklarında, kamu kurum be kuruluşlarda üniversiteler stratejik araştırma bu var. Bir dönemin AR-GE’leri olan bu birimler maalesef özellikli olanların çalışma ortamları olmaktan uzaktır. Ancak hiçbiri kapsamlı çeşitli konularda rapor hazırlayamamakta, yayınlayamamaktadırlar.

Oysa; Strateji öngörmek demektir. Alternatifli olarak olası gelişmelere göre yapılması gerekenlerin planlanması demektir.

Türkiye’de maalesef DPT, MGK, TUBİTAK gibi yasayla görev alanları belirlenen kurumlar, gerek Türkiye, gerek bölge gerekse küresel strateji belirleyememektedirler.

Washington’un Pentagon’un, Londra’nın, Brüksel’in siyasetten askeri alana, tarımdan bölgesel ilişkilere kadar belirlediği bir ilişkiler ağında kuşkusuz izole edilmiş olarak yaşanamaz.

Her devletin milli duruşu vardır, olmalıdır. Aksi halde çelişkiler yaşanır. Uluslararası toplantılarda ciddiye alınırlığınız olamaz. Güç merkezlerinin temsilcisi gibi hareket edip te sonradan kendi insanınıza bağımsız bağlantısız kendi irademizle hareket ediyoruz imajını yaratıp ta uluslararası karar mekanizmalarında dışlanırsanız içerde ve dışarıda itibarınız olmaz. Belki içeride itibarlı olma enstrümanlarını kullanarak halkı yanıltabilirsiniz ama kısa süre içinde gerçekler ortaya çıkar.

Oysa; devletlerde devamlılık esastır. Devlet politikalarında iktidarda olan siyasi partilerin tercihleri esas olmakla birlikte, devam eden gelen esas yaklaşım tarzı üzerine hareket ederler.

ABD’nin küresel aktör stratejisi, başkanlar değişse bile değişmeyen temel gerçekliktir.

ABD, İngiltere, Almanya, Çin, Rusya devlet stratejilerinde, komşu ve bölgesel ve küresel stratejiler değişmemektedir. Sadece yöntem değişiklikleri olmaktadır.

Türkiye’ye baktığımızda, eksen tartışmaları yaşanıyor. Aydınlara ve akademisyenlere bu konuda büyük görev düşmektedir. Bürokrasi icra yeridir. Bürokratın deneyimi, bilgi birikimi gereklidir. Devlet yönetimi; tarihi birikimine, bilgiye, öngörüye sahip kişilerle yürütülmek zorundadır. Bilgisiz, birikimsiz, ilkesiz, tutarsız kişiliklerin devlet yönetiminde olması her zaman sorunları artırır, huzursuzluk kaynağı olur.

Bölge dışı devletlerin; gerek ülkemizde gerekse Ortadoğu coğrafyasında, mezhep, din, etnik kimlikleri ayrıştırma stratejisine karşı bir ve beraber olmalıyız. Ortak değerlerin, ortak tarihin, ortak şuurun yapısını tekrar tesis etmeliyiz.

Türkiye’mizde barışın, kardeşliğin, huzurun teminatı olmak zorundayız.

Günün Sözü: Bilgisini, yeteneğini, gücünü birleştiren insanlar, amacına ulaşır.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: