Dr.M.Halit Umar, Küba’dan sonra Vietnam’ı anlatıyor…


…dönmüş olsa da evine, ruhu ve gönlü bu «dramalar» ülkesinde kalmış anlaşılan!

Kucuk Kiz Cocugu. kimphucphanthi Kapıları çalan benim. Kapıları birer birer. Gözünüze görünemem. Göze görünmez ölüler. Hiroşima’da öleli oluyor bir on yıl kadar. Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar. Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu. Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu. Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk. Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin. Şeker de yiyebilsinler.
Nazim Hikmet

***

VİETNAM IZLENİMLERİ

halit-umar1a

© Dr.Halit Umar

Çocukluk dönemimde Kore, [Kore Savaşı]üniversite ve hemen sonrasındaki yıllarımda da Vietnam Savaşıhaberlerini dinlemiştik.

İlkine Türkiye de katılmış ve şehitler vermişti.

Vietnam savaşına daha uzaktan bakmıştık, ancak gelen haberlerin acımasızlığı, vahşeti dikkatlerden kaçmıyordu.

vietnamese-flag-large

İşgalci Amerikan ordusunun Agent Orangezehirli gazını, insanlar da dahil her şeyi yakan Napalm ve fosfor bombaları nı kullandığını büyük haberler olarak geçiyordu radyo, televizyon ve gazeteler…

Amerikan askerinin Vietnam’da işi ne? diye sorguluyorduk.

Adı KIM olan ve vücudunun büyük bir kısmı yanan genç çocuğun fotoğrafı ödüle layık görülüyordu. [The girl in the picture: Kim Phuc’s journey from war to forgiveness]

Neyseki ölmemişti.

Kış başında bile 30-40 dereceye ulaşan ısısı ve aşırı rutubeti nedeniyle bayağı zorlandığım bir yolculuk yaparak Vietnamı gezip görmek kısmet oldu.

KIM’in teyzesinin evinde, çocukluğunun geçtiği ve napalm bombasıyla yandığı sokağın kenarında, geçmişi anarak Vietnamın havasını soludum.

dsc_1575aa_l

dsc_1673aa_h

Hanoi kentinden [Hà Nội]başlayıp otobüsle 2870 km güneye seyahat ederek bu çok uzun ve çok dar ülkeyi görmek düşünce ufkumda zaman zaman nefrete ve kine varan duyguları kabarttı.

dsc_0346mm

Önce Çinlilerin, ardından Fransızların, sonra da Amerikalıların baskı ve zulmüne yılmadan, korkmadan dayanan bu zarif, dal gibi ince, kısa boylu ama o ölçüde yücelen onurlu insanlara hayran kaldım.

Yer altında bir insanın girip yaşaması neredeyse olanaksız uçsuz bucaksız sığınaklarda saklanarak vatanını korumaya çalışan, yaşam savaşı da verenlerine imrendim.

17. paralelden geçen bir nehirle Kuzey (komünist) ve Güney (liberal) Vietnam olarak ikiye bölünmüş ülkenin bugünkü birlik ve bütünlüğü dikkatlerden asla kaçmıyor.

Pirinç üretiminde [En çok Pirinç Üreten ve Pirinç İhraç eden Ülkeler]ve ihracatında dünya üçüncüsü, kahve ihracatında dünya ikincisi, [Statistical data]Keşav üretim ve ihracatında [Kaju Fıstığı] ise dünya birincisi!

331.210 km² yüzölçümüyle Türkiyenin yarısından da az toprağı var. Nüfusu 90 milyonu aşmış.

Aç insan yok.
Herkese aş ve iş var.

Büyük bir etnik alaşım.

İki kişiden birisi Buda öğretisine inanıyor. [Budizm]

pagoda

[Buda Tapınağı ve Pagoda’ya giden yol]

Vietnam çok fotojenik bir ülke.
Nüfusun yarısı 20 yaşın altında.
Çin ve Asyanın güneyinde uyanan bir dev.
Size benim bakış açımdan görünen kareleri sunmaya devam edeceğim.

dsc_0670aa_l

*

Dr.M.Halit Umar’ın Küba İzlenimleri.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: