HAKLI DAVALAR,GÜÇLÜ ELLERDE TEZ ULAŞIR


Tarihi bilmeyen geleceğini de bilemez!

c0ebe3894f22e491e9e08dd7af27ac14e

“Genelkurmayı” nın, 1916 yılında Türk Ordusu komuta kurulu için yaptığı değerlendirmelerde:

“Yiğit, yetenekli, enerjik ve bağımsız hareket edebilen bir subay” olarak nitelediği Mustafa Kemal ve Yurtsever duygularla donanmış arkadaşlarının, Halkın Silahlı gücü ve Öncüsü olarak Harekete Geçişi” nin ilk kıvılcımıdır 19 Mayıs 1919 atılımı.

Özetle, Anti Emperyalist Kurtuluş Savaşımızın kahırlı yolunda dikilen ilk mihenk taşıdır 19 Mayıs Anıtımız!

Peki, başarıya ulaşan Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın sonucunda ne olmuştur?

Burada sözü, o günleri sıcağı sıcağına yaşayan ve konunun otoritesi olarak bilinen Dr. Hikmet Kıvılcımlı Ustamıza bırakalım:

“Bunu, bize en iyi özetleyen kişi, Cumhuriyet’in ölümsüz kurucusudur. Mustafa Kemal, Türkiye’yi yüzyıllardan beri iki büyük kahredici gücün, iki büyük lanetleme kuvvetin ezdiğini haykırdığı gün, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gönderine ilk Cumhuriyet bayrağını çekmişti.

“Bu iki kahredici, lanetleme, baş belası güç neydi?

“Mustafa Kemal’e göre; birisi Emperyalizm, öteki Saltanat’tı. Onun için Türkiye’de Cumhuriyet demek, Türk Milletinin bağrına oturmuş olan Emperyalizmle Saltanata karşı kurduğu bir savunma kalesi demektir. (…)

Cumhuriyet

Saltanat kazanını devirip, emperyalizmin ateşini Türkiye’de söndürdüğü için, bir Millî Kurtuluş yarattı.”

(Hikmet Kıvılcımlı, Cumhuriyet Bayramı Nedir? 29 Ekim 1968)

19 Mayıs 1919 günü kıvılcımı çakılan Anadolu Halk Direnişinin galibiyeti sonucunda:

Sömürgeci, İnsanlık düşmanı Emperyalizm = Batı gericiliği ve onunla kaynaşmış olan “Köhnemiş-Dere beyi-leş/leşmiş-Halk düşmanı Saltanat = Doğu gericiliği yenilgiye uğratılmıştır…

Tespit ettiğimiz gibi, 1925’ten itibaren Türkiye’yi, Türkiye Finans-Kapitali yönetiyor.

Mustafa Kemal de, kendisi Çankaya’da bir tutsak…

Bizzat Falih Rıfkı’nın “Çankaya” sında yazdığı gibi:

Mustafa Kemal’in akşam kaleme aldığı herhangi bir konudaki yazıyı, ertesi gün gazetesinde basmıyor Falih Rıfkı. Gerekçesi de: “Pek tutarsız, pek dikişsiz şeylerdi.” Diyor.

Yani bir kapıkulu gazeteci bile Mustafa Kemal’e sansür koyabiliyor…

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Operasyonları, siyasi gündemin en önemli olayıydı. Dünkü haberlerde de 33 avukatın tutuklandığı haberi verildi.

Şimdi yine basında çıkıyor:

“20 aydır izleniyor bu avukatlar.” Ve operasyon şimdi, bu ay başlıyor. Yani 20 aydan bu yana herhangi bir saldırıda bulunmuyor Tayyipgiller…

Bu konuda, Sanem Altan’ın, Vatan Gazetesi’nde açıklayıcı bir yazısı oldu. Bildiğimiz gibi, babası Ahmet Altan, Türkiye’de tüm namuslu aydınların CIA’ nın sesi olarak adlandırdıkları Taraf Gazetesinin Genel Yayın Yönetmenidir. Eşi kıdemli, üst düzeyden bir CIA şefi olan Yasemin Çongar da Genel Yayın Yönetmen Yardımcısıdır Tarafın.

Sanem’in kardeşi Kerem de burada, Taraf’ta çalışmaktadır. Dedesi Çetin Altan’sa Türkiye’nin en kıdemli, en kaşarlanmış değneğidir.

Amcasıysa yine aynı kategoriden Mehmet Altan’dır. Yine bu Altan’lar Türkçeye: “Aile Boyu Döneklik” kavramını kazandırmışlardır.

İşte onlardan biri olan Sanem Altan Hanım, şöyle yazılar döktürüyor:

“Başbakan her gün sert bir açıklama yapıyor Esad’la ilgili…

“Ortadoğu’nun değişim liderinin Türkiye olduğu artık çok açık…

“Ve Türkiye bu rolün hakkını verdikçe, ABD ve İngiltere ile ilişkiler kardeşlik düzeyine çıkıyor…

“Ve görünüyor ki PKK’nın çözümü de bu ilişkilerden geçiyor…

Ustamız diyor ya:

“CIA’ nın solu da olur. CIA sosyalizm de yapar!” Diye.

CIA buuu! CIA Müslümanlık da yapar, CIA’ nın İslamı da olur! İşte bunlardan örnekler…

“- Kim tepki gösterdi o CIA canavarlarına?

– Dünyada iki lider tepki gösterdi:

– Biri Chavez, değil mi?

Şehit dedi.

-Yiğit, kahraman Kaddafi, emperyalist haydutlarla savaşarak son nefesine kadar ülkesini savundu, korudu…

Diğeri de:

-Fidel Kastro.

Emperyalist haydutların, bağımsız bir ülkelere saldırarak liderlerini katletmeleri canavarlıktır! Dedi. Ve ayrıca, cenazesini, balıkçıların hani pek rastlanmayan büyük balıkları yakaladıktan sonra balık pazarlarında teşhir eder gibi, teşhir etmeleri, dünya medyasına görüntüsünü aldırmaları, İslam inancının tüm değerlerini ayaklar altına almaktır, dedi.

Öyle değil mi, arkadaşlar…?”

Ve yine dünkü haberlerde: “Başer Esad, Sovyet yapımı eski S 300 füzelerini Türkiye sınırına yerleştirdi.” Şeklindeki bir haber vardı. Bu füzelerin 1500 km menzili olduğu ve Türkiye’nin her noktasını, yani Karadeniz sahillerini bile vurabileceği söylendi.

Başer Esad’ın bu kararlı duruşu da sanıyorum Rusya’dan aldığı destekten kaynaklanıyor.

Ve aynı anda, İran da bir açıklama yaptı:

“Eğer Suriye vurulur ve İsrail İran’a saldırırsa biz de füzelerimizle, Şahap füzelerimizle ilk olarak Türkiye’deki radar üslerini vuracağız”,

Dedi Devrim Muhafızları Komutanı General Hacı zade:

İran’ın, Rusya’nın ve Suriye’nin bu kararlı duruşu karşısında Batılı Emperyalistleri, bir süre için Emperyalizmin doğası gereği o yağmacı ve talancı tutumunu gözden geçirmek zorunda bıraktı…

Zaten Lenin Usta da “Emperyalizm” adlı anıt eserinde dâhiyane bir şekilde formüle ettiği gibi; Emperyalizm insanların kişicil iyi ya da kötü niyetlerinin bir ürünü değil, diyor.

Emperyalizm, sermayenin tekelleşerek, yığılarak, devasa boyutlara ulaşması sonunda, dünya pazarlarını ve dünyanın doğal kaynaklarını ele geçirme saldırısıdır. Yani bu kaçınılamaz. O yüzden tek kelimeyle tanımlamak gerekirse, “Tekelci Kapitalizm” dir, diyor Ustalar.

Yani o denli büyük boyutlara ulaşıyor ki tekellerin elindeki sermaye gücü, ülke sınırları ona çok dar geliyor. Dünyanın tüm pazarlarını elinin altına almak istiyor. Doğal kaynaklarını, insanların alın terini sadece kendisi gasp etsin istiyor. İşte o yüzden dünyada haydutluğa çıkıyor emperyalizmin kanlı yüzü. Budur emperyalizm…

Irak’ta bugün, burjuva siyasetçileri, gazetecileri, televizyoncuları bile 1-1,buçuk milyon masum insan öldürüldü, diyorlar. Bizce bu sayı 5 milyon civarındadır.

Ne için öldürüldü?

Irak’ı parçalamak ve oranın doğal kaynaklarına ve pazarına, petrolüne el koymak için öldürüldü.

Koydu mu?

Koydu. Evet, koydu…

Libya’ya da, Libya’nın petrollerine de el koydu.

Libya Merkez Bankası IMF’ye bağlı olmayan birkaç bankadan biri idi dünyada. Şimdi onu da bağladı uluslararası emperyalist para sistemine o İngiliz-Amerikan Siyonizminin (Emperyalizmin) kanlı eli…

Budur Emperyalizm…

****************

Sorguya çekiyor önce:

“Başer Halil sen misin?” diyor.

“Evet.” Diyor, Başer Halil. Benim.

Sürdürüyor sıkıştırmalarını.

Sonunda patlıyor Halil Ağa:

“-Fazla konuşma artık! Yap yapacağını, ne yapacaksan, tamam!” Diyor.

Halil Bey’i tarif de ediyor:

“-Uzun boyluydu, geniş omuzluydu, pek de yakışıklıydı…” Diyor.

Kıyafetini tarif ediyor. Atını, eğerini, giydiklerini tarif ediyor.

Ondan sonra:

“Sen Serok Paşa’nın başını ölüyken kestin. (Ermeni çete önderi Serok Paşa) Ben senin başını sağken keseceğim..!

“Dedim ve bıçağımı boğazına attım. Başlık boynuna sarılı olduğu için engel oldu. Sinirlendim.

Kevork şu başlığı bir yana çek!” diye hiddetle bağırdım.

Kevork, Halil’in başından başlığı çekip çıkardı. Bıçağımı boynuna vurdum. Boynunu gırtlağına kadar kestim. Kan, birtakım sesler çıkararak dışarıya fışkırdı. İkinci vuruşumda başı yere düştü ve başsız vücudu yerde kıvranmaya başladı.” (agy, s. 92)diye devam ediyor…

Yani Birinci Kuvayimilliye öncesindeki ve o sıralardaki durum bu. 180 bin kişilik bir Ermeni Ordusu, Birinci Dünya Savaşı’nın başından sonuna kadar, hatta Mütarekeden sonra bile, (yedi ay, diyor burada), Osmanlı’ya karşı savaştı…

Şimdi Mustafa Kemal, Lenin’in de söylediği gibi, burjuva devriminin önderi. Sosyalist değil. Burjuva bir dünya görüşüne sahip. Ve 1925’ten itibaren de Türkiye’de Finans-Kapital, Yönetimi ele alıyor.

Mustafa Kemal de sadece suret olarak, görünüş olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin tepesinde…

Hiç mi etkinliği olmadı?

Muhakkak ki pek çok etkinliği oldu; ama esas yönetim Finans-Kapital iktidarında…

Şimdi bu kapsam içinde değerlendirmemiz gerekir Mustafa Kemal’i…

Ve biz ne diyoruz?

Biz Atatürkçü değiliz.

Biz Mustafa Kemal’in; Antiemperyalist, Laik, Yurtsever yönünü benimsiyoruz. O ilkelerin savunucusuyuz. Ve onları da hep savunacağız..!

Mustafa Kemal, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın Önderi. Tespitimiz bu bizim…

Hiçbir duygusallığa kapılmadan, mantığımızla tarihi süreci değerlendirip bu doğru hükme, bu devrimci karara varıyoruz biz. Ve bunu savunmaya da devam edeceğiz. Çünkü doğru davranış budur…

Bunu görmezlikten mi geleceğiz?

Dediğimiz gibi, bizim için her şeyden önemli olan: Gerçekler ve Olaylar. Olay bu. Bizim koyduğumuz şekilde gerçekleşmiş, yaşanmış. Daha doğrusu: Biz yaşanmış olayları konuşturduk burada…

Mustafa Aslan AKSUNGUR
Egitimci-Araştırmacı Yazar.
Memurevler Mah. Tonguç Cad. 205 Sok No 2/44
ANTALYA
Tel: 0535 445 55 11
maslanaksungur@gmil.com
“GÜNLÜK” Defterlerimden:

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: