Twitter Tunes – 4


twitter_tunes

***

Amerikalılar TSK’ya nihaî darbeyi Suriye’de indirecekler. Önce gözden düşürme – akp sayesinde – hamleleri, olmadı Ergenekon, Balyoz, Casusluk davaları, yetmedi; 15 Temmuz darbe teşebbüsü, miscalculation/yanlış hesaplama belki ama yine de eritti; ve şimdi de Suriye. Kayıplar fazla. Irak Tezkeresi için ‘1 şehit gelirse görürsünüz gününüzü’ diye ana muhalefetten, yavru muhalefetten tık yok. İktidar ve GKB gerçekleri açıklamıyor, duyurmuyor. GKB sayfasında şehitler isim, rütbe ve fotoğraflarıyla ilân ediliyor ama Suriye’de’ileri bulamadım. Basın Yenikapı Ruhu gömülmesin, Birlik ve Beraberlik anlayışı (!) bozulmasın diye olmalı suskun. Millet denilen unsur gölgesinden korkar hâle getirildi, «şort» yürüyüşlerine hazırlanıyor, mabadı çıplak dolaşırken. Quo Vadis Türkiye’m?

Bu arada; «Temizlik Operasyon»larında işten çıkarılan ve mesleklerinde uzman sayılabilecekler yaşamlarını idame ettirebilmek için yurtdışında çalışmak istiyor, pasaportlarına el konuluyor. Ne demişlerdi? İdam etmekten, öldürmekten beter edeceğiz onları! Erdoğan-Fidan-ABD nişanlı Akar triosunun muhalefet destekli ve himayeli «çakma darbe»si Türkiye’nin tabudunu çakmaya devam ediyor.

GS’ye gelince; Hakan Şükür, Arif ve diğerlerinin attıkları goller silinsin. Şampiyonluklarda yaptıkları katkılar kulüp tarihinden kazılsın, hatta ayıp olmasın diye GS küme düşürülsün. Daha bu insanlar yargılanmadan, kendilerini yargıç yerine koyan kulüp yöneticileri cezayı kesiveriyorlar. Fıkradaki gibi; hele bi du pakalum n’olcek? Karıyı başkaları becerirken….

*

firat_kalkani

*

cocuk

*

ABD’nin Suriye «TCG Muavenet»i olayı
– Ay pardon biz ısid sanmıştık. Özür dileriz
– «Kelle» başına kaç para istiyorsunuz hemen ödeyelim
– İran’a bile milyonlar ödedik askerlerimizi kurtarabilmek için
Onca teknolojiyle ayırt edemiyorsa ABD, yandım anam keten helvası
ABD’de bombalar Trump için patlıyor.
PKK, şiddete yüklenip AKP’ye kıyak çekmedi mi?
NY ve NJ «Demir Yumruk» operasyonu
Hillary için güvercin uçuracak değiller herhalde
Bir iki kişi öldürüldü diye silâh satamıyoruz bea, açlıktan öleceğiz
Fransa’da gelecek yılki başkanlık seçimleri öncesi ve sırasında, Belçika’da genel ve yerel seçimler arifesinde terör saldırılarının artacağı ileri sürülüyor
Sosyalistleri deliğe süpürmek için
Kimilerinin öngördükleri gibi Dünya’yı otoriter, daha ilerisinde dikta yanlılarının idare edecekleri günler (mi) bekliyor?

Sahi, ABD’nin «Türkiye Eyaleti» valileri öterken, fırsat bu fırsat FETÖ’nün destek verdiği Clinton’ın niçin üzerine gitmiyor Ankara?

Kıbrıslı Rumların Türkiye aleyhindeki kararına ilişkin olarak Dışişleri bir kınama yayımladı mı? Fransa’ya insan hakları, basın özgürlüğü dersi verirken iyi de, burnunun dibindeki melanete niye suskun kalıyorsun? Yalayıp yutuyorsun? Dışarıya ‘oyunbozan ben değilim’ sinyali yollamak için mi?

*

nazim

*

Nerelerde takılıp kaldı «Yenikapı Ruhu?»

‘Bu Allah’tan korkan tertemiz kalptir, içinde hiç bir günah, zulüm, kin ve haset yoktur.’ (İbn”i Mâce, Zühd, 24)
Diyebiliyor mu tüm içtenliği ile «Tepedeki?»

‘Canım Kardeşim’i; ‘Hababam Sınıfı’nı hiç mi izlemedi, kimi vakit kalbi burkuldu, kimi vakit kahkahalar atmadı?

İnsanların en üstünü kimdir?
Kalbi mahmûm, doğru sözlü olan herkes (Abdullah bin Amr)
Ara da bul günümüzde…

İslam’ın temel taşları ile oynayanlardan, Devlet’in kuruluş harcını bozan, betonarme direklerini yıkmaya çalışanlardan, insanlık değerlerine saygı göstermelerini beklemek, biliyorum enayilikten öte bir şey değildir!
İçindeki kin ve nefreti bastırıp, Tarık Akan’ın vefatı üzerine bir taziye mesajı yayımlamak bile kendileri için çok gelmiş olmalı. Oysa, «Yenikapı Ruhu»nun içten olduğunu biraz olsun gösterebilirdi. Demek ki «kutuplaşmalara son, birlik ve beraberlik» sadece bir günlük, bir kaç saatlikmiş, göz boyamayı geçmiyormuş, öyle mi? CHP’li olduğuna göre Tarık Akan, Kemal Kılıçdaroğlu’nu bile arayıp başsağlığı da diler ve de üzüntünün (!) dolaylı biçimde topluma, O’nu sevenlerine aktarılmasının bir vasıtası bile olabilirdi!

Bizler gibi «ötekiler» nasıl insansın samimiyetinize. Samimiyetsizliğinize takılmaktan kurtulsun!

Oysa, İslâm ahlâkını yaşamanın temel şartı samimiyet ve doğallıktır. Bir insanın din ahlâkını yaşaması ve dolayısıyla gerçek mutluluk ve kurtuluşa ulaşması, ancak Allah’a, kendisine ve diğer insanlara karşı son derece samimi olmasıyla mümkün olabilir. Çünkü iman, ancak samimiyet zemini üzerine kurulabilir.
Kendisi hakkında uyumsuz ve geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (köle) bir adam ile yalnızca bir kişiye teslim olmuş bir adam. Bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd, Allah‘ındır.” (Zümer Suresi, 29) – (Alıntıdır!)

*

cid_ii_156f4f1b9c34b88d

*

‘Seçilmişler görevden nasıl alınır’ diyorlar. Bal gibi de alınır. Seçilmiş olmak size sınırsız devlet, millet aleyhinde tasarruf yetkisi vermez. Devletin paraları ile sana teslim edilen iş makinelerini sen kalkıp da terör estirmek için kullanırsan yargı gelir sana bunun hesabını sorar. Seçimle iş başına gelmiş olmak hiç kimseye elindeki imkanları terör örgütlerine peşkeş çekme hakkı ve yetkisi vermez – Recep Tayyip Erdoğan, (Gazeteler)
FETÖ’nün başının eski «kanka»sı!

Bu söylediklerinizi geçmişteki icraatlarınıza çevirelim ve de biz hesap soralım, vermeyeceğinizi bile bile.

‘Ne istedin de vermedik ya hû!’’dan başlayarak…

Şimdi terör örgütü olarak nitelendirdiğiniz FETÖ’ye seçilmişler, sandıktan çıkmışlar olarak içinizdekilerin kaçı peşkeş çekti?
Devletin paralarını aktardı?
Çıkar sağladı?
Tasarruflarını bankalarına yatırdı?

Ha PKK ha FETÖ aradaki fark?
Birine velevki HDP kol kanat geriyor. Ya geçmişte AKP olarak devletin içini oydurduklarınız?

G20 dahil – Avrupa Konseyi yolsuzlukla mücadele komitesi GRECO niçin eleştiriyor iktidarınızı? – bir çok uluslar arası sözleşmelere imza koydunuz. Yolsuzlukların üstesinden sıfır düzeyde gelebildiniz mi? Her politikanız sıfır çekiyor ve milletin gözünü yollarla, köprülerle, tüketim toplumuna en büyük hizmeti verenler olarak boyadığınızın, bir avuç da olsak bizler farkındayız. Ne çevre bıraktınız, ne de yeşillik. Bütün bu ihaleleri açık mı yaptınız?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, FETÖ’den içeri alınan damadına «kıyak çekti» mi çekmedi mi? Çektiyse bu durumda kendi sözlerinizin – Belediyelerin imkanlarını terörün emrine verenler terörün uşaklığını yapmışlardır – kapsamına İBB de giriyor mu? Soranlar var tek bir açıklama yok. «Hainler Mezarlığı»nın adını apar topar değiştirmek yetmiyor. İçinizdeki atları ve itleri ortaya çıkarın ki izleri ayırmaya başladığınız görülsün.

OHAL sayesinde el koyduğunuz paralar, mal varlıkları kimler sayesinde sağlandı, palazlandırıldılar?

Get Raïs get, her sözünüzle kendinizi de batırıyorsunuz, farkında olarak veya olmadan. Önce kendi evinizin içini, önünü hele bir temizleyin. Örnek olun. Ki, samimiyetinize inanalım…

*

insan

*

6 tank, 17 şehit. Bölge Türkiye’nin kontrolü altında. Kuş bile uçmuyor ama tankları nasılsa vuruyorlar

«FETÖ Sendromu»: Urun abalıya
Soıgulayanlar, yargılayanlar dinleye dinleye «Stockholm Sendromu»na tutulurlarsa hiç şaşmayın

Asıl «kurbanlar»; abalılar, hayatı boyunca inandığı doğrulardan sapma yapmadan yürümüş, kimseye minnet etmemiş ama gadre uğratılmışlar yetmiyormuş gibi çekin elinizi şu zavallı kurbanlıklardan.

*

anatolia_north_est

*

“Yenikapı Uzlaşma Ruhu” mu dediniz?
“FETÖ ile mücadele” için temizlik yapılıyor elleşmeyin adamlara, bak nerelere kadar girmişler, türünden muhalefeti ile stk’ları ile iktidar önünde “kalkan”ı büyütmeye devam edin emi! Kimsenin “Yenikapı”yı gömme niyeti falan da yok. İktidar mezara “kepçe” ile değil, kürek kürek toprak atmakla meşgul. Hem de yaz sıcağı falan dinlemeksizin. Yeterince “g.t korkusu”ndan terliyorlar zaten, iki kürek atmakla mı bayılacak noktaya gelecekler. Ne diyorlardı? Kurunun yanında yaş yanmayacak. Memleket yanıyor kuru mu kaldı yaş mı! Kardeşinin cenazesinde galeyana gelip tüm gerçekleri herkesin (anlamak istemeyenler hariç elbette) anlayacağı dilde özetleyen yarbayı anımsıyor musunuz? Nerde sizlerde o hafıza, ‘fil mi bizimkisi’ dediğinizi duyar gibi oluyorum. İşinize geleni, kin ve nefret harddisc’inizde ölene dek saklarsınız o da başka meseles. İlk günlerde soruşturma başlattılar, disiplin veya uyarı cezası verdiler ama bizler gibiler ‘şu an daha ileri gitmezler halkın tepkisini çekmemek için, ama denk düştüğünde yarbayın işi bitmiştir!’ dememiş miydik? Demez olaydık!

Önce YAŞ’da rütbesini albaylığa yükseltmediler. Generallik söz konusu olsa anlarım, rahmetli babamı da sınıfında kadro yok diye general yapmamışlardı, ama o da biliyordu ki başka sebeplerdendi. Levazım Okulu’nda askerin karavanasının nasıl yüksek rütbelilerce boşaltıldığını yazmakla, söylemekle eli artroz oldu, dili kurudu. Orduda işlerin nasıl döndüğünü adamcağız bugün olsaydı, yaşasaydı herhalde kitap dolduracak örnekleriyle anlatırdı.

Neyse gelelim yarbaya. Yine “patlamış” buyrun okuyun…
http://yurtgazetesi.com.tr/ihrac-edilen-yarbay-alkan-dan-bomba-aciklamalar/11044/

*

ata

*

2 tanka saldırı iki şehit! Hani bölge temizlenmişti?
Ortadoğu girdabına hoşgeldiniz. Bu Türk tanklarına ikinci saldırı ve 3. Ve 4.Şehit.
Kepçe ile gömersiniz artık.
Bürokratlar terlemesinler diye…
Çimento, harç karma aracı da götürün.
Mezar sağlam olsun

*

baris

*

Debreli Binali bi duble Martini atmak yerine yabancılara fırça atmış.

Eh Türk basınını emir kuluna dönüştürürsen, yerli-yabancı farkı kalmaz, yerlisini ehlileştirdikten sonra sıra Hintlilere gelir.

Hürriyet’in haberine göre basına kapalı basın toplantısında (!) Mr/Sayın Öcalan diyaloglarını anımsatırcasına Mr.Gülen ‘e nasıl hitap edilmesi gerektiği konusunda ders vermeye başlamış. Siz siz olun devlet jargonunda ne kullanılıyorsa tıpkısının aynısını ‘hemen şimdi’ asimile edin, n’olurrrrr….n’olmazzzzz… Sık sık tekrarlayın ki dil sürçmesine maruz kalmayasınız. Otorite karşısında çuvallamamanız için…
Elbette en akıllı yol, ‘Gülen birisi olmayı çok isterdim’ türünden asık suratlı olmanızı bile ulu orta eleştirmemeniz. Gülmek sözcüğünü dağarcığınızdan kulağından tutup ilelebet atmanız olacaktır.

Sayın Öcalan ile el bile sıkıştılar, gün gelir 10 yıl boyunca öpüşüp koklaştıkları, el etek öptükleri, el üzerinde gezdirdikleri ile de barışırlarsa hiç şaşırmamak gerekir. Kötü olan siz kalırsınız ortada, yırtık tumandan çıkmışçasına…
Dün dündür, bugün bugün, diye racon kesenleri unuttunuz mu yoksa!

Bu arada, yabancı gazetecilere bir el kitabı hazırlanmalı:
Sorularında ismini kullanacaklar listesi
Önlerine yerleştirecekleri sıfatların neler olabileceği (tek seçenek) Paşa, general, albay, başkomiser, başsavcı vs değil…
Mr.Gülen’i yerden yere çarpmaları halinde tüm masraflarının iktidar tarafından karşılanacağı gibi, bir haftalık 5 yıldızlı bir otelde ağırlanacakları (12 Eylül yıllarını anımsarlar o dönem Brüksel Basın Müsavirliği’ndekiler, ‘rakı iste rakı, whisky iste whisky, karı hariç ne yani bizi pezo mu sandın, ama sana bi TR seyahati düzenleriz, orada mutlaka bulacaklardır, türünden az mı Belçikalı gazeteci ayartmak için ter döktüler, hayatta olanlar aramızdalar, Uluslararası Basın Merkezi IPC’nin barında “rakizizasyon clubü’ bile kurulduğunu anımsarlar. Engizisyonu anımsatsa da bildiğiniz gibi değil, kafayı bulan ‘yaşasın cunta’ bile diyebilr veya Kıbrıs’ı Türkiye işgâl mi etti, s….tirin len barış getirdi yanıtını verirdi.
Adam devşirip, Yeniçeri ordusu kurmuş bir millet GKB Org.Akar’ın dediği gibi ‘bir medeniyetti’ Osmanlının yıkılamayacağını anlayınca “medeniyet”i durdurmanın yollarını aradılar ve buldular. İç destekli…
Sahi Org.Akar ABD’nin FETÖ’yle yakından uzaktan ilişkisi olmayan ve çuvallanan askerlerinin emrini veren komutanının elinden aldığı liyakat nişanını hâlâ iade etmedi mi?
Merhum Kâmran İnan bile Fransa’nın ermeni politikalarını protesto etmek için kendisine takdim edilen ‘Legion d’Honneur’ü postalamıştı.

Dönelim ehlileştirilmesi gereken yabancı gazetecilere; aksi takdirde üzerinde 5 yıldız yazsa da bir wc ve duşun kullanılabilmesi için sıra beklemek zorunda kalacakları, altlarına yapmaları halinde bedelinin çok ağır ödetileceği,
Gibisinden ‘Midnight Express’i anımsatan vakaları yaşamaktan nasıl kaçınabilecekleri izah edilmeli.

Neyse Alevi olduğunu sandığımız Türk kökenli belçikalı
kızımızı ve yabancı arkadaşlarını serbest bırakmışlar. Dua etsin kızımız ki Balıkesir yargısının eline düştü, Ege kanı dolaştığından dolayı damarlarında savcı ve yargıçların, diyemiyorum hakkımızda karar veren kürt asıllı olmasına karşın Egeli takılmaya kalkıp İzmir gibi Ege’nin başkenti sayılan 3.Büyük kentinde görevli bir savcıydı.
‘Kutuplaşma Olayı’ bitti sanıyordum….

Daha neler göreceksiniz (birlikte hep beraber) neleeeerrrrr…..
Maziye gömülecek maydanozlu köftelerrrrrr….
Burası pardon orası Türkiye, yok öyle…

*

no_cry

*

Başbakan, Avrupa Parlamentosu’nun Alman Sosyalist Başkanı Martin Schulz’a ‘bizde yargı bağımsızdır ve Türkiye hukuk devletidir’ türünden laflar etmiş.
At martini bre Debreli Binali Avrupa inlesin.

Koskoca Türkiye’de Yargıtay’ın yeni yılının açılışını yapacak salon yokmuş (Kaynak Yargıtay Bşk.)
Gün gelir bütün diktatörler kendi ‘bunker’lerine kapanmak zorunda kalırlar suikast korkusundan.

Aslında TBMM’yi de artık Külliye’ye taşımalı.
Bombalanmasın, mv’lere ek koruma masrafı ile bütçe şişmesin diye…
Meclis de ‘Atraksiyon Parkı’ yapılmalı, halka paralı; yabancı devlet adamlarına taştan hediyesi bedava ücretsiz.

Anayasa Mahkemesi, Danıştay toplantıları da Külliye’de yapılsın ki, Sağır Sultan duysun, Kör Ağa görsün Türkiye Cumhuriyeti ne kadar şeffaf, demokrat, özgürlükçü bir hukuk devletidir.

Bu arada CHP ve MHP boşa(ltıl)an kadrolarda kendilerine (üye veya sempatizanlarına) ne kadar oranda yer tahsis ediliyor açıklayabilirler mi?
Kimse kalkıp da ‘adamın alnında mı yazıyor hangi partiden olduğu!’ türünden bir laf etmesin. Menzil tarikatı mensuplarının alnında mı yazıyor? Artık memur alırken adamın d.tünün kılının rengini bile araştırıyorlardır, iktidardakilerinkilerle uyumlu mu diye…
Ana ve ufak muhalefete hiç kadro tahsis edilmemişse, Yenikapı’da sahne almaları bedavaya getirildi demektir. Zaten her geçen gün kapı suratlarına kapatılıyor.

Ey gençler siz siz olur “Kelle Avcıları”nın dikkatini çekmek için t-shirtlerinize çeki düzen verin.
Atatürk, Che türünden baskılar artık ‘out’; Fatih, YSS, Osman Gazi ve bilimum ecdat kafası “in”. Hele hele Reis, Debreli, Kahraman kellesi bastırırsanız t-shirlerinize işe alınmamanız için hiçbir engel kalmaz.

Söylentilere göre AKP 30 Ağustos öncesi sms mesajları ile uyarıda bulunmuş; (hemcinslerine :) İstediğiniz kadar istediğiniz yerde Türk Bayrağı asın ama üzerinde Atatürk resimleri bulunanları değil…
Değişim mi dediniz?
Tam duyamadım da…

*

zafer

*

Bugün ayın kaçı?
Ağustos’un 28’i!
Sözde «Yenikapı Ruhu»nun üzerinden geçen süre?
Dört hafta; 4 x 7 = 28 gün, nerede ise bir ay…
Erol Erdoğmuş büyüğüm olsaydı hemen ‘5 x 5 = 25’i değiştirebilir misin?! sorusunu sorardı!
Demokrasi ve Özgürlükler için ne yaptın bu süre zarfında arkadaş? diye sorarlar ve soruyoruz, hem İktidar’a hem de Muhalefet’e…
«Yeni» kapıyı kendileri için açmış olsalar gerek!
Yolsuzluklara bulaşmışlara kaçış yolu olsun diye bir…
Bir de «Aldatılmış ahmaklar» iki…
‘Kol kırılır, yeni içinde kalır’ diye de slogan attırarak!
Demokrasi – Özgürlük ve de OHAL fırsatını bulmuşken Siyasi Reformlara ilişkin tek bir adım atıldı mı?
Avrupa istiyor diye değil; kendi insanın için. Avrupa’nın havuç ve sopasını gerektirmeden. Fasılların açılmasını beklemeksizin. Adamların gözüne soka soka; ‘bak en güç koşullarda bile neler yapıyorum, gör…’ dedirtmek için!
Tam tersine sudan gerekçeler, «asparagus» suçlamalarla Aslı Erdoğan’lar hücrelerinde çürütülüyor; gazetecilerin tutuklulukları süregeliyor, asıl tahliye edilmesi gerekenler, ‘biraz daha burunları sürtsün bakalım’ diye düşünüyor olmalılar ki «pisbıyıklı meymenetsizler takımı» onları içeride tutmaya devam ediyorlar.
Barolar Birliği Başkanı ‘Müjdemi isterim’ modunda.
Genel Kurmay Başkanı, askerleri şehit düşerken YSS’de boy gösteriyor.
Alışmış kudurmuştan beter olur diye boşuna dememişler!
Millet denilen unsurun eli ne yolsuzluklara, ne cemaatlere ne de teröre bulaşmış olan kesimi tırsmış bekliyor.
‘Waaayyyy sen de mi FETÖ’cüsün, PKK destekçisisin’ suçlamasından içeri girmemek için, dudaklarını bile dikmeye hazır bir halet-i ruhiye içinde yılgın bakışlarla seyretmekten öteye bir şey yapamıyor.
Erketelerin, muhbirlerin, kafa avcılarının kol gezdiği bir ortamda…
Var mı bütün bunlara itirazı olan? diye sorup «provokatörlük» yapmamı beklemiyorsunuz değil mi?

***

Batılı çağdaş ülkelerin içlerinde yaşayanlara bulaştırdıkları «mikroplar»ından biri de dakikliktir! Randevuya beş dakika geç gelse, kendisini affettirebilmek için bin dereden su getirir.

İdareciler olsun, özel kişiler olsun kendilerine hitaben yazılanlara da en erken 1-2 gün; en geç bir hafta içerisinde olumlu veya olumsuz bir yanıt vermeleriyle de bilinirler.

Bu özelliklerden Türkler istisna tutulmuş olmalılar!

Aşağıdaki iletiyi Başbakanlık servislerine gönderdim, e postalardaki teyit edilmesini isteme seçeneğini de işaretleyerek…

Daha önce, FETÖ’cülerle doldurulmasına bigâne kaldıkları kurumların bağlı olduğu Bayındırlık Bakanlığı sırasında da yazmıştım kendilerine. Özelden, TBMM adreslerinden…

Hadi diyelim o zaman bu pisliklerin eline düştü, çöpe atıldı veya hasır altı edildi. Oysa bilgisayarlarda silseniz bile polis ararsa bulur harddisc içinde. İşi gücü yok bizim iletiyi mi araştıracak, düşüncesiyle Başbakanlığa terfi etti diye ikinci kez yazdım.

Bir tek hukuk servisinden yanıt geldi, alındı iletisiyle: ‘Bizi ilgilendirmiyor, BİMER’e yazın…’

‘E posta adresleri yok, iç iletişim kanalından siz iletirseniz müteşekkir kalırım’ notuyla yanıtladım.
Tık yok!

‘Herkesin derdi kendine ‘derler ya, işte ondan benimkisi de… Yoksa birileri önünde el kol bağlayıp, boyun bükerek inayet beklentisi değil kesinlikle…
Daha önce de yazmıştım; bendeniz gibi düşünenlerin yanıldıklarını, hatalı davrandıklarını suratlarına vurma «testi!»
«Yenikapı Ruhu» veya zihniyetinin yayılmaya, ülkenin dört bir yanında, en ücra köşelerinde bile esmeye başladığını göstermelerine «çanak tutma!» Ama kötü bir sonuca yol açmak için değil… Mevcut sonuç zaten yeterince «kötü!»

***

Yanıt bekliyorum.
Olumlu ve
veya olumsuz…
Öyle biline…
Saygı ile
Nusret Özgül

Önemli not: Aman içinizden iyi niyetli birisi elden götürmeye kalkmasın. Ola ki!

***

Not: Doğrudan başvurabileceğim bir e posta adresi bulamadığımdan, Başbakanlık sitesinde erişebildiğim adresleri kullanıyorum. İlgili merkezlerin yetkileri çerçevesine girmiyorsa, gerekli makama iletilmesini istirham ediyor, verdiğim rahatsızlıktan dolayı da özür diliyorum!

Brüksel’den merhaba…
Sayın Başbakan’ın bakanlığı sırasında konu yetkisine girdiği için online iletişimi kullanarak ve de e posta adresleri aracılığıyla (kendi sitesi, TBMM’deki adresi) başvurmuştum ancak ne bir geri dönüş oldu ne de olumlu veya olumsuz bir yanıt verildi.
Konu ve sorun Prof.Dr.Recep Seymen’in (İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim görevlisi) Fettullah Gülen’in üniversite içindeki yandaşlarının yanısıra, polis ve yargıda kendisine karşı düzenlenen komplolarla ilgili yazdığı bir yazının, İzmir Adliyesi’ndeki bir savcının inisiyatifi ile «suç» görülüp sahibi ve idarecisi olduğum Yerelce sitesine erişim yasağı getirmesiyle ilgili.
Bu konuda sizleri aydınlatacak linkleri aşağıda bilginize sunuyorum.
Son gelişmeler ışığında bu yasağın kaldırılması olanağı bulunuyorsa, gerekenin yapılmasını takdirlerinize bırakıyorum.
Saygılarımla,
Nusret Özgül
Gazeteci

1. Prof.Seymen’in yazılarına erişebileceğiniz link: https://yerelce.wordpress.com/…/autho…/prof-dr-recep-seymen/
2. Savcılığın kararı ile ilgili belge; WP hukuk bürosunca yapılan girişim hakkında bilgiler: https://yerelce.wordpress.com/…/yerelceye-yine-kelepce-tak…/
3. Hakkımda: https://yerelce.wordpress.com/about/

*

hayat

*

dranas

*

euphrate_river

*

gunel

*

istanbul

*

izmir

*

p_1779_o

p_2502_o

*

septembre_2016_1

*

p_2509_o

*

septembre_2016

*

p_2432_o

*

postaci

*

anafilya_logo_af2

Değerli Katkılarıyla!

*

* [Twitter Tunes – 1]

* [Twitter Tunes – 2]

* [Twitter Tunes – 3]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: