PİYANO(LAR) AYAKTA ÖLÜR!


Yıllar acımasız. Ağaçlar da ayakta ölüyorlar ama, insanlar anılarıyla…

halit-umar1a

© Dr.Halit Umar

Eski bir piyano. Hayır, ölmekte olan bir piyano. Sanki bir ormana atılmış gibi, orada sussun kaderiyle baş başa kalsın diye. eski-piyanoOyma işçiliğiyle bezenmiş güzelim ahşabı parçalanmış, klavye dağılmak üzere, kapağı kırılmış, neredeyse tümüyle yok olmuş. Yavaş bir ölümün pençesinde ağıt yakan bir anılar yumağı yokluğa doğru yürüyor. Üzerine düşen yağmur tanelerinin sesinden öte, sabah alacasında, bir kuşun cıvıltısı duyuluyor olsa gerek. Piyano suskun, sessiz sadasız; ayakları üzerinde yavaşça ölüyor.

***

Yıllar önce kullanılmış, işi bitti denilerek bir kenara atılmış nesnelere karşı duyarlı oluşumun nedenini bir türlü çözemiyorum. Terk edilmişlik beni ve duygusal dünyamı hala derinlemesine etkiliyor.

Bir fotoğrafta 30’lu yıllarda terk edilmiş bir otomobili izliyorum. Kapıları açık, camları kırık; paslanmadık, çürümedik yeri kalmamış. Lime lime dökülüyor, hani dokunsan bin parça oluverecek gibi geliyor insana. Önünde deriden yapılmış paramparça bir bavul var. O da terk edilmiş. Geride yıkık dökük bir ev, hayal gibi duruyor ama henüz ayakta. Ne ki, ölümü yakın! Çevrede ağaçlar olmasa burada yaşamın durduğuna inanacaksın.

Yenileyin bir piyano fotoğrafıyla karşılaştım. Orda burda, elden ele paylaşılan, kaynağını bilemediğim bir kare. Eski bir piyano. Hayır, ölmekte olan bir piyano. Sanki bir ormana atılmış gibi, orada sussun kaderiyle baş başa kalsın diye. Oyma işçiliğiyle bezenmiş güzelim ahşabı parçalanmış, klavye dağılmak üzere, kapağı kırılmış, neredeyse tümüyle yok olmuş. Yavaş bir ölümün pençesinde ağıt yakan bir anılar yumağı yokluğa doğru yürüyor. Üzerine düşen yağmur tanelerinin sesinden öte, sabah alacasında, bir kuşun cıvıltısı duyuluyor olsa gerek. Piyano suskun, sessiz sadasız; ayakları üzerinde yavaşça ölüyor.

agaclar_ayakta_olur

Gençlik yıllarımda İzmir Devlet Tiyatrosu’nda izlediğim bir oyunu anımsıyorum: Ağaçlar Ayakta Ölür. Los árboles mueren de pie‘nin Türkçesi. Filmi Filmin tamamı de üretilmiş. Yıldız Kenter düşüyor belleğimden usuma. 60’lı yılların gençlik eninleri peşimde. Onlar da giderek soluklaşıyor. Neler neler külleniyor, siliniyor bilinçlerden… Yıllar acımasız. Ağaçlar ayakta ölüyor, insanlar anılarıyla.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: