ZİHNİMİZİN KRALI HABER SEÇİCİ…


… veya «Seçiciler Hegemonyası!»

©Erol Erdoğmuş.

Gazetelerdeki, radyolardaki, televizyonlardaki haber seçiciler; siyasal üstünlüklerini ve baskılarını haber seçerken uygularlar. sansur Çıkar gözeterek; haberi yok sayabilirler, abartabilirler, eksilterek kuşa döndürebilirler, yalan haber üretebilirler. Kamuoyuna haberi göstermeyerek, işittirmeyerek, söyletmeyerek kaşla göz arasında çaktırmadan patronun kendisi olarak, ya da patronlarının emirler’i olarak yaparlar bunu… Hürriyet Gazetesi’nin «20. Bodrum katı»nın bir köşeciğine bir haberi layık gören haber seçici her kimse, kendi özgür iradesiyle bu seçimi yapmışsa; önce insan haklarına sonra milli hislere duyarsız mıdır?

***

OLAY

“Ermeni soykırımı kararı kalktı” başlıklı haber, Türk basının amiral gemisi olmakla övünen Hürriyet, her katı -sayfası- meskun -basılı- 1667 santimetrekare olan 28 katlı yerdeleninin, 20. Bodrum katında, 144 santimetrekarelik bir köşeye atıvermiş!.. Vitrin -birinci- sayfasına Demet Akalın’ın pırlanta albümünün haberi layık görülmüş!..

SEÇİCİ HEGEMONYASI

Siyasal üstünlük ve baskı anlamına gelen hegemonya, siyasal parti genel merkezlerince seçmenlere; medya haber seçicilerince gazete okurlarına, radyo dinlerlerine ve televizyon izlerlerine karşı uygulanmaktadır.

Milletvekili seçilecek kişileri aslında parti genel merkezleri seçiyor. Seçmenin seçtiği, kendi seçtiği değil; parti genel merkezinin seçtiği kişidir.

Gazetelerdeki, radyolardaki, televizyonlardaki haber seçiciler; siyasal üstünlüklerini ve baskılarını haber seçerken uygularlar.

İyi niyetli ama yeteneksiz ve beceriksiz olabildikleri gibi, çıkar gözeterek; haberi yok sayabilirler, abartabilirler, eksilterek kuşa döndürebilirler, yalan haber üretebilirler.

Kamuoyuna haberi göstermeyerek, işittirmeyerek, söyletmeyerek kaşla göz arasında çaktırmadan patronun kendisi olarak, ya da patronlarının emirler’i olarak yaparlar bunu…

Hürriyet’in 20. Bodrum katının bir köşeciğine bu haberi layık gören haber seçici her kimse, kendi özgür iradesiyle bu seçimi yapmışsa; önce insan haklarına sonra milli hislere duyarsız mıdır?

Yoksa Doğu Perinçekten söz edilmesi iktidarın veya patronunun hoşuna gitmez diye mi bu seçimi yapmış, haberi yok sayılmaya yakın konumda vermiştir?

Amiral gemisinde hal böyleyken, irili ufaklı haber şileplerinde bu haber hiç yok, böyle bir şey olmamış sanki…

Geçerli Anayasamızın 22. Maddesi, “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir (…)” dese de; halkın haberleşme hürriyeti, halkın değil haber seçicilerin elindedir!.. Parayı bastıran kişilerin gazete, radyo, televizyon sahibi olarak; kamuoyunu siyasi ve ticari amaçlarına göre biçimlendirebilme olanağını elde etmeleri; halkın basın özgürlüğüne aykırıdır, ancak çıkar çevrelerinin basın özgürlüğü sözkonusu olabilir.

Çözümü Mustafa Kemal 1924’te önermiş: “Basın hürriyetinden doğacak mahzurların izale vasıtası da, yine bizzat basın özgürlüğüdür.”.

Yürürlükteki Anayasamızın 28. Maddesi “(…) Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır” buyuruyor. Devlet; çıkar çevrelerinin medya atını alarak Üsküdar’ı aştıkları şu ortamda gerekli tedbirleri nasıl almalıdır? Sorun budur.

*

TurkLider_logo

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: